{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1005 Esas<br>KARAR NO: 2024/2059<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/02/2022<br>NUMARASI: 2021/667 E. - 2022/134 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını,   icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibin dayanağı bononun keşidecisinin ... Ltd. Şti., lehtarının  davalı ...Ltd. Şti. olan 50.000,00 TL bedelli bono olduğunu, davacının keşideci şirketin tek ortağı ve tek yetkilisi olduğunu, bono üzerinde adı geçen ...'nın şirket yetkilisi veya ortağı olmadığını, davacının bono üzerinde tek imzasının bulunduğunu, bu imzanın da keşideci şirket yetkilisi olarak şirket namına atıldığını, davacının bonoda aval verdiğine dair bir kayıt bulunmadığı gibi aval yerine geçebilecek ikinci bir imzasının da bulunmadığını, bonoda keşideci kısmında şirket unvanının yazmakta olduğunu, keşideci şirket yetkilisinin bono üzerine attığı tek imza nedeniyle takip konusu bononun keşidecisi veya avalisti olmadığını, davacı bakımından takibin durdurulmasının gerektiğini bu nedenlerle, davanın kabulü ile icra dosyasına ve takibe konu 06/03/2021 tanzim 15/03/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bono bakımından davacının davalı yana borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı bakımından iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere azami oranda hükmedilecek kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle: Takip konusu bono keşidecisi olan ... Ltd. Şti. adına imzalamış, şirketin tek yetkilisi sıfatı ile imzalanan bonoda şirket kaşesinin bulunmadığını, bonodaki imzanın kendi ad soyadının altında olduğunu, şirket borcu olduğundan bahsedilen bonoya neden şirket kaşesinin basılmadığını beyan etmiş, esasen kötü niyetin davacının borcu ödememek konusundaki niyeti olduğunu, bu haliyle şekil şartına dayanarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imzanın aval şerhi sayılacağını, aval için sadece imza yeterli olup ayrıca ad ve soyadının yazılmasının gerekli olmadığını beyan etmiş, müvekkili aleyhine açılan davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Anadolu ... İcra dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı ...'nın takip alacaklısı ...'ne borçlu olmadığının tespitine, 2-Bono senet nedeni ile davacı ...'nın borçlu ve avalist olmadığı, bono senet borçlusunun ... Şirketi olarak yazılı olduğu, ...'nın bono senet üzerindeki imzasının bono senet borçlusu ...Şirketi'ni temsilen atılmış olduğu, takibin davacı ... bakımından haksız olduğu, davalı tarafın kötü niyetli olduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça icra takibine konu edilen bono bakımından herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğundan bahisle menfi tespit davası açıldığını, takip konusu bono keşidecisi olan ... Ltd. Şti adına imzalandığını,  şirketin tek yetkilisi sıfatı ile imzalanan bonoda şirket kaşesi bulunmadığını, bonodaki imza kendi ad soyadının altında olduğunu, davacının imzasının karakteristik özelliği gereği iki satır şeklinde olması iki imza olduğu intibasını uyandırdığını, borçlu olmadığı anlamına gelmediğini, davacının imza sirküleri ile imzasının bir bütün olarak iki satırdan oluştuğunun anlaşıldığını,  TTK'nun 778.maddesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayıldığını, keşidecinin tek imzası yeterli olduğunu ve birden fazla imza atılmasına gerek bulunmadığını, davacının yetkilisi olduğu şirkete tebligat bile yapılamadığını, borçtan kurtulmak adına borçlanmanın şirket adına yapıldığını beyan ederek müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olmaya çalıştığını, müvekkili çok uzun süre ödeme beklediğini, fazladan süre tanıdığını, buna rağmen ödemeden kaçındığını, kötü niyetli davacının borçtan kurtulmaya çalıştığını beyanla bonoda TTK ilgili maddelerine göre keşideci imzası dışında ön yüze konulan her imza aval şerhi sayılacağını, aval için sadece imza yeterli olduğunu, ayrıca ad ve soyadının yazılması gerekli  olmadığından davacının davasının reddi gerektiğini mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf talebi mesnetsiz ve kötüniyetli olduğundan reddi gerektiğini, davalı \"takip konusu bono keşidecisi olan ... Ltd. Şti. Adına imzalamış\" ifadesinde bulunduğunu, davalı bononun keşidecisinin ... Ltd. Şti. olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, davalı bonoya dayalı takipte ... Ltd. Şti. yi keşideci olarak ...'yı ise avalist olarak icra takibine dahil ettiğini, davalı keşidecinin ... Ltd. Şti. olduğunu kabul etmesine rağmen istinaf dilekçesinde aksini iddia etmesi haksız ve kötüniyetli istinaf başvurusu yaptığının açık göstergesi olduğunu, dava konusu bonoda şirket yetkilisi olan müvekkilin 2 imzası değil tek imzası bulunduğunu, müvekkili söz konusu bonoyu, bono da açıkça keşideci olarak unvanı yazan ve bononun keşidecisi olduğu davalı tarafça da kabul ve ikrar edilen yetkili olduğu şirket adına imzaladığını, müvekkili davacı ...'nın keşideci şirketi temsilen attığı imza dışında bir imzası bulunmadığından TTK 613 VE 614/1 maddelerinde belirtilen aval sayılma hali dava konusu bono bakımından müvekkili açısından söz konusu olmadığından mahkemece verilen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğunu davalının haksız ve kötüniyetli istinaf talebinin reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, İİK. 72. maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı ve  yetkilisi olduğu şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı bonoyu keşidecisi ... Ltd. Şti., tek yetkilisi olarak imzaladığını bonoda aval veren olmadığını, takibe konu 06/03/2021 tanzim 15/03/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bono bakımından davacının davalı yana borçlu olmadığının tespitini  talep  etmiştir. Ticaret Sicil Kayıtlarına göre, takip borçlusu ,  ... Şirketi'nin senedin tanzim tarihindeki  yetkilisinin münferiden davacı  ... olduğu  görülmüştür. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında, alacaklısının ..., borçlularının ... ve ... şirketi olduğu, takibin dayanağının 08.03.2021 tanzim, 15.03.2021 vade tarihli, 50.000 TL bedelli , keşidecisinin  ... Şirketi, lehtarının ... şirketi  olan , bononun  keşidecisi/borçlusu olarak ...Şirketi'nin belirtildiği , senedin  borçlu şirketin  yetkilisi  ... tarafından  ismi yazılarak imzalandığı, bono senet üzerinde ...'nın ikinci bir imzasının bulunmadığı,  ön yüzünde  ayrıca ...'nın isim ve imzasının  bulunduğu görülmektedir. TTK 'nın  701 maddesinde \" (1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval \"aval içindir\" veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.(4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.\" şeklindeki hüküm ile avalin şartları düzenlenmiş olup, TTK'nın 701/3 maddesinde açıkça, muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, atılan imzaların aval hükmünde olduğu belirtilmiştir.  Somut olayda , dava konusu bononun metninde borçlusu kısmında ... yazılmış ise de şirket kaşesinin bulunmadığı, senedin davacı ve dava dışı ... tarafından isimleri yazılarak imzalandığı, senedin bu kişiler tarafından düzenlendiği ve  dava dışı şirket adına düzenlendiğine dair kayıt bulunmadığı  dikkate alındığında, davacının senette aval veren olmamakla birlikte,  senet borçlusunun davacı olduğunun kabulü gerektiği senede bağlı borçtan şahsen  sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü kararının hatalı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın reddine dair hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih, 2021/667 E., 2022/134 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 928,54 TL'den mahsubu  ile fazla alınan 500,94‬ TL nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 260,7‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c841f964b3b9e737","SID":"c5a406566025b8e7"}}