{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/126 <br>KARAR NO\t: 2024/118<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10.10.2024<br>NUMARASI\t: ........ Esas - .......... Karar <br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVA KONUSU\t: Haksız Rekabetten Kaynaklanan İtirazın İptali (İİK m.67)<br>DAVA TARİHİ\t: 07.11.2023<br><br>KARAR TARİHİ \t: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/12/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; haksız rekabete ilişkin cezai şart alacağı davalarında ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, rekabet etmeme yükümlülüğü zaman aşımı süresinin on yıl olduğunu, müvekkili şirkette ........  .....'de ....... - yöneticisi olarak çalışan davalının işten istifası sonrası aynı iş kolunda ........ - ........'de faaliyet gösteren rakip firmada kalite müdürü olarak görev aldığını, TBK m.444 ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14. maddesi hükümlerine göre davalının gizlilik ve rekabet yasağına uymadığını, taraflar arasında mevcut hizmet sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğini, davalı - işçinin haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiğini ve müvekkili şirketin zarara uğradığını ve zarara uğrama tehlikesi altında olduğunu iddia ile .......-TL cezai şart alacağı, yasal faiz ve takip fer'ilerini tahsil amacıyla başlattığı ........ İcra Dairesinin ........... Esas sayılı takipte ödeme emrine vaki davalı itirazının haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş mahkemelerinin eldeki davada görevli olduğunu, bu nedenle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, TTK m.60 uyarınca davanın zaman aşımına uğradığını, gizlilik ve rekabet yasağı sözleşmesinin müvekkiline baskı altında imzalatıldığını, mevcut sözleşmenin bu durumda bu hükümlerinin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmelerinin sınırsız geçerlilik ve uygulama alanına sahip olmadığını, rekabete konu olabilecek hiç bir eyleminin bulunmadığını, davacının önemli bir zararının bulunmadığını bunun ispata muhtaç olduğunu, istifa nedeninin davacının baskı ve çalışma ortamının zorluğu olduğunu, işçi alacaklarına ilişkin ......... İş Mahkemesinin ......... Esas sayılı dosyasının olduğunu, davacının zararına dair bilgi - belge ve delil sunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ''... Taraflar arasında düzenlenen 17.06.2019 tarihli \"iş sözleşmesi\"nin incelenmesinde; davalının sözleşme tarihinde .............. adresimde \"..........\" olarak istihdam edilceği, ücret ve çalışma saatlerinin sözleşmede belirlendiği görülmüştür. Yine davacı işveren şirket ile davalı taraf arasında 2 sayfadan ibaret 17.06.2019 tarihli Gizlilik ve Rekabet Yasağı Sözleşmesi düzenlenmiş olup sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşmenin konusu, kapsamı ve gizli bilginin tanımı yapılmış, 3. Maddesinde  de tarafların yükümlülükleri belirlenmiş, özetle işin sona ermesinden sonra, iki yıl boyunca iş verenin faaliyet gösterdiği ......../.......... sınırları içerisinde işverenin rakibi konumundaki<br> firmalarda çalışmayacağını, rakip işyerinde, rakip işyerine ait işverenle aynı sektörde faaliyet gösteren grup şirketlerde rekabet etmeyeceği düzenlenmiştir. ... Davalının, davacıya ait iş yerinde 17.09.2019-15.09.2021 tarihleri arasında  .......... mühendisi olarak çalıştığı, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi sonucunda araba jantı, medikal malzeme, elektrik ve elektronik ev aletleri üretimine ilişkin işlerde faaliyet  gösterdiği, davalının  davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra davacıyla aynı alanda faaliyet gösteren (elektronik ev aletleri  imalatı alım satımı, tamiri, bakımı) ............. Şirketi'nde 20.09.2021 tarihinde kalite müdürü olarak çalışamaya başladığı, bu iş yerinden 19.11.2021 tarihinde ayrıldığı, davanın ise 07.11.2023 tarihinde açıldığı görülmüştür. ... Davalı işçi, davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra yaklaşık iki ay sonra benzer alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde kalite müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. Davacı şirkette çalıştığı süre içerisinde ...... ......... ve  ........ yöneticisi görevinde bulunması nedeniyle işçinin her iki şirkette çalıştığı pozisyonlar<br> farklı olup,  davacı şirket  davalının, davacıya ait müşteri çevresini kullandığını veya davacının satışlarında bir azalma meydana geldiğini de ispat edememiştir. Davalı işçinin, davacının müşteri portföyünü kullanması söz konusu değildir. ... Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 18.09.2019 tarih ve 2018/4038 Esas -2019/5529 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır. Bu durumda TBK'nın 444/2. maddesi uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına ibraz edilen deliller nazara alınarak rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve geçerli olduğu belirlendiği takdirde, aynı Kanun'un 445/2. maddesi uyarınca rekabet yasağının aşırı nitelikte olması durumunda gerekli sınırlandırılmalar yapılarak karar verilmesi gerekir. ... Somut olayda dayanılan sözleşmede<br> işçinin rekabetinin coğrafi alan olarak sınırlandırıldığı, rekabet yasağının iki yıldan fazla olamayacağının düzenlendiği ve sözleşmenin davalının çalıştığı ......../.......... ili için iki yıl süreyle geçerli olacağı görülmüştür. ... Davalının, davacıya ait iş yerinde ........ ......... ve  ......... yöneticisi olarak çalıştığı, işten ayrıldıktan sonra benzer alanda faaliyette bulunan dava dışı şirkette ise kalite müdürü çalışmaya başladığı, işçinin çalıştığı işlerin benzer olmadığı,  davalının TBK'nın  444. maddesinde düzenlenen ve işverene zarar verebilecek her hangi bir eyleminin bulunmadığı, davacının ürünleri, müşteri çevresi, ürün tedarikçilerine ilişkin bilgilerin kullanıldığının somut olarak kanıtlanmadığı, davalının, davacıya önemli bir zarar verme tehlikesinin bulunduğunun kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır.  ... Diğer yandan, işçi<br> ve işveren, rekabet yasağı anlaşmasına bir ceza koşulu koyabilir. Ancak, bu ceza koşulunun geçerliliği TBK'nın 420/1. maddesine bağlıdır. Yani, burada getirilecek bir ceza koşulunun sadece işçi aleyhine bir ceza koşulu olmaması, bunun karşılığında işverenin de bir edim üstlenmiş olması gerekir. Kanun'da bu yorumun aksinin kabulünü gerektirecek hiç bir hüküm yoktur. TBK'nın 393 ilâ 447. maddelerinin tamamı hizmet sözleşmelerini düzenleyen maddelerdir. Sözleşmedeki bir hükmün, sözleşme sona erdikten sonra hüküm ifade edecek olması, o hükmün sözleşmenin bir maddesi olmadığı, başka bir sözleşme olduğu anlamına gelmez. ... Taraflar arasındaki rekabet yasağı içeren sözleşme 446. maddedeki yasal sınırlar içinde geçerli bir anlaşma olsa bile, buna bağlanan tek taraflı ceza koşulu hükümsüz olur. Buradaki hükümsüzlük, TBK'nın 27/2. maddesi anlamında kısmî hükümsüzlüktür. Yani, hizmet sözleşmesi ve rekabet yasağı anlaşması geçerli olacak, sadece tek taraflı ceza koşulu içeren sözleşme maddeleri hükümsüz olacaktır. Bu durumda, işveren, rekabet yasağını ihlal eden işçiden ceza koşulunu isteyemeyecektir. ...'' gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekilinin 18.11.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile yargılama aşamalarındaki yazılı ve sözlü beyanları tekrarla ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, çelişkili ve hatalı olduğunu, davalının çalıştığı bölümün davacının önemli bilgilerine erişim yetkisi sağlayan bölüm olmadığı tespitinin hukuken hatalı olduğunu, TBK ve taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiğini, davalının müvekkili bünyesinde kalıp tedarik sürecini ve montaj hatlarının oluşturulma işini yönettiğini, tasarımdan üretime kadar tüm işleyişe vakıf olduğunu, davalının rakip firmada çalışmakla müvekkili şirketin üretim sırlarına, gizli ve teknik bilgilerine vakıf olması nedeni ile zararlarına neden olabileceğini, bilirkişinin soyut değerlendirmelerde bulunduğunu, emsal yargı kararlarına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin rekabet yasağının iş akdinin feshi ile sona erip ermediği bakımından tek taraflı cezai şarta ilişkin tespitlerinin hukuka aykırı olduğunu, emsal Yargıtay HGK kararı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekilinin 11.12.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinafa cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve yargılama aşamalarındaki yazılı ve sözlü beyanlarını tekrarla davacının davalı şirkete ait müşteri çevresini kullandığını veya zararını ispat edemediğini, bilir kişi raporunun hukuka uygun olduğunu, rekabet etmeme yükümlülüğünü hiç bir zaman ihlal etmediğini, ......... biriminde hiç çalışmadığını, gizlilik ve rekabet sözleşmesinin baskı ile imzalatıldığını, sözleşmede tek taraflı cezai şart düzenlenemeyeceğini beyanla davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>DELİLLER : .......  Asliye Ticaret Mahkemesi 10.10.2024 tarihli .........  Esas- ......... Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/ olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir : <br>Dava; taraflar arasında mevcut hizmet sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle davacı- işverenin davalı işçinin haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiği iddiası ile<br> 122.367,10-TL cezai şart alacağı, yasal faiz ve takip fer'ilerini tahsil amacıyla başlattığı ......... İcra Dairesi'nin .........  Esas sayılı takipte ödeme emrine vaki davalı itirazının iptali istemine ilişkin alacağın varlığı ve varsa miktarına dairdir.  <br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir. <br>TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. <br>6100 sayılı HMK m.266, 279, 281 uyarınca; bilirkişi raporu çözümü özel ve teknik değerlendirme, uzmanlığı gerektiren hususlarda iddia- savunma ile toplanan bilgi- belge ve delillere uygun olacak nitelikte alınır. Bunun dışında raporda açıklama yapılması, hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerin yapılması yasaktır. Rapora itiraz, belirsiz ve eksik olan teknik hususlar için açıklama yapılmasını istemektir. Bunun yanı sıra bilir kişi raporunun denetimi re'sen gözetilecek nedenlerle hakim tarafından da yapılır. Eğer taraf itirazı yerinde görülürse veya raporda hakim tarafından re'sen eksiklik ve/ veya belirsizlik saptanırsa açıklama yapılması amacıyla ya ek rapor alınması ya da yeni bilirkişi raporu alınması cihetine gidilir. Raporun denetimi hakim tarafından yapılmakla birlikte<br> belirsizlik ve/ veya eksiklik bulunmuyorsa ya da hukuki bilgi ile çözümlenmesi gereken hususlarda açıklama yapılması bekleniyorsa, çözüm hukuki bilgi ile giderilebilecek nitelikte ise, itiraz yerinde bulunmayabilir. Zaten hukuki konularda bilirkişiye başvurulması da yasaktır. Bilirkişi raporuna karşı beyanlar ve itirazlar birlikte değerlendirildiğinde açıklanan hususlar gözetildiğinde iddia- savunma- toplanan bilgi, belge, deliller ile itirazların raporda ve gerekçeli kararda karşılandığı saptanmıştır.  Mahkemece bilirkişi raporuna atıfta bulunularak hüküm kurulmuş raporun hangi nedenle hangi kısmının neden üstün tutulduğu karar yerinde tartışılmıştır. Mahkeme hukuki yorum ile nihai sonuca doğru bir şekilde varmıştır. <br>Eldeki davada, sözleşmede işçinin rekabetinin coğrafi alan olarak sınırlandırıldığı, rekabet yasağının iki yıldan fazla olamayacağının düzenlendiği ve sözleşmenin davalının çalıştığı ......./....... ili için iki yıl süreyle geçerli olacağı belirlenmiş, davalının davacıya ait iş yerinde ......  ...... ve  ........ yöneticisi olarak çalıştığı, işten ayrıldıktan sonra benzer alanda faaliyette bulunan dava dışı şirkette ise kalite müdürü çalışmaya başladığı, işçinin çalıştığı işlerin ve pozisyonların ise benzer olmadığı, davalının TBK'nın  444. maddesinde düzenlenen ve işverene zarar verebilecek her hangi bir eyleminin bulunmadığı, davacının ürünleri, müşteri çevresi, ürün tedarikçilerine ilişkin bilgilerin kullanıldığının somut olarak kanıtlanmadığı, davalının, davacıya önemli bir zarar verme tehlikesinin<br> bulunduğunun kanıtlanmadığı, davacının satışlarında azalmayı da kanıtlayamadığı ayrıca sabit bulunmuş, neticeten davacı alacağının varlığını ve miktarını ispatlayamamıştır. Sözleşmede cezai şarta ilişkin hüküm yönünden kanuna aykırılık olmamakla sözleşme iş bu anlamda bu hüküm yönünden geçerli olup içerik ve şekle göre geçersizliğin ileri sürümesi mümkün değildir. Mahkemece sadece kısmi hükümsüzlük hali açıklanmış/ tanımlanmış ancak gerekçede kısmi hükümsüzlük nedeni ile davanın reddine karar verilmediği de belirlenmiştir, bu yönden de davacı istinafı yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin ret hükmü isabetli bulunmuştur. <br>İstinaf incelemesine konu karar başlığında; mahkemenin adının altına \"3 NOLU KALEM\" ibaresinin yazılacağına ilişkin HMK'da hüküm bulunmaması karşısında anılan ibarenin yer alması ve ayrıca; davacı ve davacı vekili adresleri ile gerekçeli karar yazım tarihinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; dosya kapsamına göre kararın dayandığı bilgi - belge ve delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlerde isabetsizlik bulunmaması, davacının takip ve davaya konu alacağının varlığını ve  alacağının miktarını ispatlayamaması, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmaması, HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>1-)Davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-)İstinaf  kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına,<br>3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-)Artan avansların ilk derece mahkemesince HMK m.333'e uygun iadesine,  <br>7-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t\t\t<br>İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362. maddesi uyarınca oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 25/12/2024<br><br><br><br>Başkan<br>e-imzalı<br><br>Üye<br>e-imzalı<br><br>Üye<br>e-imzalı<br><br>Katip<br>e-imzalı<br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4031ad2f5da62b7a","SID":"18c097c4bf5d8733"}}