{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/164 Esas<br>KARAR NO: 2024/1999<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/04/2021<br>NUMARASI: 2020/605 E. - 2021/343 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulu'nun 05/03/2009 tarih, 09-09/187-56 ve 09-09/187-56 sayılı kararlarına istinaden Rekabet Kurumu'nun internet sitesinde 12/03/2009' da yayınlanan duyuru ile akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye sahip ekipman, kredi, kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin, rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağını, bu tür anlaşmaların varlığı halinde beş yılı aşan süreler bakımından, 2002/2 Sayılı Tebliğ'de tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kamuoyuna bildirildiğini, sebepsiz zenginleşenin devamlı temerrüt halinde bulunduğundan alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunmasının gerekmediğini, haksız fiilin faili gibi, sebepsiz zenginleşenin de devamlı temerrüt halinde olduğunu, davalılardan ... Ticaret ve Sanayi Kolektif Şirketi ... ve ...'nün Erzurum ili, Ilıca ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, ... parselde kayıtlı gayrimenkulde işletilen bayinin, diğer davalılar ..., ..., ... ve ...'ün ise bahse konu gayrimenkulün sahibi olduğunu, davalı ... Ticaret ve Sanayi Kolektif Şirketi ... ve ... ile müvekkilinin arasında bayilik sözleşmesi ve bununla ilintili sözleşmelerin Rekabet Kurulu'nun 05/03/2009 tarihli kararları ve Rekabet Kurumu'nun 12/03/2009 tarihli duyurusu nazara alındığında geçersiz hale geldiğini, müvekkili şirketin akdedilmiş sözleşmeler kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava konusu akaryakıt istasyonunun gelişimine ve işletilmesine katkı anlamında inkişaf bedeli ödemesi ile sabit yatırım harcamaları yapmış bulunduğunu, Rekabet Kurumu'nun öngördüğü şekilde Dikey ilişkinin sonlandırılması suretiyle bayilik ilişkisi ile ilintili tüm sözleşmelerin birlikte ve öngörülen zamandan önce neticelendirilmesi sonucunda, davacı şirketin peşinen ve sözleşme süresi öngörülerek yapmış olduğu inkişaf bedeli ödemesinin ve sabit yatırım harcamalarının geçersiz ve davacı şirketin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiz ve semereleri ile birlikte davacı şirkete iadesinin gerektiğini, bu nedenlerle inkişaf bedelinin, geçersiz ve müvekkili şirketi tarafından kullanılamayacak sözleşme süresine karşılık gelen ve kıstelyevm usulüne göre hesap edilen 355.036,36 TL tutarındaki kısmının, müvekkili şirketçe inkişaf bedeli ödemesi yapıldığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, ayrıca akaryakıt istasyonunun yaptığı sabit yatırım harcamalarının, geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak sözleşme süresin e karşılık gelen ve kıstelyevm usulüne göre hesap edilen 2.950,00TL tutarındaki kısmının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderlerinin davalı yana yüklenilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davacı vekili 09/09/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile; Bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibariyle inkişaf bedelinin güncel değeri KDV dahil 473.364,81-TL olduğundan 355.036,36-TL tutarındaki alacağın ıslah ettiğini, alacağın 118.328,45-TL artırılarak  473.364,81-TL olarak tahsilini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalılar ..., ..., ... vekilinin  cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkilleri arasında 24/04/2008 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davacı tarafından dilekçesinde belirtildiği gibi en fazla 5 yıl süre ile intifa hakkı tanınabileceğini, müvekkillerine ait olan taşınmazın üzerine 18 yıllığına davacıya intifa hakkı tanındığını, bu intifa hakkı karşılığında davacı tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, müvekkilinin bu paraya akaryakıt istasyonu için harcadığım, davacı tarafça daha sonradan söz konusu ekipmanları, kaplamalan ve ışıklı panoları tesise yapılan tüm eklentileri geri aldığını, müvekkilinin bu bedellerden ötürü zenginleşmediğini, müvekkilinin tapuda dava lehine intifa hakkı tanımış oldukları taşınması intifa hakkı ile beraber ... isimli kişiye 23/06/2009 tarihinde ... yevmiye nosu ile satmış olduklarım, taşınmazı satın alan kişinin intifa hakkım bilerek taşınmazı satın aldığım ve tesisi işletmeye devam ettiğini, taşınmazın yeni sahibi ile davacı arasındaki ilişkinin müvekkilleri tarafından bilinmediğini, davacı ile taşınmazın yeni sahibinin bayilik sözleşmelerini feshetmesini müvekkillerini bağlamadığını, intifa hakkının devam ettiğini, davacı tarafından müvekkillerinden istenen bedel 18 yıllık intifa için ödenen bedelin Rekabet Kurulu'nun kararma istinaden geri verilmesi olduğunu, ancak hem rekabet kurulu kararında belirtilen 5 yıllık sürenin dolmamış olduğunu ve taşınmazın üzerinde davaamn intifa hakkının devam etmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinin taşınmazı 3. bir kişiye devir ettiğinden 3. kişiye dava açılması gerektiğini, davacı tarafından taşınmazın ...'na devir edildiğini bildiğini, davanın bu nedenle zaman aşımına uğradığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/319 E-2017/492 Karar sayılı 08/06/2017 tarihli kararıyla; İnkişaf bedeline ilişkin davanın kabulüne, 473.364,81-TL'nın dava tarihi olan 19.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ve faizin KDV'si  ile birlikte davalılardan tahsili ve davacıya verilmesine, sabit yatırıma ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DAİREMİZ  KARARI Mahkemenin kararının davalılar vekilince istinaf edildiği, Dairemizin 2020/55 E., 2020/221 K. ve  22/10/2020 tarihli kararı ile; \"Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sözleşme tarihinin 25.04.2008 tarihi olduğu, rekabet kurulu kararının 05.03.2009 tarihli olup, 18.09.2010 tarihinden itibaren muafiyetin son bulduğu düzenlemesinin bulunduğu, sebepsiz zenginleşmenin 18.09.2010 tarihi itibariyle başladığı ve dava tarihinin 19.09.2011 olduğu, Borçlar Kanununun 66’ncı maddesine göre; nedensiz mal ediniminden dolayı açılacak dava, zarar gören tarafın verdiğini geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu günden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı dikkate alınarak davacı tarafın talep edeceği bedelin 1 yıllık zamanaşımı içerisinde olup olmadığına ilişkin Mahkemece değerlendirme yapılmadığı, davalılardan ...'e ilişkin vekaletnamenin bulunmadığı ve Mahkeme tarafından tamamlatılmadığı, şirket adına sunulmuş vekaletnamenin bulunduğu, ... adına verilen cevap dilekçesinin vekaletname tamamlattırıldıktan sonra ...'den beyan alınarak cevap dilekçesindeki hususlara ve özellikle zaman aşımı itirazına yönelik icazetinin bulunup bulunmadığının sorulmasına, şirket ve diğer davalılar yönünden cevap dilekçeleri tebliğ ve cevap süreleri dikkate alınarak ayrı ayrı zaman aşımı defi yönünden değerlendirilmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek Mahkemece 6100 Sayılı HMK'nın 77.maddesi gereğince işlem yapılmak suretiyle varılacak sonuca göre uygun bir karar verilmelidir. çıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçe ile kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda 2020/605 esas, 2021/343 karar sayılı, 15/04/2021 günlü karar ile; \"Rekabet Kurulunun bayilik sözleşmesi süresinin 5 yıl ile sınırlandırması nedeniyle inkişaf bedelinden davacının kullanamayacağı sözleşme süresine denk gelen bedelin istemi talebi BK 66. Madde gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, sebepsiz zenginleşmenin 18.09.2010 tarihi itibariyle başladığı, bu tarih itibariyle de sebepsiz zenginleşmenin başladığının davacı tarafından bilindiği buna göre 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığı anlaşıldığından ... ve ..., ... açısından zamanaşımı nedeniyle davanın reddine; Sabit yatırıma ilişkin davanın feragat nedeniyle reddi kararı kesinleşmiş olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... Kollektif Şirketi, ... açısından inkişaf bedeline ilişkin davanın kabulüyle 473.364,81-TL'nin dava tarihi olan 19.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu alacaklarının sözleşmesel ilişkiye dayandığını, müvekkili şirket ile davalı arasında dava konusu alacaklarına ilişkin Bayilik Sözleşmesi mevcut olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan davalarda zamanaşımı müddetinin 10 yıl olduğunu, -Kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için Yerel Mahkeme’nin gerekçesinin doğru olduğu ve dava konusu borcun sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı düşünülse dahi, müvekkili ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi ve bağlantılı olarak yapılan intifa, kira, ekipman, kredi ve benzeri etkiye sahip tüm sözleşmelerin 18.09.2010 itibariyle muafiyet dışında kaldığını, 18.09.2010 tarihinden 1 yıl sonrasına isabet eden 18.09.2011 tarihi tatil günü olan Pazar gününe denk geldiğini, bu nedenle de taraflarınca   işbu davanın 19.09.2011 Pazartesi günü açıldığını Yerel Mahkeme kararının kaldırılması ile haklı ve usulüne uygun davalarının tüm davalılar bakımından kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>DAİREMİZ KARARI Dairemiz 2021/1005 esas, 2021/1441 karar sayılı, 26/11/2021 günlü karar ile; \"Davacı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2021 tarih, 2020/605 E., 2021/343 K. Sayılı kararının  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, sabit yatırıma ilişkin açılan davanın feragat sebebiyle reddine dair karar kesinleşmiş olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, inkişaf bedeline ilişkin davanın KABULÜNE, 473.364,81 TL'nin dava tarihi olan 19.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. Dairemiz kararı davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY KARARI Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18/10/2023 gün, 2022/1847 Esas, 2023/5978 sayılı kararı ile; \"Taraflar arasında imzalanan protokolün 4 üncü maddesi uyarınca davacı tarafından davalıya 275.000,00 USD'nin inkişaf bedeli olarak 10 uncu maddenin b bendi uyarınca da intifa süresine tekabül eden süre için verildiği, sözleşmenin intifa süresinden daha önce sona ermesi halinde bakiye kalan tutarın geri ödeme tarihindeki Merkez Bankası (MB) döviz satış kuru üzerinden Yeni Türk Lirası olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 24.04.2008 tarihinde kurulduğu 18.09.2010 tarihinde sona erdiği, bu durumda davacı kıstelyevm tutarına göre davalılardan bakiye tutarın geri ödenmesini talep edebileceği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının dava dilekçesinde belirttiği ve yine ticari defterinde kayıtlı 355.135,00 TL tutarlı faturadan kaynaklanan inkişaf bedelinin TEFE verileri ve USD kuru ortalaması alınarak yapılan hesaplamanın Dairece denetlenemediği gibi, yine taraflar arasındaki sözleşme ve protokollerde ödenen inkişaf bedelinin iadesi konusunda dava tarihi itibariyle güncellenmiş değerinin eklenerek alacağın belirlenmesinin de doğru görülmediği, mahkemece yapılacak işin 250.000,00 USD+ KDV bedelinden kıstelyevm metoduna göre sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürenin 18 yıllık süreden mahsubu ile bakiye süreye tekabül eden USD miktarı bulunup bu miktarın fatura tarihindeki TL karşılığı da hesaplandıktan sonra bu bedel faturadaki bedelden daha düşük ise bu bedelin dikkate alınması, fatura bedelinden daha yüksek miktarda ise faturanın davacı ticari defterine kaydedildiği de gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un26 ncı maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen bedelin dikkate alınması ve  davalılar davadan önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz uygulanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği\" gerekçesiyle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalılar ..., ... ve ...'nun diğer temyiz sebeplerinin  şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine ve vekille temsil edilmeyen asillere tebliğ edilmiş, davacı vekili katıldığı duruşmada Dairemizin önceki kararında direnilmesini, bir kısım  davalılar vekili ise bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir. Dairemizce, bozma ilamı doğrultusunda hesaplama yapılmak üzere finans uzmanı bilirkişiden  alınan 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşmenin 24/04/2008 tarihinde 18 yıl süreli olarak kurulduğu, 18/09/2010 tarihinde sona erdiği, 275.000 USD+KDV inkişaf bedeline göre kıstelyevm uygulanmak suretiyle ilk dava tarihinde geçerli olan TCMB döviz satış kuruna göre davacının talep edeceği tutarın hesaplandığı, sözleşmeye göre intifanın bitiş süresinin 6574 gün olduğu ancak fiili sona erme süresinin 18/09/2010 tarihi olup sözleşmenin 876 gün ayakta kaldığı, kullanılan süreye göre hakedilen inkişaf bedelinin 39.309,40 USD, kalan süreye göre iadesi gereken bedelin 255.690,00 USD olduğu, ödeme tutarının 250.000,00 USD +45.000,00 USD (%18 KDV) olup davacıya ödenmesi gereken 255.690,60 USD olduğu, dava tarihi olan 19/09/2011 tarihindeki karşılığının 456.049,75 TL (386.482,84 TL+69.566,91 TL), 25/04/2008 tarihindeki karşılığının ise 335.568,34 TL olduğu , hesaplanan tutarın fatura tarihindeki ödeme tutarından daha yüksek olduğu ve davacı vekilinin 473.364,81 TL olduğu taktirin mahkemeye ait olduğu beyan edilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde müvekkilinin haklılığının bir kez daha ortaya çıktığını beyan etmiştir. Bir kısım davalılar vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ettiği, 31/12/2010 tarihindeki  fatura kesildiğinden alacak hesabında fatura tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, raporun bu yönüyle hatalı olduğu gibi müvekkiline TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olmadığını beyan etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık protokol başlıklı 4 ve 10 uncu maddelerde belirtilen davalının akaryakıt bayiliğine ilişkin ticari faaliyetini geliştirmek üzere verilen 275.000 USD + KDV bedelinin tahsil edilip edilemeyeceği, edilirse ne kadar tahsil edileceği hususunda toplanmaktadır. Dosyaya ibraz edilen deliller, taraflar arasındaki sözleşme ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 24/04/2008 tarihli 18 yıl süreli sözleşmenin 18/09/2010 tarihinde sona erdiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır, davalı tarafa ödenen 275.000 USD+KDV inkişaf bedelinin, sözleşmenin erken sonlanması nedeniyle , bakiye kısmının kıstelyevm tutarına göre davalılardan geri ödenmesinin talep edebileceği, bakiye tutarın Dairemizce alınan bilirkişi raporunda 255.690,00 USD ve dava tarihi olan 19/09/2011 tarihindeki karşılığının 456.049,75 TL (386.482,84 TL+69.566,91 TL) olduğu, bu tutarın 25/04/2008 fatura tarihindeki karşılığının ise 335.568,34 TL olduğu, kıstelyevm usulüne göre hesaplanan tutarın fatura tarihindeki tutardan daha yüksek olduğu ancak davacının faturayı defterine kaydettiği ve fatura tarihindeki tutarı talep edebileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince kaldırılmasına  karar vermek gerekmiştir. Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacının 335.568,34 TL inkişaf bedelinin iadesini talep edebileceği kanaatine varılmakla birlikte, Dairemizin 25/11/2021 tarihli kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulmayan davalılar yönünden  davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla, bu davalılar yönünden Dairemizin önceki kararındaki miktarlar dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince; mahkeme kararı kaldırılmakla, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek; İnkişaf bedeline ilişkin davada 473.364,81 TL inkişaf bedelinin, 335.568,34 TL'lik kısmından tüm davalılar, bakiye kısımdan ise sadece davalılar ... ve ... Ticaret ve Sanayi Kol. Şti. Sorumlu olacak şekilde dava tarihi olan 19/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, sabit yatırıma ilişkin davada feragat nedeniyle verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın aynen tekrarına karar verilmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2017 tarihli, 2014/319 Esas, 2017/492 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Sabit yatırıma ilişkin davada feragat nedeniyle ret kararı kesinleştiğinden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, -İnkişaf bedeline ilişkin davada 473.364,81 TL inkişaf bedelinin, 335.568,34 TL'lik kısmından tüm davalılar, bakiye kısımdan ise sadece davalılar ... ve ... Ticaret ve Sanayi Kol. Şti. Sorumlu olacak şekilde dava tarihi olan 19/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4-a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 32.335,55-TL ilam harcından peşin alınan 7.337,10-TL'nin mahsubu ile  eksik kalan 24.998,45-TL harcın  22.922,67 TL'lık kısmından tüm davalılar, bakiye kısmından ise  davalı ... Kollektif Şirketi ve ... sorumlu olacak şekilde tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-b-Davacı tarafından yatırılan 18,40-TL başvuru harcı, 7.337,10-TL peşin harç olmak üzere toplam 7.355,50-TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4/c-Davacı, kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  A.A.Ü.T. göre hesaplanan 75.004,72 TL vekalet ücretinin,  53.560,93 TL'lık kısmından tüm davalılar, bakiye kısımdan ise davalılar ... Kollektif Şirketi ve ...  sorumlu olacak şekilde tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine, 4/ç-Davacı tarafından yapılan 1.803,50-TL yargılama giderinin,  1.278,50 TL'lık kısımdan tüm davalılar, bakiye kısımdan ise  davalılar ... Kollektif Şirketi ve ...  sorumlu olacak şekilde tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine, 4/d-Davalı ... Kollektif Şirketinin karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/e-Davalılar ..., ... ve ... (...) ..., kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 22.047,43 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ..., ... ve ... (...) ...'ya verilmesine, 4/f-Davalı ... tarafından yapılan 28,30-TL yargılama giderinin, 8,30 TL'lık kısmının davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine, 5- İstinaf ve temyiz aşamalarında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 1.041,8‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, 2.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.203,9‬0 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-Temyiz yargılaması için yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 5/ç-İstinaf aşamasında birden fazla duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024<br>TASHİH ŞERHİ Dairemizin 05/12/2024 tarihli 2024/164 Esas-2024/1999 Karar sayılı kararının 2 numaralı  hükmünde ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar verilen kararının tarihinin Esas ve Karar numaralarının  hataen \" İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2017 tarihli, 2014/319 Esas, 2017/492 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA\" şeklinde yazıldığı anlaşılmakla, HMK 305/1 maddesi gereğince  hükmün 2 numaralı bendinin; \"İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2021 tarihli, 2020/605 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA\" şeklinde TASHİHİNE, karar verilmiştir. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"729b060203cac1c1","SID":"b46708c2efea8075"}}