{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1854 <br>KARAR NO: 2024/1885<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/07/2024<br>NUMARASI: 2024/317 D. İş -  2024/321 Karar<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>Taraflar arasında görülen değişik iş neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP:İhtiyati haciz talep eden vekili 22.07.2024 tarihli dilekçesinde; İşbu dosya kapsamında aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlular ve talep dışı ... tarafından müvekkiline ve Almanya’da mukim ...  isimli bankaya karşı 7 Ekim 2013 tarihinde Milletlerarası Ticaret Odası nezdinde bir tahkim davası (“Tahkim Davası”) ikame edildiğini, davanın red edildiğini, Hakem Heyeti tarafından verilen nihai kararda borçluların (Tahkim Davası’nın davacılarının) ve talep dışı ...’ın, tahkim davası yüzünden müvekkilinin katlanmış olduğu toplam 544.230 ABD Doları ve 1.900.487,13 Euro tutarındaki masrafı, hakem kararının verildiği tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödemelerine karar verildiğini, Hakem Heyeti’nin müvekkili lehine toplam 544.230 ABD Doları ve 1.900.487,13 Euro tutarındaki alacağa hükmetmesi sonrası müvekkilinin, Hakem Kararı’nı Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde tenfiz etmesi sonucunda 13.05.2019 tarihinde borçlulardan ...’den 1.637.815 ABD Doları tahsil edebildiğini, tahsil edilen bu tutarla birlikte müvekkilinin ABD Doları cinsinden olan alacağı itfa olduğunu, tahsil edilen 1.637.815 ABD Doları ile müvekkilinin hakem kararı ile kesinleşen alacağı 544.230 ABD Doları arasındaki fark olan 1.093.585 ABD Doları’nın 13.05.2019 ödeme tarihindeki karşılığı 973.546.69 Euro olduğunu, böylelikle, müvekkilinin, kısmi tahsilat akabinde borçlulardan bakiye alacağın 926.940,44 Euro ve faizi olduğunu, hakem kararının İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2019/388 E. sayılı dosyası üzerinden tenfiz davası ikame edildiğini, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19.12.2019 tarih, 2019/388 E. ve 2019/608 K. sayılı kararı ile  Milletlerarası Ticaret Odası nezdinde görülmüş olan ... numaralı tahkim yargılaması çerçevesinde verilen 06.02.2017 tarihli Nihai Kararın tenfizine ve ayrıca 101.693,49 TL yargılama gideri ile 124.605,76 TL nispi vekalet ücretinin borçlulardan tahsiline karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 27.10.2022 tarih, 2020/1438 E. ve 2022/1533 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı harç yönünden kaldırılarak; Milletlerarası Ticaret Odası nezdinde görülmüş  olan ... numaralı tahkim yargılaması çerçevesinde verilen 06.02.2017 tarihli nihai kararın tenfizine ve ayrıca 317,60 TL yargılama gideri ve 9.200 TL maktu vekalet ücretinin  borçlulardan tahsiline karar verildiğini, bu kararın temyiz aşamasında olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, kesinleşmemiş ilama dayalı olarak ihtiyati haciz talebiyle başvurdukları İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.03.2020 tarih, 2020/192 Değişik İş ve 2020/2018 K. sayılı Kararı ile ihtiyati haciz kararının kabulüne karar verildiğini, mahkeme tarafından verilen 2020/218 K. ve 11.03.2020 tarihli karar ile davacının 926.940,44 Euro x 6,8151 TL = 6.317.191,79-TL + 226.229,25TL = 6.543.421,04-TL  olarak belirtilen alacağına yeter miktarda borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu kararın icrası için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında talepte bulunduklarını ve aynı zamanda esas takibe geçildiğini,  borçluların şikayeti üzerine çeşitli davalar açıldığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2022 tarih,  2021/4097 E., 2022/3676 K. sayılı kararı ile borçlular ..., ..., ... yönünden esas takibin iptaline karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2023 tarih, 2023/1949 Esas, 2023/8567 Kararı ile onandığını, anılan bu karar sonrasında borçlular tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü dosyasına bir talep  dilekçesi sunularak, icra dosyası kapsamındaki tüm ihtiyati hacizlerin kaldırılması talep edildiğini, İcra  Müdürlüğünün 28.12.2023 tarihli karar ile, dosya kapsamındaki hacizlerin borçlular  ..., ..., ... yönünden kaldırılmasına karar vermiş ise de, daha sonra İcra Müdürlüğü 02.01.2024 tarihli sonraki kararı ile, kesinleşen icra hukuk mahkemesi kararında ihtiyati haciz  bakımından bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile önceki kararından dönmüş ve tatbik edilen ihtiyati  haciz bakımından bir işlem yapılmamasına karar verdiğini, icra memurunun bu işlemine karşı borçlularca yapılan şikayet üzerine İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.07.2024 tarih, 2024/378 E., 2024/489 K. sayılı kararı ile; takip borçluları ..., ..., ... aleyhinde tatbik edilen hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, bu karar üzerine icra müdürlüğünce tüm hacizlerin kaldırıldığını, borçlular yönünden ihtiyati  hacizlerin kaldırılması için ilgili yerlere müzekkereler yazıldığını, böylece İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin  2020/192 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden verilmiş olan ihtiyati hacizler, İstanbul 12. İcra Hukuk  Mahkemesi kararı ile kaldırıldığından, müvekkilinin ilama dayalı alacağı da güvencesiz  kaldığını, bu nedenle müvekkili lehine yeni bir ihtiyati haciz kararı verilmesi amacıyla başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin  gördüğü lüzum üzerine, huzurdaki başvuru kapsamında talep dışı  ...’a karşı herhangi bir talep yöneltmediklerini, müteselsil sorumluluk var ise de hak kaybına neden olmamak adına her bir mirasçı borçludan 1/5 oranında alacak talep ettiklerini, üç borçludan talepleri olduğu için bu dosyada toplam imdilik 558.948,12 Euro (toplam 926.940,44 Euro anapara alacağının 3/5’ine tekabül eden 556.164,26 Euro ve 07.02.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi olan 2.783,86 Euro’nun toplamı), yani her bir borçlu açısından 186.316,04 Euro olarak dikkate alınması gerektiğini, talebin ilama dayandığı için teminat alınmaması gerektiğini, tenfiz kararı ile alacağın muaccel olduğunu, ekonomik kriz yaşayan borçluların mal kaçırmasının muhtemel olduğunu, borçluların İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin tenfiz kararına karşı sundukları istinaf talebi neticesinde MÖHUK md. 57 uyarınca icra durdurulmuş; daha sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi kararı ile takibin iptaline karar verildiğini, bu karar gerekçe gösterilerek kendileri hakkındaki ihtiyati hacizlerin fekkini talep eden borçluların taleplerinin reddi üzerine başvuruda bulundukları şikayet dosyasında İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/378 E. dosyasında  verilen karar ile borçlular aleyhine tatbik edilen hacizlerin fekkine karar verildiğini, öte yandan mevcut aşamada, müvekkili tarafından borçlular aleyhine yeni bir icra takibi  başlatılması halinde bu icra takibi de, tenfiz dosyasının halihazırda Yargıtay nezdinde temyiz  incelemesinde olması nedeniyle, MÖHUK m. 57 uyarınca durdurulacağını, müvekkilinin ihtiyati haciz talebinde bulunmaya hukuki menfaati bulunduğunu, müvekkilinin işbu ihtiyati haciz talebine konu alacağının  yargılama giderleri dışında, kalan tamamı yabancı para cinsinden olduğundan, ihtiyati haciz kararının yabancı para alacağı yönünden yabancı para cinsinden verilmesini talep ettiğini beyanla, müvekkilinin fazlaya ve başkaca alacaklara ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 556.164,26 Euro ve tutara 7 Şubat 2017 tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte toplam 558.948,12 Euro olan bakiye alacağının temini için, her bir borçlu açısından toplam bakiye alacağın 1/3 ü oranında olmak, yani her bir borçlu açısından 186.316,04 Euro üzerinden, borçluların kendi yeddinde veya üçüncü kişiler nezdinde olan menkul ve gayrimenkul malları ile her türlü ve alacaklarının haczini teminen, ilama dayalı alacak yönünden teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince 24.07.2024 tarihinde talebin kabulü ile %15 teminat mukabilinde borçluların malları hakkında alacak miktarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde ;İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/378 esas ve 2024/489 karar sayılı şikayet dosyasından verilen kararın yalnız hacizlerin kaldırılmasına yönelik olduğunu, kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edildiğinden kesinleşmediğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/192 D.iş sayılı dosyadan verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik olmadığını, mahkemece verilen ihitayit haciz kararının mükerrer olduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/192 D.iş sayılı dosyadan verilen ihtiyati haciz kararının iptaline dair bir karar verilmediğini,  devam eden ve kesin olarak hacizlerin de kaldırılmadığı aynı alacak için İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/192 D.iş sayılı ihtayati haciz kararına rağmen aynı alacak için mahkemeden alınmış olan iş bu kararın mükerrer olduğunu, ilk karar ve takibin uygulanamaz olmasının nedeninin davacı alacaklının kendi kusuru olduğunu, kimse kendi kusuruna dayanarak bir hak çıkaramayacağını, aynı alacakla ilgili ikinci kez ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine dair Yargıtay içtihatları olduğunu, bu nedenle mahkememizce verilen kararın mükerrer olduğunu ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda  04.09.2024 tarihli ek karar ile  \"....alacaklının ihtiyati hacze dayanak mahkeme kararı kesinleşmediğine göre ihtiyati haczin infazından itibaren 7 günlük sürede esas takibe geçmek mecburiyetinde olmadığı, kararın kesinleşmesin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunmasının yeterli olduğu, dolayısıyla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/192 D.iş sayılı kararı ile verilen ihtiyati haciz kararı ayakta iken mahkememizden tekrar aynı konuda karar verilmesinin mükerrer olacağı, icra hukuk mahkemesinin, esas takipteki tüm hacizlerin kaldırılmasına dair kararının da henüz kesinleşmediği, bu nedenle mahkememizce verilmiş ihtiyati haciz kararının mükerrer olduğu ve kaldırılması gerektiği vicdani kanaate varılarak ihtiyati haciz kararının itiraz eden borçlular yönünden kaldırılmasına\"  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;huzurdaki ihtiyati haciz talebinin, ihtiyati haciz talep edilen borçlular tarafından müvekkiline  karşı Milletlerarası Ticaret Odası nezdinde ikame edilen tahkim davası (dava numarası ...) neticesinde hakem heyeti tarafından tesis edilen 06.02. 2017 tarihli nihai karara ve bu karar kapsamında gerçekleştirdikleri tenfiz başvurusu neticesinde İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce (Dosya No. 2019/388 E.) tesis edilen tenfiz ilamına dayandığını, anılan tenfiz hükmüne karşı yapılan istinaf neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 27.10.2022 tarih, 2020/1438 E. ve 2022/1533 K. sayılı kararı ile tenfiz hükmünün sadece dava harcının/vekalet ücretinin maktu olarak verilmesi gerektiği gerekçesi ile usulden kaldırıldığını ancak tenfiz hükmünün aynen kabul edildiğini, anılan istinaf kararına karşı yapılan temyiz başvurusu neticesinde ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11.07.2024 tarih, 2023/5141 E. ve 2024/5831 K. sayılı yakın tarihli ilamı ile borçluların temyiz taleplerinin reddine; sadece vefat eden borçluların mirasçısı olması nedeni ile davaya dahili davalı olarak katılan ..., ... ve ... yönünden, bu kişilerin mirası reddettiği mahkeme kararı ile sabit olduğundan bahisle sadece bu hususta karar verilmek üzere istinaf kararının kaldırıldığını,   ihtiyati haciz talebinin  temelde yaklaşık ispat koşulunu da sağlayan ve ilama dayalı bir ihtiyati haciz talebi olduğunu,  istinafa konu edilen kararda her ne kadar İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/192 D. İş sayılı kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının ayakta olduğu ifade edilmiş ise de İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi kararı akabinde (karar istinafta dahi olsa) İcra Müdürlüğünce ihtiyati hacizlerin fekki için de ilgili yerlere fiilen fek müzekkeresi de yazıldığından (Anılan fek müzekkereleri ihtiyati haciz talep dilekçemize Ek-4 olarak sunulmuştur) fiiliyatta bahsi geçen takip borçluları aleyhinde İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/192 D. İş sayılı dosyası üzerinden verilmiş olan ihtiyati haczin, bahsi geçen borçlular bakımından artık uygulanamaz hale geldiğini,  neticesi itibarı ile müvekkili şirketin alacağının halihazırda teminatsız kaldığını, böylece Yerel Mahkeme tarafından İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmesi dahi beklenmeksizin bu aşamada takip borçluları tarafından yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılarak müvekkilinin ilama dayalı alacağının güvencesiz bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu,  Mahkemenin her ne kadar teoride ihtiyati haciz kararının mükerrer olduğu gerekçesi ile 24.07.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının itiraz eden borçlular yönünden kaldırılmasına karar vermiş ise de bu durum fiiliyatta müvekkilinin alacağının teminatsız kalması sonucunu doğurduğundan haksız ve somut olaylara aykırı olduğunu, Mahkeme’nin usule ve maddi olaylara uygun olmayan kararının kaldırılmasını, ihtiyati haczin yeniden tesisine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  yabancı hakem kararının tenfizine ilişkin karar sonrasında  değişik iş dosyası üzerinden verilen ihtiyati haciz kararının itiraz üzerine kaldırılmasına ilişkin ek kararın istinafı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karşı tarafın itirazı üzerine 04.09.2024  tarihli ek karar ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz talep eden tarafça, Milletlerarası Ticaret Odası Nezdinde yürütülen tahkim yargılaması neticesinde hakem heyeti tarafından  verilen 06.02.2017 tarihli  hakem kararının tenfizine ilişkin İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce  2019/388 Esas - 2019/608 Karar sayılı kararı dosyaya sunulmuş olup, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce  27.10.2022 tarihli  2020/1438 Esas ve  2022/1533 Karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesince hakem kararının tenfizine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, yabancı hakem kararının tenfizi davalarında maktu harç ve vekâlet ücreti alınması ve kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile Milletlerarası Ticaret Odası nezdinde görülmüş olan ... numaralı tahkim yargılaması çerçevesinde verilen 06.02.2017 tarihli hakem kararının tenfizine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince  11.07.2024 tarihli  2023/5141 Esas ve 2024/5831 Karar sayılı karar ile davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına, 27.10.2022 tarihli esas kararının anılan bu davalılar yönünden  bozulmasına karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden, ilk olarak İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.03.2020 tarih ve 2020/192 Değişik İş sayılı kararı ile karşı taraf hakkında ihtiyati haciz kararı almış ve bu karar, 20.03.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı icra dosyası ile uygulanmış olup, aynı takip dosyası üzerinden 09.07.2020 tarihinde karşı taraf aleyhine 931.580,22 Euro ve 237.626,62 TL alacağın tahsili amacıyla ilamlı takip başlatılmıştır. ..., ... , ... ve ... tarafından, icra dosyasında yapılan tüm hacizlerin kaldırılması, takibin ihtiyati haciz açısından  durdurulması istemiyle ihtiyati haciz talep eden aleyhine ikame edilen şikayet davasında İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 2021/4097 Esas ve 2022/3676 Karar sayılı kararı ile kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacılar ..., ... ve ... yönünden takibin iptaline karar verilmiş, karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Ayrıca İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/378 Esas ve 2024/489 Karar sayılı 03.07.2024 tarihli kararı ile davacı borçlular ..., ... ve ... yönünden tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş olup, kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır .2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulanabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce aynı alacak için  ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. (Prof.Dr Baki Kuru İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074) İİK'nun \"İhtiyati haczi tamamlıyan merasim\" başlıklı 264. maddesine  göre \"dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı, haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur...Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da  bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir. Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılap eder.\" Alacaklı bir ilam veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak (ilamlı icra takibi yapılmasından önce veya sonra ) borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını talep edebilir (İİK 259/2 ve 3.md) Alacaklı icra takibinden önce ihtiyati haciz koydurmuş ise İİK 264/1 maddesindeki yedi gün içinde borçluya karşı ilamlı icra takibinde bulunmalıdır. İcra emrine itiraz ilamlı icra takibini durdurmadığından icra emrindeki yedi günlük ödeme süresi geçtikten sonra alacaklı haciz talebinde bulunabilir ve bununla ihtiyati haciz de kesin hacze dönüşür. (Prof.Dr Baki Kuru  İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1075) Diğer yandan icra mahkemesinin takibin iptaline karar vermesi halinde  takip durur, iptal kararının kesinleşmesi ile bütün takibin yani o zamana kadar yapılmış bütün takip işlemlerinin iptali gerekir.(Prof.Dr Baki Kuru  İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 341) Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafından icra takibi öncesinde alınan ihtiyati haciz kararı üzerine başlatılan ve ilamlı icra olarak devam eden icra  takibinin iptaline ilişkin İstinaf Dairesince verilen kararın Yargıtay temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiği ve takibin iptali üzerine  İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla icra takibinde yapılan tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talep edenin, ihtiyati haciz talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. İhtiyati hacze dayanak yabancı hakem kararının tenfizine ilişkin İstinaf Dairesince kurulan hükmün temyizi üzerine karşı tarafın temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi karşısında dosya kapsamındaki delillere göre ihtiyati haciz talep edenin haklılığı yönünden yaklaşık ispatın şartlarının gerçekleştiğinin ve İİK'nın 257. Maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Bu durumda karşı tarafın ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ihtiyati haciz talep edenin, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 04.09.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;  İlk Derece Mahkemesinin 24.07.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına ilişkin istinaf incelemesine konu 04.09.2024 tarihli ek kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Karşı  tarafın İHTİYATİ HACZE VAKİ İTİRAZLARININ  REDDİNE 2-İhtiyati hacze itiraz aşamasında ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 20,00 TL yargılama masrafının karşı taraftan alınarak, ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 3-İhtiyati haciz talep eden kendini vekille temsil ettirdiğinden Av.As.Üc. Tarifesine göre belirlenen 9.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 4-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-İhtiyati haciz talep eden vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-İhtiyati haciz talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL, posta ve tebligat gideri 258,00 olmak üzere toplam 1.427,4‬0 TL yargılama masrafının  karşı taraftan  alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df08898c251683d7","SID":"d2e5b4a6ba2bca89"}}