{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/2237 <br>KARAR NO:2024/2139<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/03/2021<br>NUMARASI:2016/587 Esas - 2021/321 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacılar vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin dava dilekçesi ile; 26.03.2016 günü davalı ...'nın sevk ve idaresindeki davalı......şirketine ait yolcu servis otobüsü ile geri geri gittiği esnada davacıların eş ve annesi olan müteveffa ...'ya çarpmak sureti ile vefatına neden olduğunu, diğer davalı ...'ın ise sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yolcusu olan müteveffayı sol şeritte indirmesi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar .... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er-TL maddi, 25.000,00'er-TL manevi, davacı ... için 25.000,00-TL manevi, davacı ... için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminat ile cenaze ve defin gideri için 1.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 09.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile;  maddi tazminat taleplerini davacı ...için 11.567,97-TL'ye, davacı ... için 7.508,54-TL'ye, davacı ... için 234.044,00-TL'ye artırdıklarını bildirerek maddi tazminatın davalılar ...,...şirketi ve......şirketinden kaza tarihinden, davalı ... Şirketi'nden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; kazaya ilişkin kusur incelemesi yapılması ve davacıların sigorta şirketi veya ...'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan aracın 30 koltuk kapasiteli otobüs olması nedeniyle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yapılması gerektiğini, sigorta yaptırılmamış olması halinde sorumluluğun Güvence Hesabına ait olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesi ile; davalı ...'ın yolcu taşımacılığı yaptığını, kazanın meydana geldiği yerde yolcu indirdiğini, yolun iki şeritli ve tek yönlü olduğunu, yolcuları sağ şeritte indirdiğini ve yoluna devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; ceza davasında kaza mahallinde keşif yapılmasına karar verildiğini, ceza dosyasının celbi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacılara zararları için ödeme yapılmak istenmiş ise de davacıların kabul etmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Davalı ...A.Ş. vekili beyan dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Birleşen dava davalısı tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince; kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespiti amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, davalı sürücü ...'nın %80 oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz, müteveffa yaya ...'nın %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda ise davalı sürücülerin asli, müteveffanın ise kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirilmesi nedeniyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için 5 kişilik makine mühendisinden oluşturulan heyetten alınan raporda davalı sürücü ...'nın kazada %80 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'ın kusursuz, müteveffa yaya ...'nın %20 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirildiği, davacılarının anneleri ve eşi olan ...'nın 26/03/2016 tarihinde yolcu olarak bulunduğu ve davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı minübüsten indikten sonra karşıdan karşıya geçmek için yol üzerinde beklerken davalılardan... A.Ş'nin servisi olarak çalışan .... Şti.'ne ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın geri geri gitmesi sırasında altında kaldığı ve yaşanan bu trafik kazası sonucu vefat ettiği, beş kişilik heyet tarafından sunulan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu ve denetime elverişli görülerek hükme esas alındığı, davalı ... sigorta A.Ş.'nin... plaka sayılı aracın kasko sigortasını yapan sigortacı olduğu, dava konusu olayın kasko sigortası genel şartlarında teminat altına alınmadığı, anılan davalı tarafından yapılan kasko sigortası ihtiyari mali mesuliyet sigortası teminatı içeriyor ise de davacıların maddi tazminat taleplerinin diğer sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında kalıyor olması sebebiyle anılan sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru olmaması sebebiyle anılan davalıya ve söz konusu aracın işleteni olan ... Ozanlar ve birleşen dava davalısı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddi gerektiği, asıl ve birleşen davalarda... ve ... A.Ş. aleyhine açılan davanın ise söz konusu tüzel kişinin herhangi bir sorumluluğu olmaması sebebi ile pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/01/2021 tarihli 2020/2598 E. 2021/34 K sayılı içtihadına uygun olarak TRH-2010 tablosundaki katsayılar alınarak alınan kök raporda yer alan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, söz konusu rapor her ne kadar eski tarihli ise de davacılar vekilinin duruşmada alınan beyanında yeni bedel artırım dilekçesi sunmayacağını beyan ettiği dolayısı ile her ne kadar düzenlenen ek rapor anılan içtihada aykırı şekilde prograsif rant sistemine göre hazırlanmış ise de davacılar vekilinin beyanı doğrultusunda yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, davacılardan ...'nın defin gideri zararına ilişkin davası kapsamında İBB Mezarlıklar müdürlüğü yazı cevabında belirtilen tutar ve yerleşik içtihatlar ile TMK.4 madde hükmü kapsamında 1.000,00-TL cenaze ve defin gideri talebinin yerinde olduğu, dava öncesinde davalı ... A.Ş.'ye başvuru yapılmamış ise de bu eksikliğin tamamlanabilir dava şartı olduğu ve yargılama sırasında eksikliği davacılar vekili tarafından tamamlandığı gerekçesi ile; \"A) ASIL DAVADA-MADDİ TAZMİNAT İSTEMLERİ YÖNÜNDEN 1-Davacılar ..., ... ve ... tarafından davalılar ..., ..., (Eski unvan ...) ... A.Ş. ve... A.Ş. aleyhine açılan davaların reddine,2-Diğer davalılar yönünden; a) Davacı ... 'nın açtığı destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat davasının dava ve bedel artırım dilekçeleri doğrultusunda kabulü ile 234.044,00 TL'nin davalılar ..., ...ŞTİ. ve... ....A.Ş. yönünden 26/03/2016 kaza, davalı ... A.Ş. Yönünden ise 12/05/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b) Davacı ...'nın açtığı destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat davasının dava ve bedel artırım dilekçeleri doğrultusunda kabulü ile 11.567,97 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve...A.Ş. yönünden 26/03/2016 kaza, davalı ... A.Ş. yönünden ise 12/05/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c) Davacı ...'nın açtığı destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat davasının dava ve bedel artırım dilekçeleri doğrultusunda kabulü ile 7.508,54 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve....A.Ş. yönünden 26/03/2016 kaza, davalı ... A.Ş. yönünden ise 12/05/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, d) Davacı ...'nın açtığı defin gideri zararına ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve...A.Ş. yönünden 26/03/2016 kaza, davalı ... A.Ş. Yönünden ise 12/05/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>B) ASIL DAVADA-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİ YÖNÜNDEN:1-Davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar ... ..., ... ve... VE ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, 2-Diğer davalılar yönünden; a) Davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalılar ..., ...ŞTİ. ve... ....A.Ş.'den 26/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  b) Davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve...A.Ş.'den 26/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  c)Davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve... ...A.Ş.'den 26/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d)  Davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve... ....A.Ş.'den 26/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, C) MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2017/393 E SAYILI DAVASINDA DAVACILAR TARAFINDAN DAVALI ... ALEYHİNE AÇILAN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARININ AYRI AYRI REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı... A.Ş. vekili, ... Şirketi vekili ve davalılar ... Şirketi ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; maddi tazminat hesabı yapılırken PMF 1931 yaşam tablosu kullanılmakta iken 2020 Aralık tarihi itibariyle TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmaya başlanıldığı, hesaplamanın mahkemece resen denetlenmesi ve içtihat değişikliği nedeniyle TRH 2010 yaşam tablosu uygulanarak ve progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle tazminat hesabı yapılması yönünde rapor alınması gerektiği, takdir edilen tazminat miktarlarının az olduğu hususlarına ilişkin olmakla birlikte davacılar vekilince yasal iki haftalık istinaf kanun yoluna başvurma süresinden sonra 29.03.2022 tarihli ek beyan dilekçesi ile; aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporda tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanmak suretiyle yapıldığı, oysa ki progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, ek raporda ise PMF yaşam tablosunun kullanıldığı, ek raporda yanlış tazminat hesabı yapıldığı için bedel artırımı yapılmadığı, aksi halde verilecek kararın yanlış olacağı, bu nedenle dosyanın istinafa gitmesi ve hataların düzeltilmesinin düşünüldüğü, istinaf süresince de asgari ücrette artışlar olduğundan bahisle asgari ücrette meydana gelen değişiklikler uygulanmak suretiyle, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması talep edilmiştir. Davalı... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu, diğer davalı minibüs sürücüsü ...'ın yolcu indirme ve bindirme kuralına aykırı davranmasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından bu hususun değerlendirilmediği, davacıların desteği müteveffa ...'ya atfedilen kusur oranının da az olduğu, davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, hükme esas alınan 03.02.2021 tarihli aktüerya raporunda tazminat miktarlarının fazla hesaplandığı, davacı ...  yönünden evlenme ihtimali indirimi yapılmadığı, davacı ... ve ...yönünden destek süresinin doğru belirlenmediği, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılması gerekirken PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapıldığı, dava dilekçesinde yasal faiz istenilmesine rağmen ıslah dilekçesinde ticari faiz istenildiği gerekçesi ile tazminatın tamamına kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; davacıların desteğinin anne ve babasının yaşayıp yaşamadığının araştırılmadığı, hayatta olmaları halinde tazminat talep hakları bulunduğu ve bu durumda davacıların destek paylarının hatalı hesaplanmış olacağı, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 oranında teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiği, PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığı, davacı yanın müterafik kusuru bulunup bulunmadığının dikkate alınması gerektiği, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı belirlendiği, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ticari faiz işletilemeyeceği ve faizin ancak rapor tarihinden itibaren işletilebileceği, müvekkili şirketin sadece maddi tazminattan sorumlu olmasına rağmen tüm yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı ... Şirketi ve ... vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan kusura yönelik bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, kazaya karışan minübüs  sürücüsü davalı ...'ın yolcu indirme ve bindirme kuralına aykırı davranmasına rağmen kusursuz olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, davacıların desteği yaya verilen kusur oranının az olduğu, desteğin anne ve babasının hayatta olup olmadığının, davacılar dışında destek zararı oluşan kişinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin tazminat hesabı yapıldığı, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu, davacıların ıslah dilekçesindeki ticari faiz isteminin dikkate alınarak tazminatın tamamına kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesinin hatalı olduğu, davacı ... yönünden tazminat hesabı yapılırken evlenme olasılığı indirimi yapılmamasının hatalı olduğu, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle reddedilen tazminat nedeniyle davalılar lehine her davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin ve davalı ...'nın da yargılama sırasında temsil edilmesine rağmen adı geçen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalılar ... Şirketi ve ... vekilinin 08.04.2021 tarihli tashih ve hükmün tamamlanması talebi üzerine, ilk derece mahkemesince 29.03.2021 tarihli ek kararı ile; davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen sehven davanın kabulüne şeklinde yazıldığı, davalı ...'nın da yargılama sırasında vekil ile temsil edilmesine rağmen davalı yararına sehven vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesi ile; \"1-Talebin kısmen kabulü ile, -Mahkememizin 16/03/2021 tarih, 2016/587 Esas, 2021/321 Karar sayılı ilamının hüküm kısmında yer alan \"B) ASIL DAVADA-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİ YÖNÜNDEN\" başlığı altında yer alan 2 nolu hükmün a ) bendinin; \"a) Davacı ... 'nın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve...A.Ş.'den 26/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, \" şeklinde TAMAMLANMASINA,  -Mahkememizin 16/03/2021 tarih, 2016/587 Esas, 2021/321 Karar sayılı ilamının hüküm kısmında yer alan 10 numaralı bendinin; \"10-Asıl davada maddi tazminat davası yönünden davalılar ... , ..., ... (Eski unvan ...) SİGORTA A.Ş.,  ... A.Ş. ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile anılan davalılara verilmesine,\" şeklinde TAMAMLANMASINA, -Mahkememizin 16/03/2021 tarih, 2016/587 Esas, 2021/321 Karar sayılı ilamının hüküm kısmında yer alan 15 numaralı bendinin;  \"15-Asıl davada manevi tazminat davası davası yönünden davalılar ... ..., ...,  ve... VE ....ŞTİ, ....A.Ş. ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile anılan davalılara verilmesine,\"  şeklinde TAMAMLANMASINA, -Davalılar ....ŞTİ vekilinin davalı ... vekili olarakta gerekçeli karar başlığına EKLENMESİNE, 2-Bir kısım davalılar vekilinin diğer taleplerinin reddine\" karar verilmiş, ek karara karşı davalılar ... Şirketi ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalılar ... Şirketi ve ... vekilinin ek karara karşı istinaf nedenleri; davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olması sebebiyle reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususa ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu hususuna ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1) Davalılar ... Şirketi ve ... vekilinin ek karara karşı istinaf nedenlerinin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nın \"Hükmün Tashihi\" başlıklı 304. maddesinde \"(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.\" düzenlemesine, \"Hükmün Tavzihi\" başlıklı 305.maddesinde \"1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Eldeki davada; bir kısım davalılar vekilince, davacılar arasında ihtiyati dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalılar lehine her davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün tavzihi talep edilmiş ise de, söz konusu talebin taraflara tanına hak ve yüklenen borçların değiştirilmesi niteliğinde olduğu göz önünde bulundurularak, istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de, ilk derece mahkemesince, \"davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve..,....A.Ş.'den 26/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiş iken, bir kısım davalılar vekilinin talebi üzerine, ilk derece mahkemesince 29.03.2021 tarihli ek karar ile hükmün (2/a) bendinin, \"Davacı ... 'nın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalılar ..., ....ŞTİ. ve... ...A.Ş.'den 26/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" şeklinde düzeltilmesine karar vermek suretiyle taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçları sınırlandırır ve değiştirir nitelikte karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenle, davalılar ... Şirketi ve ... vekilinin ek karara karşı istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. (2) Asıl karara yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde;  Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer  çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece  geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.Dava konusu olay nedeniyle destek ...'nın anne ve babasının kaza tarihinde hayatta oldukları, desteğin babasının 10.09.2020 tarihinde, annesinin 18.02.2022 tarihinde vefat ettiği, davacı kızı ...'nın ise 09.09.2018 tarihinde evlendiği Dairemizce UYAP sisteminden alınan nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan raporda müteveffanın destek tazminatı hesabı yapılırken anne ve babanın destek süre ve payları hesaba katılmamış, yargılama aşamasında evlenen davacı ... yönünden evlendiği tarihten sonrasını da kapsar şekilde tazminat hesabı yapılmış olup, desteğin tüm gelirini eş ve çocukları ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Murisin gelirinden anne babaya destek payı ayrılmadan, davacı ... yönünden de evlendiği tarihten sonrası için yapılan hesaplama eksik ve hatalı olmuştur. O halde, kaza tarihinde hayatta olan murisin anne ve babasının, Yargıtay ilgili Dairesinin ve Dairemizin  yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak ve anne babanın payı ile davacı ...a'nın evlendiği tarih gözetilmek suretiyle davacıların hak kazanacağı muhtemel tazminat tutarının hesaplanması konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup, davalılar ... Şirketi vekili, davalılar .... Şirketi ve ... vekili ve davalı  ... A.Ş. vekilinin bu hususa isabet eden istinaf nedenleri yerindedir. Açıklanan nedenle istinaf eden ... Sigorta Şirketi vekili, davalılar... Şirketi ve ... vekili ile davalı... S... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi asıl ve ek kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacılar vekilinin tüm, istinaf eden davalılar vekillerinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davalılar ...Şirketi ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bb55b09460c6e43","SID":"6a553b0304c33ce8"}}