{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1766 <br>KARAR NO: 2024/1843<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/09/2024 (Ek Karar)<br>NUMARASI: 2024/1263 D.İş -  2024/1241 D.iş Karar<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; alacağın rehinle güvence altına alındığını, ihtiyati hacze başvuran tarafından alacağın rehinle teminat altına alındığı bilgisine yer verilmediğini ve mahkememizi yanılttığını ihtiyati hacze konu borcun rehinle teminat altında olduğunu,  karşı tarafın  Beşiktaş ... Noterliği 17 Temmuz 2024 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesinde de bahsettiği  üzere işbu  iddia ettiği alacağın karşılamaya yeterli miktarda ipotek tesis edildiğini, kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ... (TC : ...)‘in maliki bulunduğu “İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel, ... Blok, Zemin Kat, 1 nolu bağımsız bölüm” üzerine 21.12.2023 tarihli ... yevmiye no ile ihtiyati hacze başvuran  lehine 1. Dereceden 100.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, gayrimenkulün hal hazırdaki değerinin 80.000.000,00 TL civarında olduğunu kredi borcunu da karşılamaya fazlasıyla yettiğini, rehinle temin edilen bir borcun söz konusu olduğunu İcra İflas Kanunu madde 257’de ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için sayılan şartların  gerçekleşmemiş olmasına rağmen verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olarak verildiğini, mahkememizce verilen 2024/1263 D.İş.,2024/1241 Karar numaralı 19/07/2024 tarihli  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarının kabulünü, mahkememizce verilen 2024/1263 D.İş.,2024/1241 K. numaralı 19/07/2024 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenin üzerinde bırakılmasını mahkememizden talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerledirmede; mahkememizin ihtiyati haciz vermeye yetkili olduğu , ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri,    hesap kat ihtarnamesi ve tebliğine ilişkin belgeler,  alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte delil mevcut olduğu, bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı, borca karşılık taşınır verildiği belirtilmişse de,İİK'nın 45.maddesi \"Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.\" hükmünü haiz olup, bu hükümde  amaç bir borcun ipotekle temin edilmesi halinde alacaklının öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının zorunlu olduğudur. Ancak ipotek tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile aşan kısım için haciz yolu ile takip yapabilir. İİK'nın 45. maddesi hükmü, rehin ile teminat altına alınan alacağın, borçlusuna ilişkin düzenlemeyi içermektedir. Bir başka anlatımla; rehin, kefilin kefalet borcunun da teminatını oluşturmuyor ise İİK'nın 45. madde hükmü kefil hakkında uygulanamayacaktır. söz konusu rehinlerinin dosyaya yansıyan bedelleri dikkate alındığında, rehinlerinin borcu karşılamaya yetmediği, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz talebi bakımından alacak ve borç miktarının tespiti ve rehin değerinin tespitinin yaptırılmasının mümkün bulunmadığı, anlaşıldığından, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak itirazın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın rehinle güvence altına alındığını, borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alabilmek için öncelikle alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerektiğini, ihtiyati haczin ancak alacaklının para alacağını garanti almak için uygulanabileceğini, Garanti ve güvence altına alınmış bir alacak için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini zira aksi bir durumun ihtiyati haciz kurumunun amaçlarına aykırı olduğunu, şöyle ki; kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ... (TC:...)'in maliki bulunduğu “İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel,... Blok, Zemin Kat, .. nolu bağımsız bölüm” üzerine 21.12.2023 tarihli ... yevmiye no ile ihtiyati hacze başvuran lehine 1. Dereceden 100.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, işbu gayrimenkulün hali hazırdaki değerinin 80.000.000,00 TL civarında olup kredi borcunu da karşılamaya fazlasıyla yettiğini, ihtiyati hacze başvuran tarafından taraflarına gönderilen Beşiktaş ... Noterliği 17 Temmuz 2024 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesinde de bahsettiği üzere işbu iddia ettiği alacağı karşılamaya yeterli miktarda ipotek tesis edildiğini, ayrıca yine bu ihtarname de; belirtildiği gibi davalının kefil konumunda olduğunun da belli olduğunu, bu hususun ihtiyati haciz talep eden tarafın kabulünde olmakla rehinle temin edilmiş bir borç söz konusu olduğundan; İİK madde 257’de ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için sayılan şartların gerçekleşmemiş olmasına rağmen verilen işbu ihtiyati haciz kararı hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  bonoya dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, alacağın rehinle teminat altına alınıp alınmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, 21/12/2023 keşide, 12/07/2024 vade tarihli 26.000,000,00 TL bedelli bononun ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir.  Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, alacağın rehinle temin edildiği iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).  Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.  Rehinle teminat altına alınmış bir alacağın aynı zamanda kambiyo senedine bağlanmış olması halinde, İİK'nın 167/1 maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmasına engel yoktur. Zira, İİK'nın 45. maddesinde poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuz tutulmuş olup alacağın rehinle temin edilmiş olması kambiyo senedine dayalı takip yapmaya ve ihtiyati hacze engel oluşturmamaktadır. Ancak, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20/01/2023 Tarih ve 2021/2 E. - 2023/1 K. Sayılı kararında rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağına hükmedilmiştir. Buna göre alacaklı söz konusu takip yollarından birini seçmelidir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteminin dayanağı borçlu şirketin keşideci, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun aval veren olarak yer aldıkları bono olup, aynı anda olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmasına engel yoktur.  Ayrıca, ihtiyati hacze itiraz edenin ileri sürdüğü ipotekle, kredi borçlusunun borçlarını teminat altına almış olup, aval verenin borcu ipotek kapsamında değildir. İhtiyati hacze itiraz eden, ihtiyati haczin dayanağı bonoda aval veren olup TTK'nın 702/2. maddesi uyarınca aval veren kişinin, teminat altına aldığı borcun şekle ait geçersizlik sebepleri dışında başka bir nedenle geçerli olmadığını ileri süremeyeceğinden, keşidecinin borcunu teminat altına alan ipoteğe dayanması mümkün değildir. Bu kapsamda söz konusu ipotek, avalin borcu için ihtiyati hacze engel teşkil etmeyeceğinden, ihtiyati haczin koşulları gerçekleşmiş olup, itiraz sebepleri de yerinde olmadığından ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a507b4a2b272e93","SID":"d2f2cdc7d0a2c5ec"}}