{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2501 <br>KARAR NO: 2024/2618<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/10/2024<br>ESAS NO: 2022/911<br>KARAR NO: 2024/941<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 26/12/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2024 tarih ve 2022/911 Esas -  2024/941 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihracat yapan firma ve şahıslara yurt dışına nakliyat işlemlerini gerçekleştirmek için aracılık, konteyner temini, navlun aracılığı, komisyonculuk ve lojistik şirketler ile irtibat kurma hizmeti sunduğunu, davalı şirket ile arasında yukarıda bahsedilen hizmet için sözleşme kurduğunu ve ticaret yapmak üzere anlaştıklarını davalının Moritanya'ya yapacağı piliç ihracatı için soğutma özelliği olan konteyner temin ettiğini ve nakliyeye ilişkin bütün bağlantıları davalıya sağladığını, bu hizmet için 12.500-USD bedel ile anlaştıklarını, müvekkilinin ifa etmesi gereken bütün edim ve borçlarını yerine getirdiğini ve ihracatın gerçekleştiğini, vermiş olduğu hizmete karşılık 17/01/2022 tarihli ... numaralı 12.500-USD bedelli faturayı düzenlediğini, davalının bu bedelin yarısı olan 6.250-USD'yi müvekkiline ödediğini kalan kısma ilişkin ödeme yapmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak takip başlattıklarını, ancak davalı tarafından kötü niyetle takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğundan bahisli davanın kabulüne, davalı tarafın Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari sözleşme mevcut olmadığını ve ticaret yapmadıklarını, yapılan işlemler, kesilen faturalar ve yapılan ödemelerin tamamen o günkü piyasa koşullarında gerçekleşmiş cari işlem değerinde olduğunu, davayı ve borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığının, işin süresinde ve ayıpsız olarak yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, davacı tarafından faturaya ilişkin takip başlatılmasının usuli ve yasal şartlarının oluşmadığını takibin hukuka aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, borçlu olarak gösterilen müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kötü niyetli davanın reddine, icra takibine konu meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; mahkememizin 27/09/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defter kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı ticari defterlerini eksiksiz olarak sunmuş ancak davalı açılış onayı yerine geçen ocak ayı, kapanış onayı yerine geçen aralık ayı beratlarını, defteri kebir ve envanter defterini, davacıya ait muavin defterini sunmamıştır. Taraflar icra takibine konu 17/01/2022 tarihli, 12.500,00-USD tutarındaki faturayı vergi dairesine bildirmişlerdir. Davalı taraf bu faturanın 6.250,00 USD'lik kısmını davacıya ödemiş olup bu kısım uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olan kısım bakiye 6.250,00-USD'lik kısımdır. Davalı taraf fatura bedelinin bir kısmının iade faturası düzenlenmek suretiyle, 3.000 USD'lik kısmının ise banka havalesi yoluyla davacıya gönderilmek suretiyle ödendiği savunmasında bulunmuştur. Davalı tarafça düzenlenen 3.250,00-USD tutarındaki iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp davacıya tebliğ edildiğinde dair bir belge de sunulamamıştır. Bu nedenle davacının alacağından mahsup edilmesi mümkün değildir. Davalının \"...A.Ş adına sair transfer bedeli tahsilatı\" açıklamasıyla gönderdiği 3.000,00 USD bedelli, 11/03/2022 tarihli ödemenin ise davacı defterlerinde ... numaralı hesaba kaydedildiği, 2022 yılında davacının davalıyı 120 Alıcılar hesabının alt hesabı olan ... numaralı hesapta takip ettiği, bu durumda usulüne uygun tutulan ve ibraz edilen davacı ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, 3.000 USD'lik ödemenin dava konusu faturaya ilişkin olduğu hususunun davalı tarafça ispat edilemediği kanaatine varılmakla davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya takip konusu faturadan kaynaklı olarak bakiye 6.250,00 USD tutarında borçlu olduğu kanaati ile açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. ....\" gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra takip dosyasına konu vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; 6.250,00 USD asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD cinsi yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, İİK 67/2 maddesi uyarınca takip tutarının %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Burada irdelenmesi gereken hususun, ticari defterlerin delil niteliği olduğunu, eski Ticaret Kanununda kat'i delil vasfındaki ticari defterler, kat'i delil olarak nitelendirmesi bir yana, ticaret kanununda dahi düzenlenmediğini, HMK'da düzenlendiğini, ticari defterlerin yeni düzenlemeyle artık kat'i başka söyleyişle kesin delil niteliğinde olmadığını, ancak HMK m.222'de sayılan şartları sağlaması halinde yine takdiri bir delil olarak ilgilisinin lehine delil olarak kullanılabileceği açıkça düzenlendiğini, HMK m.222'deki şartlar ise \"ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şartı olduğunu, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları ile taraflara ait ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğrulamadığının, açıkça sabit olduğunu, mahkemece de bilirkişi raporlarına itibar edildiği bildirilmişse de aynı bilirkişinin terditli şekilde bildirdiği bilirkişi raporlarında, bilirkişinin üç ihtimalli verdiği raporda müvekkilinin en aleyhine olacak ihtimale itibar edilmiş olup diğer ihtimallere itibar edilmemesinin  gerekçesinin bildirilmediğini, bilirkişi raporundaki her üç ihtimali de  tarafların Ticari Defterlerine göre düzenlemiş olup sayın mahkemenin taktirine bıraktığını, 6100 sayılı Kanunun hükmü açık olup birbirlerini doğrulamayan ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilemeyeceği düzenlendiğini,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.10.2013 gün ve 165/17438 sayılı İlamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.12.2013 gün ve 2012/5825 Esas, 2013/22002 Karar sayılı İlamlarının emsal olduğunu, kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, davanın en azından 3.000 USD (Amerikan Doları) tutarına ilişkin kısmının reddi gerekirken aksi yönde yazılı hüküm kurulması bozmayı gerektirdiğini,  Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 16.02.2016<br> gün ve 2015/1599 Esas, 2016/4243<br> Karar sayılı İlamı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 25.02.2015<br> gün ve 2014/14607<br> Esas, 2015/5906<br> Karar sayılı İlamlarının emsal olduğunu, borcu söndüren nitelikteki belgelerin yargılamanın her aşamasında ibraz edilebileceğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 01.03.2017 gün, 2016/7067 Esas, 2017/1631 Karar sayılı İlamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 30.03.2017 gün, 2016/2960 Esas, 2017/1925 Karar sayılı İlamı, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 02.07.2020 gün, 2020/1937 Esas, 2020/8508 Karar sayılı İlamlarının emsal olduğunu, borcun itfasının icra takibinin iptalini gerektirdiğini, davacının, borcun kendilerine  haricen ödendiğini 29.01.2024 tarihli dilekçesinde ikrar ettiğini, davacının, vergi usul kanunu genel tebliği gereğince e-fatura mükeleffi olduğunu, işbu dava konusu icra takibine ilişkin ödeme emri 08.03.2022 tarihinde düzenlendiğini ve 11.03.2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, Anılan 3.250 USD fiyat farkı faturası ise 02.03.2022 tarihinde kesilmiş olup davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, şu halde, işbu fiyat farkı faturamıza itibar edilmemesinin de bozmayı gerektirdiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17.10.2012 gün ve 2012/838 Esas, 2012/715 Karar sayılı İlamının emsal olduğunu, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 26.12.2016 gün ve 2016/14282 Esas, 2016/15585 Karar sayılı İlamı,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.02.2017<br> gün ve 2014/2371<br> Esas, 2017/263 Karar sayılı İlamının emsal olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde izah olunan ve re'sen nazara alınacak sair sebeplerle,  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.10.2024 gün, 2022/911 Esas, 2024/941 Karar sayılı kararı, eksik inceleme ve delillerin hatalı değerlendirmesi neticesinde usul ve esas bakımından hukuka, Kanunun açık hükümlerine ve Yargtıay'ın kökleşmiş uygulamasına aykırı bir şekilde verilmiş olduğundan, işbu kararın duruşmalı yapılacak yargılama ile müvekkili lehine kaldırılmasına, esas hakkında yapılacak inceleme neticesinde davacının haksız davasının reddine, dava konusu Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayısında kayıtlı takibin iptaline, davalı müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatına, yargılama gideri, faiz ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde arz ve izah edilen sebepler ile mahkemece re'sen gözetilecek nedenler dahilinde ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla;  davalının istinaf başvurusuna karşı sunmuş olduğu iş bu cevaplarıın kabulüne, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibin dayanağı 17.01.2022 tarihli faturanın bakiye bedelidir.<br>Davacı düzenlenen 12.500 USDlik navlun bedeline dair fatura tutarının 6250 USD'sinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise 11.03.2022 tarihinde 3000 USD lik kısmını ödediğini ve bir kısım için ise fiyat farkı faturası düzenlediğini  savunmuştur.<br>Davalının davacıya fiyat fark faturası düzenlediği, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde bu faturanın kayıtlı olmadığı, davalı defterlerinde ise bu faturanın kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin birbirini doğrulamadığı anlaşılmıştır. Davalı 26.01.2024 tarihli dilekçesinde şifahen anlaşma gereği davalının davacıya sattığı tavuk ürünlerinin satış bedelinden kaynaklı olarak düzenlediğini beyan etmekle bu faturadan-ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenmediği, başka bir ticari ilişkinden ötürü düzenlenen ve mutabakatla düzenlendiği ve davacıya tebliğ olduğu ispatlanamayan faturanın burada dikkate alınamayacağı anlaşılmıştır. <br>Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede takibe konu faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu görülmekle davacı faturaya dayalı hizmeti verdiği konusunda ispat yükünü yerine getirdiği anlaşılmıştır. Davalının karşı tarafın gönderdiği faturayı defterine kaydetmesi, fatura içeriğini kabul ettiğini gösterdiği gibi, daha sonra borcu bulunmadığını iddia etmesi TMK 2.maddesine de aykırılık teşkil etmiştir. Davalının kendi ticari defterindeki bu kayıt davacının alacağının teşkili açısından karine teşkil etmektedir. Davacının bu alacağına karşın davalının ödemede bulunduğunu ispatı gerekmektedir. Aynı zamanda ödeme savunması her zaman ileri sürülebilecektir. Borcu sona erdiren sebepler, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve değerlendirilebilir, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi değildir.<br>Davacı vekilince davalının delil olarak sunduğu 3.000 USD'lik ödemenin davacı defterlerinde  kayıtlı olduğu fakat başka borca ilişkin olduğu ve takip konusu alacağa ilişkin olmadığı ileri sürülmüş, ödemelerin başka bir alacağa ilişkin olduğuna dair savunmayı ispat yükü davacıdadır. Davacı tarafından taraflar arasında başkaca alacak- borç ilişkisinin varlığı yönünde kanıt sunup sunmadığı dikkate alınarak davalının ibraz ettiği  ödemenin takip konusu  alacağa ilişkin olup olmadığı, davacının savunmasının yerinde olup olmadığı değerlendirilmelidir. <br>Bu hususta uyuşmazlığa uygulanacak hükümler; 6098 sayılı TBK 'nun  100. Maddesinde: Borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı  ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu   101. Maddesinde:  Birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş  olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı 102. Maddesinde:   Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun  kabul edileceği,  Takip  yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, Birden çok borcun vadesinin aynı  zamanda gelmesi halinde , mahsupun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı  104. Maddesinde: dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmesi halinde, önceki dönemlere ait edimlerin de ifa  edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br>Bu hususta bilirkişiden yukarıda bahsi geçen TBK. hükümleri gereği ek rapor alınarak ve son olarak tarafların yemin deliline dayandığı görülmekle ispat durumu değerlendirilerek yemin hakkı hatırlatılarak hüküm tesisi gerekirken davanın kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalı vekilinin  istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen  16/10/2024 tarih ve 2022/911 Esas -  2024/941 sayılı nihai kararın  KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.  25/12/2024\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0af18648e35fcd2a","SID":"b1f153732c423a6d"}}