{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3.HUKUK DAİRESİ <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2024<br>DAVANIN KONUSU: İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTİNAF TALEP TARİHİ: 28/10/2024<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/12/2024<br>KARARIN YAZIM TARİHİ: 13/12/2024  <br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davacıya 18/09/2024 tarihli 309.895,30 TL tutarında ve aynı tarihli 503.178,68 TL tutarında iki adet kaçak elektrik cezası kesildiğini, söz konusu kesilen cezaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının iş yerinde elektrik kesintisinin olmaması için talepte bulunmak zorunda kaldıklarını belirterek, cezanın tahakkuk ettirildiği adresteki elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İTİRAZ : Karşı taraf vekili  itiraz dilekçesinde özetle;  talep edenin kaçak elektrik kullandığının düzenlenen tutanaklar ile sabit olduğunu, talep edenin bu tutanakların aksini ispatlaması gerektiği halde buna dair  dosyaya delil sunmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/1-ç maddesi uyarınca kaçak elektrik kullanılması durumunda enerjinin kesilmesinin gerektiğini, elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının açıkça mevzuata aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir. <br>YEREL MAHKEME KARARI  : Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş-... D.İş karar sayılı 21/10/2024 tarihli kararı ile; \"ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine\" şeklinde  karar  verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili istinaf dilekçesi ile; talep edenin kaçak elektrik kullanma şeklindeki eyleminin haksız fiil niteliğinde olup, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğini,  talep edenin kaçak elektrik kullandığının tutanak ile tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/1-ç maddesi uyarınca kaçak elektrik kullanılması durumunda enerjinin kesilmesinin gerektiğini, elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının açıkça mevzuata aykırı olduğunu, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayılacaklarının Yargıtay kararlarında belirlendiğini, talep edenin tutanakların aksini ispatlayacak dosyaya delil sunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin  kararının ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; <br>Talep ; ihtiyati tedbir istemlidir. <br>Talep eden vekili;  talep edenin iş yerinde kaçak elektrik kullandığından bahisle iki ayrı fatura ile kaçak elektrik cezası tahakkuk ettirildiğini, işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek  talep edenin iş yerindeki elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş, ilk derece mahkemesince 25/09/2024 tarihli karar ile ihtiyati tedbir isteminin fatura bedellerinin %20'sine  tekabül eden teminat karşılığında kabulüne ve talep edenin elektriğinin kesilmesinin engellenmesine karar verilmiş, karşı taraf vekilince ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine  duruşma açılarak 21/10/2024 tarihli ara karar ile \" ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine\" karar verilmiş, karar süresi içerisinde karşı taraf vekilince istinaf edilmiştir. <br>6100 sayılı HMK.394/2 maddesi uyarınca;esas hakkında dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbire karşı itiraz hakkında bu davaya bakan mahkemece karar verilir.<br>Uyap sistem dahilinde yapılan incelemede;ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire hükmedilmesinden sonra 04/10/2024 tarihinde Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E.sayılı dosyası ile asıl davanın açıldığı  anlaşılmaktadır. Dolayısıyla itirazın değerlendirildiği 21/10/2024 tarihi itibariyle esas hakkında davanın açılmış olması karşısında asıl davanın görüldüğü esas dosyası üzerinden itirazın değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken D.iş dosyası üzerinden itiraz hakkında  karar verilmesi doğru değil ise de  neticeten asıl davaya bakan mahkemece itiraz hakkında karar verildiğinden, bu husus sonuca etkili görülmemiştir. <br>HMK’ nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenerek ihtiyati tedbir kurumu açıklanmıştır. <br>6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen  ihtiyati tedbir  hukuki müsessesi ile davanın açılması ve hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir. \t<br>Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbir kararının kabulü veya reddi ,bir kısım genel ilkeler konulmak suretiyle , hakimin takdirine  bırakılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir halin veyahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, esas dava ile elde edilmek istenilen  hukuki yararın  tedbir talebi ile sağlanmaya çalışılması durumunun söz konusu olmadığı, tedbir kararının ve takdir edilen teminat tutarının  6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerindeki  düzenlemelere  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu , karşı tarafın tedbir kararına  itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen kararda bu anlamda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından  karşı taraf vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar  vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,  artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi. 13/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ec8da955bb84d02","SID":"92640392372bf837"}}