{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/685 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1094<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>DAVA TARİHİ\t: 13/09/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t : 11/12/2024<br>Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;  <br>İSTEM: <br>Davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin dava dışı .... Sanayi İç Ve Dış Ticaret Ltd Şti'nde sigortalı, imza yetkisine sahip müdür olarak görev yaptığını, çalıştığı firmanın talimatı ve talebi üzerine .... Otel'de toplantı organizasyonu yapılması için şirket adına anlaşma imzaladığını, toplantının .... adına yapıldığını, fotoğraf, tanık ve mail yazışmaları ile sabit olduğunu, organizasyona katılan şahısların bir kısmının katılım bedelini davacı karşı davalı şirkete bir kısmının da ... firmasına yaptığını, yedi adet firmanın ödemeyi davalı karşı davacı firmaya yaptığını, ... firmasının yetkilisi ....'inde şirkette konakladığını, davacı karşı davalı firmanın katılımcılardan tahsil ettiği bedeller için şirketler adına fatura ve tahsilat makbuzları düzenlediğini, kalan bakiye içinde ... firmasına 206.000,-TL'lik fatura gönderdiğini, davacı karşı davalı firmanın faturaya karşılık olarak teminat olarak müvekkilinden 100.000,00'er TL'lik senet aldığını, bu senetlerden birinin Bakırköy .... . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, sözleşmenin ... firması adına yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.  <br><br>YANIT:<br>Davacı karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı karşı davacıyla yapılan görüşmede borcu kendi ödeyeceğini belirterek  2 adet senet verdiğini, bu senetlerden birisine dayalı olarak icra takibi yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>KANITLAR VE GEREKÇE:<br>Dava; dava dışı ... Ltd Şirketi ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle davacının keşide ettiği senedin teminat senedi olması sebebiyle davacının borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.<br>-Davalılar-karşı davacılar ... ve ..., davacı-karşı davalı ... LTD. ŞTİ.'ye karşı Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açmış olduğu, bu dosyanın 24.05.2013 tarihli duruşmasının bir no'lu ara kararında bu dosyanın tefrikine karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkememizin 17/01/2018 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, istinaf incelemesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 27/04/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \"davacının iddialarının ve davalının savunmasının değerlendirilmesi için davalı ile dava dışı ... ... Limited Şirketi arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, varsa dava konusu senedin teminat senedi olarak düzenlenip düzenlenmediği konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor alınarak hüküm kurulması gerektiği\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararının ardından dosyanın mahkememizin iş bu esasına kaydı yapılmıştır.<br>-Mahkememizin14/10/2022 tarih ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.<br>-Davacı tarafın kararı istinaf etmesi üzerine  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ... esas ...   karar sayılı ilamı ile; \"Hükme esas alınan bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişiden alınmadığı, hükme esas olabilecek nitelikte olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın mahiyetine, davacı iddiaları ve davalı cevapları kapsamına göre dava konusu senedin davacı tarafından bireysel sorumluluğunu gerektiren nitelikte bir senet olup olmadığı, dava konusu senedin dava dışı ... LTD. ŞTİ.'nin takip konusu senedin tanzim tarihi itibariyle yetkili şirket temsilcilerinin kim olduğu,  ... LTD. ŞTİ.'ni temsile yetkili tek imza mı çift imza mı olduğu, takip konusu senedin tanzim tarihi itibariyle davacının dava dışı ... LTD. ŞTİ.'nin temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı, hizmet alım sözleşmesini davacı tarafından şahsen mi imzalandığı yoksa dava dışı ... LTD ŞTİ yetkili şirket temsilcisi olarak imzalanıp imzalanmadığı, dolayısıyla davacı yönünden takip konusu kambiyo senedinin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeside incelenmek suretiyle teminat senedi niteliğinde olup olmadığı,bu kambiyo senedinin davacı tarafından şahsen mi,dava dışı ... LTD ŞTİ yetkilisi olarak mı imzalandığı konusunda 2 Ticaret Hukuku akademisyen \" profesör \" bilirkişi, ve 1 mali müşavir nitelikli bilirkişi olmak üzere 3 kişilik konusunda uzman bilirkişi heyetinden dosya kapsamına uygun, denetime açık,hüküm kurmaya elverişli şekilde tefrik kararı verilen asıl dava dosyası da bilirkişi heyeti tarafından incelenip irdelenerek heyet raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmekte iken dosya kapsamında denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmayan yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğundan İDM kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>-Mahkememizce kaldırma kararı akabinde daha önce dosyada bulunan ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, dava dışı ...'nin ( eski ünvan ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi <br> ... Grup Dağıtım Pazarlama İnşaat Sanayi İç Ve Dış <br> Ticaret Limited Şirketi<br> ) temsile yetkili kişisinin ilk kuruluştan itibaren dava dışı .... olduğu, yine davacı tarafın dava dışı şirketteki müdürlük görevine 14/12/2011 tarihinde seçildiği, 12/03/2012 tarihi itibariyle sona erdiği  görülmektedir.<br>-Yine dava konusu senedin keşide tarihinin 24/02/2012 olduğu görülmektedir. <br>-6100 Sayılı HMK'nın 266. maddesine göre; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.<br>-Konuluş sebepleri arasında hâkimlik mesleğinin niteliğini ve tarafları pahalı yargıdan korumak bulunan maddede, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren    durumlarda    bilirkişinin   oy  ve görüşünün alınması mahkemenin takdir yetkisi içerisinde kabul edilmiş olup, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile tespiti/çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması, emredici hükümle yasaklanmıştır. 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği gibi, hakim, kanunları doğrudan doğruya uygulayarak iddia ve savunmadaki sonuç ve istemleri karara bağlamakla yükümlüdür. Bir davada yargı görevine giren konular için bilirkişi düşüncesi alınamaz, yargı görevi bilirkişiye aktarılamaz. Yargılama görev ve yetkisini elinde bulunduran hakimin hak ve adalete uygun karar vermek zorunluluğu bulunduğu gibi, davayı en az giderle ve en kısa sürede sonuçlandırmak için kendisinden beklenilen özeni gösterme yükümünün de varlığı tartışmasızdır.  ( Yargıtay 10. Hukuk Dairesi <br>2023/9154 esas 2023/8352 karar sayılı ilamı )<br>-Mahkememiz dosyasının incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 27/04/2021 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı akabinde, kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesinin yapıldığı, bilirkişi incelemesinde davacı şirket ile dava dışı şirketi defter ve kayıtlarının incelendiği, ticaret sicil kayıtlarının dosyada mevcut olduğu, mevcut deliller ve kaldırma kararı doğrultusunda hukuki görüşün ortaya konularak davanın reddine karar verildiği sabittir. <br>-Bu haliyle tarafların beyanları ve alınan bilirkişi raporuyla incelenen ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu üzere  dava dışı şirket adına .... tarihleri arasında organizasyon yapıldığı, bu organizasyonun üstlenme işi davalı şirkete 17.01.2012 tarihli ön sözleşme ile devredildiği, davacı tarafından düzenlenen senedin keşide tarihinin 24/02/2012  olduğu, ön sözleşme ve organizasyonun yapıldığı tarih ile senedin keşide tarihinin birbiri ile uyumlu olmadığı, organizasyon sözleşmesinde teminat senedi düzenleneceğine ilişkin bir atıf ya da ibarenin bulunmadığı, bilirkişi raporunda incelenen dava dışı  ... Grup şirketinin ticari defterlerinde davalı ile aralarında mevcut bir ticari ilişki kaydının bulunmadığı, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede takip dayanağı senedin dava dışı ... Grup ile olan cari hesabında kayıtlı olmasına karşın bu kayıt dava dışı şirket ticari kayıtlarıyla uyumlu olmadığından tek başına dava konusu senedin teminat senedi olduğunun ispatına yeterli ve elverişli olmadığı, davacının dava dışı şirkette senet ve sözleşme tarihi itibariyle şirket müdürü olarak çalışmasının dava konusu senedin teminat senedi olduğunun ispatına yeterli olmadığı, takibe konu senedin üzerinde teminat olduğu yer almadığı, davacı tarafın senedin teminat senedi olduğuna dair yazılı bir delil ibraz etmediği sabittir.<br>-Her ne kadar kaldırma kararında 1 SMMM bilirkişi ile birlikte dosyanın 2 Ticaret Hukuku akademisyen bilirkişiye ( profesör ) tevdii belirtilmiş ise de yukarıda yer verilen içtihatlarda da belirtildiği üzere Mahkememizce delillerin kaldırma kararlarında belirtildiği üzere eksiksiz toplandığı, yine Mahkememizce hukuki görüşün açık bir şekilde konulduğu, \" 2 Ticaret Hukuku akademisyen bilirkişiye ( profesör )\"'den alınacak hukuki görüşün Mahkememiz yönünden bir bağlayıcılığının bulunmadığı, Mahkememiz yönünden bağlayıcılığı bulunmayan hukukçu bilirkişiden rapor alınması halinde bilirkişi ücretinin tarafa ekstra külfet getireceği, dosyaya hukuki mütalaa ya da uzman görüşünün ancak taraflarca sunulabileceği, Mahkememizce eksik toplanmış bir delilin bulunmadığı, kanunun emredici hükmüne açık şekilde inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİ ile;<br>2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.482,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.054,40 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>Dair;  tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/11/2024 <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07e5c0ba1ea37b24","SID":"bd1aa5345942215b"}}