{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/415 Esas<br>KARAR NO\t:2024/823<br><br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ:28/09/2015<br>KARAR TARİHİ:25/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 04.06.2014 tarihinde muris Suriye uyruklu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... ili istikametinden ... istikametine seyir halinde ike, bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidiş istikametine doğru yolun sağında bulunan banket içerisine devrilmesi sonucu meydana gelen kazada hayatım kaybettiğini, kazayla ilgili evrakların ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... K. sayılı soruşturma dosyastttda bulunduğunut müvekkillerinin murisi ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldıklarınıy kazaya sebebiyet veren tescilsiz motosikletin ZMSS poliçesi bulunmadığından muhatap olarak bu davanın ... Hesabına açılmasının zorunluluğu doğduğunu, söz konusu kazadan ötürü müvekkillerinin murisi vefat ettiğinden davacıların destekten yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin mağduriyetinin giderilmesi için iş bu belirsiz atacak ve tespit davasının açılmasının hasıl olduğunu, Davalarının kabulü ile tahkikat sonucunda davacıların zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari şimdilik her davacı için 100,00 TL. olmak üzere, toplamda 400.00-TL. destekten yoksun katma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;  davalı kurumun Sigortacılık Kanunu ve ... Hesabı yönetmeliği gereğince sadece kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası düzenlenmeyen aracın sürücüsünün dışındaki başka araç sürücüleri veya üçüncü şahısların uğramış olduğu maluliyet ve ölüm halinde ise destekten yoksun katma tazminatlarım ödemekle yükümlü olduğunu, Kanun ve Yönetmelik gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası tanzim edilmeyen kendi kusuruyla kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsü olan müteveffa ...'tan dolayı davacı eş ve çocuklar için destekten yoksun kalma tazminatının talep edilemeyeceğini, Sigortacılık Kanunu I4 b.md. uyarınca yapılan tazminat ödemelerinin zarara sebebiyet veren ve Trafik poliçesini yaptırmamış otan araç işleteni, sürücüsü ve diğer sorumlululara ve mirasçılarına kusur nispetinde rücu edileceğini, bu nedenlerle Borçlar Kanununun 135, Maddesi gereğince alacaklı ve borçlu sıfatının davacı tarafta birleştiğini. Borçlar Kanunu 135. Maddesi gereği borcun sona ermekte olduğunu davacılara hem tazminat ödemesi yapılıp hem de rücuen alacak davası açılamayacağı için davanın reddinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı aracın tescilsiz olduğunun dava dilekçesinden de anlaşıldığım, tescilsiz bir aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığı için ... hesabının sorumluluğununda bulunmadığına TEK 52. Md. gereğince araç sürücüsünün müterafık kusurunun tazminatın tayininde dikkate alınmasını, aleyhlerinde hüküm tesis edilmesi halinde;davalı kurumun sorumluluğunun tespiti açısından gerekli otan bir çok hususun dava dilekçesinden anlaşılamadığını, bu nedenle öncelikle davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilene kadar her türlü itiraz ve def-i haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın, kazaya sebebiyet veren aracın kusurunu ve bunun sonunda bir zararın oluştuğunu ispatlaması gerektiğini, ayrıca bu zarar miktarım  bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, sayın mahkemenin iddia edildiği üzere dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren araç için kusur incelemesi yaptırması gerektiğini, ... Hesabının, kaza tarihi itibariyle geçerli olan zorunlu mali mesuliyet sigortası şahıs başına ölüm için teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ancak öncelikle yapılacak inceleme ile davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı tarafa Sosyal Güvenlik Kuruluşları tarafından gelir bağlanmış veya ödeme yapılmış ise, bu miktarın ilgili kuruluşlara sorulmak suretiyle tespit edilmesi ve talep edilen tazminattan bu miktarın tenzil edilmesi gerektiğini, aksi halde, davacının aynı zararı hem Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir olarak hem de ... Hesabı' ndan tazminat olarak almış olacağını ve bununda haksız kazanç sağlamasına yol açacağını, bu nedenle ilgili Sosyal Güvenlik Kuruluşuna yazı yazılarak hak sahiplerine ödenen miktarın tespitinden sonra bilirkişi incelemesi yapılmasına ve buna göre tazminat miktarının tespitine karar verilmesini, davanın reddine, aksi durumda, kusur ve tazminat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesiniyargılama giderleri ite vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>Mahkememizin 06/03/2018 tarih ve ... sayılı ilamı ile; \"... için 157.151,00 TL. ... için 30.207,00 TL. ... için 39.001,00 TL. ... için 41.639,00 TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.   <br>Mahkememizin bu kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 20/04/2021 tarih ve 2019/1739 Esas, 2021/628 Karar sayılı ilamı ve; \"...Davalı  ... Hesabı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü alacaklı-borçlu sıfatlarının birleştiğine ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesine gelince; araç sürücüsünün yakınlarının uğradıkları destek zararları  salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp öğretide ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Buna göre davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararında alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmediği, zira eldeki davada alacaklının; destekten yoksun kalan üçüncü kişiler; açılacak rücu davasında borçlunun ise mirasçılar olduğu gözetildiğinde alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğinin kabulü olanaklı değildir. (Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesinin 2016/9481 (E) - 2019/5042 (K) kararı ve benzeri nitelikteki diğer kararları aynı yöndedir.) Bu itibarla davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir..\" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 06/03/2018 tarih ve 2021/21321 Esas, 2023/11489 Karar sayılı ilamı ile; \"...mahkemece, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya  kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden   bozulmasına karar vermek gerekmiştir...\"  gerekçesi ile İstinaf mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve Mahkememizce verilen kararın bozulmasına karar vermiştir.<br>Mahkememizce Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 06/03/2018 tarih ve 2021/21321 Esas, 2023/11489 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilerek Suriye uyruklu olan davacı ...'ın  teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorulmuş, teminattan muaf olmadığının anlaşılması nedeniyle mahkememizce belirlenen teminatın yatırılması için davacı ... vekiline kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili teminatı mahkememiz veznesine yatırmıştır.<br>Eldeki davada, mahkememizce verilen önceki hükmün teminat dava şartı nedeniyle Yargıtay tarafından bozulduğu, yapılan yargılama ile teminat dava şartının tamamlandığı, ... yönünden Mahkememizce verilen 06/03/2018 tarihli kararın kesinleştiği, davacı ...'ın ölenin desteğinden yoksun kalması nedeniyle uğradığı zararı davalıdan talep edebileceği gözetilerek davacı ... için 157.151 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... yönünden Mahkememizce verilen 06/03/2018 tarihli karar kesinleştiğinden bu davacılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-... için 157.151 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Alınması gerekli harç yatırıldığından harç konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Davacıların yatırdığı harçlar konusunda 06/03/2018 tarihli ilk kararın 3 nolu bendi ile karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davacı ... yönünden mahkememizce verilen 06/03/2018 tarihli karar kesinleştiğinden ve bu  kararda vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kişiler lehine yeniden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>7-Davacı ...'ın ilk karar tarihinden sonra yaptığı 95,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, önceki yargılama giderleriyle ilgili 06/03/2018 tarihli kararın 4 nolu bendi ile karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Davacılar vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2024 <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b75ccac8f1f9aee","SID":"5b72d04598d1f7f3"}}