{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/38 <br>KARAR NO\t: 2024/2226<br>KARAR TARİHİ\t: 23/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/10/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACILAR\t: 1-... - ...-\t <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  -...-  ...<br>VEKİLİ\t: Av. .... \t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br><br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 23/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 24/12/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ...  karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                      :<br>Davacı vekili, müvekkilleri  ve davalının ...  İş Sağlığı ve Güvenliği  Şirketinin ortakları olduğunu, müvekkillerinin  davalının söz konusu şirket hisselerini satın aldığını,  davalı taraf ile davacılar arasında 16/02/2019 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından kurulan ... İş Sağlığı Güvenliği firması müvekkillerin sahibi olduğu ... İş Sağlığı Ve Güvenliği firmasının müşterilerini iş tekliflerinde bulunduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını,  hatta bazı firmalar ile çalışmaya başladığını,  ... Gıda imalatı  firma ile davacılar yaklaşık 5 yıldır çalışmakta iken davalı tarafın müşteri bilgilerini bilmesi neticesinde söz konusu firma ile iletişim kurmuş ve firma geçen yıl ocak ayında davacılar ile çalışmayı bıraktığını, ... firmasının şu anda davalının sahibi olduğu ... İş Güvenliği firması ile çalışmakta ve davacıların eski çalışanı olup davalı tarafın firmasına geçen Doktor ...' in  de ... firmasında ... İş Güvenliği' nin doktoru olarak hizmet verdiğini, .... Tekstil firması ile davacıların yaklaşık 3 yıldır çalıştıklarını, davalı ... eski ortağı, şirket müdürü ve şirket çalışanı olduğu ... iş güvenliği firmasının çalıştığı şirketler ile iletişime geçip, anlaşıp kendi firmasına bağladığını, ancak anlaşamayacağını anladığı şirketlere de ... İş Güvenliği  adına geldiğin belirterek fatura kesip tahsilat yapma yoluna gittiklerini belirterek  davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ve meni ile  sözleşmede belirtilen 120.000,00.TL cezai tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücrerinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                  :<br>Davalı vekili, ortaklar arasında  12 maddelik bir sözleşme imzalandığını bu sözleşmede esasen bir pay devri yapıldığını ve bu payın tam ederi olan 120.000,00.TL’ nin  davalıya ödeneceğinın anlaşıldığını, bu sözleşmenin 9. maddesinde rekabet yasağından bahsedildiğini,  bu nedenle rekabet yasağı sözleşmesi başlı başına ayrı olarak düzenlenmesi gerektiğini, sermaye devrini içeren bir sözleşmeye bir madde olarak eklenmesi başka bir sözleşmenin içine gizlenmesi,  sözleşemenin  ruhuna ve lafzına aykırı olduğunu, bu nedenle bu sözleşme geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin işçi ve işveren arasında yapılması gerektiği sebebiyle de bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesi olduğu iddia edilen protokoldaki  maddede bu sözleşme davalı ...  ile yapılmış olduğunu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği  firmalarla davalı ...' ın değil sahibi olduğu ... İş Sağlığı ve Güvenliği Ltd Şti.  firması ile sözleşme imzalanmış olduğunu, bu nedenle davalının bu davada taraf sıfatı olmadığı için davanın reddi gerektiğini, davalının kötü hizmetten dolayı davacı firma ile çalışmalarını sonlandıran firmalarla iş yapmış olduğunu, davalı bu firmalarla iş yapmamış olsaydı da davacı firma bu şirketin iddia edildiği üzere davalının eski şirketin namı ile hareket ederek kendi hesabına iş yaptığının doğru olmadığını, ispata muhtaç bir durum olduğunu, davalı ve davacıların sahibi olduğu firma belli bir dönem aynı firmaya hizmet vermiş olduklarını, resen tespit edilecek hususlar ışığında açılan davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                       :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \"  davalı ...'ın dava dışı ...  İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'ndeki hisselerini davacılara devrettikten sonra 2 yıllık rekabet yasağı sözleşmesine uymadığı ve aynı alanda faaliyet gösteren ... İş Sağlığı Ve Güvenliği Danışmanlı San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurarak davacıların hizmet verdiği firmalara fiyat ve sonrasında bir süre de hizmet verdiği, halen de önceden ...  İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık San.ve Tic Ltd. Şti. ile çalışan ancak şu an ... İş Sağlığı Ve Güvenliği Danışmanlı San. ve Tic Ltd Şti. ile çalışan firmalar bulunduğu, bu haliyle davalının protokol ile üstlendiği rekabet yasağı sözleşmesine açıkça aykırı davrandığı, bu nedenle protokolde belirtilen cezai şartı da ödemesi gerektiği, ancak protokolde belirlenen cezai şartın hisse devir bedeli kadar olduğu ve bu haliyle hükmedilecek cezai şartın davalının ekonomik açıdan mahfına sebep olabileceği, TBK'nın 182/son maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı indirebileceği, somut olayda da cezai şartın fahiş olduğu ve takdiren %50 oranında indirim yapılması gerektiği anlaşılmakla haklı davanın iş bu indirim oranı üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Ayrıca hükmedilen alacağa ticari ilişkinin niteliği nazara alınarak dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, dava haklı görülmekle kabul edildiğinden ve TBK 182/son maddesi uyarınca cezai şartta resen indirime gidildiğinden reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVALI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t              :<br>Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; akdedilen protokolün haksız rekabet yasağına bağlı cezai şarta ilişkin kısmının geçerliliğine ilişkin itirazlarımız saklı kalmak üzere görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davacı şirket yönünden dilekçesinde belirttiği gibi müdür yetkili işçi sıfatlarından sadece \"işçi\" sıfatı kaldığını, sözleşmeye aykırı fiil ya da eylemden ortada geçerli  bir sözleşme söz konusu olmadığını, doğan sorumluluk dava dışı ... OSGB firması tüzel kişiliğe ait olduğunu, rekabeti ihlalinde doğan iddia tüzel kişi tacir sıfatı olan ... OSGB firmasına ait olduğunu, sözleşmenin 9.maddesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin cezai şart içeren hükümde herhangi bir süre öngörülmemesi sebebiyle müvekkilinin kaydı hayat şartıyla çalışmasını engelleyen sözleşme hükmünün Anayasanın 48. Maddesinde ifadesini bulan çalışma hürriyetine aykırılık teşkil ettiğini, ilk derece mahkemesince rekabet yasağına dair sözleşmede kararlaştırılmış 2 yıllık bir süre varmış gibi kabul edilerek müvekkilinin sorumluluğu cihetine gidildiğini, sözleşmede herhangi bir süre şartının konulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t            :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t           :<br>Dava, Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir.<br>Davacılar tarafından, tarafların ... İş Sağlığı ve Güvenliği şirketinin eski ortakları olup, davalıya ait şirket hisselerinin taraflarınca satın aldığı ve davalı ile 18/02/2019 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede haksız rekabete ilişkin hükümler olup, davalının, adına kurduğu ... İş Sağlığı Güvenliği firması vasıtasıyla, eski müşterisi olan şirketlerle iş yaptığı ve kendi firmasına bağladığı iddia edilerek,  davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ve meni ile  sözleşmede belirtilen 120.000,00.TL cezai şart alacağının davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, rekabet sözleşmesinin, pay devrini içeren bir sözleşmeye bir madde olarak eklenip, başka bir sözleşmenin içine gizlenmiş olmasının,  sözleşemenin  ruhuna ve lafzına aykırı olduğunu, bu nedenle bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmesinin işçi ve işveren arasında yapılması gerektiğini, davacılar tarafından iddia edilen işlerin, kendisi tarafından değil, dava dışı ... İş Sağlığı ve Güvenliği  firması tarafından yapılıp, davada taraf sıfatı olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br> Karara karşı davalı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>           İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>TTK'nun 4/1-c maddesinde \"Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun  rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. \" düzenlemesi ve  6102 sayılı TTK’nun 5/1.fıkrasındaki düzenlemenin TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünü zımnen ilga etmemiş olması dikkate alındığında,  TTK'nun 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olan haksız rekabetten kaynaklanan davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu, davalının, görevli mahkemenin İş mahkemeleri olduğuna ilişkin istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Pozitif hukukumuzda, hizmet sözleşmelerinde yer alacak rekabet yasağı ve buna bağlı cezai şart konusunda özel düzenleme yapılmışsa da (TBK m. 420, 444, 445, 446),  bunun dışındaki sözleşmeler yönünden, bu konuda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, somut olaydaki hisse devir sözleşmesinin eki olarak yapılan rekabet yasağı sözleşmesine, sözleşme sınırlarına ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir.<br>TBK'nun 26. maddesi uyarınca, taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilir. Bu düzenlemeye göre, kanuni sınırlar içinde kalmak kaydıyla, taraflara sözleşme içeriğini özgür iradeleriyle belirleme yetkisi verilmiştir. TBK'nun 27. maddesinde ise, sözleşme özgürlüğünün sınırları belirlenmiştir. Buna göre, \"Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.\" Bu yasal düzenlemeye göre, kanunun emredici hükümleri, kamu düzeni, genel ahlak ve kişilik hakları, sözleşme özgürlüğünün sınırlarını oluşturmaktadır. <br> Aynı Kanunun rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin 182. maddesinde ise \"Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmü bulunmaktadır.<br>Tarafların hisse devir sözleşmelerinde rekabet yasağı koymaları ve bunu cezai şart yaptırımına bağlamaları, genel olarak ahlaka ve kamu düzenine aykırı değildir. Ancak rekabet hakkının, çalışma hürriyetinin aşırı sınırlandırılması, kişilik haklarını ihlal eder nitelikte ise, butlandan söz edilebilir. <br>Somut olayda, davacılar ile davalı arasında imzalanan 16/02/2019 tarihli ...  İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'nin hisse devri protokolü uyarınca davalı ...'ın şirketteki hisselerini 120.000,00.TL bedel karşılığında davacılara devrederek şirketten ayrıldığı, taraflar arasındaki protokolün 8. ve 9. maddesine göre  davalının, şirket bilgilerini 3. kişilerle paylaşmamayı ve protokol tarihinden önce hizmet verdiği firma ve şahıslara protokol tarihinden sonra kendisi veya başka bir firma adına doğrudan ya da dolaylı yollardan iş sağlığı ve güvenliği konusunda fiyat vermek, hizmet vermek vb işlem yapmak gibi işlemleri yapmamayı taahhüt ettiği, yine protokolün 10. maddesinde cezai şart olarak yukarıda belirtilen rekabet yasağı kurallarına aykırı hareket edilmesi durumunda davalının aldığı 120.000,00.TL hisse devir bedelini iade edeceğinin düzenlendiği ve sözleşme süresinin 2 yıl olduğunun belirtildiği, bu protokole ek olarak düzenlenen 18/02/2019 tarihli protokolde de benzer hükümlere ve cezai şarta yer verildiği, taraflar arasında akdedilen  protokolda, rekabet yasağı öngörülmesinin ve bunun bir cezai şart yaptırımına bağlanmasının genel olarak ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadığı, ancak rekabet yasağı hükmünün çalışma hürriyetini aşırı sınırlandırması ve kişilik haklarını ihlal etmesi halinde butlanının söz konusu olabileceği, hisse devir sözleşmesine ek olarak yapılan  rekabet yasağı sözleşmesinin, davalı tarafından devredilen hisselerin bedelinin tespitinde etkili olduğu, davalının böylece rekabet yasağı karşılığında hisse bedelini tespit ettiği, bunun sonucunda rekabet yasağı karşılığında bir menfaat sağladığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hükmünü geçersiz kılacak bir neden bulunmadığı, davalının dava dışı  ... İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'nden ayrıldığı ve 23/08/2019 tarihinde yine dava dışı ... İş Sağlığı Ve Güvenliği Danışmanlığı San. ve Tic Ltd Şti.'ni kurduğu, mahkemece, müşteri firmalardan celp edilen bilgiler, ticaret sicil kayıtları ve dinlenen tanık anlatımlarından, davalının, dava dışı ...  İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'ndeki hissesini davacılara devrettikten sonra 2 yıllık rekabet yasağı sözleşmesine uymadığı ve aynı alanda faaliyet gösteren ... İş Sağlığı Ve Güvenliği Danışmanlığı San. ve Tic Ltd Şti.'ni kurarak davacıların hizmet verdiği firmalara fiyat ve sonrasında bir süre de hizmet verdiği,  önceden ...  İş Sağlığı ve Güvenliği Şirketi ile çalışan, ancak şu an ... İş Sağlığı ve Güvenliği Şirketi ile çalışan firmalar bulunduğu, bu haliyle davalının protokol ile üstlendiği rekabet yasağı sözleşmesine açıkça aykırı davrandığı, bu nedenle protokolde belirtilen cezai şartı da ödemesi gerektiği, ancak, protokolde belirlenen cezai şartın hisse devir bedeli kadar olduğu ve bu haliyle hükmedilecek cezai şartın davalının ekonomik açıdan mahfına sebep olabileceği, bu nedenle mahkemece, TBK'nın 182/son maddesi dikkate alınarak cezai şarttan % 50 indirim yapılmış olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, cezai şartta mahkemece resen indirim yapıldığı için reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti verilemeyeceği, kararın bu yönüyle de usule uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t         :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.098,60.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.024,57.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.074,03.TL nispi  istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden  davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından  lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  24/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>        <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cce54caf0ec64560","SID":"dacd59fbd6b27d3d"}}