{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2250 - 2024/1545<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2250 <br>KARAR NO\t: 2024/1545<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/519 Esas 2022/535 Karar<br><br>ASIL DAVA DOSYASINDA;<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 06/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/12/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 19.06.2022 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın benzin istasyonunda dolum yaparken geri geri gelmesi esnasında davacıya çarptığını, davacının aracın tampon kısmıyla benzin dolum istasyonu koruma demiri arasına sıkışması sonucu yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 70.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminat talebini 52.501,24 TL'ye artırmıştır.<br>Birleştirilen dava dosyasında  davacı vekili, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 202/519E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla dava dilekçesinde talepte bulunulmayan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat kalemlerine ilişkin hesaplama yapıldığını belirterek 10.086,48 TL geçici iş göremezlik, 2.558,40 TL bakıcı gideri olmak üzere 12.644,88TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili trafik kazası tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını ve usulüne uygun hazırlanmadığını, davalının istasyona yakıt almak için geldiğini, akaryakıt görevlisinin hortum yetişmediğini söylediğini, bu nedenle davalıya geri geri gelmesi komutu verdiğini, davalının bu komuta uyduğunu, bu nedenle tespit tutanağında verilen kusur oranının gerçeklikten uzak ve hatalı olduğunu, hukuk mahkemesinin ceza kararı ile bağlı olmadığını, olaydan sonra davalının davacı ve ailesine geçmiş olsun maksadıyla ziyarete gittiğini, herhangi bir ihtiyaçlarının ve taleplerinin olup olmadığını sorduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının davadan önce Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri davalı sigorta şirketine ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davacının talebi olan geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi bakıcı gideri trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, kazanın davacının benzinlikte çalıştığı sırada meydana geldiğini, güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca kesintisiz maaş alıp almadığının tespit edilmesini, geçici iş göremezlik süresinde kesintisiz olarak gelir elde etmeye devam ettiğinin tespiti halinde davanın reddini, SGK tarafından iş kazası kapsamında geçici iş göremezlik ödemesi yapılan ödemelerin tespit edilerek tazminattan tenzil edilmesini, sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olduğundan geçici iş göremezlik, geçici bakıcı giderleri bakımından SGK’nın sorumlu olduğunu, ceza dosyasının celbi gerektiğini, davalı sigorta şirketine usulüne uygun geçerli belgelerle başvuru yapılmadığından davalının temerrüde düşmediğini, davacının faize ilişkin talebi kabul edilebilir olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu,  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen rapora göre davacı hakkında sürekli maluliyet oranının %4 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği ve bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, dosyaya sunulan maaş bordrolarına göre davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücretin üzerinde gelirinin bulunduğu, SGK yazı cevabı, TRH-2010 yaşam tablosuna göre aldırılan aktüer bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesinde belirtilen miktarlara göre davacının davalılardan asıl dava için 52.501,24 TL sürekli iş göremezlik, birleşen dava için 5.939,81 TL geçici iş göremezlik ve 2.558,40 TL bakıcı giderinden kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunabileceği, geçici işgöremezlik tazminatının davacının kaza tarihi sonrası 3 aylık dönemde yapmış olduğu çalışmanın dışlında hesaplama yapıldığı, davacı tarafın dava öncesi sigorta şirketine yapılan başvurusu nedeniyle 03.02.2020 tarihi itibarıyla davalıyı temerrüde düşürdüğü, diğer davalının haksız fiil tarihi itibariyle temerrüt halinin oluştuğu, sigortalı aracın cinsi ve kullanım amacı gereği tespit edilen temerrüt tarihlerinden itibaren talep gibi yasal faiz işletileceği, maddi tazminat talebi bakımından asıl davanın kabulü, birleşen davanın ise kısmen kabulü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, kazaya karışan tarafların kusur durumu ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücünün gözönünde bulundurulduğu belirtilerek asıl davanın kısmen kabulü ile 52.501,24 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı ... yönünden 19.06.2019 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 03.02.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 19.06.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/83 esas sayılı) kısmen kabulü ile; 5.939,81 TL geçici işgöremezlikten ve 2.558,40 TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 8.498,21 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 19.06.2019 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 03.02.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, davalının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu tespiti karşısında davacı lehine hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın oldukça düşük kaldığını, davalı sürücünün kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelen trafik kazasında davacının Adli Tıp Uzmanı Raporuna göre basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde 2 (İki) orta derecede etkilediğini, davacının olay sırasında herhangi bir kusurunun bulunmaması ve davalının kusurlu eylemleri dikkate alınarak Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi ile Yargıtay kararlarındaki görüşlere uygun miktarlarda ve kusur durumları ile tarafların sosyal ve ekonomik düzeylerine göre, ayrıca maddi tazminat hesaplarındaki yetersiz ve kısıtlı kurallar yüzünden tatmin edici bir sonuç alınamaması nedeniyle manevi tazminatın telafi edici ve caydırıcı unsurları da gözetilerek davacı için toplam 70.000,00 TL olacak şekilde talep edilen manevi tazminatın 10.000,00 TL olarak kabulünün isabetli olmadığını, istenilen tazminatın paranın alım gücünün azalması, enflasyon gibi dış etkenler hususları hep birlikte değerlendirildiğinde çok yüksek olmadığını, zenginleşme aracı olamayacağını, istenilen manevi tazminatın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>Davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, trafik kazası tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, pompa görevlisinin benzin hortumunun yetişmeyeceğini söylediğini ve geri geri gelmesi komutunu verdiğini, davalının davacının komutuna uyduğunu, davacının da olayda kusuru bulunduğunu, trafik kaza tespit tutanağının Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 21.03.2012 tarihinde değiştirilen Trafik Kazalarına İlişkin İşlemler kenar başlıklı 156. Maddesine uygun düzenlenmediğini, mahkemece yapılan yargılamada, kusur durumuna ilişkin değerlendirme yapılma yönündeki itirazları ile davacı hakkında adli tıptan aldırılan raporda maluliyete karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının yaşanılan hadisede tam kusurlu olmadığı aşikar iken yapılan yargılamada bu yönde değerlendirme yapılması için dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini, ATK raporuna karşı itirazı doğrultusunda da dosyanın yeniden Adli Tıp Üst Kurulu'na sevki gerekirken yeni rapor alınmadan karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, kusur değerlendirmesi hatalı olduğundan, kusur ile doğrudan bağlantılı olan tazminat miktarı değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, tazminat tutarının fahiş olduğunu, olaydan sonra davalının, davacı ve ailesine geçmiş olsun maksadıyla ziyarete gittiğini, şikayetlerini geri alacaklarını söylediklerini, sözlerine riayet etmediklerini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür. <br>Davalı sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tazminat hesaplamasının TRH 2010, %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda hesaplama hatası yapıldığını, kişinin 31.12.2016 tarihinde emekli olacağı kabul edildiğini ancak 60 yaşında yani 01.01.2026 tarihinde emekli olacağı kabulü ile çalışıldığını, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kişinin aktif dönem geliri, 2019/1. dönem beyan ücreti ile net asgari ücret oranlanarak 1,56 katsayısı elde edilip, dönemlere ait net asgari ücretler bu katsayı ile çarpılarak hesaplama yapıldığını, işleyecek aktif dönemde yıllık net 79.623,65 TL kullanıldığını, oysa ki kişinin aktif dönem geliri, beyan edilen 2020/1. dönem aylık ortalama net gelirinin, dönemsellik ilkesi esasınca asgari ücret artış oranları ile rapor tarihine güncellenerek çalışıldığını, bu hususta işleyecek aktif dönemde yıllık net 58.101,90 TL kullanıldığını, uyuşmazlığın iş kazası olması nedeniyle davacının SGK'ya başvuru yapıp yapmadığının araştırılmasını, gelir bağlanmış olması halinde, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesini, başvuru yapılmamış olması halinde kuruma müracaat için süre verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Asıl dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat, birleştirilen dava ise geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 19.06.2022 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın geri manevrası sırasında akaryakıt dolum istasyonunda yaya olarak bulunan davacıya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu belirtilerek asıl davada sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat, birleştirilen davada geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalılar dava konusu kaza nedeniyle davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tam olarak tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir. <br>Dosya içeriğinden, davacının kaza tarihinde özel bir şirkette çalıştığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının kaza dönemi itibariyle 2019/Nisan-Mayıs-Haziran aylık net kazancının 3.370,63 TL olduğu, bu tutarın 2019 yılı net asgari ücretin 1,56 katına isabet ettiği belirtilerek net asgari ücretin 1.56 katı üzerinden geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının dosyaya ibrazının sağlanması, kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra   geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda gerekli araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.<br>Davacının geçici iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği zarar, çalışmakta olduğu işini yapamaması nedeniyle uğradığı kazanç kayıpları olup, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik dönemi için tazminat ödendiğinin anlaşılması ve  bu ödenen tazminatın zarar sorumlularına rücu edilebilecek zararlardan olması halinde zarar görenin aynı zarar için iki kez ödeme alması  sebepsiz zenginleşmesine neden olacağından  ödenen miktarın davacının zararından mahsup edilmesi gerekir. <br>Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplamada SGK kaydına göre  çalıştığı günler için hesaplama yapıldığının belirtildiği,  ancak rapor denetime uygun olmadığından  davacıya SGK tarafından  ödenen geçici iş göremezlik tazminatının mahsup edilip edilmediği belirlenemediğinden davacının SGK'dan tahsil ettiği bedelin mahsup edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  yazılı şekilde yetersiz ve denetime uygun olmayan rapora göre karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının geçici iş göremezlik döneminde SGK tarafından yapılan ödemelerin de dikkate alınması, tüm maaş bordroları getirtilerek işlemiş dönem gerçek geliri belirlenerek aktüerya konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Taraflarca tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2022/11522 esasına yatırılan 110.532,38 TL nakit tutarlı teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eafaa04bb6d8e71c","SID":"7498fedbe394f12c"}}