{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 23/06/2022<br>Dava Türü: Asıl dava - İtirazın İptali (Antalya Genel İcra ... Esas, Eski Esas Antalya 3. İcra ... Esas) / Karşı dava - Alacak ve Tazminat (Eser Sözleşmesi)<br>Karar Yazım T: 24/12/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacı tarafından davalıya sunulan hizmet karşılığında düzenlenen faturanın, davalının babası ... tarafından teslim alındığını, fatura bedelinin kısmen ödenmesi nedeniyle, ödeme yapılmayan miktar yönünden başlatılan icra takibinin, davalının herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı cevabında ve açtığı karşı davasında, fatura üzerinde herhangi bir kısmi ödeme açıklaması olmadığını, davacının yapmış olduğu hizmeti kusurlu olarak tamamladığını, kendisine yasal sürede ayıp ihbarı yapıldığını ve ayıp oranında indirime gidilerek karşılıklı uzlaşı sağlanıldığını, davacının bu faturayı her zamankinden farklı olarak kendisi yerine 67 yaşındaki babasına teslim ettiğini, faturanın muhasebe kayıtlarına işlendiğini öğrendiğinde, 8 günlük yasal itiraz süresinin geçtiğini belirterek, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, karşı dava yönünden ise iş yerinin ana girişinde resepsiyon olarak faaliyet gösterecek olan yaklaşık 20 m2 genişliğindeki bir alanın alüminyum doğrama ile kapatılması için 9.000,00 TL iş bedeli üzerinden karşı davalıyla anlaştıklarını, karşı davalıya 5.200,00 TL peşin ödeme yaptığını, yaptırılan delil tespitinde alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, anlaşmaya aykırı şekilde ve ayıplı olarak yapılan imalatlar nedeniyle, iş yerinin vitrini olan resepsiyonun çirkin görünmesine sebep olunduğunu, karşı davalıya iki kez ayıp ihbarında bulunması üzerine karşı, davalının kalan 3.750,00 TL alacağından feragat ettiğini bildirdiğini ve kabulü mümkün olmayan ön kısımdaki sürgülü pencereleri de zaman içinde düzelteceğinin sözünü verdiğini, kendisinin de bu teklifi kabul ettiğini belirterek, karşı davasının kabulü ile sözleşmenin iptal edilerek 5.200,00 TL fatura bedelinin yasal faiziyle birlikte tarafına iadesine, 2018 yılı Haziran ayından günümüze dolar/euro bazında artış gösteren malzeme ve işçilik fiyat farkı karşılığı 3.000,00 TL proje tutarının tarafına iadesine, TBK 227.maddesi gereğince 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine, delil tespiti için ödediği 914,00 TL bilirkişi masrafının da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>Karşı davalı cevabında, yapılan işin ayıplı olduğu beyanlarının doğru olmadığını, yapılan işin karşı davacının isteği doğrultusunda yapıldığını ve onun tarafından onaylandığını, alıcının yasal süre içerisinde ayıbı satıcıya bildirilmesi gerektiğini, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılacağını, karşı davacının dava konusu işlerin yapımına önce onay verip kabul etmesinden sonra borcu ödemekten kaçınma amacıyla ayıplı olduğunu beyan etmesinin hakka, hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, süresi içinde ayıp bildiriminde bulunulmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, öncelikle taraflar arasında yazılı bir anlaşma olmadığından yapılan işin bedelinin piyasa rayiçlerine göre bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, bilirkişi bedelin 7.000,00 TL olduğunu beyan etmiş ise de, davalı cevap dilekçesinde davacının iddiasında belirttiği üzere 9.000,00 TL üzerinden anlaşma yapıldığını ikrar etmiş olmakla, bu tutarın sözleşme bedeli olduğunun kabul edildiği, davalı yan yapılan yargılamada aldırılan bilirkişi raporu, taraflar arasında geçen mesajlaşmalar nazara alındığında, davacının 17/05/2018 tarihli yazışmada camların karalajlı olacağını taahhüt ettiği, anlaşmaya aykırı şekilde imalat yaptığının kabul edildiği, buna göre ve bilirkişi raporunda yapılan diğer ayıp tespitlerine göre davalının ayıp savunmasının ispatlandığı kabul edilmiş ise de, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve tanık beyanları dikkate alındığında, tarafların bu işin ayıplı şekilde ifasından sonra başka bir iş için yeniden anlaştığı, mesaj içeriğinde davacının benim 9.000,00 TL'lik işten kaç TL zararım oldu, önceki iş gibi sonra para kesilmesin şeklinde mesaj yazdığı, bu yazımların cevap dilekçesinde davalının savunmasında ayıplı işler için davacının 9.000,00 TL olarak anlaştığımız işi 5.200,00 TL'ye düşürdü şeklindeki savunması ile örtüştüğü, davacının 14/04/2022 tarihli duruşmadaki beyanlarında bu mesajları, esasen iş 11.000,00 TL iken 9000,00 TL'ye razı olması ile ilgili gönderildiğini savunmasına karşın, bilirkişi raporundaki işin rayiç değerinin 7.000,00 TL olarak belirlenmesi, davacının mesajlarında açıkça işin 9,000,00 TL olduğunu belirtmesi, ...'nın ifadesinde aralarındaki anlaşmazlıktan sonra, davacının davalının kısmi ödemeye razı olduğuna ilişkin beyanları ve aralarında esasen dava konusu imalattan sonra yapılan imalat bedeli ile ilgili uyuşmazlık çıktığına ilişkin anlatımları nazara alındığında samimi görülmediği, bu nedenle tarafların ayıplı imalattan sonra seçimlik haklardan bedelde indirim hakkını kullandığı, davacının bu işten bakiye alacağı bulunmadığı kabulüne göre, davanın reddine karar vermek gerektiği, karşı dava yönünden ayıp nedeniyle seçimlik hakkın bir kez kullanılmakla tükendiği, karşı davacının artık bir başka seçimlik hak olan sözleşmeden dönme ve ödediği bedel iadesini isteyemeyeceği kabul edilerek, davasının reddine karar vermek gerektiği, ayrıca karşı davacının maddi tazminat istemi yönünden kusur zarar ve illiyet bağını kanıtlamakla mükellef olduğu, 50.000,00 TL zararını ve bu zararın davacının ayıplı ifasından kaynakladığına dair somut delil sunmadığı nazara alınarak, bu talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden; davanın reddine, davalı/karşı davacının kötü niyet tazminatının reddine, birleşen dava yönünden; davalı/karşı davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı/ karşı davalı vekili, HMK nun öngördüğü yargılama aşamalarına uyulmadığı, usulüne uygun bir ön inceleme duruşması yapılmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, yargılamaya hakim olan ilkelere uygun davranılmadığı, davacı tarafın dayanmadığı delillere mahkemenin dayandığı, kararın gerekçesiz olduğu ve gerekçenin çelişkili olduğu, taraflar arasında eşitliğin gözetilmediği, gereği gibi yapılan davalıya teslim edildiği, faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsil edilemediği, yapılan işin ayıplı olduğu beyanlarının doğru olmadığı, davalı tarafından süresi içerisinde ayıp bildirimi yapılmadığı, bilirkişi raporunun maddi gerçeği yansıtmayıp, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, kararın hak ve adalete aykırı olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı/ karşı davacı vekili, davalı karşı davacının 2020 yılında tacir sıfatına geçtiği, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, reddedilen dava yönünden davacı karşı davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği,  TBK 227.maddesine göre alıcının seçim hakkını kullanmasının tazminat isteme hakkını ortadan kaldırmadığı, bilirkişi raporuyla kusurlara sebebiyet verdiği belirlenen karşı davalının, iş yerinin vitrinini oluşturan resepsiyon alanında çirkin bir görüntü oluşturduğu, bu durumun iş yerinin itibarı yönünden değer kaybına neden olduğu, sırf zararın somut delille ispatlanamadığı gerekçesiyle, tazminat talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, karşı davalı ile anlaşarak bir seçimlik hakkının kullanılmasının söz konusu olmadığı, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Asıl dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davası, karşı dava ise, ayıplı ifa nedeniyle alacak ve tazminat davasıdır. Asıl dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı/ karşı davalı yüklenici, davalı/ karşı davacı ise iş sahibidir. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.HMK 341. maddesine göre, HMK ek-1 maddesi uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi tutulan ve karar tarihi itibariyle, miktar veya değeri 8.000,00 Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesindir.<br>Alacak davalarında istinaf (kesinlik) sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı (asıl talep) nazara alınır: faiz, icra tazminatı (İİK m. 67, m. 69., m. 72) ve (ihtarname, delil tespiti ve yargılama giderleri gibi) giderler hesaba katılmaz. Bu hususta dikkate alındığında, somut olayda, asıl dava yönünden taraf vekillerince istinafa konu yapılan kısmın, 8.000,00 TL'lik yasal istinaf sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. <br>01/06/1990 gün ve ... Esas ... Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da dikkate alınarak, kesin nitelikte bulunan kararın istinaf kabiliyetinin bulunmaması hususu dikkate alınarak, yerel mahkemece asıl davada verilen karar yönünden taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar vermek yerine, dosyanın İstinaf Mahkemesine gönderilmesi nedeniyle HMK'nun 346. maddesine göre doğrudan istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilen asıl davada verilen kararda istinaf sebebi yapılan 3.800,00 TL miktar itibariyle istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı, kesin nitelikte bulunduğu görülmekle, istinaf dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>3.2.Karşı dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde ise, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı/ karşı davacı vekilinin karşı davada verilen karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)Taraf vekillerinin asıl davada verilen karara yönelik istinaf dilekçelerinin REDDİNE, <br>2)Davalı/ karşı davacı vekilinin, karşı davada verilen karara yönelik istinaf başvurunun ESASTAN REDDİNE,<br>3)Asıl dava yönünden davacıdan alınan peşin harcın isteği halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>4)Karşı dava yönünden karşı davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>5)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24/12/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ada75e0d5bf96975","SID":"e4c3942862fafbd4"}}