{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/67 Esas 2024/1200 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/67 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1200<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 27/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/210 Esas 2022/980 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: İpoteğin Fekki<br>DAVA TARİHİ\t: 24/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki İpoteğin fekki istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önce bir çok kez taşınmaz satışlarında birlikte iş yaptığı ve güvendiği emlakçıdan dükkanını 29/11/2019 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi düzenleyerek, 250.000,00TL satış bedeli ile aldığını, gerekli resmi işlemler için tapu müdürlüğüne gidildiğinde müvekkilinin satışa konu depolu dükkan için emlakçının davalı bankadan çekmiş olduğu ticari krediye teminat olarak  davalı lehine ipotek verildiğini gördüğünü, emlakçının müvekkiline bankaya beraber gitmelerini ve satış bedeli ile ipoteği kapatmalarının ardından tapu işlemlerini yapmayı teklif ettiğini, hayatını Almanya'da sürdüren müvekkilinin de daha fazla zaman kaybetmemek adına teklifi kabul ettiğini ve satış bedelini elden emlakçıya ödediğini, daha sonra birlikte davalı banka şubesine gittiklerini ve emlakçının banka şubesine girerek ödemeleri yaptığını, ipoteğin kalktığını beyan etmesi üzerine tekrar tapu müdürlüğüne döndüklerini, ipoteğin halen kalkmadığını gördüğünü, emlakçının müvekkiline kurumlar arasındaki yazışma işlerinin uzun süreceğini, herhangi bir sorun yaşanmayacağını, müvekkili Almanya'ya döndükten sonra ipoteği kaldırma işlemlerini yapacağını söylemesi üzerine müvekkilinin Almanya'ya geri döndüğünü, gelinen aşamada davalı banka tarafından ipotek maliki olarak kendisine ve emlakçıya asıl borçlu olarak ihtarname gönderildiğini, toplam 152.224,70 TL borç bulunduğunun bildirildiğini, müvekkilinin borç için bir sorumluluğu olmasa da daha fazla sıkıntı yaşanmaması adına işbu kalan borcu da ödeyip ipoteği kaldırmak istediğini, ancak davalı bankaca bu işlemin asıl borçlu olan emlakçı tarafından yapılması gerektiğinin bildirilmesi üzerine bildirilen bedeli önce emlakçının hesabına gönderdiğini, emlakçının da bu parayı bankaya ödeyerek kalan borcu kapattığını, ipoteğin fekki başvurusunda bulunduğunu, ipotek fekki harcı ilgili kamu bankasına yatırılmadığı için işlemin tamamlanmadığını, müvekkili ile emlakçı arasında bulunan derdest davalar sebebiyle taraflarınca emlakçının davalının ilgili şubesine getirilemediğini, ancak defalarca ödenmesi gereken harcın taraflarınca ödeneceği davalı bankaya bildirilmiş ise de, davalı banka tarafından bir  işlem yapılmadığını belirterek ... parsel bağımsız Bölüm No:10 olan depolu dükkan için davalı lehine konulmuş olan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 02/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava dilekçesinde sehven yazılan ve fekki istenen taşınmaz bilgisinin ve talebin ıslah yoluyla değiştirilmesi gerektiğini belirterek ... parsel zemin kat bağımsız bölüm no:12 olan depolu dükkan için davalı lehine konulan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı ...'e kullandırılan ticari kredilerin teminatı olarak ... parsel 12. bağımsız bölüm no’lu depolu dükkan üzerinde 22.12.2015 tarihinde 1. dereceden 350.000,00 TL bedelli ve fekki banka tarafından kaldırılıncaya kadar süreli olarak limit ipoteği tesis edildiğini, söz konusu ipoteğin borçlunun tüm borçlarının teminatını teşkil ettiğini, asıl borçlunun kredi taksitlerini ödeyemediğini, temerrüde düştüğünü, hesabın kat edildiğini, daha sonra tasfiye borçlarının tamamının kapandığını, ... tarafından müvekkili bankaya 02/07/2021 tarihli muvafakatname ile ipotek fek işlemleri için başvuru yapıldığını, ipotek fek harcı ödenmediği için ve işlemin üzerinden uzun süre geçtiğinden dolayı tapuda fek başvuru işleminin iptal edildiğini, bu nedenle ...’ten yeniden bir muvafakat alınabilmesi için yeni bir süreç başladığını, ...'in tapuda yeniden fek işlemlerinin başlatılabilmesi için herhangi bir yeni muvafakat vermediği gibi bu hususta fek ücretine ilişkin bir ödeme de yapmadığını, taşınmaz el değiştirmiş olsa bile ipotek fek işlemlerinin yapılabilmesi için  bankacılık kuralları ve mevzuatı gereği bankaca malikten değil kredi müşterisinden muvafakatname alınması gerektiğini, kredi borçlusu ...'ten gerekli yeni muvafakat alınamaması nedeniyle işlemlerin tamamlanamadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacının ... parsel, bağımsız bölüm no:10'da kayıtlı bulunan depolu dükkan için ipoteğin fekki isteğinde bulunduğu, tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, söz konusu taşınmaza ilişkin ipoteğin kaldırılmasında davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili davasını ıslah etmişse de, taşınmazın aynından kaynaklanan hususlarda dava konusu olan taşınmazın ıslah yolu ile değiştirilemeyeceği, davacının davada sıfatı bulunmadığı, davacının dava açma yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde taşınmaz bilgilerinin sehven yanlış yazıldığını, ıslah dilekçesi ile doğru taşınmaz bilgilerinin mahkemeye sunulduğunu, hatanın maddi hata niteliğinde olup ıslah yolu ile düzeltilmesinin mümkün olduğunu, bir çok Yargıtay kararında işbu düzeltme için ıslah kullanmış bile sayılmayacağının belirtildiğini, davanın konusunda da ıslahın mümkün olduğunu, ıslahın amacı, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırdığını, süresi içinde ıslah dilekçesini mahkemeye sunarak davaya konu doğru taşınmaz bilgilerini vermekle, dava dosyasında oluşan maddi hataırı düzeltmek istendiğini, bu durumun usul hukukuna da uygun bulunduğunu, dava dilekçesindeki maddi hataların düzeltilmesi davanın değiştirmesi ya da genişletilmesi de sayılamayacağından davanın konusu göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini, davaırı konusu ve davaya konu taşınmaz tam olarak anlaşılmadığını, taşınmaz bilgilerinin sehven yanlış yazılmış olmasının davanın reddini gerektirmediğini, dava dilekçesinin eklerinde yer alan gayrimenkul satış sözleşmesinde taşınmazın cinsi, mevkisi, ada/parsel numarasının doğru şekilde yer aldığını, dava dilekçesinin ekinde sunalan tapu senedinde taşınmazın ada ve parsel numarası bilgileri yer aldığını, ... parsel şeklinde olduğunu, dava konusu taşınmazı ıslah yolu ile değiştirmediklerini, davanın açıldığı tarihten itibaren bahsi geçen dava konusu taşınmazın aynı taşınmaz olduğunu, sadece tapu bilgilerinin yanlış yazıldığını, dava dilekçesinde bilgileri yanlış girmelerine rağmen kast ettikleri taşınmaz ile ıslah dilekçesi ile bilgileri düzeltilen taşınmazın aynı taşınmaz olduğunu, dosya kapsamında sunulan belgelerden de bu durumun anlaşılacağını, müvekkilinin ipotekli olarak satın aldığı ... Parsel, Kat zemin bağımsız bölüm no:12 olan depolu dükkan için kurulan ipoteğin fekkini talep etmekle birlikte, ipoteğin kaldırılmasını talep ettiği taşınmazın mülkiyet hakkına da sahip bulunduğunu, bu davayı açmakta müvekkilinin taraf sıfatı olduğunu, taraflarınca dava dilekçesinde taşınmaz bilgilerinin sehven yanlış yazıldığını, durum fark edilince dava dilekçesinden 6 gün sonra maddi hatanın düzeltilmesi için ıslah dilekçesiyle davaya konu taşınmaz bilgileri mahkemeye süresi içinde sunulmakla birlikte, dava dilekçesi eklerinde yer alan belgelerde de aslında taşınmazın bilgileri doğru olarak yer aldığını, mahkemece bu durumun maddi hata olduğunu değerlendirmeksizin, dosyaya sunulan bilgi ve belgeleri incelemeksizin ve taşınmaz bilgilerini araştırmaksızın, müvekkilinin davada taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen husumet yokluğu nedeni ile davayı reddettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; ipoteğin fekki istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİpotek resmi senedi, tapu kayıtları, davacı tarafından davalı bankaya verilen 080/02/2022 tarihli dilekçe, banka dekontları, hesap kat ihtarı, kira sözleşmesi, gayri menkul satış sözleşmesi dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacı yan dava dilekçesinde ipotekle teminat altına alınan borcun ödendiğini, ipotek fek harcı asıl borçlu tarafından yatırılmadığı gerekçesiyle davalının ipotek yüküyle satın aldığı taşınmazı üzerindeki ipoteği fek etmediğini, ipotek fek harcının kendisi tarafından yatırılmasının da kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise ipotek fek harcının asıl borçlu tarafından yatırılmadığı, ipotek fek işlemlerinin yapılabilmesi için kredi müşterisinden yeni muvafakatname alınamadığı için ipoteğin fekkedilemediğini savunmuştur. Mahkemece dava dilekçesinde yer alan taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı, ıslah yolu ile dava konusu taşınmazın değiştirilemeyeceği, davacının davada husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tDava dilekçesinde ipoteğin fekki talep edilen taşınmaz ... parsel bağımsız bölüm no:10 olan depolu dükkan, ıslah dilekçesinde ipoteğin fekki talep edilen taşınmaz ... parsel sayılı taşınmazın zemin kat 12 bağımsız bölüm numaralı depolu dükkandır. <br>\tDavacı yanca dava dilekçesi ekinde sunulan gayri menkul satış sözleşmesinin davacı ile dava dışı ... arasında adi yazılı şekilde 29/11/2019 tarihli 250.000,00 TL bedelli akdedildiği, sözleşmede taşınmazın 606 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olduğunun belirtildiği görülmüştür. <br>\tDosya içerisinde yer alan tapu kayıtlarından ... parsel sayılı taşınmazın zemin kat 12 bağımsız bölüm numaralı depolu dükkanın ... adına kayıtlı iken 04/12/2019 tarihinde davacı adına satış yoluyla tescil edildiği anlaşılmıştır. <br>\tDava dilekçesinde yer alan taşınmaza ilişkin tapu kaydından ise, taşınmazın dava dışı ... adına tescil kaydı bulunduğu görülmüştür. <br>\t Dava dilekçesindeki anlatım davacının dava dışı ...'ten adi yazılı gayri menkul satış sözleşmesi uyarınca satın alarak tapuda devir işlemi yapılan taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki istemine yönelik olup, bu anlatımı destekleyecek şekilde adi yazılı gayri menkul satış sözleşmesi ibraz edilmiştir. Dava dilekçesinde yer alan taşınmaz bilgileri ile adi yazılı gayri menkul satış sözleşmesindeki taşınmaz bilgileri farklıdır. Dava dilekçesinde yer alan taşınmaz bilgilerine göre taşınmaz dava dışı ... adına kayıtlı iken adi yazılı gayri menkul satış sözleşmesinde yer alan taşınmaz bilgilerine göre taşınmaz davacı adına kayıtlı bulunmaktadır. Nitekim yargılama aşamasında davacı vekili dava dilekçesinde taşınmaz bilgilerine ilişkin maddi hata yapıldığını belirterek gayri menkul satış sözleşmesindeki taşınmaz bilgisi ile aynı olacak şekilde taşınmaz bilgilerini düzelttiğini belirterek ıslah olarak nitelendirdiği 02/03/2022 tarihli dilekçesini ibraz etmiştir. <br>\tDavalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde, ıslah dilekçesinde de yer alan taşınmaz bilgilerine yer vermek suretiyle bu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek bulunduğunu bildirmiştir. <br>\tYapılan bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere dava dilekçesi ekinde yer alan gayri menkul satış sözleşmesindeki taşınmaz bilgilerinin maddi hata dilekçesinde yer alan taşınmaz bilgileriyle uyumlu bulunduğu gibi, bu bilgiler davacının dava dilekçesindeki olay anlatımı ile de uyumludur. <br>\tBu durumda mahkemece dava dilekçesinde yer alan taşınmaz bilgilerine ilişkin davacı yanın maddi hata yaptığı, maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin dilekçe içeriğinin uyuşmazlığa konu taşınmazın değiştirilmesi sonucunu doğurmayacağı, maddi hatanın düzeltilmesi dilekçesi ile bildirilen taşınmazın davacı adına kayıtlı bulunduğu, davacının işbu davada aktif husumet ehliyeti olduğu gözetilerek işin esasına girilip, taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, işin esasına girilip, taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarih ve 2022/210 Esas 2022/980 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/11/2024<br><br>Başkan -           Üye -                     Üye -             Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f69eca31a03dd8f","SID":"b5e86954aea9b754"}}