{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1832 <br>KARAR NO: 2024/1854<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 18.09.2024<br>NUMARASI: 2024/106 Esas - 2024/548 Karar <br>DAVA: Tazminat<br>Taraflar arasındaki  tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalının kurmuş olduğu kripto para alım satım işlemlerine aracılık  eden ve işlemlerin gerçekleştirildiği ... platforma kayıt yaptırdığını, müvekkilinin söz konusu kripto para alım-satım platformuna 09/12/2017 yılından beridir üyeliği bulunduğunu, müvekkilinin ...@gmail.com e-posta adresi ve kullanmakta olduğu ... numaralı hattı ile üye olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu kripto para yatırma işleminin ...(...) kripto para yatırma ve çekme işleminin kapatıldığını,  13.05.2022 günü saat:01.53 olan saatten önce saat:00.28 de gerçekleşmiş olduğunu, şirket yetkilileri ile görüşme çabaları uzun bir süre sonuçsuz kaldığını,  ve internet sitesi de bir süreliğine alım-satım işlemlerine açık fakat yatırma - çekme işlemlerine kapatıldığını, davalı, müvekkilinin  bilişim sistemlerini kullanarak zarara uğrattığını, ... kripto para platformu, kullanıcılara verilmiş olan kripto para yatırma adreslerine, kullanıcıların yatırmış oldukları kripto paraları otomatik bir şekilde bakiyelerine yansıttığını, ancak  müvekkilin hesabına saat 13/05/2022 günü 13.28’de 102165,832170'lik miktar ...(...) hesabına yatırıldığını, bu yatırma işlemi hesaba geçtiğinde BTC TÜRK kripto para platformu mobil uygulama üzerinde yapmış olduğumuz kontrollerde ...(...) kripto parasının yatırma- çekme işlemlerine halen kapalı olduğunu görmesi üzerine, işlemin manuel olarak kullanıcı platformuna eklendiğini  Müvekkilin hesabına yatırılan ...(...) kripto para, hesaba yatırıldıktan hemen sonra platform üzerinden yaptığı kontrollerde kazancının .../TRY paritesinden daha fazla olacağından ... alım-satım üzerinden ortalama 0.50 birim fiyatı üzerinden tamamı satılarak ortalama 51.082,00TL hesabına yansıtıldığını,  daha sonra USDT/TRY paritesi üzerinden 3215,27 dijital USD olarak bilinen USDT kripto paraya çevrildiğini,  müvekkilin alacağı 13/05/2022 günü saat:00.28 sıralarında gerçekleşen işlemi bakiyesine yansıtılmış olsaydı alacağı tutar USDT cinsinden satış işlemi yapacakken, saat:01.08 sıralarında .../USDT paritesi üzerinden ... birim fiyatı 0.1668 USDT cinsinden alıcı bulmaktayken 102165,832170 ...(...), 17041USDT kripto para karşılığı olacağını, müvekkilinin  zararının yaklaşık olarak 13825,73 USDT civarında olduğunu,  bu sebeplerle davanın kabulü ile tamamının tespiti halinde artırılmak üzere şimdilik 100 doların olay tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının kar elde etmek amacıyla müvekkil şirket bünyesinde uzun bir süredir ve bir çok kez sorunsuz olarak kripto para alım satım işlemleri yapmakta olduğunu,  müvekkil şirketin herhangi bir teknik altyapı veya hizmet kusuru veyahut sistem hatası olmamasına rağmen, global bir sistemsel sorun sonucu zarara uğrayınca usulsüz ve hukuka aykırı olarak davacı müşterinin işlemlerini sistemde beklettiğini ve bu şekilde zarara uğradığını, davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının müvekkil şirket bünyesinde bulunan hesabında sürekli olarak alım satım işlemleri de yaptığını, sözleşme hükümlerine ek olarak internet sitesinde yayınlanan risk bildiriminde de kullanıcılarının açık bir şeklide uyarılmakta ve işlemlerini gerçekleştirmeden önce kendilerinden kapsamlı değerlendirme yapmalarının istendiğini, dava konusu işlemlerin yurtdışı ... ağında yaşanan sadece Türkiye'de ki değil tüm dünyada bu ağın kullanıcılarını  etkileyen bir sorun olduğunu ve davacının bilgisinin olduğunu, bu sebeplerle görev itirazının kabulünü, yetki itirazı yönünden usulden reddine karar verilerek yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın açıldığı tarih itibariyle kripto para varlıklarının satışına ilişkin bir düzenleme TTK'da yer almamaktadır. Kripto varlıklar fiilen finansal varlık olsa dahi  yasal olarak tanımlanmadığından kripto varlık satışına  ilişkin işlemin de finansal hizmet sayılması mümkün değildir. Bu nedenle, eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Her ne kadar dava tarihinden sonra 02/07/2024 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518  sayılı yasa kapsamında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa yapılan değişiklikler ile kripto varlıklar hakkında uygulanması gereken düzenlemeler 6362 sayılı yasa kapsamına alınmış ise de davanın 17/08/2023'te açıldığı göz önünde bulundurularak davanın açıldığı tarihte bu yasal düzenleme mevcut olmadığından ve her dava açıldığı tarihteki mevcut yasal düzenlemelere göre karara bağlanacağından  davanın Nispi ticari dava sayılması da mümkün değildir. Zira bu durumda işin hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Davacının tacir olduğuna dair bir  bilgi,  belge veya iddia da bulunmamaktadır.  Bu kriterlerin hiç birisi somut olayda gerçekleşmediğin...\" gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20.maddesindeki usul çerçevesinde başvuru hâlinde dosyanın, görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde gerçekleştirilen kripto para alım satım işlemlerinin karşı tarafı hiçbir zaman müvekkil şirket olmadığını, müvekkil şirketin \"alıcı\"ya karşı \"satıcı\" veya \"satıcı\"ya karşı \"alıcı\" rolünü üstlenmez.  Müvekkil şirket sadece ilgili kripto parayı almak isteyen \"alıcı\" ile satmak isteyen \"satıcı\" arasında aracılık faaliyeti yapmakta, adeta aracı kurum gibi bir faaliyet  gösterdiğini, Müvekkili şirketin sermaye piyasası kanunu kapsamında bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı şirket olup, bu nedenle huzurdaki davanın TTK m. 4/1-e gereği ticari dava olduğunu,  TTK m. 4/1-e uyarınca borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ticarî dava olarak kabul edildiğini,Yargıtay'ın da davacı gibi ticari amaçla hareket eden ve bu saikle işlemler gerçekleştiren kişiler ve hizmet sağlayıcıları ile arasındaki uyuşmazlıklarda tereddüte yer vermeden görevli mahkemeyi asliye ticaret mahkemesi olarak belirlediğini,  Davacı ...'ın, müvekkil şirket ile imzalamış olduğu kullanım sözleşmesine bakıldığında, kullanıcının nihai tüketim amacıyla değil; yatırım amacıyla hesap açtığı, bu doğrultuda da kar elde etmek amacıyla kripto para alım-satım işlemleri yapabilmek için sözleşme imzaladığını, her  ne kadar kullanım sözleşmesini işbu dilekçe ekinde sunmuş olsa da davacının hangi amaçlarla şirketlerinde hesap açtığı ve ne tür işlemler gerçekleştirdiğinin anlaşılması adına ilgili sözleşme maddeleri kapsamında tespit edileceği üzere davacının şirket  bünyesindeki faaliyetleri ticari faaliyetler olduğunu, zira, davacının nihai amacının kar elde etmek olduğunu, bu nedenle de huzurunuzdaki uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak tespit edilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kripto para alım satımı sırasında meydana geldiği iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı ile aralarında imzalanan ''... Kullanım Sözleşmesi'' kapsamında, üye olduğu ve  davalı şirketin sahibi olduğu ...com adlı  internet sitesi üzerinden kripto para alım satımı yaptığını, davalının...  isimli platformda gerçekleştirdiği usulsüz ve hukuka aykırı eylemi sonucu zarara uğradığını ileri sürerek   uğradığı zararın tazmini talep etmiş, mahkemece, davacının tacir olmadığı, eldeki davanın mutlak veya nispi ticari dava da olmadığı,  bu nedenle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.  Taraflar arasındaki kullanım sözleşmesine ve dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait ....com adlı  internet sitesi üzerinden kripto para alım satımı yaptığı, davacının davalıya ait bu sitede yatırım yapmak amacıyla  hesap açtığı, hesaba para yatırdığı,  bu şekilde amacının yatırım yapmak olduğu anlaşılmaktadır.Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı ''Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar'' şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un ''tanımlar'' başlıklı 3. maddesinin (ı) bendinde sağlayıcı \"kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi\", (k) bendinde tüketici, \"ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\", (l) bendinde ise tüketici işlemi ''mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan  eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ede'' biçiminde tanımlanmıştır. Aynı yasanın \"Diğer Tüketici Sözleşmeleri\" başlıklı 5. bölümünde yer alan 49. maddesi, \"Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler\" başlığını taşımakta olu  bu maddenin 1. fıkrasına göre finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme ise, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir. Öte yandan, TTK'nın 4. maddesinde, bir davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir. Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticari sayılan davalardır (mutlak ticari davalar). Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup TTK'nın 4/1 hükmünde (a) ile (f) bentleri arasında sayılmıştır.  İkincisi ise, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalardır. TTK'nın 4/1-son cümlesi uyarınca ikinci grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da gerekli ve yeterli görülmüştür.  Üçüncü grup ise, nispi ticari davalar olup, TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK'nın 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticari  iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticari sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ''ticari iş'' esasına göre değil, ''ticari işletme'' esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması tek başına davayı ticari dava haline getirmez. Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; Öncelikle, kripto varlıklar finansal varlık niteliğindedir. Bu konudaki hukuki boşluk 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı \"Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\" ile SPK kapsamına alınmıştır. TTK'nın 4/1.f bendi uyarınca, finansal kurumlara ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar, mutlak ticari davalardandır. Bu nedenle,  kararı veren ilk derece mahkemesi görevli olup, istinaf incelemesine konu görevsizlik kararının usule aykırı olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK 353/1.a.3 maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, görevsizlik kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevsizlik kararı veren mahkemenin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hakkındaki kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.12.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5bfc03330524928","SID":"bb461e07dc784252"}}