{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2441 - 2024/1563<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2441 <br>KARAR NO\t: 2024/1563<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/90 Esas 2022/784 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 06/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/12/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Nakliyat Madencilik İthalat İhracat San ve Tic AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 17.09.2015 tarihinde davalılardan ... İnş Nak Mad İth İhr San ve Tic AŞ’ne ait, ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacılardan ...’in eşi ...’in babası ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada davacıların desteği ...’un vefat ettiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığını ve malul kaldığını, davadan önce 24.09.2021 tarihinde yaptıkları başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacılardan ...’e 47.331,68 TL, ...’e 91.784,66 TL efor kaybı tazminatı ödenmiş ise de ödemenin yetersiz olduğunu, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasında alınan maluliyet raporuna göre davacı ...'in vücut genel çalışma gücünden %10,3 oranında kaybettiğinin, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının, ...'in ise vücut genel çalışma gücünden % 6,1 oranında kaybettiğinin, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiğini, davacı ...'in 30.05.2015 tarihinde hakimlik sınavını kazandığını, 13.01.2016 tarihinde hakim adayı, 08.11.2016 tarihinde de hakim olarak göreve başladığını, ...'in ise ev hanımı olduğunu, ...‘in eşinin ölümü nedeniyle istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/257 Esas sayılı destekten yoksun kalma tazminatında desteğin sadece öğretmen maaşı esas alınarak hesaplama yapılmış olup ek ders ücretleri ve yıllık öğretim ödeneği gelire eklenmediğinden eksik tazminata karar verildiğini belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak her iki davacı için ayrı ayrı 500 TL efor kaybı ve 250 TL iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.500 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... İnş Nak Mad İth İhr San ve Tic AŞ ile ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.09.2022 tarihinde bedel arttırım dilekçesiyle; ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.506,54 TL ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 504.609,16 TL ye, ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebinin 3.793,02 TL ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 135.745,05 TL ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili; kazaya karışan ... plakalı aracın 25.06.2015-25.06.2016 tarihleri arasında davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, davadan önceki başvuru üzerine 22.11.2021 tarihinde davacılar ...’e 47.331,68 TL, ...'e 91.784,66 TL ödeme yapılarak ibraname düzenlendiğinden sorumlulukları kalmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici iş göremezlik taleplerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacıların SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadıklarının tespitini dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... İnş Nak Mad İth İhr San ve Tic AŞ vekili, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, dava konusu kaza ile ilgili olarak taraflar arasındaki Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/257 E, 2018/212 K sayılı dosyası ile davacı ... için eşinin vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı, eşinin ölümü ve kendi yaralanması sebebiyle manevi tazminat, ... için babasının ölümü ve kendi yaralanması sebebiyle manevi tazminat, ... için babasının ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminata karar verilmiş olup kararı istinaf etmeleri üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/3046 E, 2021/77 K sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiğini, ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların cismani zararlarının davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını, kabul anlamına gelmemek üzere ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek kusur, kaza tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, davacıların beden gücü kaybı ve efor kaybının aynı anlama geldiğini, davacıların SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadıklarının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen savunma yapmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın ZMMS poliçesinden kaynaklı cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkin olduğu,17.09.2015 tarihinde meydana gelen kazayla ilgili olarak Ankara 8. ATM’nin 2016/257 esas ve 2018/212 Karar sayılı dosyasında; ... plakalı karşı araç sürücüsü ...'in vefatı nedeniyle oğlu ... ve eşi ...'in destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat yine ...'in manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece yapılan yargılamada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacı ...'in vücut genel çalışma gücünden %10.3 oranında kaybettiği ve 4 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı, yine ...'in vücut genel çalışma gücünden mesleği de nazara alınarak %6.1 nispetinde kaybettiği, 4 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/301 Esas 2016/62 Karar sayılı ilamında; 17.09.2015 tarihinde ... plaka sayılı kamyon ile ölen ...'in kullandığı ... plakalı otomobilin gerçekleştirdiği trafik kazasında ...'in hayatını kaybettiği, araç içinde yolcu olarak bulunan Harun, ... ve ...'in yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde kamyon sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırıldığı,   Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarih ve 2018/3046 esas 2021/77 Karar sayılı ilamı ile; kusur ve maluliyet raporlarını geçerli kabul ederek yapılan maddi tazminat hesaplamasının ve de manevi tazminata ilişkin hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu, hükmün kesinleştiği yukarıda belirtilen ilamlar kapsamında davacı ... ve ...'in maluliyetlerine ilişkin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ...'in %10,3 oranında vücut genel çalışma gücünden kaybettiği ve 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, yine ...'in vücut genel çalışma gücünden %6,1 oranında kaybettiği ve 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığına ilişkin raporun kesinleştiği yine kusura ilişkin ağır ceza mahkemesinin kesinleşen mahkumiyet hükmü nazara alındığında davalılara ait aracın %100 kusurlu olduğu hususu kesinleştiğinden yeniden rapor alınmadığı, davacı ... eldeki dava ile yeniden murisi ...'in desteğinden yoksun kaldığından bahisle tazminat talebinde bulunmuş ise de bu konuda daha önce Ankara 8. ATM'nde açtığı davanın kaldırılarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi kararı ile kesin olarak hükme bağlandığından HMK'nın 114. Maddesi i bendi kapsamında kesin hüküm bulunduğundan dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, davacı ...'in kaza tarihinde avukatlık stajı yaptığı, daha sonra Ocak 2016 tarihinden itibaren hakim adayı olarak göreve başladığı, Kasım 2016 ayından itibaren de hakim olarak göreve atanarak görevini sürdürdüğü, davacı ...'e dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine sigortaca 22.11.2021 tarihinde 47.331,68 TL ve ...'e 22.11.2021 tarihinde 91.784,66 TL iş gücü kaybı zararı ödemesi yapılmış olup KTK'nın 111. Maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık süre geçmeden iş bu dava açıldığından ve de ödeme ile zarar karşılanmadığından sözkonusu ibranamenin makbuz hükmünde olduğu, hesap bilirkişisinden alınan 18.07.2022 tarihli raporda; davacıların geliri, kusur durumu, TRH 2010 yaşam tablosu, sigortanın önceki ödemesi, kesinleşen maluliyet raporları ile Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90 ve 92. Maddelerinin iptalinden sonra Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşen içtihatları nazara alınarak yapılan hesaplamada; davacı ...'e, davadan önce yapılan ödeme ile zararın karşılanmadığı, geçici iş göremezlik zararının 3.793,02 TL sürekli iş göremezlik zararının 185.845,63 TL ve yapılan ödemenin mahsubu neticesinde alacağının 139.538,07 TL; davacı ...'e yapılan ödemenin zararı karşılamadığı, geçici iş göremezlik zararının 5.506,54 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 601.763,22 TL yapılan 97.154,06 TL ödemenin mahsubu neticesinde bakiye alacağının 510.155,70TL olduğunun hesap edildiği belirtilerek; davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı istemine yönelik davasının kesin hüküm nedeniyle, HMK'nın 114 . Maddesi i bendi gereğince dava şartı yokluğundan reddine, davacı ...'in 3.793,02-TL geçici iş gücü kaybı ve 135.745,05-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı olmak üzere toplam 139.538,07-TL zararının, davalı sigorta şirketinden 22.11.2021 temerrüt tarihinden diğer davalılardan kaza tarihi olan 17.09.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, davacı ...'in 5.506,59-TL geçici iş gücü kaybı ve 504.609,16-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı olmak üzere toplam 510.115,70-TL zararının (davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti olan 198.215,34-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketinden 22.11.2021 temerrüt tarihinden diğer davalılardan kaza tarihi olan 17.09.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Nakliyat Madencilik İthalat İhracat San ve Tic AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece; davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı istemine yönelik davasının kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/3046 E. 2021/77 K. sayılı dosyasında yer alan destekten yoksun kalma tazminatının, öğretmen olarak görev yapan müteveffa ...'in yalnız maaş miktarı değerlendirilerek hesaplandığını, oysa desteğin maaşı dışında her ay ek ders ücreti ve her yıl eğitim ödeneği aldığından tazminatın eksik hesaplandığını, bu nedenle eldeki dava ile müteveffa ...'in kaza tarihinden itibaren geriye dönük 1 yıllık tüm maaş ve yan gelirleri ilgili kurumdan istenerek aylık gelirinin hesaplanması ve bu aylık gelir üzerinden davacı eşin gerçek destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması isteminde bulunulduğunu, yargılama sürecinde bilirkişiye tevdi edilen dosyada bilirkişinin adeta hakim yerine geçerek, bu dava ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/3046 E. 2021/77 K. sayılı dosyasında görülen ve istinaf edilerek kesinleşen davanın konusunun, taraflarının ve sebebinin aynı olduğu ve kararın kesin hüküm teşkil ettiği kanaatinde bulunarak hesaplama yapmadığını, HMK 279/4. maddesine aykırı şekilde bilirkişinin hukuki değerlendirmede bulunduğunu, itirazları doğrultusunda ek rapor alınarak ...'in destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekirken yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı ... yönünden 14.07.2022 tarihli bilirkişi raporuyla hesaplanan kalıcı ve geçici iş gücü kaybı tutarlarının eksik ve hatalı olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi ...'in kalıcı ve geçici iş gücü kaybı tutarlarının, 2802 Sayılı Yasanın 103. maddesi göz önüne alınarak hesaplanması gerektiğini, bu bağlamda hakim maaşlarının kıdeme göre çok farklılık göstermesi nedeniyle hak kaybına uğramaması adına kaza tarihi ile hakim adaylığına başladığı tarih aralığı için o dönem avukatlık mesleği yapıyor olması nedeniyle asgari ücret üzerinden, adaylık süresi boyunca aday maaşı üzerinden, mesleğe başladığı tarihten itibaren ise 2802 sayılı yasanın ilgili hükümleri uyarınca her yıl bir derece ve her iki yılda bir kademe ilerlediği hususu göz önüne alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, bu nedenle; 17.09.2015-13.01.2016 tarihleri arasında asgari ücret, 13.01.2016-08.11.2016 tarihleri arasında hakim adayı, 08.11.2016- 01.04.2017 tarihleri arasında 7. derece hakim, 01.04.2017-01.04.2019 tarihleri arasında 6. derece hakim, 01.04.2019-01.04.2021 tarihleri arasında 5. derece hakim, 01.04.2021-01.04.2023 tarihleri arasında 4. derece hakim, 01.04.2023-01.04.2025 tarihleri arasında 3. derece hakim, 01.04.2025-01.04.2027 tarihleri arasında 2. derece hakim,01.04.2027-01.04.2030 tarihleri arasında birinci sınıfa ayrılmış hakim,01.04.2030 tarihinden aktif çalışma süresinin sonuna kadar birinci sınıf hakim maaşı üzerinden hesaplama yapılmasını, dosyada yer alan bilirkişi raporunda ...'in kalıcı ve geçici iş gücü kaybı hesaplarının, dava dilekçesinde belirtmiş oldukları hakimlik derece artışı göz önüne alınmadan yapıldığını, ayrıca ... adına hükmedilecek tazminat yukarıda bahsedilen şekilde hesaplanması gerekmekte ise de tazminatın son geliri üzerinden hesaplanmasına karar veren yerel mahkemece, duruşma öncesi ağustos ayında terfisi bulunduğu zamlı maaş bordrosu sunulduktan sonra yeni bir rapor alınmasını talep etmelerine rağmen bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, ek rapor alınmadan 14.07.2022 tarihli bilirkişi raporu göz önüne alınarak verilen kararda hesaplanan kalıcı ve geçici iş gücü kaybı tutarlarının eksik ve hatalı olduğunu, davacının hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini, dava açmak için belirlenen zaman aşımı süresi 15 yıl olup birinci sınıf olduktan sonra bu davayı açabilecekken hakkını aramak amacıyla davayı erken açtığı için daha az bir tazminata hükmedildiğini, iş göremezlik tazminatının açıklandığı şekilde kademeli olarak hesaplanması gerektiğini, yargılama gideri kapsamında yatırmış oldukları harç, arabuluculuk ücreti ve bilirkişi ücretlerinin bir kısmı davacılara yüklenmesinin hatalı olduğunu, tüm giderlerin davalılara yüklenmesi gerektiğini, yerel mahkemeden talepleri reddedilecek ise dahi taleplerini karşılayan bir rapor aldırılmasını ve ıslahın bu miktarlar üzerinden yapılacağını açıkça belirtmiş olmalarına rağmen yerel mahkemece talepleri karşılanmadan karar verileceği ıslah için süre verilmesi nedeniyle ıslah hakkını kullanmak zorunda bırakıldıklarını belirterek istinaf isteminin kabulü ile eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına, yeni bir rapor alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş; 21.12.2022 tarihli ek dilekçesi ile davacılar ile davalı ... Sigorta AŞ arasında yerel mahkeme kararından sonra 18.11.2022 tarihinde yapılan sulh ibraname feragat makbuzu ile 337.753,41 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, 52.663,01 TL vekalet ücreti 52.527,59 TL işlemiş faiz 49.104,58 TL icra vekalet ücreti 3.290,05 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 495,338,64 TL’den 17.248,74 TL stopaj ve 7.761,94 TL KDV kesintisinden sonra 29.11.2022 tarihinde 470.327,96 TL ödeme yapılarak sulh olunduğundan davalı ... Sigorta AŞ yönünden istinaf isteminden vazgeçtiklerini, işleten ve sürücü yönünden istinaf talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... İnşaat Nakliyat Madencilik İthalat İhracat San ve Tic AŞ vekili istinaf dilekçesinde, dosya kapsamında kusur ve maluliyet yönünden herhangi bir rapor alınmaksızın doğrudan aktüer hesap raporu alınmış olup rapora ve diğer hususlara itirazları değerlendirilmeksizin doğrudan hüküm tesisi yoluna gidildiğini, davacıların zararları karşılanmış olduğundan yeniden dava konusu edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, dava dilekçesinde de belirttiği üzere davalı şirket araç sigortasından davacılar ... adına efor kaybı nedeniyle 47.331,68-TL, ... adına efor kaybı nedeniyle 91.784,66-TL ödeme yapıldığını, davalı Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye rağmen tahsil edilen alacağın ayrıca dava konusu edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, davacının irade yanıltılması gibi bir iddiası da mevcut olmadığına göre sigorta şirketi ile yapmış olduğu sözleşmenin sonuçlarına bağlı olarak tazminat talepleri yönünden davalıların müşterek müteselsil sorumluluk kapsamında ibra olunduğunu, tüm itirazlarına karşın davacıların iş göremezlik/ maluliyetlerine ilişkin hiçbir rapor alınmadığını, doğrudan hesap raporu alınması yoluna gidildiğini, karara gerekçe gösterilen bilirkişi hesap raporunda; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 01.08.2017 tarihli raporda ...'in 17.09.2015 tarihli yaralanması neticesinde \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %10,3 oranında kaybettiği 4 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı, yine ...'in vücut genel çalışma gücünden %6,1 oranında kaybettiği 4 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığının tespit edildiği bildirilerek bu oranlar üzerinden hesaplama yapıldığını, hesap raporunun alınabilmesi için kusur ve maluliyet oranının kesin şekilde tespit edilmesi gerektiğini,  davacıların çalışma gücü kaybı oranlarına da itiraz ettiklerini, davacıların çalışma gücü kaybı oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasını talep ettikleri halde  bu talebin değerlendirmeye dahi alınmadığını,  Anayasa Mahkemesi kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin 1.cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olduğundan 01.09.2013 ile 20.02.2019 tarihleri arasında meydana gelen trafik kazalarında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin göz önünde bulundurulması gerektiğini, kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri gereğince ATK’dan rapor alınması gerektiğini, davacılardan ...'in ev hanımı ve ...'in hakimlik mesleği icra ediyor olması sebebiyle yaptıkları işlerin beden gücüne dayanmadığı ve dolayısıyla daha fazla efor kaybını gerektiren bir hususun bulunmadığını, bununla birlikte kazançlarında herhangi bir eksilme meydana gelmediğini,  davalı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, meydana gelen kazaya ilişkin olarak Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/301 Esas sayılı dosyasında görülmüş olan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ceza dosyasında müteveffa ...’e verilen kusur oranı belirsiz olup trafik kazasına ilişkin maddi olguların belirlenip denetime imkân verecek şekilde ortaya konulmadığını,  karara dayanak rapora ve hesaplamalara ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, Yargıtay içtihatlarında asgari geçim indiriminin ücretin eki ve parçası olmadığının vurgulandığını, davacı ...'in askerlik süresinde geçireceği sürenin (asgari 12 ay) hesaplamada dikkate alınmaması gerektiğini, bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasında TRH-2010 yaşam tablosu esas alınmış ise de Yargıtay kararlarına göre PMF-1931 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, bilirkişi raporunda tedavinin tamamlanıp tamamlanmadığı, bulguların sekel hale gelip gelmediğinin belirtilmediğini, bu nedenle davacının meslekte kazanma gücü kaybının düşmesi halinde hesaplanan maddi tazminat tutarı tamamen davalı lehine değişeceğinden sözü edilen hususların düzenlenecek bilirkişi ek raporuyla giderilmesi, açıklığa kavuşturulması gerektiğini,  Borçlar Kanunu’nun 43.ve 44.maddeleri gereği hesaplanan tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, dava şartı yokluğundan (kesin hüküm )redde ilişkin kısımda hükmedilen karşı vekalet ücretinin usule aykırı olduğunu, davalı şirket lehine en azından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tHMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Nakliyat Madencilik İthalat İhracat San ve Tic AŞ vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakiye geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tDavacılar vekili, 17.09.2015 tarihinde davalıların sürücüsü işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araçla davacılardan ...'in eşi ...'in babası ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada davacıların desteği ...'in vefat ettiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığını ve malul kaldığını, davadan önce yaptıkları başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak her iki davacı için ayrı ayrı bakiye efor kaybı ve iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan, davacı ... için bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... İnş Nak Mad İth İhr San ve Tic AŞ ile ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece kesinleşen ceza dosyası ve Ankara Bölge Adliyesi 26. Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarih ve 2018/3046 esas 2021/77 Karar sayılı ilamına esas alınan davalı sürücünün %100 kusur oranı, davacı ...'in %10,3 maluliyeti ve 4 ay iş göremezlik süresi, davacı ...'in %6,1 maluliyeti ve 4 ay iş göremezlik süresi karşılığı, davacı ...'in eşi ...'in ölümü nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemi yönünden Ankara 8. ATM'nde açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan talep ettiği ve Mahkemece verilen hükmün istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi kararı ile kesin olarak kaldırılarak yeniden hükme bağlandığı ve bu ilamın bu talep yönünde kesin hüküm oluşturduğu görülmekle davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı istemine yönelik davasının kesin hüküm nedeniyle, HMK 'nın 114 . Maddesi i bendi gereğince dava şartı yokluğundan reddine, davacı ...'in 3.793,02-TL geçici iş gücü kaybı ve 135.745,05-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı olmak üzere toplam 139.538,07-TL zararının, davacı ...'in 5.506,59-TL geçici iş gücü kaybı ve 504.609,16-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı olmak üzere toplam 510.115,70-TL zararının (davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti olan 198.215,34-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketinden 22.11.2021 temerrüt tarihinden diğer davalılardan kaza tarihi olan 17.09.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline dair verilen karara karşı davacılar vekili, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı yönünden kesin hüküm şartlarının bulunmadığına, davacıların geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatlarının eksik hesaplanmasına, davacı ...’in gelirine, harç, arabuluculuk ve bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderlerine; davalı işleten vekili, kusur ve maluliyet oranlarına, ibranamenin işletene sirayet etmesine, cismani zararın tek olmasına, yaşam tablosuna tazminat miktarlarına ve hesaplama yöntemine, gelire, davacı ...’in askerlik sürenin hesaplamaya dahil edilmemesine, TBK’nın 42 ve 43 maddesinin uygulanmamasına, kesin hüküm nedeniyle reddedilen dava yönünden vekalet ücretine ilişkin istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\t1-Davalı işleten vekili davacıların maluliyet raporuna itiraz etmiştir.<br>\tMahkemece maluliyet raporu alınmamış taraflar arasındaki manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı istemi ile açılan ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.04.2018 Tarih 2016/257 Esas 2018/212 Karar sayılı dosyasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan 01.08.2017 tarihli rapor esas alınarak karar verilmiştir. Hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının 01.08.2017 tarihli raporunda ...'in 17.09.2015 tarihli yaralanması neticesinde \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %10,3 oranında kaybettiği 4 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı, ...'in vücut genel çalışma gücünden %6,1 oranında kaybettiği 4 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı belirlenmiş, davalının itirazına rağmen mahkemece rapora göre davacılar yönünden geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına karar verilmiştir. <br>\tDairemiz tarafından istinaf incelemesi yapılarak  zarar görenlerin maluliyet raporlarının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine belirlenmesi gerektiğine ilişkin kararların Yargıtay +. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine verilen  direnme kararlarının incelenmesi neticesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2024 Tarih 2022/(17)4-655 Esas ve 2024/133 Karar ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2024 Tarih 2022/4-299 Esas ve 2024/132 Karar sayılı ilamları ve Yargıtay'ın uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br>\tDavacıların kazadaki yaralanmasının niteliği, kazanın gerçekleşme biçimi, davalı vekilinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacıların yaralanması nedeniyle gördüğü tedavilere ait tüm belgelerin getirilmesi yaralanmasının maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan olay tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması, alınacak rapora göre gerektiğinde davacıların sürekli işgöremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı bakımından hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>\t2-Kabule göre de davacı ... kaza sonucu yaralanmış olup, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. 07.02.2022 tarihli dava dilekçesinde adı geçen davacının 17.09.2015-13.01.2016 tarihleri arasında avukat olarak asgari ücret, 13.01.2016-08.11.2016 tarihleri arasında hakim adayı, 08.11.2016-01.04.2017 tarihleri arasında 7. derece hakim, 01.04.2017-01.04.2019 tarihleri arasında 6. derece hakim, 01.04.2019-01.04.2021 tarihleri arasında 5. derece hakim, 01.04.2021-01.04.2023 tarihleri arasında 4. derece hakim olduğu belirtilerek tazminat hesabının hakim maaşı esas alınarak hesaplanması istenmiştir. Dosya kapsamından davacının kaza tarihinden sonra hakim olarak göreve başladığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 14.07.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının 4 aylık geçici işgöremezlik tazminatı 17.09.2015-31.12.2015 arası 3 ay 13 gün için( 1.000,54 TL )asgari ücret üzerinden 3.435,18 TL, 01.01.2016-17.01.2016 arası 17 gün için hakim adayı ücreti (3.655,35 TL) üzerinden 2.071,36 TL olmak üzere toplam 5.506,54 TL olduğu belirlenmiş, mahkemece 5.506,59 TL geçici işgörmezlik tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Davacının geçici işgöremezlik süresince  mahrum kaldığı kazanç kaybından davalının sorumlu tutulabilmesi için davacının bu dönem zararının karşılanmamış olması ve zarar görenin aynı zarar nedeniyle iki kez ödeme almamış olması gerekir. Mahkemece davacının kaza tarihinde avukat olarak çalıştığı ve kaza tarihinden sonra hakim adayı olarak göreve başladığı belirtildiğine göre  davacının avukat olarak çalıştığı geçici iş göremezlik döneminde SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise mahsubu,  hakim adayı olarak çalıştığı  dönemdeki  geçici iş göremezlik  süresinde ise maaşını  almaya devam ediyor olması halinde kazanç kaybı oluşmayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken  davacı ...'in  geçici işgöremezlik süresi için zararının karşılanıp karşılanmadığı  araştırılmadan  karar verilmesi isabetli değildir<br>\tAçıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... İnş. AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı işleten vekilinin ve davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacılar vekili ve davalı ... İnşaat Nakliyat Madencilik İthalat İhracat San ve Tic AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK’nın 353/1.a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-İstinaf yoluna başvuran davacılar ve davalı ... İnşaat Nakliyat Madencilik İthalat İhracat San ve Tic AŞ tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde yatırdıkları oranda kendilerine iadesine,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\t5-Gebze İcra Müdürlüğünün 2022/31193 esasına yatırılan 885.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee6a6d9882d1972d","SID":"8891fdde1cb85b68"}}