{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1818 <br>KARAR NO: 2024/1756<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/07/2024  <br>NUMARASI: 2024/379 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile; davalılar tarafından ayrı ayrı başlatılan icra takiplerinin kesinleştiğini,  müvekkilinin turizm işi yaptığını, 20-23 Kasım 2023 tarihleri arasında Dubai'de gerçekleşen ... Yurt Dışı İş Gezisi Tur Organizasyonunu (otel ,uçak, rehber, transfer, vize) gerçekleştirdiğini, A grubu seyahat acentası olan müvekkil ...İhracat Ltd Şti. faturalarını usule uygun olarak kestirdiğini, bu kapsamda katılımcıların fuar katılımı ve iş görüşmeleri gerçekleştiğini, Dubai'de yer alan ... Danışmanlık firmasıyla alan tüm firmalarla birlikte toplantı ve iş görüşmeleri gerçekleştirildiğini, İş gezisi  dönüşü  sonrasında da tüm katılımcıların faturaları usule uygun olarak müvekkil firma olan ... Turizm Tekstil İthalat İhracat İhracat Ltd Şti tarafından kesildiğini, ancak icra takibinde karşı taraflar sebebi anlaşılmayan şekilde müvekkil şirketten ödedikleri faturanın %60 iadesini istediğini ve buna ilişkin hiçbir dayanak ve belge sunmadıklarını, davalıların neye dayanarak bu iadeyi istediklerini hiçbir şekilde anlaşılamamış olup ilgili süreçte resmi olarak müvekkil şirketin ismi evraklarda hiçbir şekilde geçmediğini, yani proje ve tur organizasyonu ile ilgili bir problem olmadığı da oldukça açık olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden şahısların mağduriyetlerinin ve ödemeyi alamamasının muhatabı kesinlikle müvekkil firma olmadığını, davalılar ile müvekkil firma arasında bu konuda herhangi bir taahhütname ve sözleşme bulunmadığını, sonuç olarak müvekkil olan turizm firması üzerine düşen tüm görevleri ,görev sorumluğu bilincinde basiretli bir firma olarak  (otel ,uçak,rehber,transfer,vize hizmeti, usulüne uygun tüm katılımcılara fatura kesmek, A sınıfı seyahat acenta belgesine sahip olmak vb.) yerine getirdiğini, katılımcıların sorunsuz bir şekilde iş gezisine katılmalarını, gidiş dönüşlerini sağladığını, işbu sebepten davalılar tarafından ilamsız takiplerde ödeme emrinde öne sürülen müvekkil firmadan istenen iade bedelleri haksız  bir istek olup, muhatabın müvekkil firma olmadığını, kobilerin (davalıların) devlet teşvikleri kendi sorumluluklarında olup, teşvik  takibini kendileri yapmaları gerektiğini, yani müvekkil firma kendi üzerine düşeni yapıp kalan kısım kobileri (davalıları) ilgilendirdiğini, bu sebepten başlatılan icra takiplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek taleplerinin kabulü ile ... tarafından başlatılan  İstanbul ... İcra Daresi'nin ... E. sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, ...  tarafından başlatılan İstanbul ....İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, ...  tarafından başlatılan İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...E.  sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, ... tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E.  sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, ...tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...  E.  Sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ve dava sonuçlanıncaya kadar öncelikle teminatsız olarak mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat karşılığı icra kasasındaki paranın alacaklılara ödenmemesi ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemenin 28/06/2024 tarihli ara kararı ile; takip  dosyalarında kapak hesabı üzerinden yatırılacak %20 teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak paranın İİK 72/3 maddesi gereğince alacaklılara ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmiştir. Davalılar vekilince verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş olup  mahkemenin 26/07/2024 tarihli ara kararı ile; İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığından mahkemeden ihtiyati tedbir yoluna icra veznesinde ki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebileceği, mahkeme dosyasında ise icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlu mahkeme veznesine yatan paranın ödenmemesini talep edip mahkememizce %20 teminat ile ihtiyati tedbirin kabulüne karar verildiğinden ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiştir, Verilen ara karara karşı davalar vekilince yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuş olup, istinaf nedenleri olarak; Müvekkiller KOSGEB tarafından finanse edilmesi planan yurt dışı gezisine katılımı sağladığını, müvekkillerin gezisinin KOSGEB projesi kapsamında %60 hibe ile gerçekleştirilmesi planlandığını, bilindiği üzere KOSGEB bu gezileri organizatör kuruluşlar ile yaptığını, müvekkillerin iş gezisindeki organizatör firması Yurt Dışı İş Gezisi Başvuru Formu ve Sonuç Raporu'nda dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak belirlendiğini, KOSGEB de ilgili mevzuat gereği geri ödeme yapacağı hibe tutarlarını ancak organizatör şirketten hizmet alınması koşuluyla geri ödediğini,  müvekkiller federasyonlarınca yapılan yönlendirme sonucu KOSGEB tarafından hibe verilecek olan yurt dışı iş gezisi için 1980 USD (o tarihte) parayı aynen veya TL cinsinden davalı ... Turizm Tekstil İthalat İhracat Limited Şirketi hesabına gönderdiğini, müvekkiller davacı şirkete Türk Parası cinsinden o anki doları kuru da dikkate alınarak 36.850,00 TL olarak ödeme yaptığını, ancak hibe kapsamında   %60 oranında ödenmesi taahhüt edilen iade tutarlarını ilgili KOSGEB müdürlüğünden geri alamadıklarını, davacı şirketin organizatör firmaymış gibi hareket ederek müvekkillerden bu paraları tahsil ettiğini, davacı taraf tüm bu işlemlerle yetkili olmadığı halde işlemler yaparak müvekkillerin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Dava, KOSGEP tarafından düzenlenen yurt dışı iş gezisi kapsamında taahhüt edilen hibe tutarının ödenmemesinde davalı  organizatör firmanın sorumlu olduğundan bahisle başlatılan icra takip dosyalarından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davası icra takibinden sonra açılmış ve davacı vekili dava dilekçesinde İİK'nun 72. maddesine göre teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İİK'nun 72/3. maddesinde ''İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir'' hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK 389/1 maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK 390/1 maddesinde \"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.\", HMK 390/3 maddesinde \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'', HMK 391/1 maddesinde \"Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.\"  düzenlemelerine yer verilmiştir. Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Dosya kapsamına göre; davalılar, KOSGEP tarafından finanse edilmesi planlanan yurt dışı gezisi kapsamında KOSGEP'in % 60 hibe avantajı ile hizmet sağlayan davacı firmaya ödeme tarihinde 1980 USD karşılığı  olan 36.850,00 TL ödeme yapıldığını, taahhüt edilen hibe tutarının, KOSGEP tarafından  \"belirtilen organizatör kuruluştan hizmet alınmadığı\" gerekçesiyle iade edilememesinde davacı firmanın sorumlu olduğundan bahisle iadesi gereken hibe tutarından kaynaklı başlatılan takiplerin kesinleşmesi üzerine davacı tarafından eldeki menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı firmanın, KOSGEP'in düzenlendiği yurt dışı iş gezisinde davalılara organizasyon hizmeti verdiği, verilen hizmete karşılık davalılarca ödeme yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmamakla birlikte; uyuşmazlığa konu KOSGEP projesi kapsamında gerçekleştirilen iş gezisi nedeniyle yapılan masrafların %60'nın hibe olarak iade edilmemesinde, diğer bir anlatımla hibe şartlarının gerçekleşmemesinde hangi tarafın kusurlu ve sorumlu olduğu, davalıların iadesi yapılamayan hibeden dolayı davacıdan alacaklı olup olmadıkları yargılama sonucu belirlenecek olması nedeniyle bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası yönünden HMK 89/1 ve İİK'nun 72/3 maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiği, mahkemece oluşturulan ara karar uyarınca yeterli teminatın davacı tarafça dosyaya yatırıldığı belirlendiğinden, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, karar verilmiş aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ile karar harcının Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2477d19c8bec191","SID":"004fb585e23fb1be"}}