{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1785 <br>KARAR NO:2024/1841<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:13.07.2021<br>NUMARASI:2020/426 Esas - 2021/610 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile davalılar arasındaki ticari ilişki içerisinde müvekkili tarafından davalıya mal temin edildiğini ve bu hizmet karşılığı fatura düzenlendiğini, müvekkilinin takip tarihi itibari ile 90.752.62 TL olan cari hesap alacağını davalılar tarafından ödenmediğini, 28/08/2015 tarihli ve 26/12/2014 tarihli faturalardan da görüleceği üzere müvekkili tarafından davalılara mal teslim edildiğini ve bu malların davalılar tarafından teslim alındığının ortada olduğunu, açıklanan nedenler ile ... sayılı icra takibine davalıların müvekkili şirketinin alacağını sürüncemede bırakmak amacı ile haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların takip tutarının %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile müvekkilleri arasında herhangi bir ticari bağlantı ve mal alım satımı, cari ilişki söz konusu olmadığını, dolayısı ile huzurdaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin ticari hayatlarının hiçbir döneminde davacı şirket ile hiçbir surette muhatap dahi olmadıklarını, müvekkillerinin sahip oldukları tekneler için yakıt ihtiyacını .... Şti. Adlı firmadan karşılamakta, dolayısı ile aldıkları yakıtların ödemesini de söz konusu firmaya yapmakta olduğunu, ticari teamül ve işleyiş gereği davacı taraf gibi dağıtım firmalarının davalı müvekkilleri gibi küçük işletmelere doğrudan bir yakıt satışı asla yapılmadığını, bu noktada kendilerine teminat verebilecek, rizikolarını sübvanse edebilecek nitelikteki aracı ve garantör firmalarla çalışmayı, onlar aracılığı ile mal ve hizmet satmayı tercih etmekte olduklarını, müvekkilinin yakıt ihtiyacını karşılayan bahsi geçen aracı/garantör şirketlerden olduğunu, davacı ile aralarındaki sözleşme çerçevesinde mal ve hizmet tedarik etmekte olduklarını, davacı tarafın hukuken geçerli olmayan cari hesap alacak iddiasının Mahkememiz tarafından reddinin gerektiğini, açıklanan nedenler ile davanın öncelikle husumet yokluğundan reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise neticeden haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, ... sayılı icra takibinin iptalini, davacı tarafın takip tutarının %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve  tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalılar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafından davalıya mal temin edildiği ve bu hizmet karşılığı fatura düzenlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, fatura alacağının tahsili  için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazı noktasında toplandığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre; davalıların sahip oldukları tekneler için yakıt ihtiyaçlarını ... Şti adlı firmadan karşıladıkları, dolayısıyla ödemelerini de bu şirkete yaptıkları, dava dışı şirket ile davacı arasında 21/12/2012 tarihinde imzalanan çerçzeve sözleşmesi gereğince ... Şti'nin bu firmalara yapılan satışların garantörü sıfatını taşıdığı, sözleşmenin 2.maddesinde dava dışı şirketin müşteri portföyü oluşturma ve bu müşterilerin mali/ödeme sorumluluklarının kendi üzerinde kalması ve üçüncü kişilerin fiilini garantör vasfı ile taahhüt ettiği, düzenlemelerinin mevcut olduğu, davacı tarafından yapılan satışların doğrudan dava dışı firmanın bulunduğu firmalara fatura edildiği ancak tahsilatın ...Ltd Şti vasıtası  ile yapıldığı,  yıllardır süren ticari ilişkiler çerçevesinde de ödemelerin dava dışı şirket tarafından tahsil edilmesine ilişkin davacının herhangi bir itirazının da olmadığı, davacının alacağını tahsil konusunda dava dışı şirketi yetkili kıldığı ve yetkinin de geri alındığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını aynen tekrarla; ... şirketinin müvekkili şirket adına tahsilat yapma yetkisi kesinlikle bulunmadığını, müvekkili şirketin davalılar adına dava dışı Armarin'den tahsilat yapmadığını, tüm bu hususların ... ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan ve dosyada mübrez olan sözleşmede açıkça belirlendiğini, <br> ... tarafından garantör sıfatıyla keşide edilen çek bedellerinin ödenmediğini ve müvekkilinden erteleme talep edildiğini, akabinde ise ertelenen çek bedelleri için ... tarafından müvekkili şirkete keşide edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, bunun üzerine keşide edilen çeklere istinaden yapılan virman işlemi ters kayıt ile düzeltildiğini, açıklanan hususlar sebebiyle öncelikle takibe ve davaya konu fatura bedellerinin müvekkili şirkete ne davalılar yani asıl borçlular ne de garantör şirket tarafından ödenmemiş olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında bu hususta her ne kadar davalıların borçlarının ... tarafından tahsil edildiğinin tespiti ile müvekkili şirketin dava dışı ...'e tahsilat yetkisi verdiği kanaatine ulaşılmış ve bu miktar yönünden davalıların borçtan kurtulduğu yönünde hükme varılmışsa da bu sonucun gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu,Müvekkil şirketin benzer sebepler ile başkaca bir borçlu müşterisi aleyhine başlatmış olduğu takibe yapılan itiraz sonucu açmış olduğu itirazın iptali davasında Maltepe Üni. Hukuk Fak. Medeni Hukuk ABD. Dr. Öğr. Üyesi ..., Sektör Bilirkişisi ..., Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi Prof. Dr. ... ve Ticaret/Borçlar Mevz. Nit. Hes. Uzmanı Prof. Dr. ... tarafından hazırlanmış ve imzalanmış olan ek raporda ... ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin tespiti ve tahsil yetkisinin belirlenmesi hususundaki birtakım tespitleri huzurdaki davada örnek olması açısından dilekçe ekinde sunduklarını, bu tespitlerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davalılara teslimini gerçekleştirmiş oldukları ürün bedellerini ne davalılardan ne garantör şirketten tahsil edememiş olduğundan hakkaniyetin gereği olarak davanın kabulü gerektiğini, aksi yönde verilen mahkeme kararı hatalı tespitlere dayanmakta olup beyanları ve ekte sunmakta oldukları bilirkişi ek raporunda yer alan haklı tespitler uyarınca mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini,İlk derece mahkemesinin yapmış olduğu yargılama esnasına alınan bilirkişi raporunda davaya konu fatura bedellerine ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, buna rağmen aksi yönde verilen kararın kaldırılması gerektiğinin açık olduğunu, Bilindiği üzere gerekçeli kararın, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olduğunu, bu doğrultuda mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereği uluslararası sözleşmelerde düzenlendiği gibi aynı zamanda Anayasa'da, kanunlarda ve içtihatlarda  yer aldığını,Yargıtay içtihatlarında, mahkemelerin kararlarını verirlerken bağımsız ve serbest olsalar da kararlarının hangi temel ya da temellere dayandığını yeterli açıklıkta belirtme yükümlülüğü altında olduklarının altının çizilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarına göre, gerekçe hükümle sebep sonuç ilişkisinin kurulmasını sağlayacak yeterlilikte, açık, anlaşılabilir ve tatmin edici olmalı ve ayrıca hüküm kurulurken neden, nasıl, hangi yasal gerekçeleri ve hangi kanıtların değerlendirildiğini içermesi gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesi kararının bu unsurları içermediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalılara temin edilen akaryakıt bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf, davalıya akaryakıt satıp teslim ettiğini, karşılığında düzenlemiş olduğu fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine takip başlattığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf, davacı ile aralarındaki akaryakıt alım satımına ilişkin ticari ilişkinin dava dışı ... Şirketi tarafından yürütüldüğünü, fatura bedellerinin tamamının tuttuğu balıkları satın alan .. Ltd Şti nin dava dışı ... Şirketine verilen nakit ve çekler ile  dava dışı şirkete ödendiğini, dava dışı şirket tarafından da ödemelerin davacıya yapıldığını, tüm fatura bedellerinin ödendiğini, davacının bir alacağı var ise bunu dava dışı ... Şirketinden talep etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından; davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında borcun dış üstlenilmesinin söz konusu olmadığı, dava dışı şirkete alacak tahsilat yetkisi verilmediği, dava dışı şirketin yalnızca garantör olduğu ve ödenmeyen fatura bedellerinin asıl borçludan tahsil edilebileceği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.Somut dosya kapsamından; davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında imzalanan 21.12.2012 tarihli Çerçeve Sözleşme ile dava dışı şirketin, davacıya akaryakıt satış faaliyetlerinde müşteri temini ve müşteri portföyü oluşturulmasında aracılık hizmeti vermeyi üstlendiği, sözleşmenin 2. maddesi ile dava dışı şirketin, davacı ...'in ...'siz akaryakıt satışı yapabileceği müşteri grubunu tayin ve tespit ederek, tüm mali/ödeme sorumluluğu uhdesinde kalmak üzere ürün alım satımına dair ticari ilişkileri aracı olarak tesis edeceğinin, aracılık hizmeti verdiği müşterilerin, davacı nezdinde akaryakıt alımları sebebiyle doğabilecek her türlü borçlarını TBK'nın üçüncü kişinin fiilini taahhüt hükümleri çerçevesinde garantör sıfatıyla ifa edeceğinin, Garanti Hükümleri başlıklı 5. maddesinde ise, davacı ile müşterileri arasındaki ticari ilişki nedeniyle müşterilerin davacı nezdinde doğabilecek tüm borçlarının ödenmesinden müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunun, müşteriler tarafından kabul edilen beyan ve taahhütlerin kendisi için geçerli olduğunun, müşterilerin borçlarının vadesinde ödenmemesi halinde, davacı tarafından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın iş bu garanti taahhüdünden doğan borçların tamamının muacceliyet kesbedeceği ve muaccel olan borçları muacceliyet tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödeyeceğinin kabul edildiği, Mahkemece tarafların ticari defterleri ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporuna göre; davacının davalı adına düzenlediği akaryakıt satış faturalarının davacı adına olan hesabın borç kısmına, dava dışı ... Şirketi tarafından keşide edilerek verilen çek bedellerini ise virman açıklaması ile hesabın alacak kısmına kaydettiği ve ticari ilişkinin bu şekilde yürütüldüğü, 31.12.2015 tarihi itibari ile her iki  firma kayıtlarında davacının  davalıdan alacaklı değilken, dava dışı şirket tarafından keşide edilerek verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle bu çek bedellerinin 12.11.2016 tarihinde \"... cari hesap virmanının geri alınması\" açıklaması ile hesabın borç kısmına kaydedildiği, bu nedenle takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde davalıdan 90.752,62 TL alacaklı hale geldiği, davalının ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı adına tutulan hesabın borç kısmına, söz konusu fatura bedellerinin ödenmesi amacıyla dava dışı ... Şirketine verilen çeklerin ise hesabın alacak kısmına kaydedildiği, takip konusu olan 28.08.2015 tarihli ve 46.372,04 ve  18.06.2015 tarihli ve 26.12.2014 tarih 44.380,44 TL bedeli faturanın davalı tarafından dava dışı ... Şirketine dava dış ... Ltd Şti aracılığı ile ...çek numaralı ve 26.265,00 TL bedelli, ... çek numaralı ve 29.171,78 TL bedelli  ödendiği, ... tarafından keşide edilen ve davacıya tevdi edilen çektutarları içinde iş bu faturaların ödemesini de kapsadığı,  buna göre davalının ödemiyi ... yapmış olduğu, ... in de davacıya toplu ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davalının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacıya borçlu olmadığı da anlaşılmaktadır. Yapılan tüm bu tespitlere göre; taraflar arasındaki akaryakıt alım satımına dair ticari ilişkinin davacı adına hareket eden dava dışı ... Şirketi tarafından yürütüldüğü, dava dışı şirketin gerek davacı ile arasında imzalanan Çerçeve Sözleşme'nin yukarıda açıklanan maddeleri, gerekse taraflar arasında yürütülen ticari ilişkinin niteliği uyarınca dava dışı ... Şirketinin, davalı müşterinin, davacı nezdinde doğmuş/doğacak borçları yönünden garantör olduğu, garantör olan dava dışı şirketin borcunun davalının borcundan bağımsız nitelikte bir borç olduğu, bu doğrultuda davalı adına düzenlenmiş tüm fatura bedellerinin dava dışı şirket tarafından düzenlenen ve davacıya verilen çekler ile ödendiği, davalının ise fatura bedellerini dava dışı ... Şirketine ödediği, dava ve takip konusu 2 adet fatura bedelinin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiği, dava dışı şirket tarafından da davacıya keşide edilerek çekler  verildiği, davacının dava dışı şirket tarafından çekle yapılan ödemeleri kabul ettiği, bu şekilde garantör olan dava dışı şirket tarafından verilen çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle bedellerinin yine dava dışı şirketten tahsil edilebileceği, davalıdan talep edilemeyeceği, bu kapsamda ilk derece mahkemesince verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler, davacı ve  davalı arasında imzalanan çerçeve sözleşme hükümleri ile sunulu deliller değerlendirilerek ve gerekçesi yazılarak karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yeterli gerekçe içermediği yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad3f676103e6be71","SID":"1230661ba8aca511"}}