{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2303 <br>KARAR NO\t: 2024/1533<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/693 Esas 2022/587 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/12/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda,<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 16.06.2019 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası  ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı ... idaresindeki, diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu davacıların yaralandığını, davacılar ... ve ...’ın malul kaldığını, diğer davacıların korku ve panik yaşadıklarını belirterek HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak davacı ... için, geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat için 50 TL, kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan tazminat için 50 TL, tedavi, iyileşme ve yol giderleri için 50 TL ile 30.000 TL manevi tazminatın; davacı ... için, 100 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat, 100 TL daimi iş göremezlikten kaynaklanan tazminat bakıcı gideri, tedavi giderleri, yol giderleri için 300 TL ile  40.000 TL manevi tazminatın, davacılar ... ve ...'ın yaşadıklarını bir nebze olsun hafifletmek adına ... için 2.500TL, ... için 2.500 TL, ... için 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... yönünden tedavi ve bakıcı gideri için 2.558,40 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için  466.175,43TL’ye, davacı ... yönünden sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 281.945,07 TL’ye yükseltmiştir.  <br>\tDavacılar vekili, 07.06.2022 tarihli dilekçesi ile, davacı ... yönünden, geçici işgöremezlik tazminatı ile tedavi, yol ve bakıcı giderleri yönünden tüm davalılar bakımından davadan feragat ettiklerini, sürekli işgöremezlik tazminatı talebi yönünden ise sadece davalı ... AŞ bakımından davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.<br>\tDavalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesine sağ şeritte kurallara aykırı şekilde park etmiş olan aracın neden olduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, davalı şirkete, 20.03.2019-2020 tarihleri arasında 73503254 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ölüm/sakatlık halinde her biri için ayrı ayrı azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabul edilemez olduğunu, kaza esnasında davacıların emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, avans faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.\t <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacı ...’ın kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %40, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun, davacı ...’ın kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %40, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun mütalaa edildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kısmen davasından feragat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne;1-Davacı ... yönünden;\ta-Davalı ... açısından tüm talepler yönünden davanın feragat nedeni ile Reddine,\tb-Davalılar ... ile ... açısından geçiçi iş göremezlik ve tedavi bakıcı giderleri yönünden davanın feragat nedeni ile reddine,\tc-Davanın Kabulü ile 281.945,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... tahsili ile davacı ...’a verilmesine,\tç-15.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\t2-Davacı ... yönünden ise;\ta-Davanın kabulüne, 466.175,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.558,40 TL bakıcı gideri ve 50,00TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 468.783,83 TL tazminatın davalı ... açısından 26.10.2019 tarihinden diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ... poliçe teminatı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla)B-10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’dan tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Davacı ... Açısından, 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’dan tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı ... Açısından, 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’dan tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\t5-Davacı ... açısından, 1.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’dan tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,   karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ...’a ilişkin maluliyet raporunda, davacının kaza sonrası yaşadığı duygusal ve ruhsal bozuklukların değerlendirilmediğini, davacı ... yönünden ise ruhsal bozukluk dışında bir kalıcı sakatlık bulunmadığının tespit edilmesinin hatalı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ...’ın kalıcı sakatlığının bulunmadığını, maluliyet raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, belirlenen post travmatik stres bozukluğunun daimi maluliyet teşkil etmediğini, davacı ...'ın memur olduğu, kaza sonrası maaşını almaya devam ettiği halde lehine geçici işgöremezlik tazminatı hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılar ... ile ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, kazanın meydana gelmesine kurallara uygun park etmeyen başka bir aracın neden olduğunu, maluliyet raporlarını kabul etmediklerini, adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı ... için, davalı ... yönünden davadan feragat edildiğini, bu durumda  davalıların 255.322,18 TL sürekli işgöremezlik zararından sorumlu tutulabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacılar vekili, davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı ... idaresindeki, diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu  ... plakalı araca çarpması sonucu davacıların yaralandığını, davacılar ... ve ...’ın malul kaldığını, diğer davacıların korku ve panik yaşadıklarını belirterek  geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi, yol ve bakıcı gideri ile manevi tazminat talep etmiştir.<br>\t1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, davacı ...’ın, dava konusu kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyet oranının ve tıbbi iyileşme süresinin belirlenmesi yönünden mahkemece Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacıda tedavi işlevselliği kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu geliştiği belirtilerek Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak  %40 oranında daimi maluliyet belirlendiğinin, tıbbi iyileşme süresinin 1 ay olduğunun mütalaa edildiği, raporun hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Davacının maluliyetinin travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle oluştuğu belirtildiğinden buna yönelik tedavi evrakları da getirtilerek  zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, bu nedenle tedavi görüp görmediği,  tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınması gerekirken yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olmayan raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.<br>\t2-2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde, zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden  çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar  verenlerin  zarar görenlere  karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir.<br>\tTBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçlularda borçtan kurtulur. Aynı kanunun 168/2 maddesinde ise alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir. <br>\tSomut olayda, davacılar vekili, davacı ... yönünden, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talepleri için tüm davalılar yönünden davadan feragat ettiklerini, sürekli işgöremezlik tazminatı talebi bakımından ise sadece davalı ... AŞ yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı ... AŞ, 2918 sayılı KTK.nın 85 ve 91. maddeleri gereğince araç işleteninin üçüncü kişilere olan hukuki sorumluluğunu, sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstleneceğinden, davacı vekilinin, davalı ... yönünden feragatinin, sigortalı araç sürücüsü ve işletenine sirayet edeceğinin kabulü gerekir. <br>\tBu durumda mahkemece, davacı ... vekili, davalı ... AŞ yönünden, sürekli işgöremezlik tazminatı bakımından davadan feragat ettiğine göre, davalılar ... ve ...’ın, davacıya karşı bu zarar kalemi yönünden poliçe limiti kadar sorumluluğunun ortadan kalktığı kabul edilmelidir. Buna göre, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin kişi başı sakatlık/ölüm için 360.000,00 TL olduğu, davacının hesaplanan sürekli işgöremezlik zararının ise 615.322,18 TL olduğu gözetildiğinde davalıların, poliçe limitini aşan 255.322,18 TL sürekli işgöremezlik zararından sorumlu tutulması gerekirken 281.945,07 TL sürekli işgöremezlik tazminatından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.\t<br>\t3-Davalılar, zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Geçici iş göremezlik tazminatının temelinde, zarar görenin kaza sonrası çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı gelirin kusurlu olan taraftan tazmini amaçlanmaktadır.. Bu dönemde, davacının gelir kaybının olmaması veya gelirinin bu dönemde de kendisine kesintisiz şekilde ödenmesi halinde geçici iş göremezlik zararından söz edilemez. <br>\tSomut olayda, davacı ...’ın, ... Müdürlüğünde memur olarak görev yaptığı, kaza sonrası maaşını almaya devam ettiği anlaşıldığına göre davacının devlet memuru olarak çalışması halinde geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını  almaya devam ediyor olması halinde geçici işgöremezlik süresince kazanç kaybı oluşmaz.  Bu dönemdeki zararı varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler veya maaş farkı kadardır. Mahkemece davacının işyerinden  geçici işgöremezlik döneminde maaşını ve ek ödemelerini alıp almadığı araştırılarak geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan  ek ödemeler gibi ek gelirleri araştırılarak sonucuna göre geçici işgöremezlik süresi için kazanç kaybının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davacının  geçici işgöremezlik süresi için zararının karşılanıp karşılanmadığı  araştırılmadan karar verilmesi isabetli değildir. <br>\t4-Davacı ...’ın, ... Müdürlüğünde memur olarak olarak görev yaptığı anlaşılmış olup hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının kaza tarihindeki, Haziran 2019 dönemi maaş bordrosunu esas alarak aylık gelirinin net asgari ücretin 1.82 katı gelirinin olduğunun kabulü ile sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının memur olarak çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu bilindiğine göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan tüm maaş bordrolarının çalıştığı işyerinden getirilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirine göre bilinen dönem için hesaplama yapılması, bilinmeyen dönem için  bilinen dönem sonu geliri esas alınarak hesaplama yapılması  için konusunda uzman  aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.<br>\t5- Davacılar vekili dava dilekçesinde davacı ... için tedavi, iyileşme ve yol giderleri için 50,00 TL maddi tazminat talep etmiş, yargılama aşamasında ise talep artırım dilekçesi ile davacı ... için aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 2.558,40 TL bakıcı gideri için dava değerinin ıslah etmiştir. HMK'nın 26. Maddesi gereğince \"Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir\" düzenlemesi göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava dilekçesinde bakıcı gideri talebi olmadığı halde bilirkişi raporu ile belirlenen  bakıcı giderinin de davalılardan tahsiline karar verilmiş olması  hakimin taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca davacı ... yönünden talep edilen tedavi ve yol giderleri ile ilgili olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.<br>\t\tAçıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekili'nin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf isteminde bulunan tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekili, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf isteminde bulunan tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırdıkları oranda kendilerine iadesine.<br>3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br> 4- Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/77512 Esas sayılı dosyasına yatırılan 20.723,82 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, <br>5-Karşıyaka 3. İcra Dairesinin 2023/67 Esas sayılı dosyasına yatırılan 635.000,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine, <br>6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25a684bb8cc74e19","SID":"02b28a8462f8f481"}}