{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/2488 <br>KARAR NO: 2024/2598<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2024<br>ESAS NO: 2022/701<br>KARAR NO: 2024/865<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)|İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/12/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:30/12/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 tarih ve 2022/701 Esas 2024/865 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile 15.01.2022 vadeli 12.500,00-USD'lik, 15.02.2022 vadeli 12.500,00-USD'lik (6.000,00-USD yönünden) ve 15.06.2022 vadeli 16.000,00-USD'lik olmak üzere toplam 34.500,00-USD'lik bonolar üzerinden müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatılmadan önce ise müvekkilleri hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/275 D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığını, müvekkili şirkette 22.06.2022 tarihinde ihtiyati haciz işlemi yapıldığını, haciz esnasında şirket yetkilisinin yurt dışında olması, davalının bunu bilmesi ve buna rağmen ısrarla muhafaza talep etmesi sebebiyle davalı tarafın hiçbir şekilde görüşmeye ve uzlaşmaya yanaşmadığını, müvekkili şirketin fabrikasında bulunan ve üretimde kullanılan tüm makinelerin haczedilerek muhafaza altına alındığını, muhafaza altına alınan 5 adet makine aynı gün Güven Yed-i Emin Deposuna kaldırıldığını, haciz işleminden bu yana fabrikada üretimin durduğunu, müvekkilinin sözleşmeler gereğince teslim etmesi gereken kapıları teslim edemediğini, bir kısım işçilerinin iş sözleşmelerini feshettiğini ve şirketin iflasın eşiğine geldiğini, ihtiyati haciz kararına yaptıkları itiraz neticesinde mahkemece kararın 23.771,85-USD'lik kısmının kaldırılmasına karar verildiğini, her ne kadar ihtiyati haciz kararı kısmen kaldırılmışsa da müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, müvekkili şirketin ihtiyati hacizden bugün kadar geçen 45 günlük süreye rağmen halen üretime başlayamadığını, davalı taraf ile müvekkili arasında uzun zamandır süregelen ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında cari ilişki bulunmadığını, ödemelerin kimi zaman bono ile yapıldığını, icra takibine konu edilen 15.01.2022 ve 15.02.2022 tarihli iki adet 12.500-USD'lik bonoların müvekkili tarafından banka kanalıyla 19.01.2022 tarihinde 5.000,00-USD, 21.01.2022 tarihinde 4.000,00-Euro, 24.01.2022 tarihinde 4.000,00-Euro, 18.02.2022 tarihinde 5.000,00-USD, 21.02.2022 tarihinde 4.000,00-USD, 23.02.2022 tarihinde 2.000,00-Euro şeklinde parça parça ödendiğini, müvekkilinin davalı tarafa yalnızca 16.000-USD'lik 15.06.2022 vadeli bonodan kaynaklı 15.423,54-USD borcu bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin yurt dışında olması sebebiyle 15.06.2022 vadeli bononun ödenmesi hususunda geç kalınmışsa da yıllardır devam edegelen ticari ilişki sebebiyle borcun ödeneceği hususunun davalı tarafından bilindiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken davalı tarafça bedeli daha önceden ödenmiş olan bedelsiz senetlerin icra takibine konu edilmesinin davalının açıkça kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davalı tarafın başlattığı haksız icra takibi sebebiyle müvekkillerinin çok ciddi maddi ve manevi kayıpları olduğundan bahisle öncelikle tedbiren mahkemece belirlenecek miktarda ve  dava sonuçlanana kadar bozdurulmamak şartıyla teminat mektubunu sunmaları karşılığında icra dosyasındaki dava konusu bedel miktarındaki takibin durdurulmasına ve bu bedel yönünden tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde müvekkilinin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında 19.076,46-USD ve ferileri yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEME DOSYASINA SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Davacı tarafın 15.01.2022 ve 15.02.2022 tarihli 12.500-USD'lik iki adet senedin ödendiğinden bahsettiğini ancak bahse konu dekontlar incelenmesi halinde bu senede ilişkin ödeme yapıldığına dair herhangi bir açıklama bulunmadığını, farklı tarihlerde 'sac ödemesi' adı altında ödemeler yapıldığını, davacı tarafın ödemelerin gününde yapıldığından bahsettiğini ancak daha sonrasında ise yine ödemelerin gününde yapılmadığından ve taksitler halinde daha sonrasında muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığından bahsettiğini, davacının yıl içinde yapmış olduğu ödemelerin tamamını senetlere mahsup ettirmeye çalışmasının kötü niyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/275 D.iş sayılı dosya ile ihtiyati haciz kararı verildikten sonra borçlu şirketin fabrikasında fiili haciz işlemi uygulanmış olmasında herhangi bir usule ya da kanuna aykırılık bulunmadığını, alacaklı tarafın araçları ya da makineleri haczetmesinin de kanuna aykırı bir durum teşkil etmediğini, ticari defter kayıtlarının incelenmesi halinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafın müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için çabaladığını, davacı iddialarının kabulünün mümkün olmadığından bahisle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkilinin alacaklarına ulaşmasını engelleyen kötü niyetli davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"... Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında alacaklının davalı ..., borçluların davacılar ... ile ... olduğu, 34.746,17-USD toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, davacıların bu takibe dayanak bu takibe dayanak 15/01/2022 vadeli ve 12.500 USD bedelli, 15/02/2022 vadeli ve 12.500 USD( 6.000 USD yönünden) bedelli, 15/06/2022 vadeli ve 16.000 USD bedelli bononun bir kısmı olmak üzere toplam 19.076,46 USD yönünden borçlu olmadığının tespiti talebiyle eldeki davayı açtığı, davacıların davasını ödeme iddiasına dayandırdığı, davalı tarafın ise yapılan bu ödemelerin senet bedellerine ilişkin olmadığını, başkaca ticari ilişkiye ait olduğunu savunduğu, 22/06/2022 tarihli dosya kapak hesabına göre dosya bedeli 899.437,21-TL olup davacı tarafından 899.437,21-TL dosyaya para yatırıldığı, dolayısıyla açılan davanın İİK 72/6. Maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğü, Açılan davanın bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup taraflar arasındaki tüm ticari ilişki dava konusu değildir. Bu nedenle araştırılması gereken husus davacının yapmış olduğu hangi ödemelerin icra takibine dayanak bonolara ilişkin olduğudur. Bir başka anlatımla davacının yapmış olduğu ödemelerin dayanak bonolardan kaynaklı borç için olanları tespit edilecek, bunun haricindeki taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve yapılan sair ödemeler araştırma dışı bırakılacaktır. Dosya kapsamında aldırılan 31/08/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda ticari defterlerin incelenmesi sonucu alacak ve borç durumları belirlenmiş olup bu sonucun eldeki uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığından hükme esas alınması mümkün görülmemiş ve 08/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile banka dekont kayıtları ile ticari defterlere yansıyan davacının yapmış olduğu ödemelerin anılan bonolara ilişkin olup olmadığı, aralarında irtibatlandırma yapılıp yapılamadığı, irtibatlandırma yapılabiliyor ise davacının takip tarihi itibariyle bakiye borcu bulunup bulunmadığı hususlarında ek rapor alınması gerekmiştir. Dayanak icra takibine esas bonolar USD cinsinden düzenlenmiştir. 20/11/2023 tarihli ek raporda ise davacının EURO cinsinden yapmış olduğu ödemeler de USD cinsinden kabul edilerek hesaplama yapılmış ve ayrıca davanın istirdat davasına dönüştüğü hususu göz ardı edilerek istirdadı gereken ödeme miktarı hesaplanmadığından yeniden aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerekmiştir. 19/01/2022 tarihli ve 5.000 USD tutarlı banka dekontu üzerinde \"... nolu senede istinaden ödeme\" açıklamasının yazılı olduğu, 21/01/2022 tarihli 4.000 EURO tutarlı dekont incelendiğinde bu ödemenin 15/01/2022 tarihli senede ilişkin olduğunun yazılı olduğu, 24/01/2022 tarihli 4.000 EURO tutarlı dekont üzerinde bu ödemenin de 15/01/2022 tarihli senede ilişkin olduğunun yazılı olduğu, 18/02/2022 tarihli 5.000 USD tutarlı ödemenin 15/02/2022 tarihli senedi ilişkin olduğunun, 21/02/2022 tarihli 4.000 USD tutarlı ödemenin 15/02/2022 tarihli senede ilişkin olduğu, 23/02/2022 tarihli 2.000 EURO tutarlı ödemenin \"sac ödemesi senede istinaden\" açıklamasının yazdığı, böylelikle dosyada bulunan ödeme dekontlarının dava konusu bonolara ilişkin olduğu kanaatine varılmıştır. 25/02/2022 tarihli 2.000 EURO bedelli ödemenin ise \"sac ödemesi\" açıklaması ile gönderildiğinden dava konusu bonolara ait bir ödeme olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. 01/07/2024 tarihli 2. Ek rapora göre ...Bankası'na ait dekontlar incelendiğinde davacının 23/02/2022 tarihinde 2.000 EURO, 24/01/2022 tarihinde 4.000 EURO, 21/01/2022 tarihinde 4.000 EURO, 21/02/2022 tarihinde 4.000 USD, 18/02/2022 tarihinde 5.000 USD, 19/01/2022 tarihinde de 5.000 USD ödeme yaptığının tespit edildiği, bu ödemelerin TCMB verilene göre EURO/USD çevirmesi yapıldığında 23/02/2022 tarihinde ödenen 2.000 EURO'nun 2.268 USD, 24/01/2022 tarihinde yapılan 4.000 EURO'nun 4.527,60 USD, 21/01/2022 tarihinde yapılan 4.000 EURO ödemenin ise 4.533,60 USD olduğu, davacının yapmış olduğu ödeme tutarının dolar cinsinden toplamda 25.329,80 USD olduğu tespit edilmiştir. Davacının bu ödemesi toplam borç miktarından düşüldüğünde takibin 15.670,20 üzerinden başlatılması gerektiği, böylece davacının (talep 19.076,46 USD) davasının 19.075,97 USD yönünden haklı olduğu, bakiye kısım yönünden ise davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargılama sırasında davacıların takip konusu borcu ödedikleri görülmekle davanın İİK 72/6 maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğü, takibin 34.746,17 USD üzerinden yapıldığı, ancak yukarıda açıklandığı üzere 19.075,97 USD ye tekabül eden kısmının haksız olduğu, yapılan ödemenin bu miktara isabet eden kısmının davacıya istirdadı gerektiği, 01/07/2024 tarihli bilirkişi 2. Ek raporu ile de hesaplandığı üzere 456.228,09-TL'nin davacıya geri ödenmesi gerektiği, bu miktara ödeme tarihi olan 17/02/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Taraf vekilleri kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Ancak yapılan yargılamada tarafların kötü niyetli olduklarına dair bir delil bulunmadığından davacı ve davalı aleyhine İİK 72/4 ve 72/5 maddeleri uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmakla bu taleplerin ayrı ayrı reddi gerekmiştir. Son olarak yargılama harç ve vekalet ücretinin Yargıtay 6. HD ve Kayseri BAM 6. HD güncel uygulaması gereği dava tarihindeki kur üzerinden hüküm altına alınması gerekmektedir. Bu bakımdan dava tarihi olan 08/08/2022 tarihi itibariyle USD kurunun efektif satış tutarı 18,00-TL olduğu görülmekle dava değeri bu kur miktarı üzerinden belirlenerek harç ve vekalet ücreti bu miktar üzerinden tespit edilmiş ve hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-Dava konusu; -08/12/2021 tanzim, 15/01/2022 vade tarihli ve 12.500-USD tutarlı, -08/12/2021 tanzim, 15/02/2022 vade tarihli ve 12.500-USD tutarlı (6.000-USD yönünden), -15/04/2022 tanzim, 15/06/2022 vade tarihli ve 16.000-USD tutarlı bonolardan dolayı davacıların davalıya 19.075,97-USD'lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespiti ile yargılama sırasında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davacılardan yapılan tahsilat nedeni ile İİK'nun 72/6. maddesi gereğince istirdata dönüşen işbu davada davacılardan tahsil edilen 456.228,23-TL'nin ödeme/tahsil tarihi olan 17/02/2023'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair isteminin reddine, 2-İİK'nun 72/5. maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davacıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-İİK'nun 72/4. maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle: Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile 15.01.2022 vadeli 12.500,00-USD'lik, 15.02.2022 vadeli 12.500,00-USD'lik (6.000,00-USD yönünden) ve 15.06.2022 vadeli 16.000,00-USD'lik olmak üzere toplam 34.500,00-USD'lik bonolar üzerinden müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatılmadan önce müvekkilleri hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/275 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz işlemi yapıldığını, şirket fabrikasında bulunan ve üretimde kullanılan tüm makineler haczedilerek muhafaza altına alındığını iddia ettiğini, davacı tarafın dosyaya  sunduğu dekontları ile yargılamaya konu edilen senetlerin ödendiğini iddia etse de davacını halen müvekkiline borçlu konumda olduğunu, davacı ile müvekkili şirketin uzun süredir ticaret yapmakta olduğunu, aralarında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, 19.01.2022 tarihli ödeme davacı tarafından sunulan dekont açıklamasında ... nolu senede istinaden ödeme ibaresi yer aldığını, müvekkili şirketin davacından halen alacaklı konumda olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/203 Esas sayılı dosyasının henüz karara bağlanmamış olsa da alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin  davacıdan halen alacaklı olduğunun ispatlanmış durumda olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde ise takas ve mahsup taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ile  vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle: taraflar arasında süregelen ticari ilişkiler neticesinde davalının da belirttiği üzere bir açık hesap ilişkisi kurulduğunu, bu açık hesaba istinaden davalının müvekkiline mal sattığını, müvekkilinin bu malların karşılığını ödediğini, davalının müvekkili tarafından yapılan elden ödemelerin hiçbirisini ticari defterine kaydetmediğini, elden yapılan ödemelerin kaydedilmediği ticari defterleri ve yevmiye defterlerini mahkemeye sunarak gerçekte müvekkilinin borçlu olmadığı ve karşılığında ödeme yaptığı mallara ilişkin alacağı olduğu yönündeki savunması tamamen kötü niyetli ve gerçek dışı olduğunu, davalının dilekçelerinde ikrar ettiği üzere  taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi olduğunu, belirtilen tüm bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kötü niyet tazminatına ilişkin bölümünün kaldırılmasını, mahkemece yapılacak değerlendirme neticesinde müvekkilleri lehine %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile istinaf başvurusunu yapma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle resen ortaya çıkacak nedenlerle davalının istinaf taleplerinin reddini, yerel mahkeme kararının kötü niyet tazminat taleplerinin reddine ilişkin kısmının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak suretiyle davalarının tümden kabulüyle müvekkilleri lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava İİK 72 maddesi kapsamında menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Somut uyuşmazlıkta davacının takip konusu senet bedellerinin bir kısmının ödediğini ileri sürerek davalıya 19.076,46 USD borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, davalının cevap dilekçesindeki savunmaları ve ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan ana ve ek raporlardaki tespit ve değerlendirmeler, dava konusu takibin dayanağının cari hesap ilişkisi olarak gösterilmemiş olması ve mahkemece aldırılan bilirkişi 26.06.2024 tarihli ek raporunda özellikle davacı yanca yapılan ödemelerin hangi senetlere ilişkin olduğunun belirlenmiş olması nazara alındığında somut olayda ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olmasına göre ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>Keza; uyuşmazlık konusu somut olayda davalı yanca davacı aleyhine ikame edilen takibin kötü niyetli olarak (hakkın kötüye kullanılması suretiyle) başlatıldığı ispatlanamadığından davalının kötü niyetli sayılamayacağı dikkate alınarak davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu yönden davacının yapmış olduğu istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle  davacı vekili ile davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin hiçbirinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf eden davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının  HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 25/09/2024 tarih ve 2022/701E - 2024/865K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf eden davacı ile davalı taraf vekillerinin yapmış olduğu istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 23.455,43 TL istinaf karar ve ilam  harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 5.863,86-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 17.591,57-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi 25/12/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b08b36a58e8f90d3","SID":"952d298b83ef7ee7"}}