{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1793 <br>KARAR NO: 2024/1853<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 11.07.2024<br>NUMARASI: 2023/688 Esas - 2024/567 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı) <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğunu davacının bu ilişkiden dolayı bakiye alacağı olması sebebi ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında davalı şirkete kesilen faturalara dayanılarak takip başlatıldığını, ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlığın ana kısmının davalının satın almış olduğu mal ve hizmetler karşılığını kesilen faturalar ile davalıya ait cari hesaplardan doğan borcunu ödememesinden dolayı doğmuş olduğunu, davalı şirketin davacı şirketten, yapmış olduğu ticari alımlar karşılığında, davalı şirkete 21.03.2023 tarih ... nolu, 04.05.2023 tarih ... no.lu ve 04.05.2023 tarih, ... no.lu faturalar kesilmiş olup davalı şirketin söz konusu faturalardan doğan borcunun bulunduğunu, davalı şirketin kesilen faturalardan bakiye borcundan dolayı davacı şirketin 1.967,65 EUR ve 472,00 USD bakiye alacağı bulunduğunu, davalı şirketin, davacı şirketten yapmış olduğu ticari alımlar nedeniyle doğan ve muaccel olan borcun ödenmesi için 28.07.2023 tarihinde mail yoluyla ihtarname keşide edilmiş  olduğunu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edildiği, davalının dosya kapsamında cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamına göre;  davacının  davalıya verdiği  mal/hizmet satışına istinaden fatura düzenlediği, yapılan bilirkişi incelemesine davalının ibraz ettiği 2023 yılı  ticari defter ve kayıtlarına göre davacı açık hesabından takip tarihi itibariyle 472,00 USD ve 1.967,65 EUR karşılığı 50.900,60 TL tutarında davacı şirkete borçlu gözüktüğü belirlenmiş, davacı yanca dava dilekçesinde delil olarak davalı ticari defter ve kayıtlarına da dayanıldığından davalı kayıtları hükme esas alınarak  davacının davalıdan  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu bakiyeler yönünden alacaklı olduğu, davacının bu alacağının tahsili için başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından, itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş alacak yargılama gerektirdiği... \" gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra inkâr tazminatı talebinin ise reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İİK’nın 67/2.maddesine göre itirazın iptali davasında itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceğini, burada amacın borçlunun borcunu inkâr etmesini önlemek olduğunu, mevcut dosyaya bakıldığında  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılmış bir takip olduğunu, takibe yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, davacı müvekkili tarafından süresinde dava açıldığını ve dava dilekçesinde icra inkâr tazminatının talep edildiğini, tarafların tacir olması sebebiyle ticari defterler de göz önünde bulundurulduğunda alacağın likit olduğunu ve bunun davalının ticari defterinden tespitinin de açıkça mümkün olduğunu, böylece yani icra inkar tazminatına ilişkin tüm şartların oluştuğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın icra inkâr tazminatı bakımından düzeltilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra  inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı faturaya dayalı açık hesap alacak bakiyesinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız yöneltilen itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. İlk derece mahkemesince taraf ticari defter ve kayıtları da inceletilmek suretiyle alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler uyarınca yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Öncelikle dosya kapsamında kararın davalı yanca istinaf edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili ise kabul kararı kapsamında inkâr tazminatına da karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile inkâr tazminatı isteminin reddinin doğru olmadığını ileri sürerek kararı  istinaf etmiştir. Bu durumda, davacının alacağının varlığı ve miktarı ihtilafsız olup bu husus davalı tarafından istinaf nedeni yapılmamıştır. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davacının alacağının likit olup olmadığı ve davacı bakımından İİK'nın 67-2.maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Davacının alacağının ticari satıma ilişkin faturaya dayalı olduğu, alacağın davalı tarafından bilinebilir ve dolayısıyla likit alacak olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, likit alacağa haksız olarak itiraz edildiği sabit olmakla, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmetmek için gerekli şartların mevcut olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinini istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinini istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı ilamsız icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca takip konusu alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 14.226,61 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 4.801,06 TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 1.214,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.586,28 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 1.214,78 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından harç dışında yapılan  3.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan  30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-İstinaf aşamasından harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 1.169,40 TL istinaf başvuru harç gideri ile 258,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.427,40 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  12.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84ea67228111d920","SID":"2a8b6b1f811103b6"}}