{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1116 <br>KARAR NO: 2024/1811<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/05/2024<br>NUMARASI: 2022/375 E. -  2024/412 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 30.09.2021 tarihinde davacının davalıya satmış olduğu motosikletlere karşılık, davalının  ödeme yapmadığını, bu sebeple alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe  haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizin 20/02/2024 tarihli celsesinde tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.HMK.m.150/5 hükmünde davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın HMK.m.150/5 hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar  verilmiştir.   Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davacı müvekkilinin davayı takip eden vekilinin istifa ettiğini, istifa dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini,  müvekkilinin duruşma sonucundan haberdar edilmediğini, HMK'nın 82.maddesi gereğince istifa eden vekilin istifa dilekçesi ilebirlikte vekâlet verene ihtaren bildirileceğini, söz konusu bildirim Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak yapılmadığını, davacının dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin celseden usulüne uygun olarak haberdar edilmediğinden kararın kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım konusu motosikletlerin bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir sebeple tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da mümkün değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması kanuni zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat  usulsüz  sayılacaktır. Tebligat  tüzel kişinin yetkili temsilcisine ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun sebeplerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gerekir. Yine Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin ''Tüzel kişilere ve ticari  işletmelere tebligat'' başlıklı 20.maddesi uyarınca, tüzel kişilere tebliğin yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılacağı, 21.maddesinde ise,  tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğin, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olmasının gerekli olduğu, bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu hususun tebliğ mazbatasında belirtilerek tebliğin, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılacağı düzenlenmiştir.  7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir (Benzer mahiyette Yargıtay 12. HD'nin 2014/33714-2015/11942 Esas, Karar sayılı ilamı, 22. HD'nin 2017/15337-2017/14918 Esas, Karar sayılı ilamı ve 23. HD'nin 2014/4875 Esas, 2015/5910 Karar sayılı ilamı).  Somut olayda, davacı vekili  Av....'in 25.10.2023 tarihli dilekçesi ile vekillikten istifa ettiği görülmektedir. Bu istifa dilekçesinin ve 20.02.2024 tarihli duruşma gününün davacı  şirkete tebliğine dair tebligat tutanağının  incelenmesinde şirketin yetkili temsilcisinin  tebligat sırasında adreste hazır bulunmaması sebebiyle tebligatın doğrudan  daimi çalışan ...'a  28.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, tebliğin Tebligat Kanununun 12 ve 13.maddeleri ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin  20 ile 21.maddelerindeki  sıraya uyulamadan yapıldığı, bu haliyle  tebliğin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda,  somut olayda davalı vekili Av...'in 25.10.2023 tarihli  vekillikten  istifa  dilekçesinin ve 20.02.2024 tarihli duruşma  gününün davalıya anılan yasal düzenlemeler uyarınca  usule uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğinden  davalının 20.02.2024 tarihli duruşmadan usulünce  haberdar olmaması sebebiyle duruşmaya katılamamış olmasından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması ve üç ay içinde yenilenmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle,  1-HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Davanın, yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine çıkarılacak davetiyelerle tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 12.12.2024 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89874487dba0f619","SID":"084c3d1f5e0fee23"}}