{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2020 <br>KARAR NO: 2024/2000<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2024<br>NUMARASI: 2023/1195 Esas - 2024/863 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkil şirketin borçlu şirketin banka hesabına avans olarak 605.114,40-TL para gönderdiğini, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete sadece 324- USD bedelli (Fatura tarihinde ki kur karşılığı=6.172,46-TL) ürün gönderdiğini, başkaca ürün göndermediği gibi bakiye avansı iade etmediğini, 598.941,94-TL borcu bulunduğunu,paranın gönderildiği tarihten takip tarihine kadar işleyen 174.516,67-TL reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini,başlattıkları takibe itiraz ettiğini belirterek  davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili;TBK'nın 112 vd maddelerinde borçların ifa edilmemesinin sonuçları ve temerrüt hükümlerinin düzenlendiğini,  müvekkilin borcunu ifa etmediğini ve temerrüde düştüğünden bahsedilebilmesi için davacının ihtar şartını sağlaması gerektiğini, hem dava dilekçesinde hem de itirazın iptali davasına konu Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının takip talebi incelendiğinde davacı müvekkilinden takip tarihine kadar işlemiş olan 174.516,67-TL reeskont faizi talep ettiğini, davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkide herhangi belirlenmiş bir vade bulunmadığı gibi bir ihtarname de keşide edilmediğini,  bu sebeple davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini,talep edilen asıl alacak ile birlikte hukuka aykırı olarak talep edilen işlemiş faizin tahsiline yönelik talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;her iki tarafın ticari defterlerine göre, davalının davacıya; icra takip tarihinde 598.941,94-TL tutarında borçlu olduğunda mutabık olduğu belirlenerek, kumaş alım satımı nedeniyle davalının hesabına avans olarak gönderilen bedelin iadesi  istemiyle icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından 10.01.2022 tarihinde yapılan 605.114,40-TL karşılığında, davalı tarafından davacıya 23.03.2023 tarihinde 324-USD (6.172,46-TL) tutarında “muhtelif kumaş” açıklamasıyla (1) adet fatura ile mal satışı yapıldığı, kalan 598.941,94-TL karşılığında mal satışı olmadığı veya kalan tutarın  davacıya iade edilmediği, itirazın (598.941,94-TL) tutarındaki asıl alacak bakımından iptaline , takipden önce davalıyı temerrüde düşüren ihtar olmadığından fazla istemin  reddine, alacağın  %20'si  oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkil şirketin davalıya peşin avans niteliğindeki 605.114,40-TL'yi davalıya gönderdiği akabinde yalnızca 324-USD miktarda ürün alabildiğini, davacı şirkete mal vermeyen ve müvekkil şirketin yaptığı avans ödemesini iade etmeyen davalının sebepsiz zenginleştiği, paranın gönderildiği tarihten bu yana müvekkilinin  ana parasını geri alamadığı giderek artan enflasyonun etkisiyle fakirleştiğini, Yargıtay içtihatlarında\"Gasp eden daima temerrüt halindedir\" ilkesinin benimsendiğini, müvekkil şirketin gönderdiği paranın borç olmayıp avans olduğunu, icra takibine konu tutarı gasp ettiği ortada olup dekont tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Elde ki dava; davacı tarafından kumaş alımı için gönderilen avansın mal gönderilmediğinden davalıdan   tahsili  istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.  Asıl alacak bakımından verilen itirazın iptaline ilişkin karar davalı tarafça istinaf edilmemiş olup kesinleşmiştir. Buna göre taraflar arasında, icra takibine konu paranın gönderme sebebinin satım bedelinin avansı olduğu hususu kesinleşmiştir. Davacı taraf sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği paranın gönderilme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Ne var ki taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu ihtilafsız olduğundan davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine değil; TBK'nın  212 maddeleri uyarınca borçlunun temerrüdü hükümlerine göre davacının işlemiş  faiz isteğinin değerlendirilmesi gerekir. TBK'nın 212 madde hükmüne göre  satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır. Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir. Somut olayda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Teslim için bir süre öngörülmediğinin kabulü gerekir. Borçlunun temerrüdüne ilişkin; TBK'nın 117 maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, 125/2  maddede alacaklı ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından hemen vazgeçtiğini bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacakları ve  daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Belirlenen hukuki duruma göre; davacının ifa zamanı belirli olmadığı halde davalı borçluyu ifaya davet etmediği, verilen avansın iadesi için icra takibi başlatarak sözleşmeden döndüğü yolunda iradesini gösterdiği,icra takibinden evvel davalı satıcı borçluyu temerrüde düşürmediğinden icra takip tarihinden önce ki tarihler için temerrüt faizi isteyemeyecektir. Mahkemece işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalının icra takibinden evvel temerrüde düşürülmediği, davacının talebinin  hukuki dayanağının satıcının temerrüdü hükümleri olduğu ,işlemiş faiz talep hakkı bulunmadığı sonucuna varıldığından davacı vekilinin işlemiş faize ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5906306607a87a7","SID":"251705986d0dbdd1"}}