{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1068 <br>KARAR NO: 2024/1726<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2020<br>NUMARASI: 2017/991 Esas -  2020/689 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ... Sigorta A.Ş. (Davacı) ile ... San. ve Tic. A.Ş. arasında nakliyat abonman sigorta sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, akdedilen bu sözleşmenin ... sayılı sigorta poliçesine bağlandığını, dava dışı sigortalı Şirketin, A.B.D.’ de yerleşik ... isimli firmadan 5 kap ... cihazı ve TPW cihazları emtiası satın aldığını, bu emtianın taşıma işini davalı ... Hizmetleri A.Ş.'ye verdiğini ve davalı tarafından taşıma işinin taahhüt edilmiş olduğunu, davalı Şirket'e bu taşıma işi için 5.420,39 TL navlun ödemesi yapılmış olduğunu, Emtia, Boston A.B.D. Havaalanına ulaştığında ... A.O. yetkililerinin ürün paketlerinde meydana gelen hasarlar gerekçesi ile emtiayı tesellüm etmediklerini, Davalı Şirket yetkilisinin satıcı firmayı arayarak bir elemanlarını Boston havaalanına göndermelerini istediğini ambalaj üzerinde küçük hasarlar olduğunun bildirildiğini, satıcı firma yetkilileri bu ürünlerin hassas üniteler olduğu ve firmaya geri getirilmesini istediklerini, emtianın firmaya 24.03.2017 günü geri getirildiğini, hasarlar tespit edilip fotoğrafların çekildiğini, Davalı taşıyıcı firma temsilcilerinin satıcı firmaya giderek hasarı yerinde incelediklerini yapılan bu incelemede de sigortalı eşya üzerine kurulan veya gelen bir ağırlık nedeni ile sigortalı eşya ana çerçevesi/şasesinin eğildiğinin tespit edildiğini, satıcı ... test ve onarım işlemlerini yaparak hasara uğrayan eşyayı tekrar onarıp hazır ettiğini, bu defa ... A.O. tarafından kabul edilen emtianın alıcı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş.'ne teslim edildiğini, Sigortalı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş.'nin davalı taşıyıcıya Beyoğlu ... Noterliğinin 07.04.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hasarı derhal ihbar ettiğini ve zarar miktarını 13.452,00 Euro olarak belirleyerek davalı taşıyıcıyı temerrüde düşürmüş olduğunu, sigortalı ... ilaç San. ve Tic. A.Ş.’nin Müvekkili Sigorta Şirketine başvurması üzerine derhal eksper tayin edildiğini ve eksper tarafından zararın ne şekilde meydana geldiği ve hasar miktarının tespit edildiğini, eksper raporunda gerçek zarar miktarının 10.043,57 Euro olarak belirlendiğini, tazminatın 09.08.2017 günü 39.879,00 TL olarak sigortalı şirkete ödendiğini, sigortalı şirket tarafından ibraname düzenlenerek sigortalının haklarına akdi ve yasal halef olunduğunu, Davalı taşıyıcının meydana gelen zararı tazmin etmemesi üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, Davalı ... Hizmetleri A.Ş.'nin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, zira somut olayda satış sözleşmesinin işyerinde teslim anlamına gelmekte olan ... teslim esaslı gerçekleştirilmiş olduğunu, dolayısıyla emtia EXW esaslı satıldığı için fabrikadan çıkışından sonra meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olacağını satıcının herhangi bir sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek hasarsız olarak tesellüm ettiği emtiayı havalimanına hasarlı olarak teslim eden davalı ... Hizmetleri A.Ş.'nin 6102 sayılı TTK.nun 902 madde yollaması ile aynı Yasa'nın 875 vd maddeleri gereğince sorumlu olduğunun tespit edilmesine, sigorta tazminatı olarak ödenen 39.879,oo TL'nin davalı ... Hizmetleri A.Ş.'den tahsili ile davacı ticari işlere uygulanan reeskont (avans) oranında faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından her ne kadar müvekkili şirketin taşıyıcı ve bu sıfatla taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de, bu iddialar yerinde olmadığını, zira Müvekkilinin davaya konu somut olayda taşıyıcı değil, taşıyıcı acentesi konumunda bulunduğunu, navlun faturasını düzenlemiş olmasının müvekkilini taşıyıcı konumuna sokmayacağını, taşımayı gerçekleştirenin müvekkili değil ... firması olduğunu, nitekim davacı sigortanın Eksper raporunda bu firmanın taşıyıcı olarak değerlendirilmiş olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan 17.4.2017 tarihli \" ...\" başlıklı belge ile havayolu taşıma senetlerinde (Air VVaybilI) taşıyıcı olarak ... firmasının yer aldığını, bunların yanında, söz konusu taşıma için ... firmasının ... nolu, 15.3.2017 tarih ve 1137,01.-USD bedelli faturayı düzenleyip müvekkiline göndermiş olduğunu, bu fatura içeriğinde, Havayolu Taşıma ücreti (Air Freight) Kara Taşıma ücreti (Inland Feright) ve diğer ücretlerin yazıldığını, bu fatura ile de taşıyıcının ... firması olduğunun görüldüğünü, müvekkili firmanın IATA acente belgesine sahip havayolu taşıma şirketlerine acentelik hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkilinin somut olayda da acente konumunda ve TTK m. 102 vd. maddelerinde düzenlenen; varma yerine ulaşan emtianın alıcısına teslimini sağlamak, ordino düzenlemek ve navlun ücretini tahsil etmek gibi acente hizmetleri verdiğini, müvekkilinin acente sıfatıyla alıcı-taşıyıcı arasındaki yazışmaları yapıp taşıyıcı ... Logictics'in gönderdiği navlun faturası karşılığında alıcı sigortalıya 27.3.2017 tarih ve 1.495,28.-USD bedelli faturayı düzenlediğini, dolayısıyla müvekkilinin dava konusu taşımada acente olarak faaliyet göstermiş olup sorumluluğunun da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu olayda, müvekkilinin taşıyıcı olmadığını ve - varsa - hasarın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, bu yönü ile davanın davacı tarafından da bir sureti dosyaya sunulan ve ... tarafından düzenlenen Air Way Bill-Havayolu taşıma senetlerinden de görüleceği üzere, ...'nm TK0082 sayılı uçuşu ile 25.3.2017 tarihinde yapılan taşımada herhangi bir sorun bulunmadığını, bu taşımaya ilişkin herhangi bir hasar kaydı mevcut olmadığı gibi hasar ihbarı da bulunmadığını, alıcının 27.3.2017 tarihinde ordinosunu teslim aldığı emtiayı aynı tarihte gümrük işlemlerini yaparak teslim aldığını, dolayısı ile taşımadan kaynaklanan bir hasarın mevcut olmadığını,  davacının hasarın kara nakliyesi (gönderici adresi ile havalimanı arasında) sırasında meydana geldiğini kabul ettiğine ve havayolu şirketi de emtiayı hasarlı olduğu için kabul etmediğine göre hasarın poliçenin başlangıç tarihi olan 15.3.2017'den önceki bir tarihte gerçekleşmiş olması gerektiğini, dolayısıyla emtianın taşıyıcının sorumluluğunda ve hangi aşamada hasara uğramış olduğu ile hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, ayrıca ibraz edilen delillere göre hasarın poliçe teminatı dışında kalması gerektiğinin görülmekte olduğunu belirterek davanın reddini dilediklerini beyan ve ifade etmiştir. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Dosya tüm deliller ışığında değerlendirildiğine, davacı sigorta şirketinin  sigortalısına hasar bedeli olarak 39.879 Tl  sigorta tazminatı ödediği bu nedenle TTK m.1472/1  gereğince  halet olduğu,davalının  ana taşıyıcı olarak sorumlu bulunduğu ve iç ilişkisi gereği alt taşıyıcı ile hukuki statülerinin kendilerini bağlayacağı, olaya uygulanacak Montreal konvansiyonu gereğince (yükün büyük bölümünün hava yolu ile  taşındığı) sınırlı sorumluluk kapsamında (11.6310 TL karar tarihindeki) 1 SDR 11,6310 x17=197,2x580=114.376 Tl olmakla  rücu edilen tazminat bu  sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığından dava kabul edilerek,ödenen tazminatın davalıdan  tahsili  ile  ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına ve davanın kabulüne,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalı ... Hizmetleri AŞ’nin somut olayda ana taşıyıcı olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığını, davalı ...’in alıcıya yönelik herhangi bir taşıma taahhüdü ve/veya taşıma sözleşmesi olmamasına karşılık, ana taşıyıcı olarak  kabul edilmiş olmasının yasaya ve dosya içeriğine açıca aykırı olduğunu,  dosya içeriğinde yer alan konşimento ve navlun faturalarına dayanılarak ...’in ana taşıyıcı olarak kabul edilmesinin yanlış ve yasal mevzuata aykırı olduğunu, somut olayda ...'in taşıyıcı olarak değil, taşıyıcı acentesi olarak hareket ettiğini, acente bile olsa ...’in Türkiye’deki alıcıya karşı hasardan sorumlu olacağına ilişkin İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, acentenin, hasar veya zararı doğuran doğrudan bir eyleminden veya kusurundan kaynaklanmadığı sürece; acentenin aracılık etmiş olduğu eylemlerinden dolayı bir sorumluluğu olmadığını, aksine bir hükmün yasada da mevcut olmadığını, somut olayda her ne kadar davacı sigorta şirketi  sigortalısına ödeme yapmış ise de hasar nedeni ile sigortalı-alıcının zararının  kanıtlanmadığını, dosyada mevcut Ordino ve Gümrük Beyannamesinden de görüleceği üzere alıcının eşyayı 27.03.2017 tarihinde teslim aldığını, hasarın ise dava dilekçesindeki iddiayı yine eksper raporuna göre Amerika’da havayolu taşımasından önce meydana geldiğini, tamir faturasının mevcut olmasına karşılık, bu  fatura bedelinin ödenmiş olması ve zararın meydana geldiği ve davacı  sigortacının da bu zarar karşılığında ödeme yaptığı  kanıtlanmadığından, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının da yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı, hüküm tesisine elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda itiraz ettiklerini, çelişki ve hataların giderilmediğini, bu yöndeki talepler konusunda Mahkemenin olumlu veya olumsuz bir karar vermediğini,   bilirkişi raporunun somut dosya içeriğine ve bu içeriğe dayanarak düzenlenmediğini, tespitlerin somut ve yasal dayanağının da mevcut olmadığını, eksik, hatalı ve denetlenebilir olmaktan uzak bilirkişi raporunun HMK’daki asgari gerekleri dahi karşılamadığını, bu nedenle yok hükmünde kabul edilmesi gereken bilirkişi kurulu raporuna dayanarak verilen mahkeme kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, 11.04.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu, dava dilekçesinde rücu talebinde bulunan davacının hasarı sigortalısına 09.08.2017 tarihinde ödediğini açıkça ifade ettiğini, davanın rücu davası olduğunu ve rücu edilen paranın 09/08/2017 tarihinde ödenmiş olduğuna göre ödeme tarihinden önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle:  emtianın taşınma işinin, davalı ... Hizmetleri A.Ş. tarafından taahhüt edildiğini, davalı şirkete bu taşıma işi için 5.420,39 TL navlun ödemesi yapıldığını, bu hususun dosyaya sunulan navlun faturasından da açıkça görüldüğünü, navlun faturalarında davalının acente olarak hareket ettiğine dair bir belirleme bulunmadığını, somut olayda sigortalı şirketin A.B.D.’de mukim ... isimli firmadan 5 kap Sotax MD cihazı ve TPW cihazları emtiası satın aldığını, emtiaların, tıbbı malzeme, çözünme testi ve numune ayrıştırma makineleri olduğunu, emtianın, Boston A.B.D. Havaalanına ulaştığında ... A.O. yetkililerinin ürün paketlerinde meydana gelen hasarlar gerekçesi ile emtiayı tesellüm etmediğini, davalı şirket yetkilisinin satıcı firmayı arayarak bir elemanlarını Boston Havaalanına göndermelerini istediğini, ambalaj üzerinde küçük hasar olduğunu bildirdiğini, davalı taşıyıcı firma temsilcilerinin satıcı firmaya giderek hasarı yerinde incelediğini, yapılan bu incelemede de sigortalı eşya üzerine kurulan veya gelen bir ağırlık nedeni ile sigortalı eşya ana çerçevesi/şasesinin eğildiğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporunun tarafsızca ve bilimsel şekilde kaleme alınmış olduğunu, davalı tarafından bu rapora karşı ileri sürülen itirazların soyut nitelikte olduğunu, tüm olaylarda davalı temsilcisinin mevcut ve işin içerisinde olduğunu, davalı tarafın da zararın farkında olduğunu, zararın davalı tarafa Beyoğlu .. Noterliği’nin 07.04.2017 T., ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini ve davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, mahkemenin atıfet mehli sonunda faizi 11.04.2017 tarihinden başlatıldığını, faizin temerrüt tarihi itibarı ile başlatılmasının doğru olduğunu, bu ihtarın olmaması durumunda sigorta tazminatının ödeme tarihinden başlayacağını beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, havayolu taşımasına konu emtianın hasarlanması nedeniyle uğranılan zararı sigortalısına tazmin eden sigortacının ödediği bedelin rücuen tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur.  İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının akti taşıyan sıfatının bulunup bulunmadığı,   davalının  hasardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Dava dışı sigortalı ... san.A.Ş. Nin ABD de yerleşik ... isimli firmadan 5 kap ... cihazı ve TPW cihazları emtiasının, ABD nin Westborough merkezden Boston havalimanına taşınması esnasında hasarlandığı, ürünlerin ... tarafından kabul edilmediği, hassas olan ürünlerin tamir edilmek üzere üretici firmaya geri gönderilerek tamir edildiği, bunun karşılığında 13.452 Euro hasar bedeli için satıcı firmaca dava dışı sigortalıya fatura düzenlendiği, bu aşamadan sonra ürünlerin Türkiye'ye taşındığı, sigortalının davacıya başvurusu üzerine ekspertiz  incelemesi yapıldığı, buna göre 13.452  Euro hasar belirlendiği, bu bedelden poliçe muafiyet bedeli olan 3.408,43 Euronun indirilerek bakiye 10.043,57 Euro tazminat belirlendiği, davacı tarafça bu bedelin TL karşılığı olan  39.879,00 TL'nin  09/08/2017 tarihinde sigortalıya ödendiği, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ibranamede \"...mevzubahis  hasardan mesul olanlara karşı rücu hakkımızı kayıtsız ve şartsız ... Sigorta A.Ş. ye devir ettiğimizi\" şeklinde beyan bulunduğu, bu beyanın TBK 183 ve devamı hükümlerince alacağın temliki niteliğinde olduğu, hasarı ödeyen sigortacının ayrıca TTK 1472 maddesi gereği sigortalısının haklarına ödeme nispetinde halef olduğu, sigortalı ... ilaç san.A.Ş.'nin davalıya Beyoğlu ... Noterliğinin 07/04/2017 tarihli ihtarnamesi ile 13.452 Euronun ödenmesinin istendiği, ödeme için  herhangi bir süre verilmediği, ihtarnamenin 11/04/2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, sigortalı ile yurt dışındaki satıcısı arasındaki satış sözleşmesinin işyerinde teslim anlamına gelen  EXW teslim esaslı gerçekleştiği, dolayısıyla emtia EXW esaslı satıldığı için fabrikadan çıkışından sonra meydana gelen hasarın alıcıya ait olduğu, satıcının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, dosyaya alınan bilirkişi heyet raporu ile ana taşıma işinin Havayolu taşıması olduğundan Montreal protokolü hükümlerince değerlendirme yapılarak ve Montreal protokolü 22 maddesine göre taşıyıcının sorumluluk sınırının 49.661 ,86  TL olduğu, talep edilen miktarın sınırlı sorumluluk altında kaldığı, davalının akti taşıyan olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır. Davalının kendisinin akdi taşıyan olmadığı, yurt dışındaki taşıyıcının acentesi olduğu, bu yüzden sorumluluğunun  bulunmadığına ilişkin iddiaları bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.  Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Türkiye bakımından 26/03/2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 28/05/1999 tarihli Havayolu ile Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralları Birleştirilmesine Dair Montreal Sözleşmesi'nin 1. Maddesine göre, sözleşmeye taraf devletler arasındaki taşımalarda Montreal Sözleşmesi uygulanır. Davaya konu taşımanın yapıldığı ülkeler anılan sözleşmeye taraf olup uyuşmazlığa 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi uygulanacaktır. Montreal Konvansiyonu 18. Maddesi; “1. Taşıyıcı, kargonun tahrip olması yada kaybolması ya da kargoya hasar sonucu zarar meydana gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece, hasara bu şekilde uğranmasma neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması  durumunda sorumludur. 2. Fakat, eğer kargonun tahrip olmasının, kaybolmasının ya da kargoya zarar  gelmesinin aşağıda verilen olaylardan birinin ya da daha fazlasının bir sonucu olarak meydana geldiğini ispatlarsa, taşıyıcı bu kapsama kadar sorumlu değildir: (a) kargonun kendi içinde bulunan kusurlardan, kargonun kalite ve kötülüğünden; (b) kargonun paketlenmesinin taşıyıcı, bir çalışanı ya da acentesi dışında birisi tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasından; (c) savaş ya da silahlı çatışma; (d) kargonun girişi, çıkışı yu da geçişi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen bir kamu otoritesi faaliyeti 2. Bu maddenin birinci paragrafının anlamı dahilinde hava yolu ile taşıma, kargonun taşıyıcının sorumluluğu altında bulunduğu dönemi kapsamaktadır.” şeklindedir.Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun \" Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizi bu Kanunla düzenlenmiştir.(2) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır.\" şeklindedir. Dava dışı sigortalı ile davalı arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır. Doktrin ve yargı uygulamalarında taşıma sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen akitlerden olup yazılı şekil şartına tabi olmadığı gibi taşıyıcının navlun alacağı taşıma taahhüdünün karşılığı olarak kabul edilmektedir. Dosyada;  davalı tarafça sigortalı adına düzenlenmiş yükleme yeri ... varış yeri İstanbul  olarak kayıtlı toplam navlun, EXW maliyetleri ve ordino ücreti kalemlerinde oluşan 1.495,28 Euro'luk fatura, bu faturada davalının acente olarak hareket ettiğine, müvekkilinin yurt dışındaki karayolu taşımasını yapan ... olduğuna ilişkin her hangi bir kayıt bulunmamasına,  dava dışı sigortalının davalıya gönderdiği Beyoğlu 13. Noterliğinden gönderilen ihtarnamedeki taşıma sözleşmesinin davalı ile kurulduğuna ilişkin ibareler ve tazmin talebi, taşıma konusu yükün havayolu konişmentosunda göndericinin Mapcargo, alıcı davalı ... olduğuna dair kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde davalının aktif taşıyan olduğunu kabulü gerekmektedir. Davalının bu delillerin aksine kendisinin ...Logistics firmasının acentesi olduğuna, ve acente olarak hareket ettiğine dair hiçbir delil ibraz edilmemiş olmakla bu yönlere ilişin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı dikkatli okunduğunda gerekçesinin \"Dosya tüm deliller ışığında değerlendirildiğine:Davacı sigorta şirketinin  sigortalısına hasar bedeli olarak 39.879 TL sigorta tazminatı ödediği bu nedenle TTK m.1472/1 gereğince halef olduğu, davalının  ana taşıyıcı olarak sorumlu bulunduğu ve iç ilişkisi gereği alt taşıyıcı ile hukuki statülerinin kendilerini bağlayacağı, olaya uygulanacak Montreal konvansiyonu gereğince(yükün büyük bölümünün hava yolu ile  taşındığı) sınırlı sorumluluk kapsamında (11.6310 TL  karar tarihindeki) 1 SDR 11,6310 x17=197,2x580=114.376 TL olmakla  rücu edilen tazminat bu  sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığından \" şeklinde gerekçe yazıldığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği diğer değerlendirmelerin mahkemenin gerekçesi olmayıp hükme dayanak yaptığı bilirkişi raporunun özeti olduğu anlaşılmakla bu yönlere ilişen istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Dosyadaki tüm deliler ile; hasar dosyası, ekspertiz raporu, tutanaklar, mail yazışmaları, ihtarname, yurt dışındaki satıcı firma hasar faturası,  iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, bilirkişi raporu ile davacı sigortalısının hasarı ve zarar miktarı açık ve net olarak belirlenmiştir. Yine dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bulunmakla bu yönlere ilişen istinaf sebebi de yerinde değildir. Dava dışı sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ibranamede \"...mevzubahis  hasardan mesul olanlara karşı rücu hakkımızı kayıtsız ve şartsız ... Sigorta A.Ş. ye devir ettiğimizi\" şeklinde beyan bulunduğu, bu beyanın TBK 183 ve devamı hükümlerince alacağın temliki niteliğinde olduğu, bu durumda alacağını temlik eden sigortalının davalıya keşide ettiği ödeme ihtarının tebliği olan 11/04/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusun  reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 681,03 TL harcın, alınması gerekli olan 2.724,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.043,10 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0751b4a253a0f769","SID":"0eba1fe88a304f45"}}