{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1608 - 2024/1875<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1608 <br>KARAR NO\t: 2024/1875<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/443 E.  -  2022/158 K.<br><br>DAVACI\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/03/2022 Tarih ve 2019/443 Esas - 2022/158 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>   \t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili tarafından davalının gönderilerinin taşındığını ve gönderilerin ilgili adreslere teslim edildiğini, gönderilerin bir kısmının taşıma işleminin gerçekleşmesi için teslim edildiği THY tarafından kaybedildiğini, sonrasında kayıp gönderilerin bulunduğunu ve davalıya gönderilerini teslim alabileceğinin bildirildiğini, ancak davalının gönderileri teslim almadığını, müvekkili tarafından taşıma ücretlerine ilişkin düzenlenen faturaların davalıya tevdii edildiğini ancak fatura bedellerinin tahsil edilemediğini, söz konusu bedellerin tahsili için başlatılan icra takibinin de davalının itirazı üzerine durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı taşıyıcının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve taşıma işini gerçekleştirmediğini, bu nedenle de davacıya herhangi bir borcun olmadığını, 06.12.2016 tarihinde gönderilerin taşınması konusunda anlaşıldığını, TTK'nın 874. maddesinde düzenlenen 30 günlük sürenin geçmesine rağmen gönderilerin alıcısına teslim edilmediğini, davacının 12.01.2017 tarihinde gönderilerin kaybolduğu yönünde bildirimde bulunduğunu, yaklaşık 120 gün sonra 03.03.2017 tarihinde davacının, eksik gönderilerin THY antreposunda tespit edildiğini bildirdiğini, gönderilerin teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin yeni bir sipariş verdiğini ve söz konusu gönderiye ihtiyacının kalmadığını, müvekkilinin gecikmiş ifayı kabul etmek zorunda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesi ile de takas ve mahsup savunmasında bulunmuştur.  <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı taraf davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunmuş ise de borca itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmediğinden, İİK'da öngörülen bir yıllık itirazın iptali davası açma süresinin geçmediği, davacının talep edebileceği taşıma ücreti alacağının 12.239,83 USD olduğu, iki kap eşya kayıp olduğu için bu konudaki sorumluluğun davacıya ait bulunduğu, kayıp olan eşyaya karşılık gelen 1.219,90 USD taşıma ücretinin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı, kısmen de olsa süresinde taşınan kayıp eşya dışındaki eşyanın taşıma bedelini de davalıdan talep edilebileceği, bu durumda talep edilebilir taşıma ücreti alacağının (12.238,83 USD - 1.219,90 USD = 11.019,93 USD ) 11.019,93 USD olduğu, kayıp olan eşya nedeni ile davacının sorumlu olduğu miktarın 11.122,00 USD olarak hesaplandığı, bu miktarın davacının talep edebileceği taşıma bedelini aştığı, dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacağı bulunmadığı, davacı icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.        <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, kök bilirkişi raporlarında ve ek raporda alacak haklarının mevcut olduğu bildirilmesine rağmen gerekçeli kararda davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan raporda, müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, buna göre davanın icra takibindeki miktar esas alınarak kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aksi yöndeki kararın hatalı bulunduğunu, dosya kapsamında alınan tüm raporlarda, miktar itibariyle farklı olsa da müvekkilinin alacağının mevcut olduğunun açıklandığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, ayrıca bu raporlar birbirleriyle çelişmesine rağmen yeni bir bilirkişiden rapor alınması taleplerinin de dikkate alınmadığını, işbu davanın konusunun, zayi olduğu belirtilen ürünlerin taşıma bedeline ilişkin olmadığını, aksine zamanında, eksiksiz ve hasarsız teslim edildiği kanıtlanan taşıma işlemlerinden doğan taşıma bedellerinin ödenmediğini, davalının bilirkişi raporunda zayi olduğu belirtilen yük ile ilgili bir alacağını bu davaya konu etmediğini, dava dosyasına sunulu teslim belgelerinden de görüleceği üzere davalının gönderilerinin ilgili yerlere taşındığını, taşınan ürünlerin taşıma ücretinin ödenmemesi sebebiyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı tarafından davalı aleyhine toplam 44.703,52 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olup, takip dayanağı olarak ise \"13.01.2017 - 14.03.2017 tarihleri arasını gösterir hesap ekstresinde görülen teminat bedeli ve faturalardan doğan bakiye alacak\" gösterilmiştir. Ödeme emri davalı borçluya 28.04.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu da süresi içinde 05.05.2017 tarihinde borca itiraz etmiş, itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmediğinden, bir yıllık hak düşürücü süre başlamadan eldeki dava açılmıştır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafından taşıması üstelenilen 06.12.2016 tarihli gönderinin süresi içinde alıcısına teslim edilmediği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim davacı da, zayi olduğu belirtilen yük ile ilgili bir alacağı eldeki davaya konu etmediğini açıkça belirtmektedir. Buna göre uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişki kapsamında davacının taşıma ücreti alacağının olup olmadığı, zayi olduğu kabul edilen yük nedeniyle davacının bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise bunun davacının, taşıma ücreti alacağından mahsup edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.<br>\tDosya kapsamında, taraf defterleri de incelenmek suretiyle bilirkişi incelemeleri yapılmıştır. Bu raporlarda yapılan açıklamalardan, 2016 yılı sonu itibariyle davacı defterlerinde 16.731,50 USD alacak gözüktüğü, 2017 yılında 13.01.2017, 25.01.2017,  31.01.2017, 03.02.2017, 03.02.2017, 07.02.2017, 21.02.2017, 13.03.2017 ve 13.03.2017 tarihli toplam 9 adet <br>18.670,72 USD ve 13.01.2017 tarihli 99,99 TL bedelli faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, 10.607,59 <br>USD'lik davalı ödemesinin bulunduğu, davalı defterlerine göre ise 2016 yılı sonu itibariyle davacıya 16.736,50 USD borç gözüktüğü, 2017 yılında davacı şirket tarafından davalı yana 6 adet toplam 6.110,92 USD+99,99 TL (KDV dahil) tutarında fatura düzenlendiği, davalı tarafından 3 adet  toplam 10.607,59 USD tutarında EFT/Havale ödemesi yapıldığı, davalı tarafından davacıya 5 adet 12.559,80 USD+99 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından düzenlenip, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 4 adet fatura mevcuttur. Bunlardan biri 31.01.2017 tarihli 11.134,86 USD bedelli fatura olup, bu fatura davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen iade faturası karşılığı davacı tarafından düzenlenmiş bir faturadır. Diğer üç adet fatura ise 21.02.2017, 13.03.2017 ve 13.03.2017 tarihli, 324,97 USD, 324,97 USD ve 775,00 USD bedelli üç adet fatura olup, bu faturalarda daha önce davacı tarafından düzenlenip davalıya gönderilmiş ve davalı tarafından da davacıya iade edilmiş faturalar için düzenlendiği anlaşılan faturalardır. Bu durumda, davacı tarafından düzenlenip, davalı defterlerine kayıtlı olmayan faturalardan üçünün, daha önce düzenlenip iade edilen faturalara karşılık düzenlenen mükerrer faturalar olması ve diğerinin de yine davalı tarafından düzenlenen zayi emtia bedeline ilişkin düzenlenen iade faturasına karşılık düzenlendiği anlaşıldığından, alacağın tespitinde bu faturaların dikkate alınması mümkün değildir.<br>\tDavalı defterlerine göre 2016 yılından devreden borç 16.736,50 USD olup, 2017 yılında ise toplam 6.110,92 USD ve 99,90 TL bedelli faturalar davalı defterlerine kaydedilmiştir. 99,90 TL'lik fatura hariç olmak üzere bu faturaların, taraflar arasındaki nizalı taşımaya ilişkin olmadığı da ilgili faturalar üzerinde yazılı açıklamalardan anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça 1.424,94 USD'lik üç adet fatura için iade faturası düzenlenmiş ise de bu iade faturaları davacı defterlerinde kayıtlı olmayıp, faturaların iadesini haklı kılan bir gerekçe de gösterilmemiştir. Buna göre 2016 yılından devir eden 16.736,50 USD ile 2017 yılında davalı defterlerine kaydedilen 6.110,92 USD toplamı olan 22.847,42 USD taşıma ücreti alacağı mevcuttur. <br>\tDavacı tarafından taşıması üstlenilen 06.12.2016 tarihli gönderi, alıcısına teslim edilmediğinden ve taşınan emtianın zayi olduğu kabul edildiğinden, davacının bu gönderiye ilişkin taşıma ücretini talep etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla davacı tarafından düzenlenip, davalı defterlerinde de kayıtlı olan 13.01.2017 tarihli faturaya konu 1.120,00 USD'lik bedelden, davalının sorumluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, bu taşımada zayi olan emtia bedelinden davacı sorumlu olup, davalı taraf bu nedenle borcu olmadığını savunduğundan, 01.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ve davalının sorumlu olduğu miktarın altında kalan zayi emtia bedeli 8.975,00 USD'nin de davacı alacağından mahsup edilmesi gerekmektedir. <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde davacının toplam 22.847,42 USD taşıma ücreti alacağı olduğu, taraflar arasında çekişmesiz olan 10.607,59 USD'lik davalı ödemesi ile davacının hak kazanmadığı 1.120,00 USD taşıma ücreti alacağı ve son olarak davacı tarafından gerçekleştirilen taşımada zayi olan emtianın bedeli 8,975,00 USD toplamı 20.702,59 USD'nin davacı alacağından düşülmesi gerektiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 2.144,83 USD talep edebileceği kanaatine varılmış, takip tarihindeki kur üzerinden bu miktara tekabül eden 7.819,41 TL hüküm altına alınmıştır.  <br>\tHer ne kadar zayi olan emtia nedeniyle davalı tarafından davacıya 11.134,86 USD bedelli iade faturası düzenlenmiş ise de davacının sorumluluğu zayi olan emtia bedeli ile sınırlı olduğundan ve ayrıca bu faturaya dahil edilen navlun bedeli, Dairemizce davacı alacağından düşüldüğünden, söz konusu iade faturası tutarının tamamının davacı alacağından indirilmesi mümkün görülmemiştir. <br>\tDavacının icra takibine konu alacağı, faturaya dayalı taşıma ücretine ilişkin bulunduğundan, alacağın likit olduğu kabul edilmiş, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına da hükmedilmiş, ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilip, bu yönden bir istinaf itirazı da olmadığından, bu yönden ilk derece mahkemesi ile aynı şekilde karar verilmiş, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.03.2022 gün ve 2019/443 Esas - 2022/158 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2017/8763 sayılı dosyasına vaki itirazının 7.819,41 asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden ve takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>\t3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.563,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,   <br>\t5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 534,14-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 539,91 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5,77-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 7.819,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, talep edilen alacağın reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 7.819,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 5.750,00-TL bilirkişi ücreti, 318,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 54,00-TL tebligat ve posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 6.342,7‬0-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.109,44-TL'ye, 44,40-TL başvurma harcı, 534,14-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.687,98‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t9-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf yargılaması sırasında yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 763,43-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, \t<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t13-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024<br>\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14c9390b7a6a686b","SID":"d776ef45ab7eee13"}}