{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1919 <br>KARAR NO\t: 2024/2092<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/249 E.  -  2022/144 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/05/2022 tarih ve 2021/249 E. - 2022/144 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2020/09357 sayılı ve “... ... pvc kapı pencere” ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa, müvekkilinin markaları ile başvuru kapsamında yer alan 17 sınıf malların da müvekkilinin markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer  bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, “...” ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğunu,  müvekkilinin dava konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında da hak sahibi olduğunu, ayrıca dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu, davalı şahsın ve davalı şahıs ile  birlikte hareket eden ... ve... Pvc San. Tic. A.Ş.’nin müvekkili markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaptığını, müvekkili şirketin bu nedenle birçok dava açtığını ileri sürerek, YİDK’ın 2021-M-7115 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacının müvekkilinden farklı bir alanda faaliyet gösterdiğini, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, “...” esas unsurunu içeren binlerce marka başvurusu bulunduğunu, “...” ve “...” esas unsurlu markaların müvekkili adına tescil edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  davacının 07, 19 ve 20. sınıflarda tescilli “...” ibareli markaları ile dava konusu marka başvurusu arasında benzerlik olduğu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının “..., Şekil+...” markaları ile dava konusu marka başvurusu arasında ise benzerlik bulunmadığı, bahsi geçen markalar yönünden sınıfsal benzerlik bulunmasına karşın aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, sonuç olarak  dava konusu başvuru kapsamında yer alan 17, (07, 17 ve 20. Sınıf emtianın satışına yönelik) 35. sınıf emtialar yönünden taraf markaları arasında iltibas şartlarının oluştuğu, davacı yana ait markanın “alüminyum ve pvcprofil” emtiası bakımından tanınmış marka olduğu  davacının tanınmış olduğu sektör ile dava konusu marka kapsamında 17. sınıfta yer alan emtialar ve bu emtiaların perakendeciliği hizmetlerinin, ilişkili olduğu, sayılan mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu, diğer tarafta davacının dosyaya sunduğu belgelerden, ticaret unvanını, yine markasının tanınmış olduğu “alüminyum ve pvc” sektöründe fiilen kullandığından  17. sınıfta yer alan emtialar ve bu emtiaların perakendeciliği hizmetleri yönünden SMK'nın 6/6 madde koşulunun da somut olayda gerçekleştiği, diğer taraftan dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu, zira davalı ...'ın, dava dışı... Pvc Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin yetkilisi olduğu, davalı şahsın yetkilisi olduğu... şirketine karşı, davacı yanın, dava konusu marka tescil başvuru tarihinden önce \"...\" esas unsurlu markalarından kaynaklı olarak dava açtığı, başka bir deyişle, davalı şahsın yetkilisi olduğu dava dışı... şirketi ile davacı arasında \"...\" esas unsurlu markalardan kaynaklı olarak daha önce yargılama konusu yapılmış uyuşmazlık bulunduğu, buna göre davalı şahsın, yetkilisi olduğu şirketin muhatap olduğu dava nedeniyle davacıya ait \"...\" esas unsurlu markaların bulunduğunun bilincinde olmasına rağmen, davacıya ait markalarla iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer davaya konu marka tescil başvurusunda bulunması eyleminin kötü niyetli olduğu, davacının SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddiasının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-7115 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/09357 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili , mahkemece iltibas bulunduğu mal ve hizmetlerin davacının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduğunu, bu mal ve hizmetler açısından taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığını, kötü niyet iddiasının  ispatlanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>Diğer davalı vekili, davacının davasına dayanak yaptığı markanın tescil sınıfı ile müvekkili markasının tescil sınıfının farklı olduğunu, marka sınıfı farklı olan ürünlerde tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, inşaat sektör uzmanı bilirkişinin görüşü alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"... ... PVC KAPI PENCERE\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “...” ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında kalan 17. sınıf mallar ile   07, 17 ve 20. sınıf mallarına satışına özgü 35. sınıf hizmetleri yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının bahsi geçen markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\"  ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen  ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, aynı nedenlerle dava konusu başvuru ile davacının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan \"...\" ibaresi arasında da benzerlik bulunduğu, davacının ticaret unvanını fiilen kullandığı ve aynı zamanda davacının markalarının tanınmış olduğu \"alüminyum ve pvc\" malları ile dava konusu başvuru kapsamında 17. sınıfta yer alan emtialar ve bu emtiaların perakendeciliği hizmetleri benzer ve ilişkili olduğundan bahsi geçen mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/5 ve 6/6 maddesi koşullarının da gerçekleştiği, ayrıca dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu, her ne kadar benzer marka başvurusunda bulunmak tek başına kötü niyetin varlığını ispata yeterli değilse de somut olayda... Pvc San. Tic. A.Ş.'nin başvuru tarihini kapsar şekilde tek ortağı ve yetkilisinin davalı ... olduğu, dava dışı... Pvc  San. Tic. A.Ş. ile davacı arasında Dairemize yansıyan 2020/587 Esas, 2021/1639 Karar sayılı dosyada davalı... Pvc San. A.Ş.'nin “...” ibareli başvurusunun,  davacının \"...\" ibareli markaları ile benzer bulunduğu, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  12/09/2023 tarih, 2022/1598 Esas, 2023/4876 Karar sayılı kararı ile onandığı, yine Dairemizin 2019/1596 Esas,  2021/822 Karar sayılı dosyasında... Pvc San. A.Ş.'nin “... sarayline” ibareli başvurusunun,  davacının \"...\" ibareli markaları ile benzer bulunduğu,  davalı ile yetkilisi olduğu... Pvc Son. A.Ş.'nin ayrı ayrı çok sayıda \"...\" asli unsurlu marka başvuruları yaparak davacı markalarına yaklaşma gayretleri gözetildiğinde, davalı gerçek kişinin dava konusu marka başvurusunun  iyi niyetli kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"422de5a7ba59184a","SID":"f2bcf9bbe9ac9b60"}}