{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1715 <br>KARAR NO\t: 2024/1993<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/23 E.  -  2021/348 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım ile ilgili Kurum Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2021 tarih ve 2021/23 E. - 2021/348 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şahsın 2019/06560 sayılı tasarımına yaptıkları itirazın davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, söz konusu tasarımın müvekkili firma tasarımları ve markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilin 2014 yılından beri tescilli bir şekilde bu tasarım ve markalarla faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, 2020/T-789 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/06560 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf tasarımları arasında benzer olarak nitelendirilebilecek unsurların, siyah fon üzerinde kompoze edilmiş olmaları ve yine dava konusu tasarımda kullanılan “...” ibaresinde “...” sözcüğünün aynı zamanda davacı tasarım ve markalarında da kullanılmış olması olduğu, bununla birlikte davacı tasarımlarında belirgin bir ateş figürü ve jaguara benzeyen bir vahşi hayvan figürü varken, dava konusu tasarımda herhangi bir alev figürünün yer almadığı ve davacı tasarım/markalarından farklı olarak puma/kaplan şeklindeki bir hayvan figürünün bütününün kullanıldığı, siyah renk tabanlı ambalajın, seçenek özgürlüğü kapsamında yer verilen emsallerden de görülebileceği üzere kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve mutat kullanılan renklerden biri olduğu, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesinde ambalaj üzerindeki sair görsel unsurlar bakımından bir karşılaştırma yapılmasının gerektiği, dava konusu tasarımlarda siyah zemin üzerine kullanılan şekiller, kırmızı-sarı ton değerlerinde olmakla birlikte bu şekil elemanların zeminde yerleşimleri birbirinden farklı olduğu, keza yine dava konusu tasarımdaki “...” ibaresinin yazım biçimi ve karakterleri ile davacı dokümanlarındaki “... ...” ibaresinin yazı biçim ve karakterlerinin de farklı olduğu, öte yandan, taraf tasarımlarının, kullandıkları hayvan görsellerinin niteliği açısından da farklı olduğu, dava konusu tasarımda bir bütün halinde, sıçrayan bir illüstratif anlatım varken davacı dokümanlarında soyutlanmış hayvan figürünün markanın amblemi halini aldığı, kaldı ki yırtıcı hayvan görsellerinin, özellikle enerji içecekleri ürünleri açısından, yine mutat olarak tercih edilen figürler olduğu, bu nedenle görsel unsurlar bakımından karşılaştırma yapıldığında, ambalajlar üzerindeki sözcük unsurlarının tipografisi dahil olmak üzere şekli, başka bir ifadeyle tasarım bütünlüğünü etkileyen grafik unsurlar bakımından taraf tasarımları arasında, tasarım hukuku anlamında, yenilik ve ayırt edicilik kriterini ortadan kaldırır mahiyette herhangi bir benzerlik bulunmadığı; dolayısıyla salt siyah renk temeli ambalaj formunun ortaklığı ve yine her iki tasarımda da farklı illüstratif anlatımlarda kullanılmış vahşi hayvan figürlerinden kaynaklı bir yaratımsal benzerlik var ise de bu benzerliğin, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, taraflara ait tasarım ve markalar arasında herhangi bir benzerlik kurulması için yeterli olmadığı, taraf ambalajlarının belirgin bir şekilde birbirlerinden farklılaşan unsurlar taşıdıkları, “...” sözcüğünün ortaklığından kaynaklı benzerliğin, ilgili ibarenin, özellikle enerji içecekleri sektörü açısından ayırt edici vasfı son derece zayıf bir ibare olarak değerlendirilebilecek olması ve dolayısıyla bu ibarenin ilgili ürün ambalajları açısından yaygın tercih edilebilir bir sözcük olması nedeniyle, bütünsel algıya etkisinin son derece düşük olduğu, nihai olarak dava konusu tasarımın, dosya kapsamına davacı tarafça sunulan dokümanlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyeti marifetiyle re'sen mutlak yenilik araştırması da yaptırıldığı, buna göre; internet veri tabanında dava konusu <br>tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriteri bakımından karşılaştırmaya benzer <br>nitelikte önceki tarihlerde kamuya sunulmuş dokümanların incelendiği, bu çerçevede yapılan araştırmalarda, dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeniliğini ortadan kaldıran, tasarım başvuru tarihinden önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir görünümün tespit edilmediği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü 13/09/2021 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde; her ne kadar dava konusu tasarım ile aynı olduğunu iddia ettiği kamuya sunulmuş sosyal medya hesap paylaşımları bulunduğunu iddia etmişse de, bu paylaşımların dava konusu tasarım başvuru tarihinden önceki bir tarihte kamuya sunulmadıkları, nitekim 13/10/2021 tarihli duruşmada davacı vekilinin davalı tasarımının başvuru tarihinden bir gün sonra üçüncü kişilerce söz konusu tasarım görselinin internet ortamında kamuya sunulduğunu belirttiği, dolayısıyla bu paylaşımların, dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeniliğini öldürecek mahiyette görünümler olmadıkları, salt dava konusu tasarım başvurusunun yapılmasından kısa bir süre sonra dava konusu tasarım ile aynı bir görselin 3. kişilerce kamuya sunulmasının, dava konusu tasarım başvurusunun mutlak anlamda yeni olmadığını ispatlamaya elverişli olmadığı, zira dava konusu tasarım başvuru sahibinin verdiği icazet doğrultusunda 3. kişilerce bu şekilde paylaşımlar yapılmasının da ihtimal dahilinde olduğu, dava konusu tasarım başvurusunun mutlak anlamda yeni olup olmadığı hususunun teknik bir konu olduğu ve bilirkişi marifeti ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, erişime açık veri tabanları üzerinde mutlak yenilik incelemesi yapıldığının belirtildiğini, hangi veri tabanları üzerinde ne gibi bir inceleme yapıldığının denetime açık olmadığını, ancak her nasılsa facebook üzerinde yer alan görsellerin dahi tespit edilemediğini, paylaşımların 1-2 gün öncesine ait olduğunu, görsellerin tasarımın başvurudan önce piyasada olduğunu gösterdiğini, bilirkişilerin incelemeyi layıkıyla yapmadığını, raporda farklılıkların tespit edildiğini, benzerliklerin incelenmediğini, seçenek özgürlüğünün geniş olduğu belirtildikten sonra jaguar ve puma sebebiyle tasarımın farklılaştığı tespitinin hatalı olduğunu, kötü niyetin sorgulanmadığını, görsellerin ait olduğu ... firmasına müvekkili tarafından tasarım hakkına tecavüz nedeniyle dava açıldığını, dava konusu ambalaj tasarımının müvekkilinin 2014 yılından beri tescilli tasarımlarına benzer olduğunu ve ayırt edici olmadığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, büyük kedi kullanılması, renk ve yazıların aynı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, tasarım ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf tasarım ve markalarında ortak olarak kullanılan siyah fonun kimsenin tekeline verilemeyeceği, dava konusu başvuruda alev figürünün yer almadığı, ortak hayvan figürlerinin de farklı olarak kullanıldığı, tespit edilen benzerliklerin davacı marka ve tasarımları ile dava konusu tasarım arasında benzerlik kurulması için yeterli olmadığı, bu hale göre, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişinin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davalı tasarımı davacının mesnet tasarım ve markaları karşısında yeni ve ayırt edici olduğu gibi, bilirkişi heyetince, erişime açık veri tabanları üzerinde dava konusu tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırabilecek mahiyette ve tarihleri sarih görsellerin de tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br> <br>                    <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fba0a52893f5ebfe","SID":"1b8883345710102b"}}