{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3617 <br>KARAR NO: 2024/3589<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>NUMARASI: 2024/634 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 30/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirket görevlilerince, 11.03.2024 tarihinde, davalının işletmesinde yapılan kontrollerde \"EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca davalının ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığı\" tespit edilmekle, buna ilişkin olarak ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden davalı şirket adına 869.740,99 TL bedelli kaçak faturası tahakkuk edildiğini, söz konusu faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğini, şirket yöneticisi/ müdürü davalı ...'nun da basiretli şirket yöneticisi olarak davaya konu haksız fiil borcundan sorumlu olduğunu, bu nedenle  davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E . sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davadan önce başvurulan ara buluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, Mahkemenin takdir edeceği üzere kaçak elektrik tüketiminin sadece müvekkili şirket  yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olduğunu, bu durumdan hem müvekkili şirketin hem de diğer elektrik kullanıcıları zarar görürken, davalı tarafın ticari faaliyetlerini kaçak elektrik tüketimi yaparak normal şartlar altında sürdürmeye ve maddi menfaat temin etmeye devam ettiğini, bu durumun müvekkili şirket, toplum ve davacı yan ara- sında kabulü mümkün olmayan bir eşitsizliğe, hak ihlaline ve kamu zararına sebebiyet verdiğini, elektrik dağıtım şebekesinin ilgili bölgede yer alan abone sayısına göre tesis edildiğini, kaçak elektrik kullanımının ise şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintilerine, gerilimin düşmesine ve elektrik kalitesinin düşmesine neden olduğunu, bu durumun ise diğer elektrik kullanıcıları için zarar oluşumuna sebep olmakla kalmayıp aynı zamanda hayati tehlike dahi arz ettiğini, Müvekkilinin alacağı muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, diğer yandan haricen alınan duyumlara göre davalının çok sayıda borcunun olduğunu, yargılama sırasında mal kaçırılması halinde müvekkilinin alacağının tehlikeye gireceğini beyanla, Öncelikle; davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczine, yargılama sonunda davalı borçluların takibe vaki itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazmi- natına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; \"... Sok. No: ... Harbiye\" adresinde bulunan ve otel olarak işletilen taşınmazın tapuda ayrı ayrı kayıtlı olduğunu, bu nedenle her bir bağımsız bölüm ile ilgili olarak müvekkili şirket ile ... Satış A.Ş. arasında ayrı  ayrı elektrik aboneliği yapıldığını, diğer müvekkilinin ...'nun ise bu şirketin yetkilisi olduğunu, abonelik sözleşmesi kapsamında gönderilen bütün faturaların düzenli olarak ödendiğini, 27.03.2024 tarihinde müvekkillerine hiçbir fatura tebliğ edilmeden ve kaçak kullanımla ilgili herhangi bir tebligat yapılmadan, davacı ... A.Ş. tarafından Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 49. maddesi ge- reğince müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile otel olarak kullanılan taşınmazın bütün sayaçlarının elektriğinin kesildiğini, bu belgede gecikmiş borç tutarının 869.740.99 TL, son okuma tarihinin 13.03.2024 olarak yazıldığını, kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiği ve kaçak olmadığının bu tutanak ile sabit olduğunu, daha sonra davacı ... A.Ş. tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi açıldığını ve bu dosyada abone sözleşme numarasının  ... olarak belirtildiğini, takipte başkaca bir belgeye dayanılmadığını, davacı ile yapılan görüşmede müvekkilleri ile kendileri arasında herhangi bir sözleşme olmadığı, müvekkilini sözleşme yaptığı ... ile ...'ın farklı şirketler olduğu, davacı tara- fından kaçak elektrik tespit edildiğinden bahisle bir fatura örneği gönderildiğini, bu faturaya göre saatin ilk okuma tarihi olarak 30.05.2023, son okuma tarihinin11.03.2024 olarak belirtildiğini, arada 286 kw fark olduğunun görüldüğünü, müvekkillerinin herhangi bir kaçak elektrik kullanmadığını, kullanılan elektriği sayaçtan geçirdiklerini ve bu sayaçları da diğer sayaçların yanında bulundurduğunu, ancak davacı şirketin elinde hiçbir, tutanak bilgi ve belge olmadan müvekkilinin kullandığı elektriği kaçak olarak nitelendirerek ceza kestiğini, Davacının sonradan vermiş olduğu faturaya göre ... Satış A.Ş. tarafından bu elektrik saatine 30.05.2023 tarihinde, daha sonra ise 11.03.2024 tarihinde gelindiğini, diğer saatlerin elektrik tüketimleri okunup faturalandırılırken bu saat için herhangi bir faturalandırma yapılmadığını,11.03.2024 tarihinde ise bu saatin de okunduğunu ve aradaki farkın tespit edildiğini, sonuçta bu tüketimin kaçak olduğu iddia edilerek müvekkilinin elektriğinin kesildiğini, açıklanan hususlar yönünden davacıya yönelik menfi tespit davası ikame edileceğini ve dava bilgilerinin dosyaya sunu- lacağını,ihtiyati haciz talebi ile açılan davanın  yasal dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce 23.10.2024 tarihinde ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak: TALEBİN KABULÜ ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz talep edenin ileride ihtiyati haciz de haksız çıkması halinde borçlu/ borçlular ile üçüncü şahısların bu yüzden uğra- yacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydı ile ihtiyati haciz isteyen alacaklının şimdilik talebe konu alacak olan 289.913,66 TL'nin %20 (yüzde yirmi) oranınına isabet eden (57.982,73) TL miktarındaki nakdi teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki bir başka bankaya ait teminat mektubu olmak kaydı ile) mahkememize yatırdığında veya ibraz ettiğinde borçlunun/ borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, kararın infazı için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına tevdine karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Müvekkili şirket görevlilerince 11.03.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde \"EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca davalının ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ede- rek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığı\"nın tespit edildiğini, buna ilişkin olarak ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 869.740,99 TL bedelli kaçak faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın iptali ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talebiyle eldeki davanın açıldığını, davalıların kaçak elektrik kullanımının dava dilekçesi ekinde sunulan kaçak tespit tutanağı, Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteni ve faturalardan kesin ve net olarak anlaşıldığını, alacak muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, borç miktarı yüksek olup davalıların mal kaçırması halinde alacağın tahsilinin mümkün olmayacağını, takip ve dava konusu alacağın tamamı yönünden yaklaşık ispatın sağlandığını ve ihtiyati haciz koşullarının oluş- tuğunu, dava değerinin  tamamı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken alacağın yaklaşık 1/3'üne isabet eden 289.913,66 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla  kararın kaldırılmasını,  alacağın tamamı üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davada asıl talep İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup alacaklı vekili ; kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağını teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini  istemiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi kısmen kabul edilmiş ve alacaklı ... vekili red  olunan kısım itibariyle istinafa gelmiş olmakla, istinafa gelen kararın niteliğine uyuşmazlık hakkında red  kararı verilen kısım itibariyle verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre,rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Maddesi hük- müne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmaya- cağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durum- larda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/ kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvu- rularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; 1. Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından davalı şirketin ... Oteli olarak faaliyet gösterdiği Şişli, ... mah. ... sk. No:... adresinde 11.03. 2024 tarihinde yapılan kontrollerde \"EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca davalının ilgili kullanım yerinde pera- kende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığı\"nın tespit edildiği, buna ilişkin olarak ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tespit tutanağında borçlu şirketin unvanı yazılı olmasına rağmen hazır bulunup bulunmadığına dair açıklamaya yer verilmediği \"imzası alınamadı\" ibaresinin yazıldığı, 2. İş bu tutanağa istinaden davalı şirket adına, 22.03.2024 son ödeme tarihli 869.740,99 TL bedelli kaçak faturası tahakkuk edildiği, 3.Bilahare söz konusu faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği gerekçesi ile davalı/ borçlular aleyhine 869.740,99 TL asıl alacak + 34.499,73 TL gecikme faizi + 6.899,95 TL  faizin KDV sinden ibaret 911.140,67 TL alacağın tahsili talebiyle  İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçluları temsilen vekillerinin icra dairesine ibraz ettiği 28.05.2024 tarihli dilekçe ile \"Müvekkillerinin alacaklıya borcunun bulunmaması nedeniyle\" icra takibine, borca, faize ve alacağın tüm ferilerine itiraz ettiği  ,İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, 4.İtirazın iptali davasına esas; zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. 5. Eldeki dava henüz ön inceleme aşamasında olup ön inceleme duruşması 24.01.2025 gününe ertelidir. 6.Davalılar tarafından menfi tespit davası açılıp açılmadığı yönünde bir bilgi belge sunulmamıştır. 7. Davalılar vekili ibraz ettiği 09.12.2024 tarihli dilekçesi ile  kabul edilen kısma ilişkin  itirazda bulunmuş itiraz hakkında karar  verilmek üzere 24.12.2024  tarihinde duruşma açılmıştır. Mevcut delil durumu ve davanın bulunduğu aşama itibariyle dava konusu alacağın varlığı yargılamaya muhtaç olup somut olayda red olunan kısım yönünden yaklaşık ispat ve diğer ihtiyati haciz koşullarının unsurların gerçekleşmediği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a16b83ecefff05fc","SID":"76cffcdbbbfc1781"}}