{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3717 <br>KARAR NO: 2024/3591<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2024<br>NUMARASI: 2024/473 D.İş E - 2024/507 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 30/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili; borçlunun kullanımında bulunan adreste  yapılan kontrolde,borçlunun\"ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiği\"nin tespit edildiğini, davalı/borçlunun işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-b maddesi kap- samında \"kaçak elektrik kullanımı\" niteliğinde olması sebebiyle borçlu adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, ayrıca tespit anının video görüntüleri ile kayıt altına alındığını, tutanağa istinaden, müvekkili şirket tarafından zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri uyarınca,(25.02.2024-23.08.2024/2024=180 gün; 180 gün x 166,25 kw x 8 h  üzerinden) 239400 kwh, (24.08. 2023- 25.02.2024/ 2024= 185 gün; 185 gün x 166,25 kw x 8 h üzerinden) 246050 kwh tespit edildiğini,239400 kwh karşılığı  1.756.319,30TL kaçak elektrik faturası, 246050 kwh karşılığı 1.096.422,19TL kaçak elektrik ek faturası tahakkuk edildiğini, fatura hesaplamasının mevzuata uygun olduğunu, tahakkukta hata bulunmadığını, faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden borçlu aleyhine İstanbul ...  İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dos- yası üzerinden takibe girişildiğini, alacak muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, icra takibinin kesin- leşmesi beklendiğinde alacağın tahsilinin tehlikeye gireceğini beyanla; borçlunun malvarlığının  ihtiyaten haczini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 25.10.2024 tarihinde ;\"İhtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ ile, talep konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; 1.459.747,82 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 218.962,17 TL teminat karşı- lığında İİK”nun 257/1 maddesi gereğince borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,\"karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu:Karar ihtiyati haciz talep eden /...  tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz talep eden / ... vekili istinaf dilekçesinde:Borçlunun dava konusu  işyerinde kaçak elektrik kullandığı hususunun dosyaya ibraz olunan tutanak, video görüntüleri,  hesap bülteni ve faturalar ile  ispatlandığını, yaklaşık ispatın  sağlandığını,alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini,  alacağın tamamı yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu,  alacak kalem- lerinin kamu alacağı niteliği arz ettiğini ve temin edilme aşamasındaki her türlü olumsuz ilerleyişin kamu zararına sebebiyet verdiğini, ihtiyati haciz kararının kabulünün yargılamanın bu aşamasında büyük önem arz ettiğini beyanla red olunan kısım yönünden verilen kararın kaldırılmasını , alacağın tamamı yönünden ihtiyati haciz tesisini talep etmiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak elektrik tüketim bedeli nedeniyle  ihtiyati haciz talebine ilişkin olup mahke- mece talep kısmen kabul edilmiş,alacaklı vekili red olunan kısım yönünden kararı istinafa getirmiştir. O halde uyuşmazlık red olunan kısım itibariyle verilen kararın yerinde olup olmadığı husu- sunda toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilme- miş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Maddesi hük- müne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvu- rularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilke- sine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartış- masızdır. Somut uyuşmazlıkta; 1. Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından ,borçlunun ütü paket alanında faaliyet gösteren işletmesinde 23.08.2024 tarihinde yapılan kontrollerde ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiği  tespit edilmekle  borçlu şirket adına,  H/693183 seri nolu kaçak tespit tutanağı düzenlendiği, tespit anının  video görüntüleri ile kayıt altına alındığı,  tespit sırasında borçlunun hazır bulunduğu ve tutanağı imzaladığı, 2. İş bu tutanak gereğince ;239400 kwh karşılığı  1.756.319,30TL kaçak elektrik faturası, 246050 kwh karşılığı  1.096.422,19TL kaçak elektrik ek faturası tahakkuk edildiği, 3. Faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle borçlu aleyhine İstanbul ...  İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişilerek;2.852.741,49 TL asıl alacak + 55.628,46 gecikmiş gün faizi + 11.125,70 TL faizin KDV'sinden ibaret  2.919.495,65 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, 4. Borçlu vekilinin 26.09.2024 tarihinde ibraz ettiği dilekçe ile; \"Söz konusu müvekkil hak- kında yapılan icra takibi harici öğrenmiş bulunmaktayız . Müvekkilin adresi Güngören  olması hasebiyle yetkili yer icra dairesi Bakırköy İcra Daireleridir.Dosya ile alakalı  menfi tespit davamız sürmektedir.Dolayısıyla yapılan takip anlamsızdır. Bununla birlikte ortada belirli bir likit alacakta yoktur. Müvekkilin  dosya alacaklısına böyle bir borcu yoktur. Borca ,faiz oranına ,işlemiş faiz miktarına tüm borca itiraz ediyoruz. Haksız bir fatura çıkarılmıştır.  Yasal tüm itiraz haklarımız saklı kalmak kaydıyla takibe itiraz ediyoruz. Takibin durdurulmasını talep ederim.\" şeklinde itirazda bulunduğu,5. UYAP ortamından yapılan sorgulamada ;a.)... tarafından, 26.11.2024 tarihinde, itirazın iptali talebiyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2024/729 E. sayılı davanın açıldığı,b.) Borçlu tarafından ... aleyhine İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2024/ 258 E. Sayılı menfi tespit davası açıldığı, davanın derdest olduğu  anlaşılmış olup yargılamanın  hangi aşamada bulunduğuna dair bilgi belge sunulmamıştır.Mevcut tespitler ve delil durumu gözetildiğinde;  ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e0722d7b00aa66e","SID":"07f1f321a860586d"}}