{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/648 <br>KARAR NO: 2024/2068<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2018/170 Esas - 2022/757 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı çekici ile Bayburt ili istikametinden Gümüşhane ili istikametine seyir halindeyken sürücüsü ... sevk ve idaresinde bulunan ... ... araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'in yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı için 1.000,00 TL maddi tazminata ve 100,00 TL bakıcı giderine hükmedilerek davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf ıslah dilekçesi ile; dosyadan bilirkişi raporlarının alındığını, raporda müvekkilinin 250.127,76TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.942,05 TL bakıcı gideri hakkı olduğunun tespit edildiğini belirterek davasını ıslah etmiş ve dava dilekçesinde 1.000,00 TL olan tazminat talebini 249.127,76 TL artırarak 250.127,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL olan bakıcı giderini 7.842,05 TL artırarak 7.942,05 TL bakıcı gideri talebinin olduğunu beyan etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 160.081,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı + 5.082,92 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 165.164,68 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'den 14/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taleple bağlılıktan bahisle 160.081,76TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, dosyadaki iş göremezlik tazminatı taleplerinin 250.127,76TL olduğunu, bu miktarla davanın kabulünün gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılacaksa bile kendi talepleri üzerinden, bu rakam üzerinden yapılması gerektiğini, mahkemenin yanlış hesaplama yaptığını, hesaplamaya başlanacak miktarın hak edilen tazminat miktarı üzerinden olması gerektiğini, indirimlerden sonra hala dosyadaki talebi aşan miktar varsa bu durumda taleple bağlılıktan söz edilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru olmadığını, bu nedenle de müterafik kusur indirimi yapılmasının mümkün olmadığını, hatır taşıması durumunun da söz konusu olmadığını, davalının cevap dilekçesi vermediğini, herhangi bir savunma, delil vs. dosyaya sunmasının da mümkün olmadığını, yargılama giderlerinin bir kısmının değil tamamının davalıdan tahsili gerektiğini ayrıca faizin olay tarihinden itibaren başlaması ve en yüksek oranı üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava sırasında kusur raporuna yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, sadece makine mühendisi tarafından hazırlanan raporun ve söz konusu raporda yapılan hatalı tespitin kabulünün mümkün olmadığını,  en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun mahkeme nezdinde dikkate alınması gerektiğini, aksi durumda kusur durumunda mevcut ihtilafın giderilmesi için ATK Genişletilmiş İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini,  kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplamanın KTK ilgili hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda TRH-2010 ölüm tablosu kullanılmış ve herhangi bir peşin değer formülü uygulanmadan aktüeryal olmayan hesaplama yapıldığını,  tazminat hesaplamasında  TRH 2010 Tablosu ve 1,65 Teknik Faiz Formülünün esas alınması gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi  ve bakıcı  giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluğun SGK ya ait olduğunu, bu nedenle hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, mahkemece hükmolunan faiz tarihine itiraz ettiklerini, davacı tarafın Müvekkili Şirketi temerrüde düşürmediğini, maluliyet raporu dahi yargılama sırasında alındığını, davacının müvekkili Şirkete eksik evraka dayalı başvuru yaptığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 02/12/2017 tarihinde, saat 23:20 sıralarında davalı Sigorta Şirketi nezdinde trafik sigortalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı  otomobil ile bölünmüş  iki yönlü virajlı yolda Gümüşhane istikametinden Bayburt istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sevk ve idare hatası sonucu karşı istikamet yol bölümüne geçerek, karşı istikametten gelen ve Gümüşhane istikametine seyir halinde olan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı (...plakalı yarı römork takılı) çekici ile çekicinin istikamet şeridi üzerinde çarpışması sonucu, otomobil sürücüsünün ölümü  ve davacı yolcunun yaralanması ile neticelenen  trafik kazası meydana gelmiştir. HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan 12/11/2020 tarihli kusur raporun istinaf talep eden davalı vekiline  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile 18/11/2020 tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde sunduğu 15/11/2020 beyan dilekçesinde kusur oranına ve değerlendirilmesine  itiraz etmediği, başkaca süresi içerisinde itiraz dilekçesi sunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın  357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Davadan önce davalıya başvuruda bulunulduğu eksiklik nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru şartı yerine getirilmediğine ve temerrüde düşürülmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı Sigorta şirketine trafik sigortalı  aracın  ruhsat bilgilerine göre kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren sigortalı araç, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları). Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K. sayılı kararları).   Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalı sigorta şirketinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı halde İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Kazaya ilişkin tutulan olay tespit tutanağında davacının emniyet kemeri  takmadığının tespit edildiği nedenle mahkemece  bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak mahkemece %20 müterafik kusur indiriminin bilirkişi raporu ile tespit edilen 380.018,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 7.942,05 TL bakıcı gideri tazminatı yerine ıslah edilen miktar üzerinden yapılması doğru olmamıştır. Dairemiz tarafından yapılan hesaplama neticesinde %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında ( 380.018,19 TL /100*80) 304.014,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, (7.942,05/100*80) 6.353,64TL bakıcı gideri tazminatı hesaplanmış olup davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talepleri gözetilerek  sürekli iş göremezlik tazminatının  talep ile bağlı kalınarak kabulüne, bakıcı gideri talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvursunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı  İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek tazminat tutarından  20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmiş; Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmamış, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A- Davalı vekilinin istinaf başvursunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 250.127,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.353,64 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 256.481,40 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'den 14/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri talebinin reddine, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 17.520,24 TL  harçtan peşin alınan 35,90 TL harç ve 984,81‬ TL ıslah harcının toplamı olan 1.020,71‬ TL'den mahsubu ile bakiye 16.499,53 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç, 984,81‬ TL ıslah harcı  ve 35,90 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde  yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 41.037,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5- Davacı tarafından yapılan toplam 1.600,00 TL bilirkişi ücreti  ve 411,9‬0 TL posta gideri, 2.327‬,00 TL Adli Tıp rapor gideri olmak üzere toplam 4.338,9‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-a-)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 11.282,39 TL harçtan peşin alınan 2.821,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.461,39  TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,2-a-)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 54,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e16fd1cd0d134055","SID":"bd628f5cbe50ad34"}}