{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/2522 <br>KARAR NO: 2024/2608<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2024<br>ESAS NO: 2023/911<br>KARAR NO: 2024/923<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/12/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:30/12/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2024 tarih ve 2023/911 Esas 2024/923 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı kooperatifin ... nolu ortağı olduğunu, Davalı kooperatif tarafından kendisine 24.07.2023 tarihinde tarihsiz olarak borç belgesi gönderilmiş olduğunu, bu borç belgesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davalı kooperatife olan borçlarının tamamını vaktinde ödemiş olduğunu ve hiçbir borcu olmadığını, zira gönderilen belgede borcun kaynağı açık olmayıp, inşaat maliyet bedeli adı altında bir borç çıkarılmış, bu borca ise örneği görülmeyecek bir şekilde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Karne katsayısını uygulamak suretiyle bir rakama ortaya çıkarılmış olduğunu, oysaki yasa gereği kooperatif ortağının borçlarına ancak ve ancak genel kurulda kararlaştırılmış olması şartıyla temerrüt faizi uygulanabileceğini ancak davalı kooperatif 03.06.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurulunun 9. Maddesinde \"gecikme cezası olarak 2021-2022 yılı Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı karne katsayının üyelere yansıtılması karar almışlardır\" ancak bu genel kurulun iptali için tarafımızdan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/610E sayılı dosya ile dava açılmış olduğunu, davalı kooperatifin yapmış olduğu 31.07.2013 tarihli daire inşaat maliyeti de usule uygun olmadığını, yasa ve ana sözleşmede ki emredici hükümler uygun komisyon kurulmadan ve sonrasındaki rapor ortaklara tebliğ edilip, yasal süresi beklenilmeden ortakların bir kısmından daire inşaat maliyeti adı altında ödeme talep edilmiştir ki buda kanuna açıkça aykırı olduğunu, Kooperatifler kanunu gereği yönetim bütün ortaklara eşit davranmak yükümlülüğü altında olmasına rağmen bu bedel sadece davacı ve davacı gibi yönetime muhalif olan birkaç ortağa gönderilmiş olduğunu, bütün ortakların ödemeleri ile davacı ödemeleri karşılaştırılmak suretiyle yönetimin bu eşit davranma yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığını da tespiti gerekeceğini, eğer ki diğer ortaklardan bu bedel talep edilmemişse kanun gereği davacıdan de talep edemeyecek olduğunu belirterek, davacının davalı kooperatife 150,349,05TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Davacının dava dilekçesinde belirttiği hususlar gerçeği yansıtmamakta olup haksız ve yersiz davanın reddi gerekmekte olduğunu, davalı kooperatifin 03.06.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı yasada belirtilen usullere uygun şekilde başlamış ve yürütülmüş, toplantıya katılan ve oy kullanan kişiler kayıt altına alınmış olduğunu, gerek toplantı nisabı gerekse karar nisabı toplantının başından sonuna kadar korunmuş olup, zaten bu hususlar bakanlık denetçisi tarafından da kontrol edilmekte, şayet toplantı nisabı yoksa toplantıya başlanamamakta olduğunu, Kooperatif alacaklarına ve ferilerine yönelik alınmış olan kararlar da yasaya ve anasözleşmeye uygun olup davacıların iddiaları gerçek dışı olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda, ödemelerini geç yapan ortaklara gecikme bedeli yürütüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte, kooperatif ortaklarının ödemelerini geciktirmeleri halinde Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi çerçevesinde genel kurulca kararlaştırılmak kaydıyla borçlar kanununa uygun olarak gecikme faizi alınması mümkün bulunmakta olduğunu, ayrıca, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesi'nin 23/6. maddesine göre, genel kurulun, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları belirleme yetkisi bulunmakta olduğunu, genel kurulca, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi ve eşitlik ilkesi gözetilerek belirlenen ödenti, gecikme faizi vb. gibi parasal yükümlülüklerin, ortaklarca, yine genel kurulca belirlenen esaslar doğrultusunda yerine getirilmesi; aksi davranışta bulunan ortaklar içinde ana sözleşmede belirtilen yaptırımların uygulanması gerekmekte olduğunu, iş bu sebeplerle davacıya belirlenen üye daire maliyet hesabında ve gecikme cezasında kanuna ya da ana sözleşmeye ilişkin bir aykırılık bulunmadığını, Kooperatiflerde ortakların hak ve borçlarının dayandırıldığı temel ilkenin eşitlik ilkesi olduğunu, Eşitlik ilkesinin Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde hüküm altına alınmış olduğunu, anılan hükme göre: “Ortaklar bu Kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde, hak ve vecibelerde eşittirler.” Genel kurulda alınmış olan hiçbir karar davacıya yönelik olarak eşitlik ilkesini zedeleyici nitelikte olmadığını ancak davacı haklarını talep ederken kötüniyetli olarak borçlarından kaçmaya çalışmakta olduğunu, neticeten gerçekleştirilmiş olan genel kurul toplantısı gerek şekli manada gerekse alınan kararlar itibariyle usul ve yasaya uygun olup davacının haksız davasının reddi gerekmekte olduğunu, tüm üyelere yıllık yapılan olağan genel kurul ve lüzumu halinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantıları usulüne uygun tebliğ edilmiş, katılmayanlara genel kurullarda alınan kararlar usulüne uygun olarak bildirilmiş olduğunu, durum mahkemenin de malumu olduğu üzere yasal bir zorunluluk olduğunu, Kooperatifle ilgili tüm gelişmelerden haberdar olan davacının menfi tespit talebinde bulunmasının iyi niyetle bağdaşır yanı bulunmamakta olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetinden davacının dava konusu kendisinden istenen 150.349,05 TL daire maliyeti nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığının tespiti için 17/04/2024 tarihli rapor ile 27/08/2024 ek raporlar alınmış ve ek raporda da açıklandığı üzere, davalı kooperatifin henüz tüm inşaat faaliyetlerini bitirmemesi nedeni ile davacıdan talep etmiş olduğu daire maliyet bedelinin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2021/6310 E - 2022/185 K sayılı ilamı ile benzer nitelikteki ilamları dikkate alındığında talep tarihi itibari ile yerinde olmadığı, davacının üyeliğinin devamı nedeni ile davalı kooperatife aidat gideri gibi talepler yönünden sorumluluğu devam etse bile dava konusu talebin ancak inşaat sürecinin bitip kesin maliyet hesabı yapıldıktan sonra talep edilebilir hale geldiği, zaten davalının yapmış olduğu hesaplamanın da ana sözleşmeye uygun olmadığı hep birlikte değerlendirilerek davacının davasında haklı olduğu görülmüş ve böylece, DAVANIN KABULÜ İLE, davacının dava tarihi itibari ile davalı kooperatife (kesin maliyet hesabı yapılması koşulları olmadığından ) 150.349,05 TL daire maliyeti nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.1-DAVANIN KABULÜ İLE, davacının dava tarihi itibari ile davalı kooperatife (kesin maliyet hesabı yapılması koşulları olmadığından ) 150.349,05 TL daire maliyeti nedeniyle borçlu olmadığının tespitine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Yerel mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, davaya konu inşaatların bitmiş olduğunu keşif yapılmak suretiyle  tespit edilmediğini, müvekkili kooperatifin tasfiye aşamasına yeni geçecek olduğunu, genç bir kooperatif olduğunu, tüm üyelerin kısa zamanda ev sahibi yaptığını, müvekkili kooperatifin 03/06/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının yasada belirtilen usullere uygun şekilde bağlanarak yürütüldüğünü, toplantıya katılan ve oy kullanan kişilerin kayıt altına alındığını, davacıya belirlenen üye daire maliyet hesabında ve gecikme cezasında kanuna ya da ana  sözleşmeye ilişkin bir aykırılık bulunmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının şimdilik saklı kalmak kaydıyla tehiri icra taleplerinin mahkeme tarafından kabulü ile hüküm kesinleşinceye kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini, yerel mahkeme kararın istinaf incelemesi neticesinde müvekkili lehine kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, menfi tespit tespit istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;<br>Dosya kapsamında mevcut delillere ve  mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden aldırılan ana ve ek raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, Yargıtay 6.HD.'nin  20/01/2022 tarih ve 2021/6310 E - 2022/185 K sayılı ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemenin raporları/ delilleri  takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından  davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davalı vekilince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf incelemesine konu kararın usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle  işbu kararı istinaf eden davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 23/10/2024 tarih ve 223/911E - 2024/923K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 10.270,34 TL istinaf karar ve ilam  harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.568-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 7.702,34TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/12/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"585b7df863393fc7","SID":"9b07bf004b5c3343"}}