{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/556 <br>KARAR NO:2024/4727<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/12/2022<br>NUMARASI:2019/547 Esas - 2022/891 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin 2018/37265 esas sayılı dosyasında alacağı için icra takibine başlandığını, davalının açıklama yapmadan icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu, Bursa... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından alınan talimatla Konya .... İcra Dairesi'nin ... talimat sayılı dosyasından 25.10.2016 tarihinde haczedilen;160 m² kompozit panel, 1 m²si 6 TL (46 TL olmalı) muhtelif marka (7.360 TL), 843 m ... Panel 1,25x3,4 ...marka yanmaz d2 tip, 86 TL metresi (72.500TL), 7 ton muhtelif markalarda Alüminyum profil, tonu:9.500 TL (66.500 TL) olduğunu, Bursa ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından 25.10.2016 tarihinde haczedilen; A2 sınıfı ... Panel 1m² 86,0 TL, 900 m² (77.400 TL), Alüminum Profil, muhtelif markalarda (76.000 TL ) olduğunu, davaya konu menkul malların davalı tarafından kullanılması sonucu, kullanılan menkullerin değerine ilişkin olduğunu, müvekkilinin dava dışı Taştanlar Şirketinden olan alacağının tahsili için Bursa ... ve ... İcra Dairelerinin söz konusu dosyalarından icra takibine başlandığını, bu dosyalardan alınan  talimatlarla Konya, Selçuklu İlçesi, 500 Yataklı Numne Hastahenesi Şantiyesine, (borçlu şirketin hastahane inşaatının dış cephe kaplaması işini üstlenmesi sebebi ile) hacze gidildiğini, bu şantiyede borçlu şirkete ait inşaatta kullanılacak olan malzemelerin tamamına haciz tatbik edildiğini, bu hacizli inşaat malzemelerine davalının istihkak iddiasında bulunduğunu, ancak bu iddianın Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 03.04.2018 tarih ve 2016/799 esas - 2018/261 karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, bu kararın, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2018 tarih ve 2018/1440 esas - 2018/1331 karar sayılı ilamı ile yerinde görüldüğünü, davalının, borçluya ait olduğu karara bağlanan mahcuz menkulleri, inşaat malzemesi olması sebebiyle kullanıp, müvekkilinin maddi zararına sebep olduğunu, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/648 esas sayılı dosyasının karar aşamasına geldiğini, bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda davalının muvazaasının tespit edildiğini beyan ederek borca, faiz ve ferilerine yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin, TOKİ Başkanlığı ile yapmış olduğu 05.11.2014 tarihli sözleşme ile Konya, Selçuklu ilçesinin 500 Yataklı Numune Hastanesi-Altyapı ve Çevre düzenlemesi inşaat işini üstlendiği, müvekkilinin çeşitli firmalarla taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, bu taşeronlardan birinin dava dışı ancak davacının dava dilekçesinde yer verdiği icra dosyalarının asıl borçlusu olan .... Şti. olduğu, bu taşeron ile 27.01.2016 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmenin 29.09.2016 tarihli protokol ile feshedildiğini, ... sözleşmesinin feshinden sonra bir başka firma ile taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirketçe, ... aleyhine Bursa .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ve Bursa .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ana yüklenici olması sebebiyle davalının şantiyesine hacze gelindiği, şantiyecede haczedilen malların dosyanın asıl borçlusuna ait olmaması sebebiyle, müvekkili tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu ve gelinen aşamada söz konusu malların müvekkili tarafından ziyan edildiği gerekçesiyle müvekkiline bu davanın açıldığını, müvekkilinin şantiyede 05.11.2014 tarihinden beri ana yüklenici olarak faaliyet gösterdiğini, davacının şantiyede dava dışı 3. firma olan icra dosyası borçlusuna ait olmayan malları haczettiğini, müvekkilinin hakediş iddiasında bulunması ve malların icra dosyası borçlusu ...'a ait olmadığının belirtilmesine rağmen davacının hacze devam ettiğini ve hacze konu malların borçluya aitmiş gibi müvekkilinin mallarını ziyan etmesi sebebiyle müvekkili aleyhine bu davanın açıldığını, davanın reddine asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamında; Davacının, dava dışı .... Şti.'nden olan alacağının tahsili için Bursa .... İcra Dairesi'nin ... esas ve Bursa .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarından icra takibi başlattığı, söz konusu esas dosyalarından alınan talimatlar ile Konya ili, Selçuklu ilçesi, 500 Yataklı Numune Hastanesi Şantiyesine, borçlu şirketin hastane inşaatının dış cephe kaplaması işini üstlenmesi sebebi ile hacze gidildiği, bu şantiyede borçlu şirkete ait inşaatta kullanılacak olan malzemelerin tamamına haciz konulduğu, bu hacizli inşaat malzemelerine davalı tarafça istihkak iddiasında bulunulduğu, ancak söz konusu istihkak iddiasının Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 03.04.2018 tarih ve 2016/799 esas - 2018/261 karar sayılı ilamı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2018 tarih ve 2018/1440 esas - 2018/1931 karar sayılı ilamı ile reddedildiği, icra dosyalarında haczedilen menkullerin inşaat malzemesi olduğu, davacı tarafça Konya .... İcra Dairesi'nin ... talimat sayılı dosyasından 30/11/2016 tarihinde tekrar hacze gidildiği ve hacizli menkullerin yerinde olmadığı, tamamının inşaat sahasına işlendiği, sökülmelerinin mümkün olmadığı, sökülse dahi kullanımlarının mümkün olmadığının tespit edildiği, hacizli olunduğunun bilinmesine rağmen kullanıldıklarının  30/11/2016 tarihli haciz tutanağında yer alan firma şantiye şefi ... ve firmada mimar olarak çalışan ...'nın icra memuru ...'ün beyanlarından anlaşıldığı, bu suretle davalının hacizli malları kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği, talimat yolu ile haczedilen ürünlerin rayiç değerinin 309.760,00 TL olduğunun belirlendiği, buna göre davalının haksız fiili sonucunda davacının uğradığı zararın 309.760,00 TL olduğu, ancak davacının bu davaya dayanak olan icra takibinin 294.760,00 TL asıl alacak olarak talepte bulunduğu, ayrıca 74.568,14 TL haksız fiil tarihinden itibaren işlemiş avans faizinin de talep edildiği, fakat ek bilirkişi raporunda haksız fiil tarihinden itibaren talep edilebilecek avans faizinin 74.414,62 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bu bağlamda davacı tarafça açılan; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacı tarafça davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptaline,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davaya konu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, İcra Hukuk Mahkemesi kararları kesin hüküm niteliğinde olmayıp genel mahkemeleri bağlamadığını, haciz yapılan adres, dava dışı taştanlar mühendislik'e ait olmadığı gibi ilgili icra dosyalarına ait ödeme emirlerindeki adres ile haciz yapılan adres de aynı olmadığını,haciz mahallinde dava dışı borçluya ait tek bir evrak, emare, tabela veya levhaya rastlanılmadığını, söz konusu bu mallar işlerin devam etmesi adına şantiyeye getirildiğini, projeye uygun olarak üretildiğinden taşeron tarafından müvekkiline fatura edildiğini, iyi niyetli ve iş sahibi müvekkili tarafından da ödemelerinin yapıldığını,yapılan haczin haksız olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının göz ardı edildiğini beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.HMK. 357. maddesindeki  düzenlemeye göre ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.Açıklanan sebeple ilk derece mahkemesinde davaya karşı  ileri sürülmeyip istinaf dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı savunması HMK 357 /1 gereğince dinlenmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, istinaf denetiminden geçerek kesinleşen İcra hukuk mahkemesi dosyası içeriğinden dava dışı takip borçlusu ile dosyamız davalısı olan ....Şti.'nin danışıklı olarak alacaklılardan mal kaçırma amaçlı birlikte hareket ettiklerinin sabit olduğu, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen 07.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, uzman bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde  görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/547 Esas  2022/891 Karar sayılı 21/12/2022 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.228,80 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 6.305,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 18.923,80 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı  tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8ab97c44fd5245d","SID":"4a63a256b8dd1bdc"}}