{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/2107 <br>KARAR NO\t: 2024/1926<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 29/09/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2016/824 Esas,  2022/539 Karar <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 07/01/2015 günü ... yönetimindeki ... plakalı yolcu otobüsünün yaptığı kaza da otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, trafik kazası tespit tutanağına ve Erzincan Sulh Ceza Hakimliğince 26/02/2015 günlü bilirkişi raporuna göre ... plakalı otobüs sürücüsü ... tam kusurlu bulunduğunu, kaza sırasında araçta yolcu olan müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza tarihinde 20 yaşında olduğunu, Erzurum Atatürk Üniversitesi ... Fakültesinde okuduğunu, kaza geçirmesi elinde oluşan sakatlık ve ruh sağlığının da bozulmasında dolayı okulu bırakmak zorunda kaldığını, meydana gelen trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle toplanacak delillere göre maddi tazminatın, ayrıca 200.000 TL manevi tazminatın işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.     <br>Davacı vekili 17/12/2019 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkilinde oluşan iş göremezlik nedeniyle 2.000,00-TL, tedavi giderleri için ise 500,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.<br>Davacı vekili 09/05/2022 tarihli dilekçesi ile, dava değerini 34.401,96 TL olarak ıslah etmiştir.<br>CEVAP\t\t:<br>Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 26/04/2014-2015 vadeli ...poliçe nolu zorunlu karayolu taşımacılık mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ayrıca ... plakalı araç, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 19/04/2014-2015 vadeli ...poliçe nolu birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava öncesi başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu talep zamanaşımına uğradığını, haksız ve mesnetsiz davanın ve davaya konu talebin sigorta poliçesi teminatında bulunmaması sebebiyle, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesine müvekkilinin kusurundan önce Karayolları Genel Müdürlüğünün kusuru sebep olduğunu, zarar görenin , zorunlu mali sorumluluk sigortasından öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigortacıya yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş bir tutar olduğunu, ayrıca manevi tazminat talebi sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>Davalı ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurundan önce Karayolları Genel Müdürlüğünün kusuru sebep olduğunu, davacının müvekkil şirket aleyhine bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan  “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”ne göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulü ile;  3.796,28-TL geçici iş göremezlik, 30.605,68-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 34.401,96-TL maddi tazminatın davacı vekilin 29.09.2022 tarihli celsede ki beyanı üzerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyet oranı, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, kazanın tarihi ve kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.000 TL'nin kaza tarihi olan  07.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm ve Tic. Ltd. Şirketin'den alınarak davacıya verilmesine\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkilinin gerçek maluliyeti tespit edilmeden karar verildiğini, gerekçeli kararda 26.10.2018 tarihinde düzenlenen ATK maluliyet raporunun hükme esas alındığının bildirildiğini, ancak yine işbu dosya kapsamında aldırılmış 04.07.2019 tarihli ATK maluliyet raporunda önceki tarihli rapora göre daha yüksek oranda maluliyet tespit edildiğini, aynı kazaya ilişkin aynı kurum tarafından düzenlenen iki rapor arasında oldukça yüksek oranda fark olmasının raporlar arasında çelişki olduğunu gösterdiğini, yerel mahkemece bu çelişkinin giderilmesi akabinde hesaplama yaptırılması gerekirken daha düşük oranda maluliyet tespit edilen raporun hükme esas alınmasının müvekkilinin hakkını zedeler mahiyette olduğunu, bu itibarla kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, müvekkilinin gerçek zararının daha yüksek olduğunu, faiz başlangıç tarihi belirlenirken müracaat tarihi esas alınması gerekirken dava tarihinin esas alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin çok genç yaşta kaza geçirip malul kaldığını, kaza geçirdiğinde müvekkilinin üniversite öğrencisi olup söz konusu kazanın müvekkilinin fiziksel ve ruhsal olarak yıprattığından eğitimini yarıda bırakmak mecburiyetinde kaldığını, bu nedenle müvekkili için takdir edilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, ayrıca günümüe ekonomik şartları göz önüne alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarının caydırıcı etkisi dahi bulunmadığını, manevi tazminat davaları açısından ıslah yolu ile bedelin artırılması veya belirsiz alacak davası açılması da mümkün olmadığını, manevi tazminat davalarında ıslah yapılması veya davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına imkan tanınmasının da pek mümkün olmadığını, zira karar verilmeden önce hakimin manevi tazminat miktarına ilişkin görüş bildirmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalılar Erzurum ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda, kaza anında mevcut iklim ve yol şartları dikkate alınmadığını, kazanın oluşumunda Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusuruna ilişkin bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmediğini, kaza tespit tutanağının incelenmesinde kazanın meydana geldiği yerde buzlanmayla ilgili bir uyarı levhasının bulunup bulunmadığının belirtilmediğini, buzlama varsa bu durum uyarı levhaları ile sürücülere bildirerek uyarı levhalarının bulundurulmasının Karayolları Genel Müdürlüğü'nün göreve sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurundan önce Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusurunun sebep olduğunu, kusur raporu hazırlanırken dosyaya sundukları emsal raporların ve itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde düzenlenen kusur raporuna istinaden verilen kararın hukuka aykırı ve isabetsiz olduğunu, davanın müvekkilleri yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, yerel mahkeme kararının maddi tazminat yönünden hukuka aykırı olduğunu, maddi tazminat yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetlenmesi gerektiğini, her ne kadar davacının manevi tazminat talepleri kısmen kabul edilmiş ise de, ATK raporu ile sübut bulan davacının maluliyet oranı, iyileşme süreci ve başka birinin bakımına muhtaç olmadığı sebeplerine bakılarak manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili  istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ...numaralı Birleşik Kasko Poliçesinin teminatı kombine tek limit olarak 100.000 TL olduğunu, yani poliçeye yöneltilecek tüm talepler için ödenecek tutarın maksimum 100.000,00 TL olduğunu, ilgili  poliçeden Erzincan... Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/.... E. 2019/... K. Sayılı dosyada yapılan ödemeler neticesinde poliçe teminatının tükendiğini, bu nedenle davanın bu talep yönünden reddi gerektiğini, hesaba esas alınan maluliyet raporunda kaza ile illiyeti bulunmayan arazların da tespit edildiğini, yine mevcut arazların da olması gerekenin çok üzerinde tespit edildiğini, bu halde tespit edilen maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin bulunmadığını, dava konusu geçici iş göremezlik talebi yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplama yönteminin mevzuata aykırı olduğunu, dosyanın aktüer sicile kayıtlı aktüere gönderilmesini talep etiklerini, dosyada mevcut raporları hazırlayan bilirkişinin uzmanlık alanın belirsiz olduğunu, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılması gerektiğini, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunacağını, dava konusu kazada istiap haddinin araştırılmadığını, kazada istiap haddinin aşılması sonucu müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminatın fahiş miktarda olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; 07/01/2015 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı ve kendisinin sürücüsü olduğu diğer davalı Erzurum ... Turizm Tic. Ltd. Şti. nezdinde şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan ve diğer davalı ... Anonim Türk Sig. A.Ş nezdinde hem Birleşik Kasko Poliçesi hem de Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunan ... plaka sayılı  otobüsün gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazasında otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, davacı tarafça maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan dava da, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. <br>Dosyada ki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde; İTÜ'de görevli bilirkişilerce hazırlanan  07/12/2017 tarihli raporda, otobüs şoförü ...'nın tam kusurlu olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusursuz olduğu kanaatinin bildirildiği, kaza tespit tutanağı ve olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde raporun olaya ve oluşa uygun olduğu, kusura yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyetinin belirlendiği, bu nedenle maluliyetin tespitine dair istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı, hükme esas alınan aktüer raporunun Yargıtay içtihatları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi uyarınca karar tarihindeki (2022 yılı) asgari ücret verileri dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılmış olmasına göre aşağıdaki paragraf dışında kalan istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>Davalı ... şirketi tarafından davacının dava öncesi başvuru yaptığının bildirildiği, ancak başvuru tarihinin bildirilmediği ve başvuru evrakında tarih yer almadığı, sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düştüğü dikkate alınarak, başvuru tarihine ilişkin evraklar istenilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, davacının yaşı, kusuru, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma günü birlikte değerlendirildiğinde davacı yararına oldukça düşük miktarda manevi tazminata hükmedildiği, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile tazminattan sorumlu olduğu, poliçe limiti ile sınırlandırma yapılmaksızın hüküm kurulduğu, davalı ... şirketinin manevi tazminat yönünden Birleşik Kasko Poliçesi gereği 100.000,00TL teminat limiti olduğu ve teminat limitinin yapılan ödemeler dahilinde tüketildiği iddiaları yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir. Ayrıca HMK'nın 297/2 maddesi uyarınca taleplerin her biri hakkında verilen hükümle birlikte taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken, davacı vekilinin maddi tazminat talebini açıkladığı dilekçesinde iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebinde bulunduğu, 500,00-TL tedavi gideri yönünden dosyada bir bilgi bulunmadığı, kabul edilen maddi tazminatın iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, o halde maddi tazminat talebinin tedavi giderlerine ilişkin 500,00TL'lik kısmı için talebin reddine karar verilmesi gerekirken tam kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.<br> Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekili ile davalı ... şirketi istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1eca474584fca1f4","SID":"b472b126924e1354"}}