{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1015 <br>KARAR NO: 2024/2114<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 25/11/2021<br>NUMARASI: 2020/508 Esas - 2021/1122 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere.onucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalısı ...’ e ait ... plakalı araç, müvekkili sigorta  şirketi tarafından, 24/09/2019-2020 tarihli Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı kaps.mına alındığını, sigortalı araç, 05/11/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ... plakalı aracın çarpması neticesinde muhtelif yerlerinden hasarlandığını, kazada zarar gören sigortalı araç üzerinde müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda; hak sahibine müvekkili şirketçe 34.000,00 TL’si 27/11/2019 tarihinde ve 6.000,00 TL’si 28/11/2019 tarihinde olmak üzere toplam 40.000,00 TL. hasar ödemesi yapıldığını, 05/11/2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı’ na göre; .. Sigorta A.Ş tarafından sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu,  Borçlar Kanunu ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, sebebiyet verdiği zarardan dolayı araç  malikini, sürücüyü ve aracın sigorta şirketini birlikte sorumlu tutulduğunu, davalı şirket aleyhine hasar bedelinin rücuen tahsili için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış, fakat borçlu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davalı yanın itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacağın  %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına  karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu hasar dosyası ve dayanak poliçeleri üzerinde dalında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme  yaptırılmak suretiyle yasal unsuların varlığı açısından geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunup bulunmadığının, hasar ödemesinin gerçek hak sahibine yapılıp yapılmadığının, yapılan bu ödemelerin teminat kapsamında ve gerçek zarar dâhilinde kalıp kalmadığının ve  ödeme miktarlarının tespitinde poliçe şartlarının gözetilip gözetilmediğinin araştırılmasını, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-Davanın kısmen kabulüne, Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 2.800,50-TL asıl alacak, 58,00-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... plakalı sigortalı araç, 05/11/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ... plakalı araçla çarpışarak muhtelif yerlerinden hasarlandığını, kazadan  Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağından kazaya 5 araç karıştığı, araç sürücülerinin beyanlarından kusur tespiti yapılamadığı gerekçesiyle herhangi bir kusur dağılımı yapılmadığını, kaza tespit tutanağı tarafınca incelendiğinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu bu nedenle de davalı sigorta şirketinin kaza nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkil şirket sigortalısı ... plakalı aracın hasar rakamı doğru şekilde 18.250,00 TL olarak tespit edildiğini, bu tespite herhangi bir itirazlarının olmadığını, bilirkişi kazayı 2 ayrı kazaymış  gibi değerlendirip ve ilk kazada kusuru %50 müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü %50 davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsü olarak tespit ettikten sonra, diğer kazada olduğunu belirttiği zararı ile ... plakalı aracın verdiği zarar diyerek zararı ayırdığını, bilirkişi tarafından yapılan bu değerlendirme açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazında dosyanın kusur raporu alınmak üzere Adli Tıp Trafik ihtisas Dairesine gönderilmesi talep edildiğini ancak bu talep Mahkemece kabul görmediğini, dosya ek rapor için yine aynı bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişinin eski görüşünde direndiğini, bilirkişi doğrudan araç üzerindeki toplam meydana gelen 18.250,00 TL hasarı ...nın verdiği zarar ve ... plakalı aracın verdiği zarar olarak ayrıştırdığını, oysa sonuçta tüm hasar bu kazada meydana geldiğini, kazaya karışan kusur dağılımı toplu olarak yapılsa  ayrıca ayırmaya gerek kalmayacağını, yargılama sırasında dosyaya sunulan sigorta şirketleri arasında akdedilmiş rûcu protokolünden de açıkça anlaşılacağı üzere başvurular sonrası ödeme yapılmaz talep reddedilirse sigorta şirketleri birbirine karşı avans + 5 puan fazlası ile sorumlu olduğunu, dosyada yer alan 22.05.2020 tarihli email ile davalı çalışanı  tarafından müvekkili şirket çalışanına kusuru olmadığı gerekçesi ile ödenmeyeceğini bildirdiğinden açılan ilamsız takipte faiz başlangıcı rücu başvurusunun red edildiği 22.05.2020 olarak kabul edildiğini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 05.11.2019 tarihinde saat 08:30  sularında Manisa ili, Kula ilçesinde, D 300 Karayolu’nda gündüz, açık havada mazotla ıslanmış asfalt kaplama yolda  ... sevk ve idaresindeki ... pakalı araç ve bu araca bağlı  olan ... plakalı yarı römork ile orta refüjdeki bariyerlere çarpması sonucu yolu enine kapatması ve bu araçtan yola mazot sızması sonucu  yolun  açık kalan emniyet şeridinden henüz görevliler gelmeden geçiş yapan araçlar  tekerleklerine sızan mazot bulaşması  sonucu  yolun ilerisinde kayarak, davacıya kasko sigortalı araç ve diğer araçların birbirlerine çarpmaları  sonucu meydana gelen trafik kazasında, sigortalısına ödeme yapan davacının kusurlu olduğunu belirttiği  ... plakalı aracın zmm sigortacısından rücu talep ettiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazaya 5 araç karıştığı, araç sürücülerinin beyanlarından kusur tespitiyapılamadığı gerekçesiyle herhangi bir kusur dağılımı yapılmadığı, davacı ise bu tutanaktan davalıya sigortalı aracın tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını iddia ederek yapılan  Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda; araçların daha önce meydana gelen kaza nedeniyle yola dökülen mazot yüzünden kayarak birbirlerine çarpmasını teknik arıza olarak değerlendirmiş ve davaya konu araçta meydana gelen hasarların, davalıya sigortalı ... ve dava dışı ... plakalı araçların arka arkaya  çarpması ile meydana geldiği, ... plakalı araç sağ arka tampon köşe bölgesinden, diğer araç ise sağ yan kısımlarından çarpması nedeniyle, davalı aracın bu hasarda %30,7 lik kısmından sorumlu olacağı, davacı araç sürücüsü  ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada %50 (%50 kusur oranı da gündüz vakti yola dökülen mazotu gördükleri halde temizlenmesini beklemeden hızlarını yolun durumuna göre ayarlamadıkları 52 ve 47.maddeye aykırı davrandıkları için ) oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun olan kusur tespiti ile  çok  taraflı kaza olduğundan, aracın hasar aldığı yöndeki araçla kendi arasında kusur oranı verilerek hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacı vekili yargılama sırasında bilirkişi raporuna itirazında; \" bilirkişi faiz hesabının yasal faiz olarak yapılması şeklinde görüş bildirmiştir. Ancak sigorta şirketleri arasında akdedilmiş rücu protokolüne göre başvurular sonrası ödem yapılmaz talep red edilirse sigorta şirketlerine birbirine karşı avans+ 5 puan fazlası ile sorumludur.\" şeklinde belirttiği icra takibini ve davayı buna göre talepte bulunduğu halde mahkemece işlemiş faiz miktarının hesaplanması için bilirkişi raporu alınmaksızın ve bu konuda inceleme ve değerlendirme yapmadan yalnızca  aracın hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c725df36bbb4859","SID":"50867c9b9b4d2e52"}}