{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t                       T.C.<br>\t                    BURSA\t\t\t\"Türk Milleti Adına\"<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t       KARAR\t\t <br>Esas No\t: 2019 <br>Karar No\t: 2019<br><br>Hakim \t: <br>Katip\t: <br><br>Davacı\t: <br>Vekili\t: Av. <br>Davalı\t: <br>Vekili\t: Av. <br>Dava\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Dava Tarihi\t: 18/05/2016<br>Karar Tarihi\t: 22/11/2019<br>Kararın Yazım Tarihi                       : 22/12/2019<br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 10000000020 nolu abonesi üzerinde davalı şirketten  elektrik enerjisi satın aldığını, davalıca tahakkuk ettirilen faturalarda tüketim bedeli karşılığı olmayan kayıp- kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli , dağıtım bedeli adı altında  haksız ve hukuka aykırı tahsilatlar yapıldığını belirterek, KDV'leri  ile birlikte 50.000,00 TL 'nin fatura ödeme tarihlerinden itibaren hesap edilecek değişen oranlarda ticari  faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davanın Danıştay'da açılabileceğini belirterek görev yönünden itirazda bulunmuş, esasa yönelik itirazlarında ise ;  6446 Sayılı ve 4628 Sayılı Kanunlar ile EPDK kararları ve Elektrik Mevzuatı gereğince kayıp kaçak bedeli tahsil edilmiş olduğundan; davanın esas yönden de reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>Davacı şirket, davalı şirketin elektrik enerjisi tedarikçisi olup,  davalının   abonesi olduğu, davalıdan satın alınan enerji bedeline karşılık düzenlenen faturalar içerisinde, kayıp- kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli , dağıtım bedeli adı altında, davalı tarafından  haksız ve hukuka aykırı tahsilatlar yapıldığı iddiasıyla, davacı vekili tarafından  50.000,00-TL'nin davalıdan tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>Yapılan yargılama sonucu mahkememizin 16.03.2017 tarihli ... esas-... karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM'a gönderildiği, İstanbul BAM 3.HD'nin 2017/768 esas-2017/652 karar sayılı kararı ile, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği bu kez kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 3.HD'nin 09.05.2019 tarihli 2017/15539 esas-2019/4315 karar sayılı ilamı ile özetle;''... 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası  Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 10. bend ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.Bu aşamada, davanın konusuz kalması hakkında genel açıklama yapılmasında yarar görülmüştür.İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.Yapılan bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık değerlendirildiğinde; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla, geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır.Bu noktada, mahkemece; HMK'nun 331/1. maddesi uyarınca, konusuz kalan dava hakkında yargılamaya devam edilerek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tesbit edilmeli ve o tarafın yargılama giderlerine (bu bağlamda vekalet ücretine de) mahkum edilmesi gerekir.Eldeki davada; davacı, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Eş söyleyişle, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince, yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişiklikleri nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve bu giderlere dahil olan maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir...''  gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmış, yeniden bir değerlendirme yapılmak üzere dosya mahkememizin ... esasına kaydedilmiş, 2 nolu celsede usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişiklikleri nedeni ile konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile artan 809,48 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, <br>5-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 1.092,30 TL yargılama gideri ve 887,38 TL  harcın ( dava açılış aşamasında alınmış olan peşin, başvuru, vekalet harcı toplamı) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725 TL maktu vekalet ücertinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Kullanılmayan  gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine,<br>8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>Dair,  davacı vekilinin  yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere  karar verildi. 22/11/2019<br><br>Katip<br>    ¸e-imzalıdır.        <br> <br> <br>Hakim <br>   ¸e-imzalıdır.        <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d4d0ab72384cf34","SID":"5f1c65d543537155"}}