{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/138 <br>KARAR NO\t: 2024/122<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15.10.2024 tarihli ara karar<br><br>NUMARASI\t: ............ Esas <br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br><br>İTİRAZ EDEN DAVALI \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br><br>DAVALILAR \t: <br>DAVA KONUSU\t: (İİK m.72) Kıymetli Evraktan Kaynaklanan Menfi Tespit Davası<br>DAVA TARİHİ\t: 27.08.2024<br><br>KARAR TARİHİ \t: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>DAVA : Davacı dava ve ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; keşidecisi olduğu .......... Bankası A.Ş / ............. Şb. ............. nolu hesaptan düzenlenen ..............  seri nolu ............ keşide tarihli ............-TL 'lik çek ve ............ seri nolu ......... tarihli ............-TL'lik çeklerdeki  imzanın  müvekkiline ait olmadığını, ayrıca iş bu çeklerde temel ilişki bağlamında da müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitini; işbu çeklerin tahsili yönünde çeklerin ibraz edilmesi ve icra takibine konu edilmesi halinde telafisi mümkün olmayan zararlara neden olması ihtimaline binaen çek bedellerinin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 27.08.2024 TARİHLİ ARA KARAR (ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair tensip zaptının 10 numaralı ara kararı) ÖZETİ : ''... Kambiyo senedi niteliğinde olan çek; temel ilişkiden bağımsız, kayıtsız, şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkini ifade edip, bedelsizlik iddiası keşideci davacı ve lehtar davalı arasındaki temel ilişkide şahsi def'i olup, davanın tarafları dışındaki iyi niyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, ödeme aracı olan çekin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracak, davanın tarafları dışında 3. kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemeyeceğinden, davaya konu çekler hakkında 3. kişileri de bağlamayacak  şekilde ödemeden men ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin dosya kapsamında çeklerin ön suretlerine dair görüntüler dikkate alındığında bu aşamada  yasal koşulları oluşan ihtiyati tedbir talebinin, davacının haksız çıkması halinde davalı lehine hükmedilecek tazminat tutarının teminat olarak alınmasının tarafların hak ve menfaat dengelerine uygun olacağı sonucuna varıldığından, teminat mukabilinde kabulüne dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir. ... 1-Davacı vekilinin ihtiyati talebinin İ.İ.K'nin 72/2 maddesi gereğince KABULÜ ile; ............. Bankası A.Ş. / ........... Şubesinden keşideli, .......... seri nolu, ........... keşide tarihli ...........- TL bedelli çek ile ........... Bankası A.Ş./ .......... Şubesinden keşideli, ........... seri nolu, ............ tarihli, ..............-TL bedelli çekler yönünden çek bedelleri toplamı ...............-TL üzerinden %15 teminat tutarı olan ..............-TL teminat mukabilinde davalının, davacı hakkında bu çekler ile ilgili yapacağı takiplerin durdurulmasına, söz konusu çeklerin sadece davalı ............. A.Ş. Tarafından bankaya ibraz halinde ödeme yapılmaması hususunda ÖDEME YASAĞI konulmasına, ... -İşbu  tedbir kararının sadece taraflar arasında hüküm ifade etmesine, iyi niyetli 3. Kişi cirantaları ETKİLEMEMESİNE, ... 2-Dava konusu çeklerin karşılığı bulunması halinde en yüksek ticari faiz getiren bloke bir hesaba alınmasına/aktarılmasına ve .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu  esas  sayılı dosyasından bu konuda bir karar verilinceye kadar taraflara ödenmemesine, ...'' gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermiştir. <br>CEVAP : Davalı ................ A.Ş. vekilinin 04.09.2024 havale tarihli davaya cevap ve ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz dilekçesinde özetle; ilk derece Mahkemesi tarafından, teminatın alacağın %15'ine tekabül eden miktarda belirlenmesinin alacaklının haklarını korumayacağını, davacının vergi levhası değişimini, hacizli malların güya dava dışı üçüncü kişilere devir etmesini kabul etmediklerini, ihtiyati tedbir kararının kabulünün mümkün bulunmadığını, çeklerin şirkete 29.02.2024 tarihinde teslim edildiği ve bankaya 01.03.2024 tarihinde teslim edildiği dikkate alınarak keşide tarihi değil 29.02.2024 tarihinde yetkililerinin (..........  ............) sorulup imza örneklerinin alınmasını, ayrıca davacı şirket yetkilisi çeki imzalayan  ...............  ...........'ın çekin vadesi gelmeden 1 ay önce şirketi .............'e devredip yetkili kılmasından sonra çekin  vadesinden 1 ay sonra şirketteki hisse ve ortaklığını ............ Bey'e iade edip, şu anda tek yetkili ortak ............  .............. olduğundan ............. Bey'in imza örneklerinin alınmasının zorunlu olduğunu, buna ilişkin ticaret sicil kaydının olduğunu,  dilekçelerine ekli 4 adet çekin davacı şirket yetkilisi ve sahibi ..........   ..............  tarafından<br> ödendiğini bu nedenle iş bu çek asıllarının da bankadan celbi ile imza incelemesine dayanak emsal imza örneği olarak kabulü gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, ispat yükünün kendilerinde olmadığını, ihtiyati tedbire hükmederken mahkemenin talebi aştığını, olaya uygun olmayan mevzuata ve kamu düzenine aykırı karar verdiğini, teminatın yetersiz olduğunu, icra takiplerinin durdurulmasına hükmedilmesinin olanaklı olmadığını, kendilerinin takibe girişmediklerini, ödeme yasağı nedeni ile çekte karşılıksız işlemi uygulanamayacağını, bu haktan mahrum bırakıldıklarını, bu durumun ileride kamusal zarar oluşturabileceğini, genel uygulamada imzaya itiraz halinde %140 veya %100 çek bedelinin depo edilmesi ile muhtemel zararların önlenmesi cihetine gidildiğini, çeklerdeki imzalara ve borca haksız itirazı teşvik edecek ve ticari hayatı felç edecek nitelikte yanlış ve hatalı bir uygulama söz konusu olduğunu, davacının imza inkarını yukarıda izah edilen nedenlerle kabul  etmediklerini, muhtemelen mal kaçırma amacı taşıdığını, çekin zayi veya çalındığına dair hukuk mahkemelerinde yargılama ve / veya cezai soruşturma ve / veya kovuşturma bulunmadığını, benzer mahiyette ilk çeke dair icra dosyasında<br> 09.07.2024 tarihli ihtiyati haciz tutanağında davacı şirket yetkilisi ...............'in hazır olup borca - imzaya itirazda bulunmayarak şahsi kefil olup yeddi emin olarak cam makinesinin teslim edildiğini, diğer cirantalar ile ilgili tefrik değerlendirmesi yapılması gerektiğini, davacının sevk irsaliyelerinde kaşe ve imzalarının bulunduğu gibi çeklerde sahtelik olmadığını, 14 tır cam teslim aldıklarını, 30.01.2024 tarihli sevk irsaliyesinde 3. sırada düzeltmede davacı kaşe ve yetkilisinin imzasının bulunduğunu, çekler vadeli alınmış ve 14 tır camın davacı firmaya cevap dilekçesine ekli sevk irsaliyeleriyle teslim edildiğini, Şubat 2024 tarihli imza yetkililerinin<br> araştırılmasının gerektiğini, 30.06.2024 tarihli ilk çekin ihtiyati haczi üzerine davacının vergi levhası değişikliğine gittiğini, ........... ...........'ın imza örneklerinin incelenmesi gerektiğini beyanla ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü ile davanın reddini savunmuştur. <br>İstinafa konu İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 15.10.2024 TARİHLİ ARA KARAR (ihtiyati tedbire davalı itirazının reddi) ÖZETİ : ''... Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davacının dava konusu ettiği çekler yönünden ödemeden men yasağı talep ettiği ve de icra takibi yapılması halinde dahi ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edildiği anlaşılmaktadır. ... Eldeki davanın icra takibinden<br> önce açılmış menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. ... Menfi tespit davası ve bu davada, bu davaya özgü verilecek tedbir kararları İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. ... İİK'nın 72-(2) maddesine göre; İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. ... Davacı dava dilekçesi içeriğinden talebinin çeklerin ödenmesinin<br> durdurulması ve de icra takibinin önlenmesi olduğu değerlendirilmiştir.Zira, henüz icra takibi başlatılmamış çeklere ilişkin, bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve de icra takibi yapılması halinde dahi ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edildiğinden İİK 72/2 maddesi kapsamında icra takibinin durdurulmasının talep edildiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. ... Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının usulüne uygun olduğu, bu aşamada ihtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerektiği, davacı tarafın mutlak defi niteliğinde imza inkarında bulunduğu, ileride giderilmesi ve telafisi imkansız ve güç zararlara sebebiyet verilebileceği, yeni uyuşmazlıklara ve hak kaybına neden olabileceği kanaatine varılmakla ...'' gerekçesi ile ihtiyati tedbire karşı davalı ............. A.Ş.'nin itirazının reddine karar vermiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı  ............ A.Ş. vekilinin 12.11.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinaf dilekçesinde özetle; cevap ve ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi içeriğini aynen tekrar ile, teminatın alacaklının haklarını korumadığını, taleple bağlılığa aykırı karar verildiğini beyanla ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının kaldırılmasını, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekilinin 16.11.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava ve talep dilekçesi içeriğini aynen tekrar ile imza inkarları bulunması hasebi ile ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğunu, tedbirde hükmolunan teminatın yeterli olduğunu, çekler takibe konulmadığından mahkemeden icra takibinin durdurulmasının talep edilebileceğini beyanla davalı ............... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>DELİLLER : ..............  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.10.2024 tarihli ...............  Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/ olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir<br>Dava/ talep; İİK m.72/2 hükmünden kaynaklanan, davacının çeklerde imza inkarı (sahtecilik) iddiası ile davalılara borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit) istemi ile çeklerin davalılara ödenmemesi amacıyla icra takibine konulmaması yönünde icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>İlk derece Mahkemesi, dava konusu çek bedellerinin %15'ine tekabül eden miktarda teminat karşılığında takiplerin durdurulmasına ve davalılardan sadece ........... A.Ş. açısından ibrazı halinde ödeme yapılmamasına, çeklerin karşılığı mevcut ise bloke konulmasına dair ihtiyati tedbire karar vermiştir.<br>Davalılardan .............. A.Ş., ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara karara itiraz etmiş, itirazının reddine ilişkin ara kararı istinaf etmiştir. <br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Uyuşmazlık; dava konusu çekler yönünden İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.<br>Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.<br>İhtiyati tedbirin şartları HMK 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir.<br>İİK m.72 \"Menfi tespit ve istirdat davaları: ... İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. ... Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. ... Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine mündericatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ...\" hükmünü haiz olmakla yaklaşık ispata kanaat getirilmiş olması ve koşulların bulunması şartı ile icra takibinden önce takibin durmasına karar verilebilir.  <br>İhtiyati tedbire ilişkin HMK 389. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü haizdir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi şartları varsa uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. <br>Dosya kapsamına göre; davacının tedbir talebi yönünden dosyaya sunulu bilgi, belge ve delillerinden mahkemece yaklaşık ispata kanaat getirilmesi, davacının icra takibi öncesinde takibin durmasına yönelik tedbir talebi yönünden de yasa gereği takibin durmasına karar verilebileceği, dosya durumuna göre ilgili davalı yönünden ibraz halinde ödeme yapılmaması ile çeklerin karşılıklarının bulunması halinde bloke edilmesi hususlarına dikkat edilerek hüküm tesis edilmiş olması noktasında talebin aşılmadığı, İİK'nın 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne yönelik mahkemece verilen kararda usule aykırılık bulunmadığı, yine mahkemece taktir edilen teminat miktarının ve oranının da genel uygulamaya ve taktir yetkisine uygun bulunduğu, teminat oranı ve miktarının izah olunan ölçülülük ilkesi çerçevesinde ölçülü olduğu belirlenmiştir. Kararın, yasal çerçeve içerisinde verildiği sabit bulunmakla, ilk derece Mahkemesinin kararı isabetli bulunmuştur. Davalı ............... A.Ş.'nin istinaf dilekçesinde öne sürdüğü diğer sebepler ise, yargılamanın esasına ilişkin olup yargılamayla çözümlenecek hususlardır. <br>İstinaf incelemesine konu ara karar başlığında; davacının, bir kısım davalıların ve davalı vekilinin adreslerinin yazılmaması; mahkemenin adının altına \"Heyet Kalemi\" ibaresinin yazılacağına ilişkin HMK'da hüküm bulunmaması karşısında anılan ibarenin yer alması 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 391. maddelerine aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; dosya kapsamına göre ara kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlerde isabetsizlik bulunmaması, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmaması, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı- ihtiyati tedbire itiraz eden ve itirazı reddedilen .......... A.Ş.'nin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>1-)Davalı .................. A.Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-)İstinaf  kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına,<br>3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-)Artan avansların ilk derece Mahkemesince HMK m.333'e uygun iadesine,  <br>7-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f; 391/3. maddeleri uyarınca oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 25/12/2024<br><br><br>Başkan<br>e-imzalı<br><br>Üye<br>e-imzalı<br><br><br>Üye<br>e-imzalı<br><br>Katip<br>e-imzalı <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d12d57a4e9cd9ee","SID":"249e1596bf2e6f9f"}}