{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1185 <br>KARAR NO: 2024/1733<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2021<br>NUMARASI: 2020/446 Esas -  2021/302 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili olan davacı ...'nın  davaya konu edilen çek nedeni ile başlatılan icra takibinde takip alacaklısı ...'dan takibe konu alacağı temlik aldığını, davalı-keşideci ...'nun Karapınar İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/ 5 Esas sayılı dava dosyası ile takip konusu çekte tahrifat yapıldığını, 05/02/2016 olan keşide tarihinin 05/02/2017 şeklinde değiştirildiğini, çekin bu sebeple kambiyo senedi vasfını kaybettiğini belirterek takibin iptali için dava açtığını, bu dosyada yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, keşide tarihinde değişikliğin yapıldığı kabul edilerek icra takibinin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, keşide tarihinin değiştirildiğine dair Mahkeme kararı ile kabul edildiğinden çekin süresinde bankaya ibraz edilmemiş olduğunun ortaya çıktığını, bundan dolayı kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile gerek keşideci gerekse diğer cirantalara yönelik takip yapma imkanı kalmadığını, müvekkili olan davacının mal varlığında çek bedeli kadar azalma olduğunu, davalı keşidecinin ise çek bedeli kadar haksız olarak zenginleştiğini, davalı -keşideci ... hakkında  sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanılarak İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu dermeyan etmiş, davalı-borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında borca yaptığı itirazının iptaline ve  duran icra takibinin  devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı / vekili süresinde cevap dilekçesi sunmadığından; HMK m.128/1 gereğince davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının davalı tarafça inkâr edildiği varsayılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacı dava değerini (harca esas değeri) dava dilekçesinde 157.201,30-TL olarak beyan etmiş, icra takibinde, takip öncesi dönem için 47.201,30-TL faiz talep etmiştir. Mahkememizce re'sen yapılan hesaplamada, davacının 46.832,84-TL takip öncesi döneme ilişkin faiz alacağı olduğu tespit edilmiştir (çekin keşide tarihi 05/02/2016 olup 10 günlük ibraz süresinin bitimini müteakip 16/02/2016 tarihinden icra takip harcının yatırıldığı 17/06/2019 tarihine kadar olan dönem için ticari avans faizi uygulanmış ve icra takip öncesi için faiz hesaplanmıştır). Çek bedeli 110.000-TL ve icra takibi öncesi faiz bedeli 46.832,84-TL olmak üzere davanın 156.832,84-TL üzerinden KISMEN KABULÜNE - KISMEN REDDİNE, duran takibin 156.832,84-TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Çek, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden ve mutlak ticari dava ile ticari işe vücut verdiğinden, duran takibin ticari avans faiziyle devamı cihetine gidilmiştir. Dosyada mübrez arabuluculuk tutanağı incelendiğinde; davalının/ vekilinin arabuluculuk görüşmesine katılmadığı anlaşılmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A(11): \"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.\" Arabuluculuk toplantısına mazeretsiz olan katılmayan taraf 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11 maddesi uyarınca yargılama giderinden sorumlu tutulur. Ayrıca toplantıya katılmayan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.  Bu sebeple davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemiştir. Öte yandan; süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen ve fakat zamanaşımına da uğramayan çekin takibe dayanak yapılması, çek bedelinin biliniyor olması gözetilerek; alacağın belirli (likid) -muayyen- olduğunun kabulüyle İcra İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi uyarınca (156.832,84-TL) üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının eldeki davada çekte sanki meşru hamil gibi mahkemenize lanse etmesinin kabul edilemez olduğunu, davacının temlik aldığı ...'nın Karapınar İcra Müdürlüğünde artık üçüncü kişi durumunda olduğunu, davalı üçüncü kişinin, hamil durumunda olan kişiden temlik aldığı bu alacak için artık sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanamayacağını, davacının temel ilişkiye dayanarak alacağının varlığını kanıtlamak zorunda olduğundan davacının temel ilişki yönünden alacağın varılığını kanıtlayamadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının 05/02/2016 tarihinden sonraki bir yıl içerisinde alacak davası ikame etmesi gerekirken bu süre içerisinde ikame etmediğinden davacının artık sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanamayacağını, İ.İ.K 33 a  göre davacının, davasını  yasal süre içerisinde ikame etmediğinden davasının hak düşüm süresi yönünden reddi gerektiğini, mahkemenin meyru hamil ...'na ait çeki kötü niyetle iktisap eden  davacının davalı keşideciden alacak talep etmesinin açıkca hukuka aykırı olacağından verilen kararın kaldırılması gerektiğini, davacıların üçüncü kişi hamil oldukları ve üçüncü kişilerin çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabileceği ancak çekin zamanaşımına uğramasından itibaren bir yıl  içerisinde alacak talep etmediği bu nedenle sebepsiz zenginleşmeye dayanamayacağı temel ilişki dahilinde alacağının varlığını kanıtlaması gerektiği davacıların temel ilişki dahilinde alacağının varlığını kanıtlayamadığı    İ.İ.K 33/a  7 iş günü içinde dava açmadıklarından hak düşümüne uğradığını, kaldıki çekte lehtar tarafından cirolanmak suretiyle tedavüle çekin çıkartılmadığını, bu nedenle meşru hamil olmadıklarından dolayı mahkemenin verdiği kararın kaldırılmasına ve davacıların davasının reddine ve kötü niyetli olarak takip başlattıklarından dolayı % 20 oranında tazminatın ve yargılama gider  ücreti vekaletinde davalılardan tahsiline  karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, TTK 732 Maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerince başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur. Davacının; Karapınar icra müdürlüğünün 2017/167 E. dosyasına konu alacağı icra dairesinde düzenlenen 11/07/2017 tarihli temlikname ile devraldığı,  Karapınar İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/5 e. Dosyası  ile açılan davada  mahkemece çek üzerindeki  05/02/2016 olan keşide tarihinin 05/02/2017 olarak değiştirildiğinin ve imzanın keşideciye ait olmadığı kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği, bu haliyle çekin bankaya süresinde ibraz edilmediği hususunun ortaya çıktığı, davacı tarafça takibe konu çek ile İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... e. Dosyası ile keşideci ... hakkında 110.000 TL asılı alacak ve 47.201,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 157.201,30 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak \"05/02/2016 tarihli 110,000 TL bedelli Finans bankasının çekinde kaynaklanan TTK 732 maddesindeki sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebidir\" gösterildiği, borçlunun itirazı üzerine eldeki davanı açıldığı görülmektedir. Davacı çekin süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle TTK 732 maddesine dayanarak itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Eldeki uyuşmazlıkta temel ilişkiye dayanılmadığından    çeke ispat vasıtası olarak dayanılmamıştır. Dava dilekçesinde üzerinde durularak TTK 732 maddesi gereği doğrudan çeke dayanılarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılmıştır.  Davacının istemine dayanak olan sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 6102 sayılı TTK 732/1 maddesi: \"Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.\" düzenlemesini içermektedir.  Takibe dayanak çek incelendiğinde; keşidecinin davalı ..., lehtar ve ilk cirantanın  ..., sonraki cirantanın ... ve son cirantanın ... olduğu,  çekin 110.000,00 TL tutarlı ve kesinleşen mahkeme kararı ile   05/02/2016 keşide tarihli olduğu belirlenmiştir.  6102 sayılı TTK'nın 816/1-m maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken  732/1 maddesi uyarınca, kambiyo vasfını kaybeden çekin hamili arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmayan keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı bulunmaktadır. Dava ve çekin keşide  tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 732/4 maddesinde; zamanaşımı  \"Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.\", 814. maddesinde  \" Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. \" düzenlenmesine yer verilmiştir. Somut olayda; dava dayanağı çekin  keşide  tarihi 05/02/2016  olup, TTK'nın 796/1. maddesi uyarınca ibraz süresi 15/02/2016  tarihinde sona ermektedir. Bu takdirde  TTK 814 maddesi gereği 3 yıllık çek zamanaşımı süresi ve zamanaşımı süresinin dolmasından sonraki TTK 732/4 maddesi gereği 1 yıllık sebepsiz zenginleşme davası açılması için öngörülen süre 15/02/2020 tarihinde dolmaktadır. TTK'nın 818 Maddesi delaletiyle 750 maddesinde zamanaşımını; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesinin keseceğinin düzenlendiği, TTK'nın 751/2  maddesine göre ise, zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir zamanaşımının işlemeye başlayacağı, dosya içerisindeki Karapınar icra dairesindeki takibin 09/02/2017 tarihinde başlatıldığı, takibin iptalinie ilişkin kararın veridiği, aynı çeke dayalı olarak İstanbul Anadolu icra dairesindeki takibin 17/06/2019 tarihinde takip başlatıldığı ve 19/03/2020 tarihinde eldeki itirazın iptali davası açıldığı görülmekle zamanaşmı süresinin geçmediği anlaşılmaktadır. İcra mahkemesince zamanaşımı nedeniyle  İİK 33/a maddesi uyarınca takibin geri bırakılmasına karar verilmesi halinde,takip alacaklısı İİK 33/a maddesi uyarınca takibin zamanaşımına uğramadığının tespiti için genel mahkemede dava açabileceği gibi, temel ilişkiye dayanarak alacağın tahsili için dava açabilir. Eldeki uyuşmazlık TTK 732 maddesinin özel düzenlediği sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir dava olup İİK 33/a maddesindeki ilamların zamanaşımına uğraması ile ilgili düzenlemenin uyuşmazlıkta uygulama yeri yoktur. Bu durumda davalının bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde değilidir.  Çek üzerinde yapılan incelemede ciro silsilesinin şeklen düzgün olup alacağını temlik eden son ciranta  ...'nın yetkili hamil olduğu, alacağı temlik alan davacının da alacağın temliki hükümlerince selefinin tüm haklarına sahip olduğu anlaşılmakla bu yönlere ilişen istinaf istemi de yerinde değildir.  Keşideci ile yetkili hamil arasında kalan cirantaların birbirlerine karşı açtıkları davanın da şeklen yetkili hamil olan son cirantanın keşideciye başvuru hakkını düzenleyen TTK 732 maddesi gereği takip başlatmasına ve dava açmasına engel bir durum değildir. Keşideci çek üzerindeki imzasını inkar etmemiş, çek bedelini ödediğini de ispat edememiş olmakla çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğinin kabulü ile davanın kabulüne dair verilen hükümde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.678,31 TL harcın, alınması gerekli olan 10.713,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.034,94‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef4a2020e8c1f39a","SID":"37cf7f9f627fc24f"}}