{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1253 <br>KARAR NO:2024/1774<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/01/2021<br>NUMARASI:2019/500 Esas -  2021/50 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı yandan 03/07/2018 tarihli ve 2.260,88 USD bedelli fatura alacağının tahsili amacıyla ... Sayılı dosyası icra takibi başlattığını, davalı yan tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, iptaline ve davalı yanın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın davalı yandan, takip tutarı fatura alacağı kadar alacaklı olduğunu, davacı tarafından davalı fatura konusu hizmetlerin verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin ispatı noktasında ayrıca e-mail yazışmalarının da bulunduğunu, beyan edip fazlaya dair ve başkaca talep ve dava haklan saklı kalmak kaydıyla, davalı yanın ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kozmetik ve makyaj malzemeleri sektöründe iştigal eden ... Markası ile tanınan bir şirket olduğunu, davalı şirketin davacı işletme olarak ... görünen fatura muhatabı ...'in işletmesi ile Rusya da ticari bir iş nedeni ilişki içerisine girdiğini ve bu faaliyet nedeni ile komisyon talebine müvekkilimiz tarafından olumlu cevap verilmesi ile ekli whatsapp yazışmalarında da görüleceği üzere davacı firma tarafından fatura düzenlendiğini, davacı firmanın internet sitesinde 7/24 iletişim olarak yazılı ... nolu telefon numarasına kayıtlı ekli whatsapp yazışmalarında görüleceği üzere fatura onayına müteakiben davacı tarafça (ya da eşi olabilir ..., bilemiyoruz) para müvekkil şirkete gelinerek elden alındığını, Bu hususun 23 Mayıs 2018 tarihli yazışma kayıtlarında açıkça mevcut olduğunu, davacı firmanın bahse konu talebi ödenmiş bir faturanın tekrar talebi olup bu hususa ilişkin savcılık şikayeti de ayrıca yapılacağını, davacının söz konusu talebin kaynağının ise davalı şirketin Rusya'da komisyon aldığı işi bağladığı firmanın sonrasında davalı şirkete doğrudan gelerek iş yapmak istemesi ve bu çerçevede gerçekleşen işe ilişkin davacı tarafın komisyon talebi olduğunu, ancak davacı tarafın talep ettiği komisyon işiyle ilgili olarak Rus firma müvekkil şirkete doğrudan kendisi geldiğini ve bu nedenle de komisyon talebinin kabul edilmediğini, davacının herhangi bir tek satıcılık sözleşmesi ya da münhasır yetkisi olmadığı gibi sonradan yapılan işe ilişkin de herhangi bir aracılık faaliyeti olmadığını, davacı taraf Rus müşterisinden alamadığı komisyon bedelini sizi önce ben tanıştırdım sonraki tüm işleri benim üzerimden yapacak şeklindeki talep ve tutumu neticesinde gerçekleştiğini,\" beyan edip davanın haksız olarak açılması sebebiyle reddine, kötü niyetle açılan dava nedeni ile %20'den az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli bilirkişi raporu, toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın davalı tarafa hizmet verdiği iddiasıyla  A seri ... sıra nolu 03/07/2018 tarih 2.260,88 USD bedelli fatura ile davalı şirket aleyhine takip başlattığı, davalı şirketin takibe itirazında davacı şirkete borcu olmadığını ileri sürdüğü, davaya cevap dilekçesinde borcun elden ödendiğinin savunulduğu, tarafların mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatin de ticari defterlerini ibraz ettiği, davacı tarafın işletme defteri tuttuğu, defterlerin usulünce tutulduğu, davalı taraf defterlerinin de davalı şirket lehine delil kabiliyetinin bulunduğu, dosyada toplanan deliller ile taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve dava konusu takibe dayanak faturanın davalı 2018 yılı defterinde kayıt altına alınmadığı, BA formunda beyan edilmediği ancak davalı şirketin söz konusu faturayı 01/04/2019 tarihinde ... nolu mahsup fişi ile ticari defterlerine kayıt ettiği, KDV'yi faturayı geç ödemesinden ötürü kanunen kabul edilmeyen gidere attığı, fatura bedelini ise ... isimli alıcılar hesabından mahsup ettiği, davalı şirketin ticari kayıtlarında dava konusu fatura bedeli olan 2.260,88 USD bedelin davacı tarafa ödendiğine ilişkin belgenin bulunmadığı, davalı tarafın mesaj kayıtlarını delil olarak sunduğu, ayrıca tanık dinlenmesine ilişkin talebi bulunduğu, her ne kadar mahkememizce 16/06/2020 tarihli celse de taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tanığın dinlenmesine karar verilmiş ise de miktar itibariyle davalının davaya konu fatura bedelini davacıya ödediğini yazılı delille ispatlaması gerektiği zira davacı tarafın tanık dinlenmesine muvafakatinin olmadığı ve dosyada mübrez rapor içeriği gözönüne alınarak tanık dinlenmesine yönelik ara karardan dönülmesine karar verilmiş, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 2.260,88 USD alacaklı olduğu ve davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu sonucuna varılmakla, davacının davasının kabulüne, takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan -yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle geçerli olan TL kuru karşılığı üzerinden 2.559,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıklarının dinlenmediğini, isticvap ve yemin teklifinin yasaya aykırı olarak reddedildiğini, HMK md. 226'da yemine konu olamayacak vakıaların sınırlı bir şekilde sayıldığını, yargılamaya konu vakıaların işbu maddede sayılan vakıalar arasına girmediğini, dolayısıyla mahkemenin yemin teklifinde bulunma hakkı olan davalının yemin teklifini usul ve yasaya aykırı olarak reddettiğini, davacının alacağının dayanağı olduğunu iddia ettiği faturaya konu hizmeti verdiğini ispat edememiş olup, yargılamaya konu alacağın davacı defterlerinde tespit edilemediğini, dava konusu faturanın olmadığını,bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, dava konusu alacağın ödendiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, komisyon sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, fatura bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır.Davacı tarafından davalıya 03/07/2018 tarih ve 2.260,88 USD bedelli fatura düzenlenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 2.260,88 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 09/04/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı diğer savunmalarının yanı sıra ödeme iddiasında bulunmuştur.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Davalının iddia olunan vakıayı kabul etmekle birlikte bu vakıayı hükümden düşüren başka bir vakıa eklenmesi halinde bileşik ikrar söz konusu olur. İkrar edilen vakıa ile eklenen vakıa arasında doğal bir bağ var ise bağlantılı bileşik ikrardan söz edilir. Yargıtay uygulamalarına göre ise ödeme iddiasına dayalı bağlantılı bileşik ikrar bölünebileceği kabul edilmektedir. Bu halde, davacının dayandığı vakıa uyuşmazlık konusu olmaktan çıkacağından davalının ödeme iddiasını ispat etmesi gerekir.Somut olayda, davalı taraf takibe konu fatura bedelinin elden ödendiğini savunduğuna göre, bu ödemeyi ispat etmesi gerekir.Davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan WhatsApp yazışmalarından ödemenin yapıldığının anlaşıldığı ileri sürülmüş ise de, bu yazışmalar dava dışı ... isimli kişiyle yapılmış olup, davacının bu kişiye para tahsil yetkisi verdiği iddia ve ispat edilmemiştir. Söz konusu yazışmalar dava dışı üçüncü kişiyle yapılmış olup yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmeleri mümkün değildir.Bu haliyle söz konusu yazışmaların eldeki uyuşmazlığın çözümüne bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış  ve 19/01/2021 tarihli celsede yemin teklif etmek istediklerini beyan etmiştir. Bu halde davalının yemin teklif etmiş olması karşısında ilk derece mahkemesince buna dair usulü işlemler yerine getirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d824ea24c4ebfac","SID":"aee5cb256db1ebd2"}}