{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1694 <br>KARAR NO: 2024/1856<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 09.10.2024<br>NUMARASI: 2024/775 Esas - 2024/128 Karar <br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  03.10.2024 tarihinde, yeni muhasebe firmasına teslim etmek üzere...'dan defterler ile tüm evraklar talep edildiğinde kendisinin cevaben iş yerinin bulunduğu ... Mah. ... Cad. No:.. Küçükçekmece İstanbul adresindeki binanın  çöktüğünü, müvekkilinki dahil pek çok firmanın tüm defter ve evraklarının zayi olduğunu belirterek, beyanlarını teyit eden, ... Daire Başkanlığı'nın itfaiye olay raporunu ve de listeyi whatsapp yoluyla müvekkile gönderdiğini, açıklanan nedenlerle  TTK 82. m. uyarınca zayi belgesi talep etmek zorunluluğu doğduğunu, işbu sebeplerle davanın kabulünü,  TTK 82. m. uyarınca müvekkili ...'nın defter ve evrakları için zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Talep eden ticari defterlerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından ticari defter ve kayıtların olağanüstü bir hal kapsamında zayi olduğu iddia edilmişse de, olayın 02/06/2024 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, tespitin 13/06/2024 tarihinde yapıldığı, tespitten itibaren yasal 30 günlük  sürenin  geçmiş olduğu, çökme olayının meydana geldiği tarihte ticari defterlerin de zayi olduğunun hayatın olağan akışına göre öğrenilmiş olduğu anlaşılmıştır. Aksi durumun kabulü halinde dahi basiretli davranma ilkesi gereği ticari defter ve kayıtların korunması adına gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiği, söz konusu defterlerin davacının hakimiyet alanı dışında başka bir yerde tutulmasının basiretli tacir ilkesine uymadığı gibi yeterli güvenlik önlemlerinin de alınmadığı anlamına geldiği...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  TTK 82 maddesi uyarıca hak düşürücü sürenin öğrenme tarihi itibariyle başlayacağının düzenlendiğini, müvekkilinin 03.10.2024 tarihinde yeni muhasebecisine teslim etmek üzere  muhasebecisinden defter ve belgelerini talep ettiğinde, önceki muhasebecisi ... dan iş yerinin bulunduğunun çöktüğünü ve zayi belgesine konu belgelerin zayi olduğunu öğrendiğini,  ziyayı öğrendiği tarihten itibaren davanın hak düşürücü süre içinde 0710.2024 tarihinde açıldığını, bu hususların itfaiye raporu, watsup mesajları ile kanıtlandığını, bu konuda muhasebecinin de tanık olarak dinlenmesi gerekirken dinlenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne  karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince  zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle, talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekili  tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Mahkemece dava için öngörülen hak düşürücü süre onbeş gün olarak kabul edilmiş ise de 05.07.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 55.maddesi ile TTK'nın 82/7.maddesindeki süre bir aya çıkarılmıştır. Davacı  tacirdir. Zayi olduğu beyan edilen ticari defterler ile faturalar saklanması zorunlu olan belgelerdendir. Davacı delil olarak zayi listesi sunmuştur. Buna göre fatura ve ticari defterler gibi saklanması zorunlu belgeler belirlenmeli,  bunun dışındaki belgelerin ise mahkemece davacıya açıklatılarak zayi belgesi verilmesi gereken belgelerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece HMK'nın 31.maddesine göre davacıdan açıklama istenerek, zayi olduğu ileri sürülen her bir ticari defter ve belgenin açıklattırılması ve belgelerin basım veya tasdikine ilişkin bilgilerin istenerek gerekli araştırmaların yapılması gerekmektedir. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın bir aylık süre içinde açılması gerekir.  TTK'nın 82/7. Maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur. Ancak TTK'nın 82 maddesindeki  hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi, öğrenme tarihi olup davacıdan bu konuda sunduğu deliller de dosyaya kazandırılarak, hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı belirlenmesi gerekirken bu konuda mahkemece gerekli incelemeler yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan mahkemece yazılan gerekçede,  hak düşürücü süre dışında, davacının saklama ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle de davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu surette çift gerekçe yazılarak davanın reddi de doğru olmamıştır. Kaldı ki davacı iddiasına göre, zayi edilen defter ve belgelerin davacının mali müşavirinin ofisinde bulunduğu iddiaları kapsamında, davacının saklama ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği de düşünülemez.  Bu durumda mahkemece, davacının, belgelerinin zayi olduğunu tam olarak öğrendiği tarihin dosyadaki belgeler ve bu konuda davacı delileri de dosyaya kazandırılarak ve değerlendirilerek, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi ve resen araştırma ilkesi kapsamında tüm deliller toplanarak sonuca gidilmesi gerekirken, öğrenme tarihi tam olarak tespit edilmeden ve çift gerekçe yazılarak davanın  reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçeyle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemeseine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 12.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b6aaa079893bb00","SID":"ad9db836a5f288b9"}}