{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/719 <br>KARAR NO\t: 2024/2034<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19.01.2022<br>NUMARASI\t: 2018/475 E. - 2022/45 K.<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 28.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28.11.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2022 tarih 2018/475 E. - 2022/45 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacının ...  bank Şanlıurfa şubesine ait ...  seri nolu çeki kaybettiğini, söz konusu çekin davalının uhdesinde olduğunu öğrenildiğini, yapılan incelemede çek üzerindeki imzanın  davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, belirterek; söz konusu çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, kendisinin  iyi niyetli hamil olduğunu, oto alım satım işi ile uğraştığını, dava dışı müşterisi tarafından davacıya ait iki adet çekin kendisine verildiğini,  bu çeklerin bankaya ibrazında ödeme yasağı bulunması sebebiyle bankaca ödeme yapılmadığını,  bunun üzerine davacının kendileri ile iletişime geçtiğini, söz konusu iki çekin iadesi ile yerine başka bir çekin verilmesi konusunda davacı ile anlaştıklarını, bu kapsamda davacının dava konusu çeki imzalayıp kendilerine verdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının söz konusu çeke ilişkin olarak davacı aleyhinde suç duyurusunda bulunduğu, soruşturma akibetinin bekletici mesele yapıldığı, İzmir CBS'nın 09/06/2020 tarih 2020/21694 soruşturma 2020/35233 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile neticelendiği, davalı tarafından bu karara karşı itiraz yasa yoluna başvurulmuş ise de  İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/01/2021 tarih 2020/4424 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, soruşturma kapsamında yapılan imza ve yazı incelemesinde çek altındaki imzanın davacı ve davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dosyanın imza ve yazı incelemesi için adli tıp  uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 18/06/2021 tarihli raporunda  dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi incelemesi ile çekteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, bu tespitin davacı aleyhinde yürütülen soruşturma kapsamına alınan raporla da uyumlu olduğu, bu halde davacının ödeme vasıtası olan  çek nedeniyle davalıya borçlu olduğundan söz edilemeyeceği, her ne kadar  davalı tarafından  davacının  kendilerinden iki adet başka çek alıp dava konusu çeki verdiği savunulmuş ise de dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre başka bir araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı, belirtilerek; davanın  kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu ... seri numaralı, muhatabı ...  Bank, keşidecisi ...  ve bedeli 133.000,00-TL olan çekin  davalı şirket ile ...  'nın şirketi adına yapmış olduğu araç alım satımları karşılığında ciro edilen muhatabı ...  bankası, seri numarası ... , bedeli 65.000,00-TL olan bir başka çek ile ...  seri numaralı, 68.000,00-TL bedelli çek yerine düzenlenerek davalı şirkete teslim edildiğini, söz konusu mal satımlarına ilişkin satış sözleşmelerinin dosyaya sunulduğu, teslim edilen 68.000,00-TL ve 65.000,00 TL bedelli bu iki çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğinde her iki çek hakkında da Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/606 E. Sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararı bulunduğu öğrenildiği, davacının davalı şirket yetkilisini arayarak kendisinin de ...  tarafından mağdur edildiğini ve her iki çeki iade etmesi halinde kendisine yeni ve ileri tarihli tek bir çek düzenleyeceğini beyan etttiğini, davalı şirket yetkilisi ticari hayatın gerekliliği olarak bu teklifi kabul ederek davacıyla bir araya geldiğini, davalının ciro silsilesi ile hamili olduğu 68.000,00-TL ve 65.000,00-TL bedelli çek suretlerini geri alarak bunun yerine iş bu davanın konusunu oluşturan 133.000,00-TL bedelli çeki teslim aldığını, söz konusu çekde bankaya ibraz edildiğinde banka tarafından çek üzerindeki keşideci imzası ile Banka kayıtlarında bulunan örnek keşideci imzasının birbirini tutmadığı cevabı aldığını, 68.000,00-TL ve 65.000,00-TL bedelli iki adet çek suretinde yukarıda anlatıldığı üzere hukuken geçerli ve sağlam bir ciro zinciri bulunmasına rağmen davacı tarafından bu çeklerin yerine düzenlendiği beyan edilen 133.000,00-TL'lik çekte böyle bir ciro zinciri bulunmadığından davalı şirketin aldatılması yoluyla iradesi sakatlanarak  sattığı malların bedelini tahsil edemediğini, davacı taraf iddialarını ispatlayamadığı gibi ticari defterlerini dahi mahkeme incelemesine sunamadığını, yetkili kişilerin çek hamilini zarara uğratma kastıyla asıl imzadan farklı bir imza atma ihtimali değerlendirilmediğini, kıymetli evrak suretine imzayı atan kişinin kimliği hakkında hiçbir değerlendirme ve araştırma yapılmadığını, ticari defter kayıtların incelenmediğini,  eksik inceleme yapıldığını belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, çeke dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, soruşturma dosyası ile eldeki dava dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında imzanın davacının eli ürünü olduğuna ilişkin optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması suretiyle takibe konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesine, dava konusu çek kambiyo senedi olup ticari defterlere kaydı zorunlu olmadığı gibi davacı tarafından davalının ileri sürdüğü temel ilişkiye ilişkin her hangi bir kabul de bulunmadığından ticari defterlerin incelenmesinin sonuca bir etkisi bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 9.085,23-TL'den peşin alınan 2.271,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.813,93-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6123b7360a5d5e8f","SID":"bb926f66602d1436"}}