{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1720 <br>KARAR NO: 2024/1821<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2024 tarihli kara ile  03.09.2024 tarihli ek karar.<br>NUMARASI: 2023/308 E. - 2024/503 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karara ve ek karara karşı,  davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı  borçlu ile davacı arasında  ticari alım satımdan kaynaklanan ticari anlamda cari hesap ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında yapılan mutabakat gereği tarafların takip miktarı üzerinde mutabık kaldığını,  ancak davalının ödeme yapmadığını, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını,  davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  itirazın iptali davasının süresinde açılmamış olduğunu, süresinde açılmamış olduğunu,  tarafların takip miktarı üzerinde asla mutabık kalmadığını, davalının  davacıdan kağıt havlu makinesi satın almadığını, nitekim davacının bahse konu kağıt havlu makineleri için herhangi bir satım sözleşmesi sunamamasının da bunu gösterdiğini, davalının 17.02.2022 tarihine kadar Esenler/İstanbul'da bulunan ...  İş Merkezi'nin Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre yöneticiliğini yaptığını, bu makineleri kullananın ... İş Merkezi Yöneticiliği olduğunu,  davacı eğer bir alacağı olduğunu iddia ediyorsa, bu iddianın muhatabının müvekkili şirket olamayacağını savunarak, davanın ... İş Merkezi Yöneticiliği'ne ihbar edilmesine,  davanın reddine, %20  oranında kötü niyet tazminatına ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerine karar verilmesini istemiştir. İhbar olunan ... İş Merkezi Yöneticiliği vekili, beyan dilekçesinde özetle; davaya konu olan faturanın davalı ... Servis AŞ'ye kesildiğini, iptali istenilen icra dosyasında borçlu sıfatıyla davalı göründüğünü, davacı ile müvekkili yönetim arasından herhangi bir ticari faaliyet olmaması sebebiyle bahse konu olan borcu kabul etmediklerini,  husumet itirazını da kabul etmediklerini, davaya ilişkin taraf olarak müvekkili yönetimin borçlu veya davalı sıfatı olmadığını savunarak, davalının tüm iddialarına  ve borca itiraz etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ VE  EK KARARIN ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı vekili 11/06/2024 havale tarihli dilekçesi ile  karşı taraflar ile müvekkilinin anlaşması nedeni ile davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, ekte sunulu protokol uyarınca karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin olmaması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat \"Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.\" Yine aynı kanunun 311. maddesine göre \"Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur.\" Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragat davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatın usulüne uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar  verilmiştir. Davalı vekilince, sunulan 14.08.2024 tarihli tavzih dilekçesi ile; yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri  bulunduğundan  gerekçeli kararda \"tarafların istemi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığı\" şeklindeki kararın HMK'nın 304 ve devamı maddeleri uyarınca tashihine  ve davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi  talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince  03.09.2024  tarihli ek kararda '' ... herhangi bir yazım veya hesap hatası olmadığından vekalet ücreti yönünden HMK'nin 304.maddesi kapsamında düzeltilecek bir husus olmadığı, diğer yandan istemin hükmün tamamlanması niteliğinde de olmadığı ... '' gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme  huzurunda görülen davanın 11.06.2024 tarihinde yapılan duruşmasında, davacı vekili tarafından davadan feragat edildiğini,  aynı duruşmada, davalı taraf olarak \"feragat nedeniyle davanın reddine karar verilsin, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz vardır.\" şeklinde beyanlarının  tutanağa geçirildiğini,  hal böyle olmasına rağmen, yazılan gerekçeli kararın 4 numaralı bendinde, \"4-Tarafların istemi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\" şeklinde sehven yanlış hüküm kurulduğunu, ayrıca yine gerekçeli kararda \"Davacı vekilinin karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin olmadığı\" beyanına atıf yapıldığını, ancak kendilerine ait böyle bir feragat beyanı yokken ve üstüne üstlük duruşmada vekalet ücreti taleplerinin  mevcut olduğu beyan edilmişken, mahkemenin bu hak ve beyanlarını yok sayarak salt davacı vekilinin beyanıyla hareket etmesinin haksız ve usulsüz hüküm tesisine yol açtığını, bu nedenle  kararın HMK'nın 304  ve devamı maddeleri uyarınca tashihi ve  davalı  lehine vekalet ücreti  ile  yargılama giderine hükmedilmesinin talep edildiğini, ancak  mahkemece haksız ve mesnetsiz kararda ısrar edilerek taleplerinin  reddedildiğini, mahkemece \"Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; herhangi bir yazım veya hesap hatası olmadığından vekalet ücreti yönünden HMK'nin 304.maddesi kapsamında düzeltilecek bir husus olmadıgı, diger yandan istemin hükmün tamamlanması niteliginde de olmadıgı kanaatiyle davalı vekilinin düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde verilen ek kararın hukuka aykırı olduğunu, açıkça vekalet ücreti talepleri olmasına rağmen bu talebin  göz ardı edilerek vekalet ücreti takdirine yer olmadığı yönünde verilen kararın da  hukuka aykırı olduğunu, işbu sebeple, istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılması,  davalı lehine  vekalet ücretine hükmedilmesi,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari alım satım ilişkisi kapsamında fatura ve açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın feragat nedeniyle reddine reddine, 03.09.2024 tarihli ek karar ile davalının tashih talebinin reddine karar verilmiş,  bu  karara ve ek  karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ileri sürerek icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Yargılama sırasında UYAP sistemi üzerinden  davacı vekilince  sunulan  10.10.2024 tarihli feragat dilekçesi ile  tarafların anlaştığı, ekteki protokol gereği tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığı, bu konuda karar verilmesine yer olmadığı belirtilerek, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi  talep edilmiş,  mahkemece, davacı vekilinin feragat talebi üzerine 11.06.2024 tarihli karar ile davanın feragat nedeniyle reddine, tarafların talebi olmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerin tarafların üzerinde bırakılmasına, karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili, 14.08.2024 tarihli tavzih dilekçesi ile; yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri  bulunduğundan,  gerekçeli kararda \"tarafların istemi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığı\" şeklindeki kararın HMK'nın 304 ve devamı maddeleri uyarınca tashihine  ve davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiş, mahkeme 03.09.2024 tarihli ek karar ile bu talebi reddetmiş olup  istinaf  hem asıl karara hem de bu ek karara ilişkindir. Davacı vekilinin feragat  dilekçesi ekinde sunulan ''Anlaşma Protokolü''  başlıklı, 10.0.2024 tarihli  belgenin incelenmesinde; bu belgenin davacı şirket ile ihbar olunan ... İş Merkezi Yöneticiliği arasında vekillerinin katılımıyla imzalanarak düzenlendiği, davalı şirketin taraf olarak bulunmadığı, yetkili veya vekilinin imzasının bulunmadığı, belgede davacının  eldeki davadan feragat etmesi hâlinde, ihbar olunanın dava konusu havlu makinesi için düzenlenen 200.105,00 TL bedelli faturayı  ödeyeceğinin, tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağı bulunmadığının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. 11.06.2024 tarihli son celsede davalı vekilinin '' İhbar olunan ile davacı arasında sulh söz konusu olmuştur, davacı vekilinin beyanına göre feragat nedeniyle davanın reddine karar verilsin, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz vardır ... '' şeklinde beyanda bulunarak davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiş olduğu görülmektedir. Davacı vekilinin talebi, müvekkili lehine avukatlık ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiş olması nedeniyle asıl kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda düzeltilmesi,  ve müvekkili lehine  vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesidir. İstinaf dilekçesinde asıl karar ve ek kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş, kararın kaldırılmasını istemiştir. Somut olayda, feragat dilekçesi ekinde sunulan protokolde davalının yetkilisi veya vekilinin yer almadığı,  protokolün davacı ile ihbar olunan arasında düzenlendiği anlaşıldığından buradaki ''tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığı'' şeklindeki hüküm davalıyı bağlamayacaktır. Kaldı ki davalı vekili 11.06.2024 tarihli duruşmada da vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince davalı  yararına avukatlık ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmediği, davalı tarafın söz konusu protokolde taraf olmadığı, davalı vekilinin duruşmada vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunduğunu bildirdiği nazara alındığında, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilirken davalı lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarafların talebinin bulunmadığı şeklindeki yanılgılı gerekçeyle bu kalemlere hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmek üzere  kaldırılarak Dairemizce davanın esası hakkında  yeniden  hüküm kurularak davanın feragat sebebiyle reddi ile davalı lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi uyarınca, taraflardan her biri nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya mahkemece kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir. Bu kapsamda ek karar incelendiğinde ise;  HMK'nın 332/1. maddesi uyarınca, yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedileceği, davalı vekilinin duruşmada bu yönde talepte de bulunduğu, mahkemece resen hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti ve yargılama giderlerine  HMK'nın 305/A maddesi uyarınca ek kararla hükmedilebileceği nazara  alındığından  ek kararın da usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış ve ek kararın da kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Ancak asıl kararın kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek davalı vekilinin istinaftaki talebi karşılandığından kaldırılan ek kararın yerine yeniden ek karar verilmesine gerek kalmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan incemede, davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden,  mahkemece  verilen asıl karar usul ve yasaya aykırı olup davalı lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi  gerektiğinden asıl kararın kaldırılarak Dairemizce  HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine, ek kararın kaldırılmasına, bu ek karar yerine yeniden bir ek karar verilmesine gerek olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görüldüğünden, HMK'nın  353/1.b.2 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu asıl kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına,  asıl kara kaldırıldığından 03.09.2024 tarihli ek kararın da kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın feragat nedeniyle  reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca  alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.294,33 TL'den mahsubu ile artan  866,73‬ TL harcın, talebi hâlinde  davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından  yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından  yapılan 19,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle hükmedilmesi gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınması ile Hazineye gelir kaydına, 7-Karar kesinleştikten sonra kalan gider avansının  yatıran tarafa iadesine, 8-Asıl karar kaldırılıp vekalet ücreti konusunda karar verildiğinden, ek karar talebi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL başvuru harcı gideri, 394,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.563,40 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.12.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a1a9409c8b88b38","SID":"b6c3a2be4529d40a"}}