{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/598 <br>KARAR NO: 2024/1881<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/02/2022<br>NUMARASI: 2021/249 Esas - 2022/120 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davacının 09/11/2019 tarihinde ... mağazasından 16.000-TL bedelle ... marka televizyon satın aldığını,  üründe ekran içerisinde çizgiler, panelde lekelenmeler olduğu fark edilince durumun .. yetkili servisine bildirildiğini, yetkili servisin incelemesi sonucunda ekranda çizgilerin olduğu belirtilmesine rağmen mağduriyetin giderilmediğini,müvekkilinin ürünü bu şekilde kullanmasının mümkün olmadığını, davalıya keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 08/03/2021 tarihli ihtarnamesi ile ayıplı televizyonun yenisi ile değiştirilmesinin, bunun mümkün olmaması halinde ürün bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak davalının ihtara cevap vermediğini belirterek, davaya konu televizyonun davalı şirket tarafından yenisi ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde televizyonun iadesi ile 16.000-TL ürün bedelinin 09/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davaya konu televizyonun yetkili servis ve ürün mühendisi tarafından incelendiğini, inceleme neticesinde cihazda kullanıcı kaynaklı darbeye bağlı kırık bulunduğunun tespit edildiğini, televizyonun kullanım kılavuzunda kullanıcılar tarafından darbeye maruz bırakılmaması gerektiğinin belirtildiği, cihazın dışarıdan darbe almaksızın kırılması mümkün olmayıp, hasarın kullanıcı kaynaklı olduğunu, bu nedenle müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, ayrıca tüketicinin seçimlik haklardan sadece birini talep edebileceğini, bu nedenle ayıpsız misli ile değişim, olmadığı takdirde bedel iadesi şeklinde terditli talepte bulunulamayacağını,müvekkilinin kusurlu olduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, ayrıca bedel iadesi talebinin ithalatçı konumundaki müvekkili şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından davaya konu televizyon 09.11.2019 tarihinde 16.000-TL bedelle satın alındığı, televizyon ekranında davacının arızayı fark etmesinden sonra yetkili servise başvurulduğu, bu başvurunun ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, yine davacı tarafından 08.03.2021 tarihli ihtarname ile bildirim yapıldığı,  bilirkişi raporunda üründe gizli ayıp bulunduğunun tespit edildiği, davacının dava konusu ayıplı maldan beklenen fayda ve verimi alamayacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin 09.02.2022 tarihli celsede alınan beyanı doğrultusunda sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının haklılık arz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ayıplı televizyonun davalıya iadesine, 16.000-TL fatura bedelinin televizyonun davalı tarafa  fiili teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; ithalatçı konumundaki müvekkilinden bedel iadesi talep edilemeyeceğinden, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tüketici olmadığından tüketici mevzuatının uygulanması mümkün olmayan olayda, ayıplı maldan yalnızca satıcının sorumlu olacağını, bu nedenle bedel iadesi talebinin satıcıya yöneltilmesi gerektiğini, üründeki hasarın dışarıdan darbe alması sonucunda oluştuğunu, üründe üretim hatası bulunmayıp kullanıcı kaynaklı darbe nedeniyle oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun bilimsel gerçeklikten uzak olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satıma konu üründeki ayıp nedeni ile sözleşmeden dönme ve bedelin iadesi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; \"satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme\" olarak belirlenmiştir. Davacı 08.03.2021 tarihli ihtarnamede ve dava dilekçesinde satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini, olmadığı takdirde ise sözleşmeden dönülerek satış bedelinin iadesini terditli olarak talep etmiştir. Ancak yenilik doğurucu hakların terditli olarak kullanılması mümkün değil ise de, 09.02.2022 tarihli duruşmada davacı vekilince misli ile değişim istemedikleri, bedel iadesi talep edildiği belirtilerek sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı açıklığa kavuşturulmuştur. Somut olayda; davacı şirketin dava dışı satıcı ... firmasından 09.11.2019 tarihinde .. marka televizyonu 16.000-TL bedelle satın aldığı, televizyonun montajının 12.11.2019 tarihinde yapıldığı, davacı tarafça 16.11.2020 tarihinde televizyonun ekranında çizgiler bulunduğu şikayeti ile davalının yetkili servisine başvurduğu, yetkili servisçe düzenlenen servis formunda ekran kırığı tespit edilerek 8.500-TL fiyat verildiği, müşterinin kabul etmemesi nedeniyle cihazın onarım yapılmadan iade edildiği belirtilmiştir. Davacı tarafından satın alınan televizyonun satıcısı dava dışı ... firması ve davalı da ürünün ithalatçısı olmakla birlikte, yetkili servis formu ile tarafların beyanlarından anlaşıldığı üzere davalı ayrıca garanti veren konumundadır. Bu nedenle somut olayda davacı alıcının, garanti veren sıfatına dayalı olarak davalı şirkete TBK'nın 227. maddesi uyarınca seçimlik haklarını kullanarak dava açma hakkı bulunmakta olup, davalı vekilinin husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Mahkemece davaya konu televizyon üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; televizyonun fişe takılmadan incelenmesinde harici darbe izi bulunmadığının görüldüğü, televizyon açıldığında ekranda büyük bir siyah leke görüldüğü, cihazın içindeki led ışık bağlantılarından birinin gevşek olması veya açılması halinde, devamındaki led ışıklar çalışmayacağından ekranda siyah leke oluşacağı, kullanıcının televizyonun içindeki led ışık sistemine veya bağlantılarına dışarıdan ulaşmasının mümkün olmadığı, televizyonun led ışıklandırma sisteminin üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle yaklaşık bir yıl kullanıldıktan sonra mevcut arızanın ortaya çıktığı görüşü bildirilmiştir. Dolayısıyla bilirkişilerce açıkça ürünün üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olduğu, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı tespit edilmiş olup, davacının yetkili servise başvurarak ayıp ihbar yükümlülüğünü de yerine getirdiği, TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından sözleşmeden dönme hakkını kullandığı ve somut olayda sözleşmeden dönme koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla,davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklandığına ve bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.092,96-TL istinaf karar harcından yatırılan 274-TL harcın mahsubu ile kalan 818,96‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 18,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce0bf27a9e24ee05","SID":"fd3b18f2b8b75caf"}}