{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1891 - 2024/2071<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1891 <br>KARAR NO\t: 2024/2071<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/497 E.  -  2022/428 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/06/2022 tarih ve 2018/497 E. - 2022/428 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davacı ile davalının 2008 yılından 2016 yılının ilk çeyreği sonuna kadar ticari faaliyette bulunduklarını, davalı şirketin ... ve ... ile akdettiği nakliye sözleşmeleri gereğince yapılacak nakliyelerin bir kısmının davacı tarafından gerçekleştirildiğini, bu kapsamda müvekkilinin davalı şirkete düzenlediği 30.01.2016 tarih 003998 sıra numaralı 33.678,72-TL bedelli, 29.02.2016 tarih 23103 sıra numaralı 35.528,62-TL bedelli ve 31.03.2016 tarih 23107 sıra numaralı 15.255,04-TL bedelli üç adet faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine  davalı aleyhine Ankara 14. İcra Müdürlüğü 2018/4149 E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, icra dairesi ve mahkemenin yetkisiz olduğunu,  davalının borcunun bulunmadığını, bilakis davalının takip tarihi itibari ile davacıdan 13254,14 TL'lik açık hesap bakiye fatura alacağının bulunduğunu, davacının 2015 yılı Ekim, Kasım , Aralık ayları ile 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarında dört adet kamyon/kamyonet tipi araçla hizmet vermesine rağmen beş adet kamyon/kamyonet tipi araçla hizmet vermişçesine davalıya zikredilen her ay için KDV dahil 7.000,00 TL'den toplam 42.000,00 TL tutarında fazladan haksız fatura kestiğinin tespit edilmesi üzerine davacı şirkete 30.11.2016 tarih D-599422 seri ve sıra numaralı 42.000,00 TL bedelli bir adet fatura kesildiğini ancak davacının faturayı teslim almaya yanaşmadığını, bu nedenle de Kadıköy 5. Noterliğinin 27.12.2016 tarih ve 17783 yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde faturanın davacıya tebliğ edildiğini, davacının eski bir işçisinin iş hukukundan kaynaklanan alacağı  nedeniyle davalının üst işveren sıfatı ile davacı şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, bu kapsamda Ankara 12. İcra Müdürlüğü 2017/7483 E. Sayılı dosyasına faiz, masraf ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere 18.500,00 TL ödeme yaptıklarını, davalının icra dosyasına ödediği miktardan davacının sorumlu olduğu kısım kadarının takas ve mahsubunun gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  nihai talepte takibin aynen devamı istendiğinden takipteki  işlemiş faiz için eksik harç tamamlatılarak 104.144,83 TL dava değeri üzerinden yargılamaya devam olunduğu, taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkar edilmemesi nedeniyle davalının yetki itirazının reddedildiği, davacının davadan önce  kıdem tazminatından sorumlu olduğu meblağın üzerinde bir ödeme ile( dava dışı işçiye yaptığı 4.000-TL'lik ödeme nedeni ile) kendisine düşen işçilik alacaklarını fazlası ile ödediği,  Ankara 12. İcra Müdürlüğündeki dosyada sorumluluk yönünden davacının bir ödeme yükümlülüğünün bulunamayacağı yönündeki bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davalının takas mahsup savunmasının yerinde görülmediği, davalının 42.000 TL'lik iade faturasının düzenlenmesine ilişkin eksik hizmet iddialarının yerinde bulunmadığı, sunulan delillerin yazılı delil başlangıcı niteliği taşımadığı,  netice olarak davacının davalı adına düzenlediği ve icra takibine konu ettiği 33.678,72 TL, 35.528,62 TL, 15. 255,04 TL tutarındaki toplam 84.462,38 TL tutarındaki 3 adet faturanın davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından banka yoluyla gönderilen bir kısım ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının defterlerine itibar edilemeyeceği, davalı defterlerindeki kayıtların doğru işlendiği, davalının davacıya düzenlediği 30.11.2016 tarihli 599422 nolu  42.000 TL tutarındaki ( bir aracın çalışmadığı halde taşıma yapmış gibi gösterilerek aylık 7000 TL dan 6 aylık dönem için kesilen)  iade faturasındaki  42.000 TL nin davalının borcundan düşülmesi talebinin yerinde görülmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan  28. 745,26 TL alacağı olduğu, davalının  takas edilebilir bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davaya konu ettiği takipteki asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden  104.144,83 TL  dava değeri ile açtığı  itirazın iptali davasının  kısmen kabulüne, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 28.745,26 TL alacağı olduğuna, davalının takas savunmasına konu İş Mahkemesi ilamına dayalı ödemesinden dolayı davacıdan alacaklı olmadığı anlaşıldığından, davalının takas talebinin reddine, davalının Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2018/4148 Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 28.745,26 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına, asıl alacağın fazlaya ilişkin isteminin reddine, takipteki işlemiş faiz talebinin takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden reddine, asıl alacak likit olduğundan 28.745,26 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen kısım bakımından yasal şartlar oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  takip dayanağı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı defterlerinde görünen çek ödemelerinin 31/12/2015 tarihli 34282,54 TL'lik ve 30/11/2015 tarihli 33633,36 TL'lik fatura bedellerine mahsuben müvekkiline ödendiğini, bu nedenle dava konusu borçtan düşülmesinin doğru olmadığını, dava konusu fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödendiği ispat edilememiş olmasına karşın dava konusu olmayan cari hesap ilişkisine dayanılarak ve davacı defterleri usulüne uygun tutulduğu halde sadece davalı defterlerine itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı şirketin usulüne uygun tutulmayan ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının ise usulüne uygun tutulması nedeniyle hüküm tesisine müsait olduğunu, davalı defterlerine göre takip tarihi itibariyle müvekkilinin davacıdan 13254,74 TL alacaklı bulunduğunu, müvekkili tarafından davacıya kesilmiş bulunan 30.11.2016 tarih ve 599442 numaralı 42.000,00.tl. bedelli iade faturasına itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, iade faturasının 2015 yılı Ekim ayı ile 2016 yılı Mart ayı arasında davacı tarafından beş araç çalışmış gibi gösterildiği halde dört araç çalıştırıldığı için yapılan haksız tahsilat nedeniyle düzenlendiğini, takip dayanağı faturaların içeriğindeki hizmetin miktar ve bedel olarak müvekkili şirkete verildiğinin ispat külfetinin davacı tarafta ait olduğunu, davacının hizmeti verdiğini ispat edemediğini, müvekkili tarafından düzenlenen 42000,00 TL bedelli iade faturasının haklılığının ispatı bakımından davacı yetkilisi ...'nin el yazısı ile düzenlediği belgelerin, dava dışı ... firması yetkilisine attığı mesajların ve tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmamasının savunma haklarını kısıtladığını, takas mahsup taleplerinin kabul edilmemesinin de usulsüz olduğunu zira müvekkili tarafından asıl işveren sıfatıyla 18500,00 TL olarak ödenen dava dışı işçinin işçilik alacağından davacının da sorumlu bulunduğunu, davacı tarafından bu işçiye kıdem tazminatı olarak ödendiği belirtilen 4000,00 TL'nin ilgili işçilik alacağının dava ve karar tarihinden önceki zamanlara ve başka hususlara ilişkin olduğunu,  kısmen kabul edilen tutar bakımından müvekkili davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedildiği halde reddedilen kısım bakımından takip yapmakta açıkça kötü niyetli olduğu anlaşılan davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin de açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacının Ankara 14. İcra Dairesi'nin 2018/4148 sayılı icra takibinde  borcun sebebi olarak dayandığı üç adet fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır.<br>\tFaturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı/hizmeti teslim aldığının kabulü gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2011 tarih, 2011/3549 Esas ve 2011/3335 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu durumda davalının fatura bedelini ödediğini usulüne uygun deliller ile kanıtlaması icap eder.<br>\tYargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2016 tarih, 2016/2734 Esas, 2016/16029 Karar sayılı kararında, \"Davanın temelini oluşturan icra takibinde 6 adet faturaya dayanılmıştır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Bu itibarla davanın takibe konu edilen faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlenmesi gerekir. Davalı ödeme savunmasında bulunmuş ve ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur. Davacı tarafça bu ödemelerin dava konusu faturalar dışındaki cari hesap alacağına yönelik olduğu cevaba cevap dilekçesinde belirtilmiş ise de  tüm cari hesap ilişkisi dava konusu olmadığından icra takibine konu edilen faturalar dışına çıkılarak inceleme yapılması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş savunma kapsamındaki ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.\" biçiminde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar sayılı kararında, \"Davanın temelini oluşturan icra takibinde 31 adet faturaya dayanılarak alacak talebinde bulunulmuştur. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan mahkemece uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan 31 adet faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\" biçiminde vurgulandığı üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunan işbu itirazın iptali davasında icra takibi faturaya dayalı olduğundan, uyuşmazlığın bu faturalarla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılarak, yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>\tBu durumda mahkemece, savunma kapsamındaki tüm ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun (bu anlamda olmak üzere davalı defterlerinde çekle ödendiği görünen 33632,36 TL ve 34282,54 TL'nin dava konusu üç adet fatura borcuna mahsuben mi yoksa dava konusu olmayan 30/11/2015 ve 31/12/2015 tarihli aynı bedelli faturalara mahsuben mi ödendiğinin) 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi bakımından yeni bir mali müşavir bilirkişi raporu alınarak, dava konusu takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler yönünden de davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2020 tarih, 2018/2228 Esas, 2020/1306 Karar ve  23/01/2019 tarih, 2018/3834 Esas, 2019/421 kararları da bu yöndedir.)<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı ve davalı vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.\t<br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 01/06/2022 gün ve 2018/497 E. - 2022/428 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ile davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 491,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde yatıranlara iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/12/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9e2aa6ddac1efc9","SID":"49c25d919276cbd0"}}