{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3657 <br>KARAR NO: 2024/3599<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 11/10/2024<br>NUMARASI: 2024/412 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit- İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 30/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA: Davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili  dava dilekçesinde; Davalı ... A.Ş saha kontrol görevlilerinin,14.06.2024 tarihinde gerçekleştirilen kon- troller sonucu müvekkili şirketin kaçak elektrik kullandığını belirterek olay yerinden ayrıldığını, sonra- sında ise davalı tarafından 24.06.2024 tarihinde müvekkili şirket adına \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tükettiği\"nden bahisle ... nolu tutanağın düzenlendiğini  ve bu tutanak gereğince toplamda 3.196.631,92-TL bedelli fatura düzen- lenerek tebliğ olunduğunu, faturada yer alan bedellerin tamamen hukuka aykırı olduğunu ,müvekkili şirket tarafından  25.06.2024 tarihinde davalı ... A.Ş'ye itiraz edildiğini, itirazın inceleme aşamasında olduğunu, faturanın son ödeme gününün 04.07.2024  tarihi olduğunu,müvekkili şirket tarafından 27.06. 2024 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereği arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak karşı tarafın oyalamaları sebebi ile sürecin 13.07.2024 tarihinde nihayete erdirildiğini ve  anlaşama tutanağı tutulduğunu, elektrik kesintisi ve icrai haciz halinde telafisi güç zararlar doğabileceğini beyanla; Müvekkil şirket aleyhine tanzim edilen  24.06.2024 Tarih, ... Hesap numaralı, ... fatura seri nolu, ... kaçak seri nolu 3.196.631,92 TL faturadan kaynaklı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, Yargılama süresince teminatsız olarak ,mahkeme aksi kanaatte ise %15 teminat mukabilinde; 24.06.2024 tarih, ... hesap numaralı,... fatura seri nolu, ... Kaçak Seri No'lu 3.196.631,92 TL fatura bedeline konu borç ile ilgili müvekkil aleyhine her türlü icra işlemini engelleyici nitelikte ve ilgili faturanın ödenmemesi ile sınırlı olarak elektrik kesintisi uygu- lanmaması yönünde ihtiyati tedbire, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline  karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili  ... çalışanlarınca, davacının işletmesinde 14.06.2024 tarihinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendine göre ilgili kullanım yerinde abonelik sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız bir şekilde elektrik tüketim miktarının ölçülmesini engellemek suretiyle mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi tüketimi yaptıklarının tespit edildiğini ve bu durumun ... seri nolu kaçak tespit tutanağı  ve video görüntüleri ile kayıt altına alındığını,  ilgili tutanağa istinaden 3.196.631,92 TL bedelli fatura tahakkuk ettirilmiş olup ilgili fatura Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olup fatura miktarı ve tespiti yönünden mevzuata aykırılık bulunmadığını, Davacı işletmelerinin 2024 Nisan ayın faaliyete geçtiğini beyan etmekte ise de, kurum görevlilerince mahalde tespit edilen vergi levhasından işe başlama tarihinin 03.05.2023 olduğunun anlaşıldığını, Davacının kaçak tespit tutanaklarının aksi yönde delil sunamadığını,  menfi tespit  ve tedbir talebinin yasal dayanağının bulunmadığını beyanla  davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak 20.08.2024 tarihli  ara karar ile;1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin ELEKTRİĞİN KESİLMEMESİ YÖNÜNDEKİ İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ İLE; Davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 24.06.2024 tarih, ... Hesap Numaralı, ... fatura seri nolu, ... kaçak seri nolu toplam 3.196.631,92 TL bedel faturaya esas olmak üzere %20'si oranında 639.326,38 TL nakdi teminatın yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektu- bunun ibrazı halinde dava konusu olan 24.06.2024 tarih, ... hesap numaralı, ... fatura seri nolu, ... kaçak seri nolu toplam 3.196.631,92 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak ve bu alacak -borç ilişkisi ile sınırlı olmak kaydı ile (sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla)  davacı ihtiyati tedbir isteyen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin \"... Mah ... Sokak No:... Beylikdüzü/İstanbul\" adresindeki faaliyetlerinin devamı için ELEKTRİK ENERJİSİNİN KESİLMEMESİNE, 2-6100 Sayılı HMK m.393 hükmü uyarınca işbu ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılarak tedbirin infazının talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden ortadan kalkacağının  ihtiyati tedbir talep eden vekiline ihtarına (İşbu kararın tebliği ile ihtarına), 3- İhtiyati tedbir talep eden tarafça süresi içerisinde teminatın yatırılarak ihtiyati tedbirin infazının YAZILI OLARAK talep edilmesi halinde davalı kuruma müzekkere yazılmasına, 4-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin davaya konu elektrik faturasının icra takibine konu edile- memesi ve her türlü icra işlemini engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir talebinin, mevcut deliller değerlen- dirildiğinde henüz yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından  bu hususta ki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, \" karar verilmiş, Davalı ...'ın tedbire itirazı 28.11.2024  tarihli ara karar ile reddedilmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA; Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde:Müvekkili şirket görevlilerince 14.06.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde ,EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca müvekkil şirketle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız şekilde elektrik enerjisi tüketmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi yaptığı tespit edilmekle, ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk edildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da borçlunun itirazı üzerine  takibin durdurulduğunu beyanla; İş bu dilekçe açılan olduğumuz itirazın iptali davasının,  borçlu tarafından müvekkili aleyhine  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2024/412 Esas sayılı menfi tespit davası ile birleştirilmesine,Eldeki dava yönünden;a.)Davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczine, b.)İstanbul ... icra dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce 11.10.2024 tarihli ara karar ile; \"İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE\" karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu 11.10.2024  ve  28.11.2024  ve tarihli ara kararlar BEDAŞ tarafın- dan istinaf edilmiştir. ... vekili  01.11.2024 tarihli istinaf dilekçesinde; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/ 83 E. 2024/1218 K.sayılı 25.03.2024 tarihli ilamında  her somut olaya göre değerlendirme yapılması gerektiği ve ölçülülük ilkesi gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin belirtildiğini,  dosyaya sunulan kaçak elektrik tespit tutanakları, kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla  ihtiyati haciz talebinin reddine dair 11.10.2024 tarihli  kararın kaldırılmasını istemiştir. ... vekili 17.12.2024 tarihli istinaf dilekçesinde; Davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da; kaçak elektrik kullanımını gösterir  tespit tutanağı, video kaydı ve sair belgelerin dosyaya sunulduğunu, davacının bu belgelerin aksini ispat noktasında delil sunamadığını, somut olayda ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispatın ve diğer şartların oluşmadığını, mahkemece verilen tedbir kararı ile kamu zararının önlenmesinin önüne geçildiğini ve  tüketiciye tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tamamının teminat olarak alınmadığını beyanla  28.11.2024 tarihli ara kararın  ve tedbirin kaldırılmasını, mahkemenin aksi  görüşte olması halinde % 100 oranında teminat alınmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit , birleşen dava ise İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Her iki dava ,kaçak  elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. Dosya kapsamından;  ... çalışanlarınca, davacı ...'nın işletmesinde 14.06.2024 tarihinde yapılan kontrollerde: EPTHY madde 42/1(a) bendine göre ilgili kullanım yerinde abonelik sözleş- mesi veya ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız bir şekilde elektrik tüketim miktarının ölçülmesini engellemek suretiyle mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi tüketimi yaptıkları  tespit edilmekle, ... seri nolu kaçak tespit tutanağı düzenlendiği, tespit anının  video görüntüleri ile kayıt altına alındığı,ilgili tutanağa istinaden 3.196.631,92 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.<br>ASIL DAVADA; Davacı ... şirketi tedbiren dava konusu faturalar nedeniyle elektrik kesintisi yapılma- sının tedbiren önlenmesini talep etmiş, mahkemece ihtİyati tedbir kabulü % 20 teminat karşılığında kabul edilmiş, ...'ın tedbire itirazı reddedilmiş ve itirazın reddine dair ara karar istinafa getirilmiş olmakla , bu noktada uyuşmalık tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HMK)'nın 389/1. maddesi, \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşa- cağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispat- tan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verile- bilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluştu- racaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatu- ralar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/alacak- lının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu anlaşılmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece belirlenen  (% 20 oranındaki )teminat miktarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca takdir olunan teminat yatırılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlen- dirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ...'ın \"TEDBİRE İTİRAZIN RED- DİNE\" dair 28.11.2024 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA; ... vekili ... seri nolu kaçak tespit tutanağı gereğince tahakkuk olunan 3.196.631,92 TL bedelli faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğini,   alacağın tahsili hususunda giri- şilen takibin borçlunun itirazı nedeniyle durduğunu, kaçak elektrik kullanımının dosyaya ibraz olunan tutanak ,video görüntüsü, fatura ,hesap detayı ve tüm dosya kapsamı ile ispat edildiğini, faturaların son ödeme tarihinde ödenmediğini ,alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini beyanla alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi \"İhtiyati haciz isteyen vekili dosyaya kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla ilgili Cd sunmuş ise de, ekte sunulan Cd'nin incelenerek kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığının tesbiti özel ve teknik bilgi  gerektirdiğinden mevcut delil durumu itibarı ile de yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı\" gerekçesiyle \" TALEBİN REDDİNE\" karar vermiş  ve bu karar ... tarafından istinafa getirilmiş olmakla uyuşmazlık somut olay bazında ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre,rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvuru- larında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; 1. Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından, borçlu ... şirketinin işletmesinde 14.06.2024 tarihinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendine göre ilgili kullanım yerinde abonelik sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız bir şekilde elektrik tüketim miktarının ölçülmesini engellemek suretiyle mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi tüketimi yaptıkları  tespit edilmekle  borçlu şirket adına, ... seri nolu kaçak tespit tutanağı düzenlendiği, tespit anının  video görüntüleri ile kayıt altına alındığı,  tespit sırasında şirket temsilcisi/yetkilisinin imzadan imtina ettiğine dair açıklama yazıldığı, 2. İlgili tutanağa istinaden 3.196.631,92 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiği, 3.Bilahare söz konusu faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği gerekçesi ile borçlu şirket ile yetkili durumundaki diğer davalı  aleyhine 3.196.631,92 TL asıl alacak + 86.309,06 TL gecikme faizi + 17.261,81 TL faizin KDV'sinden ibaret 3.300.202,79 TL alacağın tahsili talebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, Borçluları temsilen vekillerinin ibraz ettiği 24.07.2024 tarihli dilekçe ile \"Müvekkilin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple takibe, borcun tamamına, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize açıkça itiraz ediyoruz.\" şeklinde  beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. ... tarafından açılan itirazın iptali davası borçlu şirket tarafından daha önce  açılan menfi tespit davası ile birleştirilmiş olup, dosya henüz ön inceleme aşamasındadır. Somut olay bazında , alacağın varlığının yargılama gerektirdiği, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın ve diğer şartların sağlanmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ...'ın \"İHTİYATİ HACZE İTİRAZININ REDDİNE \"dair 11.10.2024 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl davada davalı - birleşen davada davacı ...'ın 11.10.2024 ve 28.11.2024 tarihli ara kararlara ilişkin  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/12/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91462bdcd3dc6d82","SID":"bdafc4d42353547f"}}