{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/990 <br>KARAR NO:2024/2062<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:23/12/2021<br>NUMARASI:2018/1011 Esas - 2021/1138 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:04/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/07/2018 günü saat 19:30 sıralarında ... plakalı araç ile ... plakalı motorsikletin çarpışarak meydana gelen kazada müvekkillerinin oğlu, abisi olan ...'ın hayatını kaybettiğini, müvekkillerinden ... ve ...'ın maddi zararlarının tespiti ile şimdilik 10.000 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, söz konusu kazada oğulları/abisi vefat eden müvekkillerinin çekmiş olduğunu ve kalan hayatlarında da çekeceği acı-elem ve ızdırabın bir nebze olsun dindirilebilmesi için ölenin annesi müvekkili ... için 250.000 TL, babası ... için 250.000 TL, kız kardeşi ... için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tazminini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada, müvekkiline ait motosiklet kendi şeridinde ilerlerken, diğer davalı ...'nın sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın önünde duraklama yapan aracı sollamak amacıyla kendi şeridinden kontrolsüz olarak çıkarak diğer şeride geçtiği esnada müvekkiline ait ... plakalı motosiklete çarpmasıyla kazanın vuku bulduğunu,  kusur dağılımında hata olduğunun kanaatinde  olduklarını belirterek davanın ... A.Ş'ye ihbarı ile davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ihtilaf bakımından yetkili olan mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın müvekkili şirket yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle araç sürücüleri hakkında ikame edilen savcılık soruşturması devam etmekle bekletici mesele kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar 26/07/2018 tarihinde meydana gelen ve ...plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların desteği ...'ın vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talepli olarak huzurdaki davayı açtığını, kazada hayatını kaybeden ...'ın anne ve babası başka gelirlerinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, başka gelirleri var ise yapılacak hesaplamaların bu gelirlere göre yapılması gerektiğini, desteğin kardeşi olan davacının ise destekten yoksun kalma tazminatı hakkının olmadığını, müterafık kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ...'dan ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin net olması gerekmektiğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 26.07.2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 31.12.2017/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Poliçesi ile sigortalandığını kusur durumunun tespiti gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu esas alınmasını, cenaze ve defin gideri poliçe kapsamında olmadığını, müterafık kusurun durumu göz önünde bulundurulmasını, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini,  müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili 26.07.2018 günü akşam 19:30 saatlerinde çalışmakta olduğu ... Şirketinden...’da bulunan evine gitmek üzere ... caddesinde mülkiyeti ... A.Ş. ait ... plakalı şirket aracı ile hareket etmekte iken önünde bulunan aracın duraksaması sonucu önündeki aracı yaklaşık 15km/s hızla geçmek istediğini ve hem dikiz aynasından hem de önündeki karşı şeridi kontrol ederek şerit değiştirdiğini, müvekkilinin tam önündeki aracı geçmek üzere şerit değiştirdiği an karşı şeritten gelen ... yönetiminde olan ... plakalı motosiklet aşırı hızla karşıdan gelerek müvekkilinin kullanmakta olduğu araca çarptığını,  müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle kusurunun bulunmadığını, maddi tazminat talep eden taraf söz konusu tazmini istenen tutarı ve nedenleri açıkça belirtmesinin gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/127034 soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"1-Maddi tazminat talepleri yönünden; Davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin  kabulü ile 112.095,58-TL'nin davalı ... Sigorta yönünden 21.08.2018, davalı ... Sigorta yönünden 14.09.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden ölüm tarihi  olan 28.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ...,... A.Ş, ... Sigorta yönünden 88.496,51 TL sınırlı olmak, davalı ... ve ... Sigorta yönünden 23.599,07 TL sınırlı olmak üzere),Davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin Kabulü ile 215.873,76 TL'nin davalı ... Sigorta yönünden 21.08.2018, davalı ... Sigorta yönünden 14.09.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden ölüm tarihi olan 28.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ..., ... A.Ş. ... Sigorta yönünden 170.426,65 TL  sınırlı olmak, davalı ... ve ... Sigorta yönünden 45.447,11 TL sınırlı olmak üzere), Manevi Tazminat talepleri yönünden: Davacı ... için 20.000,00-TL, (davalı ...'ın 16.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) Davacı ... için 20.000,00 TL, (davalı ...'ın 16.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın 28/07/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... davalı ... A.Ş. ve davalı ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine (davalı ...'ın 12.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere)\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ...  vekili, davalı ... A.Ş. vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince ölenin annesi müvekkili lehine 25.000 TL, babası lehine 25.000 TL ve kız kardeşi lehine 15.000 TL olarak takdir edilen manevi tazminat miktarlarının çok az olup olduğunu, dava konusu trafik kazasında müvekkillerinin desteğinin hiçbir kusurunun bulunmadığı, dosyada bulunan kusur raporları ile ve dava konusu olayla ilgili yürütülen ve  sonuçlanan ceza davası dosyası ile sabit olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kalma zararları hesabında desteğin geliri düşük belirlenmiş olduğundan, maddi tazminatın da hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda %20 müterafik kusur, %20 hatır taşıması indirimi yapılarak davacıların destekten yoksun kalma zararları hesap edilmiş ise de yapılan indirim oranlarının yüksek olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması için yapılan indirim oranlarına itiraz ettiklerini, hükümdeki müteselsilen ifadesi ile parantez içindeki kısmi sorumluluk ifadelerinin çelişkili olduğunu, gerekçeli kararın 3 nolu bendinin 2. paragrafında \"3.206,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş ise de huzurdaki davada birden fazla davacı, birden fazla davalı bulunduğundan, hükmün bu kısmı kararın infazında tereddüt oluşturacağını, 3 nolu bendinin 3. paragrafında \"3.156,00 TL yargılama gideri alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş ise de, huzurdaki davada birden fazla davacı, birden fazla davalı bulunduğundan; hükmün bu kısmı kararın infazında tereddüt oluşturacağını, 3 nolu bendinin 4. paragrafında \"31.407,85 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine\" karar verilmiş ve davamında parantez içinde  \"davalı..., .... A.Ş., ... Sigorta yönünden ... TL sınırlı olmak, davalı ... ve ... Sigorta yönünden... TL sınırlı olmak üzere\" ibaresine yer verildiğini, hükümdeki \"müteselsilen\" ifadesi ile parantez içindeki \"kısmi sorumluluk\" ifadelerinin çelişkili olduğunu, gerekçeli kararın 4. nolu bendinin 5., 6., 7 nolu paragraflarının son kısımlarındaki \"müştereken ve müteselsilen verilmesine\" ibareleri de hukuka aykırı olmuş, çelişkili oluştuğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk olarak, hüküm kurulurken TRH 2010 tablosuna göre ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplama esas alınmış olup daha önceki itirazları doğrultusunda yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca PMF tablosuna göre hesap yapılıp bu tabloya göre hüküm kurulması gerektiğini, hükümde davacı tarafından talep edilen tazminatlar için davalılardan müştereken ve müteselsilen ifadesi kullanılmış olsa da bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere müvekkili davalının kusur oranı %25 olup müvekkilin hükmedilecek tazminatlardan yalnızca kusuru oranında sorumlu olduğunu, hatır taşıması indirimi ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maddi tazminatlar yönünden bu indirimler yapılmış ise de müvekkil aleyhine hükmedilen manevi tazminatlar yönünden bu indirimin yapılmadığının anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumuna göre manevi tazminat dahi ödememesi gereken müvekkilin, mahkeme aksi kanaatte karar verdiğinde dahi diğer davalıya oranla oldukça düşük manevi tazminat ödemesi gerektiğini, ıslahla arttırılan kısma ancak ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini, 28/07/2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin de hukuka aykırı olduğunu   belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile desteğin gelirinin yüksek belirlendiğini, müteveffanın kaza tarihinden önce bir büfe açmış ve bu büfenin de zarar ettiğinin ortada olduğunu, bu anlamda müteveffanın bir desteğinin bulunmayacağının da ortada iken gelirinin bu denli yüksek belirlenmesi ve hükme de esas alınmasının hatalı olduğunu,  bilirkişi raporu ile TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaba göre hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, PMF tablosuna göre hesap yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işleten sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar  verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğu gibi ulaşılan zarar miktarının da afaki olduğunu, ıslaha karşı beyan dilekçelerinde detaylı olarak izah edildiği üzere ıslahla arttırılan kısma ancak ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 26/07/2018 tarihinde davalı ... A.Ş.'nin işleteni olduğu, davalı ... A.Ş.'ye ... Poliçesi ile sigortalı davalı ...'nın sevk ve iradesindeki...  plakalı araç ile  davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ... Poliçesi ile sigortalı davalı ...'ın sevk ve iradesindeki ... plakalı motosikletin çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında  motosiklette yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile  manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince alınan kusur bilirkişi raporunda ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...'ın % 25, ...plakalı araç sürücüsü ...'nın  % 75 oranında kusurlu bulunmuştur. Aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/194 Esas - 2020/2 Karar sayılı kararında \"26/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre ... plakalı otomobil sürücüsü sanık ...'nın 2918 sayılı KTK'nun 84/j maddesine göre manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kuralını ihlal ederek asli, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise aynı kanunun 52/1b maddesi gereğince hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kural maddesini ihlal ederek tali kusurlu bulunduğunun belirtildiği, soruşturma aşamasında alınan  31/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda sürücü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/j manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kanun maddesini ihlal ettiğinden dolayı 1.derece asli kusurlu olduğu, katılan sanık ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan 52/1b araçların hızını, aracın yük ve teknik özellikleriyle yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kanun maddesini ihlal ettiğinden dolayı 2.derece tali kusurlu olduğunun belirtildiği, kovuşturma aşamasında alınan 21/11/2019 tarihli Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu raporunda sanık sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, katılan sanık sürücü ...'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sürecinde düzenlenen 26/07/2018 tarihli  kaza tespit tutanağı, 31/12/2018 tarihli bilirkişi raporu ve 21/11/2019 tarihli Trafik İhtisas Dairesi raporlarında olayın oluş şekli ve taraflara yüklenen kusurun aynı olduğu, mahkememizce 26/07/2018 tarihli  kaza tespit tutanağı, 31/12/2018 tarihli bilirkişi raporu ve 21/11/2019 tarihli Trafik İhtisas Dairesi raporu, tanık beyanı, otopsi tutanağı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak cezanın belirlenmesinde TCK'nun 61/1 ve 22/4 madde ve fıkraları gereği sanıklar ve katılan sanıkların kusurları, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman dilimi göz önünde bulundurularak aynı kanunun 3/1 maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı olarak ceza tayinine gidilerek sanık ...'ın üzerine atılı sabit olan taksirle ölüme neden olma, sanık ...'nın üzerine atılı sabit olan taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılmalarına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur \" gerekçesi ile karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 201686 Esas ve 2020/4088  Karar sayılı ilamı ile  istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi ile mahkumiyet kararı kesinleşmiştir.Gerek öğretide gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle \"fiilin hukuka aykırılığı\" konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.01.1975 gün ve E:1971/T-406, K:1975/1; HGK'nun 23.01.1985 gün ve E:1983/10-372, K:1985/21; HGK'nun 27.04.2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları).Somut olayda Ceza Mahkemesi  kararına esas alınan olayın meydana geliş şekline ilişkin maddi vakıa kesinleşmiştir. Mahkemece alınan kusur raporunda Ceza Mahkemesinde kesinleşen maddi olgu esas alınarak  kusurun belirlendiği, hükme esas  alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü  nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.Somut olayda; davacılar ölen çocuğun anne ve babasıdır.Çocuğun ölmeyip yaşaması halinde, ileride anne ve babasına mali olarak ve bu mümkün olmasa bile hizmet ederek ve bakımlarını sağlayarak destek olacağı aşikar olduğundan ölen çocuğun yaşı itibariyle destek olmadığına değinen istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2019/370  E. ve 2019/2705 K. sayılı kararı).KTK'nın 88. maddesindeki \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\" düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 61. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51.) maddesindeki \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"düzenlemesine göre de,zarar  gören 3. kişi konumunda  olan davacı zararın tamamını, isterse sorumluların hepsinden isterse bir kısmından isteyebilir. KTK'nın 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un  85/1. maddesine göre \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\"maddenin son fıkrasına göre ise \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Yukarıdaki açıklamalardan  davalı ... A.Ş.'nin  ... plakalı aracın maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Aracın bir başkası tarafından işletilmesi de bu sorumluluğu  kaldırmayacaktır.Davacıya karşı aracın işletilmesinden doğan maddi zararın tamamından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan aleyhine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Mahkemece hükümde davalıların hükmedilen tazminat miktarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verildikten sonra ayrıca kusura göre sorumlu oldukları miktarın hükümde belirtilmesi doğru olmamıştır.Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre koşulları olması halinde tazminat miktarından %20 müterafik kusur,%20 hatır indirimi yapılması gerekmekte olup mahkemece bu doğrultuda indirim uygulamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"...\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları).Haksız fiil sorumlusu olan davalı sürücü ve araç maliki, haksız fiil (kaza) tarihi itibariyle mütemerrit olduğundan hükmedilen tazminat için ıslah edilen kısım yönünden de  faizin başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak gösterilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın  kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın  gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir.Davacılar vekili desteğin  kaza tarihinden 12 gün önce büfe açtığını, dükkanın aylık net karının 10.000 TL olduğu iddia etmiş ise aldıkları ücrete ilişkin bir açıklama yapmamıştır. Dosya kapsamına Dairemiz tarafından desteğin  ...'dan  ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler uyap sisteminden  alınmış desteğin en son ... kaydının 2016 ekim ayı olduğu görülmüştür. Mahkemece emsal ücret araştırılması yapılmış , hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda emsal ücret araştırma ortalamasına göre göre desteğin geliri 2.900 TL kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.Somut olayda, desteğin işlettiği büfenin ölümünden kısa süre önce açılmış olması nedeni ile gelirinin tespiti mümkün olmayacaktır. Bu doğrultuda mahkemece emsal ücret araştırmasına göre desteğin gelirinin tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu yolcu olan müteveffanın kusursuz olması, müterafik kusuru  ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda  takdiren davacı ... ve ... lehine ayrı ayrı 80.000,00 TL, davacı ... lehine  30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenlerle; davalı ... vekili, davalı ...  vekili, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine Davacılar  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre: 1-Maddi tazminat talepleri yönünden; a-)Davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin  kabulü ile 112.095,58-TL'nin davalı ... Sigorta yönünden 21.08.2018, davalı ... Sigorta yönünden 14.09.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden ölüm tarihi  olan 28.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta ve ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) b-)Davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin Kabulü ile 215.873,76-TL'nin davalı ... Sigorta yönünden 21.08.2018, davalı ... Sigorta yönünden 14.09.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden ölüm tarihi olan 28.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta ve ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 2-Manevi Tazminat talepleri yönünden: a-)Davacı ... manevi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 80.000,00-TL manevi tazminatın 28/07/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... davalı ... A.Ş. ve davalı ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine b-)Davacı ... manevi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 80.000,00-TL manevi tazminatın 28/07/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... davalı .... A.Ş. ve davalı ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine c-)Davacı ... manevi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 30.000,00-TL manevi tazminatın 28/07/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...davalı .... A.Ş. ve davalı ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine3-Maddi tazminat yönünden;a-)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 22.403,58 TL karar ve ilam harcından 3.170,46 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 19.233,12 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (davalı...Sigorta ve ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) b-)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 3.170,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.206,36 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı... Sigorta ve  ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) c-)Davacının karşıladığı, 3.156,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 3.156,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  (davalı ... Sigorta ve  ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) d-)Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/3.maddesine göre hesaplanan 31.407,85 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, (davalı ... Sigorta ve ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) e-)Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Manevi tazminat yönünden;Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 14.345,10-TL karar ve ilam harcı ve 35,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 14.381 TL davalılar ..., ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacılar yönünden; a-)Davacı ..., kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., davalı ... A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,b-)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., davalı ... A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,c-)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., davalı ... A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine, Davalılar yönünden; a-)Davalılar ... A.Ş. ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/2-4 maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalılar ..., ... A.Ş. ve ...'a müştereken ve müteselsilen verilmesine, b-)Davalılar ..., ... A.Ş. ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/2-4 maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalılar ..., .... A.Ş. ve ...'a müştereken ve müteselsilen verilmesine, c-)Davalılar ...,.... A.Ş. ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/2-4 maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı...'tan tahsili  ile davalılar ..., ... A.Ş. ve ...'a müştereken ve müteselsilen verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-a-)Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,b-)Davalı ... yönünden;Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 7.082,92 TL harçtan peşin alınan 5.681,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.401,32 TL harcın adı geçen davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-)Davalı ... yönünden;Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 18.977,50 TL harçtan peşin alınan 5.600,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.376,60 TL harcın adı geçen davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, d-)Davalı ... A.Ş. yönünden;Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 18.977,50 TL harçtan peşin alınan 5.681,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.295,90 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-a-)İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 284,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, b-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenlar üzerinde bırakılmasına, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ecc20c072374834","SID":"51a2956b25ccc4c6"}}