{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1000 - 2024/1568<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/1000 <br>KARAR NO\t: 2024/1568 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/379 Esas 2023/222 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 27/08/2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğinin oluştuğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalının zararlarından sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 800,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 1.000,00 TL malullük-sakatlık maddi tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili 16/02/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, talebini 10.153,63-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 214.790,62 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 3.577,50-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 228.521,75-TL'ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlulukları olmadığını, sürekli iş görmezlik zararı yönünden sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının zararı, maluliyeti kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;\tdavanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin olduğu, davalı tarafından sigortalı aracın karıştığı kazası neticesinde, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığının anlaşıldığı, davacının araçta yolcu olması nedeniyle ayrıca kusur raporu alınmasına gerek görülmediği, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde bulunan Sakarya Üniversitesi T.F. tarafından düzenlenen 15/03/2022 tarihli maluliyet raporuna göre kazaya bağlı yaralanması nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliği hükümleri gereğince tanzim edilen raporda, davacının kaza nedeni ile %6 oranında sürekli ve 120 ay süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyaç süresinin 30 gün olduğunun belirtildiği, raporun yeterli görülerek yeniden rapor aldırılmadığı, aktüer hesap bilirkişisinden alınan raporda, davacının davalı sigorta şirketinden 10.153,63-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 214.790,62-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 3.577,50-TL bakıcı gideri talep edebileceğinin mütalaa edildiği, alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu, davalı vekili her ne kadar somut olayda hatır taşımacılığı bulunduğunu iddia etmişse de aracın sürücüsünün davacının eşi olması sebebiyle bu itiraza değer verilmediği, buna göre toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Davanın KABULÜ İLE, 10.153,63-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50-TL geçici bakıcı tazminatı ile 214.790,62-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 22/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karar davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; her ne kadar mahkemece talepleri gibi karar verilmiş ise de, kararın davalının istinafı doğrultusunda bozulması durumunda usuli kazanılmış hak oluşmaması için istinaf ettiklerini, takdir edilen tazminatın müvekkilinin zararlarını karşılamadığını, kararın bozulması halinde karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanma yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. \t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiği halde davacının iyileşme süresi beklenilmeden tanzim edilen rapor çerçevesinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının mevcut yaralanması nedeniyle maluliyetinin ancak iyileşme süresinden sonra tespit edilebileceğini, bu nedenle davacının tek taraflı başvurusu üzerine aldığı rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosunu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre tanzim edilen raporun karar vermeye elverişli olmadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının eldeki uyuşmazlıkta nazara alınmayacağını, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, davacının yaralanmasında koruyucu malzeme kullanmaması nedeniyle müterafik kusuru olup olmadığının değerlendirmesi gerektiğini, tedavi gideri, geçici iş görmezlik ve bakıcı giderlerinden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\t1-Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğuna yönelik bir iddiası olmayıp, kararın kaldırılmasına halinde lehine uygulama yapılmasına yönelik bulunduğundan, ilk derece mahkemesi kararında hataya yönelik bir sebep ileri sürülmediğinden, davacının koşullu olarak kararın lehine kaldırılmasına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\t2-Davalı vekili, maluliyet raporunun iyileşme süresi beklenilmeden alındığı ve karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürmüş ise de, davacının 27/08/2021 tarihinde geçirmiş olduğu kaza kapsamında 15/03/2022 tarihinde rapor tanzim edilmiş olmasına ve raporun geçici iş göremezlik süresi olarak öngörülen 120 aylık sürenin de dolmasından sonra, tedavi evrakları incelenerek, muayene yapılarak ve hareket kısıtlılığına yönelik gerekli ölçümler yapılmak suretiyle tanzim edilmiş olmasına, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikte, üst ekstremitede oluşan arazlar için, son durum değerlendirmesinde bir yıllık bekleme süresi öngörülmemiş olmasına, davacı tarafından sunulan medikal ekpser raporunda da kırığın %0-%6 oranları arasında araza neden olabileceğinin belirtilmiş olmasına, bu nedenle alınan rapor denetime ve karar vermeye elveriliş olmasına göre, davalının maluliyet raporuna istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı gerçek zarardan, sigorta limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan, sorumluluğun belirlenmesinde KTK'nın 90. maddesi ve TBK'nın genel hükümleri nazara alınır. Gerçek zarar hesaplanmasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından TRH 2010 Yaşam tablosuna göre muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve bilinmeyen dönem hesabının ise progresif rant yöntemine göre yapılması benimsendiğinden, uyuşmalıkların 2010 sonrası olması halinde belirtilen Yaşam tablosu ve hesaplama yöntemi uygulanır. Bu nedenle eldeki davada mahkemece hükme esas alınan raporun karar vermeye elverişli olmasına, Anayasa mahkemesi kararının görülmekte olan uyuşmazlıklarda uygulanacak olmasına göre davalının hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, gerçici iş göremezlik zararları ve hüküm altına alınan tedavi giderleri KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden olmadığından, davalının sorumluluğunun bulunmasına, davacının zararın artmasına müterafik kusuru ile neden olduğuna dair delil ve bilgi bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalıdan alınması gereken 15.610,32 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.902,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.707,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br><br>\t4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br><br>\t6-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6d9cc740e407ae1","SID":"dcdae8f765057011"}}