{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/429 <br>KARAR NO\t:2024/1381<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2022/11 Esas 2023/1146 Karar   <br>TARİHİ:20/12/2023<br>DAVA KONUSU:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ:25/12/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH  :25/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Asıl dosyada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında imzalan 16.07.2018 tarihli sözleşme ile davacının Kayseri İli, ... İlçesi ... ada, ... parseldeki binanın alüminyum kapı ve pencere, pvc schüco anahtar teslim olarak imalat ve yapım işini davalı şirkete verdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 4. Maddesinin işin tanımı ve kapsamı başlıklı kısımda \"... İli, ... İlçesi, ... ada ... parselde yapılan binanın alüminyum kapı pencere PVC sehüco işlerden anahtar teslimi yapılması işidir.\" demekle davalının yapmayı taahhüt ettiği işin anahtar teslimi olduğunun açıkça ortada olduğunu, sözleşmenin 3. Maddesine göre davalı bu işe sözleşmenin imzalandığı tarih olan 16.07.2018 de başlayacak ve 31.11.2018 tarihine kadar bu işin bitirecek olduğunu ancak davalının bu süre içerisinde taahhütlerini yerine getirmemiş ve sözleşmede belirlenen süreye riayet etmemiş olduğunu, yine davalının işi anahtar teslimi olarak yapacağı sözleşmenin 7. maddesinde de belirtilmiş olduğunu, 7. Maddede \"İş bu sözleşmede ki şartlara göre taşeron sözleşme- konusu işi Anahtar Teslimi Ayat esasına göre yapacaktır. 537000,00 TL KDV işçilik montaj dahil anahtar teslim fiyatıdır.\" demekle davalının işi anahtar teslim olarak aldığının görülmekte olduğunu, davalının sözleşme konusu işi anahtar teslim fiyat esasına göre, süresinde ve kabule şayan bir şekilde işleri yapmayı ve teslim etmeye kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, davalının ise örnek daire ve dükkanları yaptığını, sonrasında işe devam etmemiş olduğunu, davacının sözleşmeye göre yapması gereken işleri süresinde yapmadığını ve davacının maddi ve manevi zarara uğratmış olduğunu, davacının davalıya işe devam etmemesi durumunda işi başkasına vereceği hususunda uyarıda bulunmuş olduğunu ancak davalının işe devam etmediği gibi davacıya cevap dahi vermediğini, davalı ile imzalanan sözleşmenin 5. Maddesinde \" Taşeron sözleşme konusu kusurlu imalat, şartnamelere aykırı uygulama, malzeme kusuru ve her türlü aksaklık,… Doğacak maddi - kayıplardan, - kaza, gecikme ve zararlardan ve bunların neticelerinde sorumludur. Bu hususlardan doğacak hukuki, mal, ve cezai sorumluluk taşeron'a aittir. Her türlü tamir, ıslah ve yeniden yapım işlerini Taşeron, İşveren'in kabulüne kadar bilabedel yapmak zorundadır. Kabulden sonra da garanti koşulları devreye - bu konuda süre ve bedel olarak taşeron hiçbir. hak iddia edemez” maddesi bulunmaktadır. Bu mâdde uyarınca davalı sözleşmeye Uygun davranmayarak, yapması gereken işleri yapmamış olduğunu, yine 23. Maddesinde \" İşverenin tamamen kendi yargisi sonucu Taşeron'un bilgi ve/veya İşgücü mali güç eksikliklerinden dolayı taahhüdünü yerine getirmekte geciktiği veya hiç getiremeyeceği kanısına vardığı veya Taşeronun fiil ve hareketleri dolayısıyla iş kalitesinin düşüklüğü vergi ve sigortaların ödenmemesi gerekli emniyet tedbirlerinin alınmaması ve işverene resmi müessese ve kuruluşlarca müeyyide uygulanması veya İşveren tamamen kendi yargısıyla bu gibi olayların meydana geleceği kanısına vardığı taktirde İşveren hiçbir hüküm ve karar almaya gerek kalmaksızın tamamen kendi yargısı İle İş bu sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkına sahip olduğunu, Sözleşmenin işveren tarafından bu şekilde feshedilmesi halinde  Taşeron'un bu tarihe kadar yapmış olduğu ve gerek İşveren gerekse İdare'ce kabule şayan bulunan işlerin tutarı hesap edilip bundan kanuni stopajlar Taşerona bu zararlar düşülerek bakiyesi taşerona ödenir. Varsa kati teminatı ve teminat mektubu irat kaydedilir. \"İşin bu şekilde tamamlanması sonunda gerekirse işveren bu malzeme ve/veya ekipmanı satarak alacaklarını ve uğradığı zararları karşılar karşılanmayan yararları için gerekli kanuni takibatı yaptırır. Taşeron işbu sözleşmenin bu şekilde feshinden dolayı İşverenden hiçbir hak ve talepte bulunmayacağını peşinen taahhüt etmiştir\" şeklinde hüküm bulunmakta olduğunu, bu madde hükmüne göre davalının davacıdan herhangi bir bedel talep etme hakkı bulunamayacağı gibi davacının uğradığı zararlar sebebiyle uğradığı zararı talep etme hakkı bulunmakta olduğunu, davalı işi tamamlamayınca davacının başka bir firma anlaşmak durumunda kalmış ve daha yüksek bir bedelle işi tamamlatmış olduğunu, davacının buradan uğramış olduğu zarardan davalı sorumlu olduğunu, davalının basiretli bir tacir davranarak yapamayacağı işi almaması gerektiğini, ancak davalı tacir, basiretli bir tacir gibi davranmayarak tamamlayamayacağı işi alarak davacı ile anlaşmış ve işi tamamlamayarak davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı 16.11.2018 de davacı ile anlaşarak anahtar teslimi aldığı işi 31.11.20218 yılında teslim edeceğini taahhüt etmiş, davalı yapabildiği örnek daire ve dükkanı dahi uzun sürede bitirebilmiş olduğunu, akabinde de işin devamını getiremediğini, davalı defalarca İkaz edilmesine rağmen işi yapmadığını, bunun üzerine davacı, davalı 31.11.2018 tarihinde işi tamamlayamayınca alüminyum doğrama İşini ve fotoselli 2 adet kapı yapım işini yapması için 17.12.2018 tarihinde ... ile Pvc yapım Işi için de 07.01.2019 tarihinde de ... San, Tic. Ltd. Şti. İle anlaştığını, davacının davalının kusuruyla yüksek bedelle yaptırdığı iŞ için uğramış olduğu zararını davalıdan tazmini gerekmekte olduğunu, şöyle ki davalı İle davacı arasında Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/22 esas sayılı dava dosyasında; davalının yapmış olduğu işin bedeli için davacıya karşı başlatmış olduğu icra takibine İtiraza karşı açılan itirazın İptali davası görüldüğünü, bu davada tanık beyanlarında davacının davalıya yüksek bedelli çek verdiğini ancak davalının bu çeki kabul etmediği yani davalının işe devam etmeyerek yarım bıraktığı söylenmiş olduğunu, bu hususta davalı şirket tanığı olarak dinlenen ... ve ... İsimli kişilerin beyanı gereğince davalı şirket hem kendisine yapılan ödemleri kabul etmemiş hem de Işi tamamlamamış olduğunu, davacı açılan itirazın iptali davasında; davalının davasında haksız olduğunu, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davacının davalının kusuru sebebiyle uğradığı zararının tespit edilerek davalının alacağından mahsup edilmesini talep edildiğini ancak yerel mahkeme tarafından yanlış karar verilmiş olup taraflarınca dosya istinafa gönderilmiş olduğunu, ayrıca dosyada bilirkişiden rapor alındığını, davacının başka firmalarla anlaştığı dönemde; yabancı ülke paralarının değerinin artması, ürün ham maddeleri ithal malzeme olup ülkeye girdi fiyatlarının artması, bu artışla farklı markalarda ki Ürünlerin bedel artışını beraberinde getirmesi, kurda ki sert artışlar (rahlp bransın krizi) sebebiyle davacının davalıyla anlaştığı bedelin çok daha üzerinde işi tamamlattırmak durumunda kaldığını, bu sebeple de davalının kusuruyla davacının uğradığı zararın davalı tarafından karşılanması gerekmekte olduğunu, davalının işini 31.11.2018 – tarihinde bitirmesi gerekirken bitirmemiş ve davacının 17.12.2018 tarihinde ... ile Pvc yapım Işi için de 07.01.2019 tarihinde de ... San, Tic, Ltd. Şti. ile anlaşmış olduğunu, bu sebeple de ... ada ... parselde bulunan 2 binanın bitimi süresi totalde 6-7 ay uzadığını, 2 binanında zamanında tamamlamaması sebebiyle davacının Inşaatı zamanında bitirememiş 've inşaatın bitiminin süresi ve dairelerin satış süresi uzadığını belirterek davanın kabulü ile, davalının İşi tamamlamaması sebebiyle davacının aynı işi daha yüksek bedelle başka firmalara yaptırması sebebiyle davalı ile anlaşılan bedelle diğer firmalar ile anlaşılan bedel arasında ki bedel farkının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00TL müspet, 100,00 TL menfi zarar toplamda 200,00 TL'nin tazminine karar verilmesinin talep etmiştir.<br>Birleşen dosyada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 16/07/2018 tarihli sözleşme ile davacı şirket tarafından anılan sözleşme ile ... İli ... İlçesi ... ada ... parseldeki inşaatın genel tanım, binanın dış yüzüne bakan yüzeylerde projesine uygun pvc ve aliminyum doğramaların imalat ve yapım işçiliği yapım işi üstlenildiğini, bunun karşılığından davalı şirket tarafından ödeme yapılacağını, sözleşme uyarınca davacının edimlerini yerine getirdiğini, fatura düzenlendiğini ancak ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmadığı gibi davacı şirket inşaat alanına çağrılmayarak işine devam ettirilmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Kayseri 2. ATM 2021/22 Esas 2021/668 Karar sayılı ilamıyla davacının haklılığının ispatlandığını, davalının itirazının iptaline karar verildiğini, davalı tarafından sözleşmenin eylemli olarak feshedildiğini, davacı açısından ifanın imkansızlığı oluştuğunu, sözleşme iş sahibinin kusuru tarafından imkansız hale gelmiş veya feshedilmişse yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davacının yoksun kaldığı kar ve zararların talep etme hakkı bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mahrum kalınan kar için 01/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Asıl dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan dava haksız ve mesnetsiz olup, davacı şirket kötüniyetli olmasına rağmen talepte bulunmakta olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, zira, davacı gerçekleri çarpıtarak münharif beyanlarla haksız ve hukuka aykırı çıkar peşine düşmüş olduğunu, davacı şirket ile davalı/borçlu şirket arasında  imzalanan 16.07.2018 tarihli sözleşme ile davalı şirket tarafından anılan sözleşme ile ... İli, ... İlçesi, ... ada ... parseldeki inşaatın, genel tanım, binanın dış yüzüne bakan yüzeylerde projesine uygun, pvc(schüco) ve aliminyum doğramaların imalat ve yapım işçiliği yapım işi üstlenilmiş olduğunu, yine anılan sözleşmenin 9. Sayfasında bulunan 17.1.1 maddesi uyarınca davacı şirket, öncelikle ... İli, ... İlçesi, ... ada ... parselde bulunan inşaatın dükkan alüminyum cephesi ve örnek dairelerin alüminyum pencerelerini yapacak ve bunun karşılığında  davacı şirket tarafından ödeme olacağını, dolayısıyla 16.07.2018 tarihli sözleşmenin  9. Sayfasında bulunan 17.1.1 maddesine göre davalının öncelikle anılan inşaatta dükkan ve örnek dairelerin alüminyum cephesi ve örnek dairelerin alüminyum pencerelerini yapması; bunun karşılığında da davacı /borçlu şirketin yapılan işçilik ve kullanılan malzeme karşılığı tutarı ödemesi gerekmekte olduğunu, anılan sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından öncelikli olarak üzerine düşen görev ve sorumluluk yerine getirilmiş olup, davacı/borçlu tarafından ... İli, ... İlçesi, ... Ada , ...Parselde bulunan inşaatta gösterilen 2 örnek dairenin ve bir adet dükkanın  alüminyum cephesi vs. yapım işçiliği özen dahilinde, projeye ve sözleşmeye uygun şekilde eksiksiz ve kusursuz olarak gerçekleştirilmiş olduğunu, (davalının edimini yerine getirdiğine dair Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/22 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu olduğunu, kullanılan malzeme ve yapılan işçilik neticesinde sözleşmeye ve özen borcuna uygun olarak üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirerek, İşveren'in talimatları doğrultusunda öncelikle örnek dairelerin ve dükkanın alüminyum cephesi vs. yapım işçiliğini tamamlayan davalı şirket tarafından, davacı şirkete fatura düzenlenmiş ve ödeme talep edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça davalıya ödeme yapılmadığını, davacı şirket davalıya ödeme yapmadığı gibi davalı şirketi inşaat alanına da çağırmayarak işine devam ettirmemiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca alacağın tahsilini sağlamak için Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile davacı aleyhinde ilamsız icra takibinde bulunulmuş olduğunu ancak davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilerek takip durdurulmuş olduğunu, davacı tarafça  Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini sağlamak amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/22 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali talepli dava ikame edilmiş olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/22 Esas ve 2021/668 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 16.019,80 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararından da anlaşılacağı üzere, davalı sözleşme kapsamında üzerine düşen edimleri eksiksiz ifa etmiş olmasına rağmen davacı taraf kendi üzerine düşen edimi ifa etmediği gibi sözleşmeye aykırı davranarak, sözleşmeye göre davalının yapması gereken işleri üçüncü kişiye vermiş olduğunu, bu haliyle davacı tarafından sözleşme eylemli olarak feshedilmiş ve davalı açısından ifa imkansızlığı oluşmuş olduğunu, eser sözleşmelerinde ücret borcu iş sahibinin asli edimi olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ödemenin yapılmamış olması halinde yüklenicinin işe devam etmesi beklenemez olduğunu(TBK 97), bu halde yüklenici, iş sahibinin borcunu ifa edinceye kadar işi durdurabilir veya sözleşmeyi fesih hakkını kullanabilir olduğunu, sözleşme iş sahibinin kusuru tarafından imkansız hale gelmiş veya feshedilmişse yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı olduğunu, somut olayda ise taraflar arasında imzalanan 16.07.2018 tarihli sözleşmenin 17.1.1'inci maddesine göre yapılacak iş iki parçalı olarak belirlenmiş, ödemenin ise parçalı işlerin yapımından sonra ödeneceği kararlaştırılmış olduğunu, 16.07.2018 tarihli sözleşmenin 17.1.1. maddesi;'' ... Ada, ...Parselde bulunan 1 adet 4+1 ... Kat daire: 495.000,00 TL ye ... Sanayi ve Limited Şirketi'ne iş karşılığı verilecektir. Ayrıca 42.000 TL'lik ilave ödeme yapılacaktır. Bu ödeme dükkan alüminyum cephesi ve örnek dairelerin alüminyum pencereleri yapıldığında ödeme çek ile yapılacaktır.'' hükmüne istinaden davalı tarafından sözleşmede belirtilen dükkan alüminyum cephesi ve örnek dairelerin alüminyum pencerelerinin imalatı yapıldığını, davalı edim yükümünü yerine getirdikten sonra davacı iş sahibinin asli edim yükümlülüğü olan ücret ödeme borcunu yerine getirmesini talep etmişse de davacı yanca hiçbir şekilde ödeme yapılmamış olduğunu ayrıca iş sahibi davalıya ödeme yapmadığı gibi, sözleşmede kararlaştırılan işlerin yapım işini başka şahıslara vererek sözleşmeyi eylemli olarak haksız biçimde feshetmiş olduğunu, iş sahibi sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmeyerek davalının maddi ve manevi anlamda zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla sözleşmenin ifasının davalı tarafından imkansızlaşmasına iş sahibin kusurlu davranışları neden olduğundan davalının tazminat isteme hakkı doğmuş olduğunu, somut olay açısından davalı şirketin tazminat isteme hakkı doğmuşken, iş sahibinin tazminat talebinde bulunması abesle iştigal olduğunu, davalı şirket tarafından 01.09.20218 tarihinde fatura kesilmiş, iş sahibi 01.09.2021 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş, yine bu tarihten sonra ödeme yapmayarak davalı işe davet etmemiş ve davalının yapması gereken işlerle alakalı üçüncü şahıslarla anlaşma yaparak davalı açısından ifayı imkansız hale getirmiş ve sözleşmeyi eylemli olarak feshetmiş olduğunu, bu nedenle davalı tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/94 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhinde tazminat davası ikame edilmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.<br>Birleşen dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının yapmayı taahhüt ettiği işi eksik tanımladığını, davacı ile anahtar teslimi yapılmasına karar verildiğini, davacının bu ibareyi kullanmadığını, çarpıtarak beyanda bulunulduğunu, davacının yapamayacağı işi kabul ettiğini, ancak mali yeterliliği distribütör firmadan mal almaya yetmediği için örnek daire ve dükkanları yaptıktan sonra işi bıraktığını, daha sonra icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, sözleşmede taşeron olan davacının işi geciktirmesi durumunda davalıdan herhangi bir bedel talep edemeyeceği konusunda madde bulunmasına ve davacının işi yarım bırakmasından dolayı davalının maddi zarara uğradığını, ancak aleyhe sonuçlanmadığını, bu davanın reddi gerektiğini, davacının kötü niyetli ve haksız olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız ve kusurlu eylemleri nedeniyle davacının kusuruna dayanarak davalıya karşı açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.               <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: <br>İlk derece Mahkemesi tarafından; Asıl ve Birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ:<br>Asıl dosya davalısı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.  vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davalı - birleşen dosya davacısı olan müvekkilin uğradığı zararın hiç hesaplanmadığını, birleşen dosya yönünden eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, müvekkilin talep ettiği tazminat yönünden hiçbir hesaplama yapılmamış olmasına rağmen Mahkemece taleplerin reddine karar verildiğini, birleşen dava yönünden 19/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişilerin yasayı hiçe sayarak hukuki değerlendirme yaptığını, her ne kadar Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkil tarafından feshedildiği gerekçesi ile müvekkilin tazminat talebinin reddine karar verilmişse de taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkil şirket tarafından feshedilmediğini, karşı tarafın temerrüde düştüğü ve kusurlu olduğu yönünde kesinleşmiş mahkeme kararı olduğunu, davacı - karşı davalı şirketin öncelikli edim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek üzerine düşen işi yapmaktan kaçınmasının tek başına kusurlu sayılması için yeterli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Asıl dosya davacısı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. Vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; birleşen 2022/94 Esas sayılı dosyanın miktar yönünden kesinlik sınırının altında olduğunu, birleşen dosya davacısının sözleşmede belirtilen süre içerisinde taahhütlerini yerine getirmediğini ve sözleşmede belirlenen süreye riayet etmediğini, müvekkilin birleşen dosya davacısına işe devam etmemesi durumunda işi başkasına vereceği hususunda uyarıda bulunduğunu ancak işe devam etmeyen karşı tarafın müvekkile cevap dahi vermediğini, yine karşı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığının en önemli göstergesinin sözleşmedeki madde 18 olduğunu, davalının sözleşmeye uygun hareket etmediğini, müvekkilin davalıya kolaylıklar sağladığını ancak yine de işi tamamlayamadığını,  davalının işi yapmaması sebebiyle ... ada ... parselde bulunan 2 binanın bitimi süresinin totalde 6-7 ay uzadığını, 2 binanın da zamanında tamamlamaması sebebiyle müvekkilin inşaatı zamanında bitiremediğini, inşaatın bitiminin süresi ve dairelerin satış süresinin uzadığını, müvekkilin bu inşaatın yapımı için bankalardan yüklü miktarlarda kredi kullandığını, geç teslimden ve geç satımdan kaynaklı müvekkilin bankalara yüksek bedelle faiz ödediğini, yine müvekkilin yeni firmalarla anlaştığı dönemde artan maliyetler sebebiyle yaptırdığı her iş için anlaştığı firmalara daha yüksek ödemeler yapmak durumunda kaldığını, davalı ile yapılan anlaşmada davalıya daire verilecek iken diğer firmalara ödeme yapılmak zorunda kalındığını ve müvekkilin nakit akışının olumsuz etkilendiğini, bu sebeple davalının kusuruyla müvekkilin uğradığı zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilin tereddüte yer vermeyecek derecede davalı tarafın kusuru sebebiyle zarara uğradığını, bu sebeple müvekkilin uğramış olduğu zararın tespiti gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER: <br>Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Asıl ve  birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Asıl Dosyada davacı iş sahibi vekili, işin davalı taşeron tarafından yapılmamasından  kaynaklanan müspet ve menfi zararları talep edilmiş, davasını tam ıslahla sözleşme, teminat mektubunun verilmemesi ve diğer nedenlerle sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, uğradığı zarar nedeniyle 179.389,11.-TL nin davalıdan tahsili talep edilmiştir. <br>Birleşen dosyada davacı taşeron vekili, davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin eylemli olarak feshinden dolayı kar mahrumiyeti ve diğer zararların şimdilik 10.000.-TL olmak üzere tahsili talep edilmiştir. <br>Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan 16.07.2018 tarihli sözleşmeye göre; ... İli, ... İlçesi, ... ada ... parseldeki binanın dış yüzeyine bakan yüzeylerde pojesine uygun pvc (schüco) alimünyum doğramaların yapım işi konusunda KDV, işçilik, montaj dahil 537.000.-TL götürü bedelle, sözleşmenin imza tarihinden itibaren iş başlayacağı ve 31.11.2018 tarihinde teslim edilmesi konusunda anlaştıkları, iş bedeli olarak ... ada ... parselde ... Blok ... Kat ...nolu daire 495.000,00.-TL'ye iş karşılığı verileceği, ayrıca 42.000,00.-TL'lik ilave ödeme yapılacağı, bu dükkan alimünyum cephesiyle ve örnek dairelerin aliminyum pencereleri yapıldığında ödemenin çekle yapılacağı, sözleşmenin 23. Maddesinde işveren tarafından tamamen kendi yargısıyla sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin işveren tarafından bu şekilde feshi halinde taşeronun bu tarihe kadar yapmış olduğu işlerin tutarı hesaplanıp taşerona ödeneceği, taşeronun başkaca hiç bir hak ve alacak talep edemeyeceği, sözleşmenin iş verinin kusurunda dolayı feshinden iş verenden herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Sözleşmeye göre asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı iş sahibi, asıl dosya davalısı-birleşen dosya davalısı taşerondur.<br>Taşeron tarafından iş bedeli alacağının tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla açılan takibe itiraz üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/22 E., 2021/668 K. Sayılı dosyasıyla itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, kararın iş sahibi tarafından itiraz edilmesi üzerine Dairemizin 20211375 E., 2022/292 K. Sayılı ilamıyla \"Davacı tarafça yapılan iş miktarı noktasında taraflar arasında ihtilaf olmamakla birlikte,   mahkemece değer verilen bilirkişi raporu doğrultusunda sözleşmenin 17.1.1 maddesinin kısmi ifa halinde yapılacak ödemeyi belirlediği, davacının örnek daire ve dükkanların işini yaptığı tarafların kabulünde olup, bilirkişilerce bu işin karşılığının davalıca ödendiğinin ispatlanamamış olması nedeniyle davacının ödemezlik def'i kapsamında işi yarım bırakmasında haklı olduğu, dolayısıyla davalının zarar hesabı ve mahsubu talebinin de yerinde olmadığı kanaatine dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik\" bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından her ne taşeron tarafından sözleşmenin feshedildiği kanaatine varılarak hüküm kurulmuş ise de; iş sahibi tarafından aynı işe ilişkin olarak dava dışı şirketlerle 17.12.2018 ve 07.01.2019 tarihli sözleşmeler imzalandığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin iş sahibi tarafından fiili olarak fesh edildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. <br> Kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden, TBK'nın 125. maddesi uyarınca akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza (B.K.158/ll.md.), seçimlik ceza (B.K.158/I.md.), eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacakları oluşturmaktadır. Özetle sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşmeyi feshedenin kâr kaybı isteyebilmesi için sözleşmede buna dair düzenleme bulunması gerekir. Feshedilen sözleşmede böyle bir düzenleme yoktur. 6098 sayılı TBK'nın 125/son maddesi uyarınca sözleşmeyi haklı olarak fesheden taraf ancak olumsuz zararını isteyebilir, olumlu zararını isteyemeyeceği gibi kesinleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/22 E. Ve 2022/292 K. Sayılı ilamıyla da taşeronun ödemezlik def'i kapsamında işi yarım bırakmasında haklı olduğu, dolayısıyla sözleşmenin fesh edilmesinde iş sahibinin kusurlu olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin iş sahibi tarafından açılan asıl davanın reddi kararının usul ve yasaya uygundur.  <br>Birleşen dosyada ise davacı taşeron zararlarının tazminini talep etmekte olup gerçekten de iş sahibi tarafından sözleşmenin feshinden dolayı olumlu zarar isteyebileceği kabul edilmekte ise de  akdin feshi halinde işin tasfiyesi yapılıp tarafların birbirlerinden olan alacakları belirlenirken öncelikle sözleşmenin yasaya aykırı düşmeyen hükümleri ve yasa maddeleri gözetilmelidir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 25’nci maddesinde iş sahibinin tek taraflı olarak akdi bozabileceği ve bu fesih nedeniyle taşeronun tazminat isteyemeyeceği kabul edilmiştir. Sözleşmenin bu hükümlerinin yasanın amir düzenlemelerine aykırı bulunduğu düşünülemez. Bu nedenlerle taşeron sözleşmenin feshi nedeniyle talep edebileceği müsbet veya kaçırılan fırsat adıyla bir zarar istemi sözleşme hükümleri gereğince mümkün görülemez. Bu durumda, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı vekilinin esasa yönelik istinaf itirazları yerinde değil ise de, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca, kararın gerekçesinde hata edilmiş olması düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi nedeni teşkil ettiğinden, istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>A-Asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/11 E. 2023/1146 K sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA;<br>B-DAVANIN YENİDEN ESASIYLA İLGİLİ OLARAK;<br>ASIL DAVADA;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL peşin harç ve 3.100,00-TL ıslah harcın mahsubu ile artan bakiye 2.910,85‬ TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan toplam 4.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 28.702,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>7-İhtiyati tedbir kararı için alınan teminatın HMK'nun 392/2 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açıldığının dosyamıza bildirilmemesi halinde davacıya iadesine, <br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/94 ESAS 2022/424 KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 269,85‬ TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 170,78-TL peşin  harçtan mahsubuyla eksik kalan 99,07‬-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta  karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>C-İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN;<br>1-Asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>2-Asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısı tarafından yapılan 242,00 TL  posta masrafı ve 1.169,40-TL İstinaf başvuru harcından ibaret toplam 1.411,40-TL istinaf yargılama giderinin Asıl dosya davacısı/birleşen dosya davalısından alınarak asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısına verilmesine,<br>3-Asıl dosya davacısı/birleşen dosya davalısının istinafı nedeniyle alınması gereken 269,85- TL  harçtan peşin yatan 2.338,85 TL’nin mahsubu ile fazla alınan 2.069,00- TL harcın Asıl dosya davacısı/birleşen dosya davalısına iadesine,<br>4-Asıl dosya davacısı/birleşen dosya davalısı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvuranlara iadesine,<br>7-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2024\t\t<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c4459e79ae967c3","SID":"ccdd2d1c9e4dd224"}}