{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2375 <br>KARAR NO: 2024/2619<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2024<br>ESAS NO: 2024/350<br>KARAR NO: 2024/730<br>DAVANIN KONUSU:Ticari Şirkete Yeni Tasfiye Memuru Veya Kayyım Atanması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 26/12/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  08/07/2024 tarih ve  2024/350 E -2024/730 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Sağlık Bakanlığı'nın Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nden alacaklı olduğunu, devam eden davalarının bulunduğunu, ilgili  şirket aleyhine devam eden Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/228 Esas sayılı dosyasının 06/07/2023 tarihli duruşmasında davalı Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi hakkında ticaret mahkemesince tasfiye memuru atanması için dava açmak üzere  kendilerine bir aylık kesin süre verildiğini belirterek davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi (Vergi No:...) (Mersis No:...) organsız kaldığından tasfiyesinin sonlandırılması için mahkemece yeni tasfiye memuru atanmasına, bu talebin mahkemece uygun bulunmaması halinde ise müvekkili Sağlık Bakanlığı tarafından bu şirket aleyhine açılmış bulunan davaların ve icra takiplerinin sonuçlandırılabilmesi için Türk Medeni Kanununun 427. maddesinin 4. fıkrası gereğince bu şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Öte yandan şirkete tasfiye memuru veya yönetim kayyımı atanması istemiyle eldeki dava ... olarak açılmıştır. Öncelikle tasfiyeye giren şirkette, tasfiye memuru yanında şirket yönetim kurulu da görevine devam etmektedir. Şirket ana sözleşmesinde, yönetim kurulu tasfiye işlemleri ile görevlendirilmişse yönetim kurulu tasfiye işlemlerini yapar. Şirket adına sözleşmesinde  yönetim kurulunun tasfiyeye görevlendirmemesi halinde ayrı bir tasfiye memuru atanması gerekir. Bunun yanında davanın ... olarak açılması ve sonra ihbar yolu ile hasımların tamamlanması olanağı da bulunmamaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2022 tarihli, 2020/7920 Esas ve 2022/2875 Karar sayılı emsal ilamı). Diğer taraftan  şirketin malvarlığı bulunmadığından, tasfiye işlemlerinin yapılmasının mali kaynak varlığını gerektirdiği dikkate alındığında dışarıdan bir mali müşavirin şirkete tasfiye memuru olarak atanması da sorunun çözümüne katkı sağlamayacak, yeni sorunlar ortaya çıkaracaktır. Nitekim Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/464 Esas 2021/700 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde bu mahkemece bu davanın konusu olan şirkete ilk olarak 22/09/2021 tarihli gerekçeli karar ile mali müşavir ... tasfiye memuru olarak atanmıştır. Tasfiye Memuru ...'un 31/01/2022 tarihli dilekçesi ile tasfiye memurluğu ücretinin bu davanın konusu olan şirketin mal varlığından karşılanması karar verilmiş ise de şirketin bu ücreti karşılayacak maddi imkanının bulunmadığını, şirketin gerek kamuya gerek özel sektöre gerekse işçi alacakları sebebiyle pek çok mahkemede davasının devam ettiğini, ilgili davaları tam olarak takip etme veya vekil tayini ile takip ettirilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerden dolayı tasfiye memurluğundan çekilmeyi talep ettiği, mahkemece de bu talebin haklı olduğu değerlendirilerek 04/03/2022 tarihli ek karar ile bu davanın konusu olan Tasfiye Halinde ... A.Ş.'ne,  şirket ortaklarından ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği görülmektedir. Mali müşavirin tasfiye memuru veya yönetim kayyımı olarak atanması halinde emek ve mesaisi karşılığında kendisine ücret ödenmesi mümkün olmayacağı gibi tasfiye giderlerinin veya yönetim giderlerinin de karşılanması mümkün olmayacaktır. Ayrıca tasfiye memurunun veya yönetim kayyımının vergisel yükümlülükleri karşısında vergi cezası tehdidi altında kalması da mümkün olacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu tek ortaklı şirketin ortağı olan ...'nın terekesinin TMK'nun 612. maddesine göre iflas hükümleri uyarınca terekenin tasfiyesini sağlamak üzere Sulh Hukuk Hakimliği'ne ihbarda bulunulması sonrasında mirasının iflas hükümleri uyarınca tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verildikten sonra Sulh Hukuk Hakimliği'nce atanacak bu kişiye dava konusu şirketteki ...'nın tam hissesinden dolayı husumet yöneltilerek eldeki davanın açılmasının en uygun çözüm olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, eldeki davanın ... açılması nedeniyle de reddi gerekir ....\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda (ETTK) anonim şirketlerin asgari beş kişi tarafından kurulabilme şartı, 6102 s. TTK’da terk edilmiş ve kurucular için asgari bir sayı öngörülmediğini, böylece tek kişilik anonim şirketin kurulmasına ve bu şirketlerin tek ortak ile devam etmesine izin verildiğini,    TTK’da, tek kişilik şirket başlığı altında özel bir bölüm oluşturulmamış, tek kişilik anonim şirketlerin kuruluşuna ve bu şirketlerin faaliyetlerine ilişkin ayrı bir düzenleme yapılmadığını, dolayısıyla, çok ortaklı şirketlere uygulanan kanun hükümleri, tek kişilik anonim şirketler için de geçerli olacağını, bu kapsamda, TTK’nın anonim şirketlerin kuruluş, yönetim kurulu/müdürler, denetleme, genel kurul, esas sözleşme değişikliği, ortakların hakları ve borçları, menkul kıymetler, kar, kazanç ve tasfiye payı, finansal tablolar, yedek akçeler, sona erme ve tasfiye ile hukuki ve cezai sorumluluğa ilişkin hükümleri tek kişilik şirketler hakkında da uygulanacağını, ...’nın mirasçılarının muristen kalan mirası Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/690 E,2021/638 K, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/589 E, 2021/605K, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/703 E, sayılı kararları ile red ettiğini, ancak defaatle belirttiği üzere Şirketin; tek pay sahibi olan tasfiye memurunun vefat ettiğini ve tüm mirasçıların mirası reddetmiş olup ve şirket tek pay sahipli şirket olduğundan organsız kaldığını, tasfiye memuru ve aynı zamanda şirketin tek pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olan ...’nın mirasçılarının mirası reddetmiş olduklarından şirketin organsız kaldığını ve şirketin yeni tasfiye memurunu atayacak bir genel kurulu bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, Esas No: 2000/10084 Karar No: 2001/1146, 12.02.2001 tarihli kararının emsal olduğunu, vefat eden Tasfiye memuru ...'nın aynı zamanda şirketin tek hissedarı, yönetim kurulu ve genel kurulu olduğundan,  her ne kadar tasfiye memuru atama işlemi genel kurul kararı ile yapılmış olsa da yeni tasfiye memuru atama işleminin tamamıyla organsız kalan şirket tarafından yapılamayacağının açık olduğunu, bu nedenle organsız kalan ve tasfiye halinde olan ... Anonim Şirketi'ne tasfiye memuru atanması gerektiğini, şirket ortaklarından ... TC Kimlik Numaralı ... tasfiye memuru olarak atandığını, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde şirket kurucu ortaklarından ...’un yahut mahkemece uygun görülecek başka bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması, bu talebin mahkemece uygun bulunmaması halinde ise müvekkili Sağlık Bakanlığı tarafından bu şirket aleyhine açılmış bulunan davaların ve icra takiplerinin sonuçlandırılabilmesi için Türk Medeni Kanununun 427. Maddesinin 4.fıkrası gereğince bu şirkete yönetim kayyımı atanması,  talep edilmiş ancak taleplerin ret edilerek davanın  reddine karar verildiğinden kararı İstinaf etme gereği hasıl olduğunu, vefat eden Tasfiye memurunun aynı zamanda şirketin tek hissedarı, yönetim kurulu ve genel kurulu olması nedeniyle , müvekkili Sağlık Bakanlığı tarafından bu şirket aleyhine açılmış bulunan dava/davaların sonuçlandırılabilmesi amacıyla yeni tasfiye memuru atanmasını talep etme zarureti olduğundan, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/350E. 2024/730K. 08.07.2024 tarihli kararının kaldırılmasına, Tasfiye Halinde ... Aş.'ye Tasfiye Memuru atanmasına karar verilmesini; Bu talebin mahkemenizce uygun bulunmaması halinde ise müvekkili Sağlık Bakanlığı tarafından bu şirket aleyhine açılmış bulunan davaların ve icra takiplerinin sonuçlandırılabilmesi için Türk Medeni Kanununun 427. Maddesinin 4.fıkrası gereğince bu şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ettiklerini belirterek; yerel mahkeme dosyasında arz ve izah ettiği ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; istinaf başvurusunun kabulü ile Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/350E. 2024/730K. 08.07.2024 tarihli kararının kaldırılmasına;  Tasfiye Halinde ... AŞ. (Vergi No:...) (Mersis No:...) organsız kaldığından tasfiyesinin sonlandırılması için Mahkemenizce yeni tasfiye memuru atanmasına, bu talebin mahkemece uygun bulunmaması halinde ise müvekkil Sağlık Bakanlığı tarafından bu şirket aleyhine açılmış bulunan davaların ve icra takiplerinin sonuçlandırılabilmesi için Türk Medeni Kanununun 427. Maddesinin 4.fıkrası gereğince bu şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava dava konusu şirkette tasfiye memuru eksikliği nedeniyle tasfiye memuru atanması, mümkün olmadığı taktirde yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. <br>Eldeki davada dava konusu olan Tasfiye Halinde ...A.Ş.'nin organsız kaldığından bahisle yeni tasfiye memuru atanması veya TMK'nun 427/4. maddesi gereğince şirkete yönetim kayyımı atanması talep edilmiştir. <br>Dosya kapsamına göre dava konusu şirketin tek ortaklı olduğu, tek ortak olan ...'nın ölümünden sonra mirasçılarının mirası reddettiği anlaşılmıştır.<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/464 Esas 2021/700 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde bu mahkemece bu davanın konusu olan şirkete ilk olarak 22/09/2021 tarihli gerekçeli karar ile mali müşavir ... tasfiye memuru olarak atandığı, Tasfiye Memuru ...'un 31/01/2022 tarihli dilekçesi ile tasfiye memurluğu ücretinin bu davanın konusu olan şirketin mal varlığından karşılanması karar verilmiş ise de şirketin bu ücreti karşılayacak maddi imkanının bulunmadığını, şirketin gerek kamuya gerek özel sektöre gerekse işçi alacakları sebebiyle pek çok mahkemede davasının devam ettiğini, ilgili davaları tam olarak takip etme veya vekil tayini ile takip ettirilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerden dolayı tasfiye memurluğundan çekilmeyi talep ettiği, mahkemece de bu talebin haklı olduğu değerlendirilerek 04/03/2022 tarihli ek karar ile bu davanın konusu olan Tasfiye Halinde ... A.Ş.'ne,  şirket ortaklarından ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2024 tarih 2022/4386 Esas 2024/790 Sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, tasfiye memurunun görevinin devam ettiği görülmektedir.<br>Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması anlamına gelir. Davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. Hukuki yarar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114/1-h maddesi gereğince dava şartlarından olup davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle menfaate, davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir (Emel Hanağası: Davada Menfaat, Ankara 2009, s. 19-21).<br> Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinin gerekçesinde de \"...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir...\" yönünde açıklamalara yer verilmiştir.<br> Bir davada menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır (Hakan Pekcanıtez; Medeni Usul Hukuku, C.II, İstanbul 2017, s. 946-949).<br>Davacının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada dava konusu şirkete ...'un tasfiye memuru olarak atanması yönündeki hüküm neticesinde iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmiştir. Bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün bu yönleriyle HMK.353/1-b.2 mad gereği düzeltilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;<br> HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/07/2024 tarih ve 2024/350 E - 2024/730  sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,<br>Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre;<br>\"1-HMK'nun 114/1-(h) ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı nedeni ile DAVANIN USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>6-Davacı lehine vekalet ücreti taktirine  yer olmadığına,<br>7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,\"<br>2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu posta giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.   25/12/2024\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e675530ae1f1190","SID":"1703bccd56b77896"}}