{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1898 <br>KARAR NO: 2024/1876<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN<br>2024/395 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün  ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Beşiktaş ...Noterliği’nin 07 Mayıs 2012 tarih ve ... yevmiye numaralı “Alacak Temlik Sözleşmesi” ile davalıların temliken alacaklısı bulunduğu dosyalarının tümüne ilişkin; evvelemirde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve diğer dosyalar hakkında takip ve tahsil işlemlerinin durdurulması da dahil olmak üzere işlem yasağı getirilmesine ve 2004 sayılı Kanun’un 72. maddesi uyarınca yatırılacak bedelin işbu dava sonuna kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davacının tedbir talebi 07/12/2023 tarihli ara kararı ile değerlendirilerek ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine dairemizce 2024/164 E. 2024/312 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince 27/11/2024 tarihli duruşmada  2 numaralı ara karar ile asıl dava davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin talebinin gerekçesi ara kararda gösterilmek üzere reddine karar verilmiş, 28/11/2024 tarihinde gerekçeli ara karar ile \"Bu itibarla mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Asıl davada davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin koşulları bulunmadığından reddine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  huzurdaki davada ihtiyati tedbir için tüm koşulların gerçekleştiğini, dosya kapsamında meşru ve mer'i bir temlik bulunmadığını, bu itibarla gerçek kişi alacaklıların alacaklılık sıfatı bulunmadığını, davalıların gerçekte haiz olduğu bir alacak yok iken ve sair mevzuat uyarınca temlikname ve yapılan işlemlerin usul ve yasa uyarınca da himayesi mümkün değilken, davacının hukuka uygun ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, davalı ... mirasçılarının dosyaya sunmuş oldukları dilekçe ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine itiraz etmediklerini açıkça beyan ettiklerini, uyuşmazlık konusu alacak ferileriyle birlikte ... ve ... tarafından elbirliği şeklinde inançlı işlemle temlik alınmış olmasına rağmen ...'nun hukuka aykırı olarak tek başına alacağın tahsili amacıyla icra takibi işlemlerini başlattığını, bir dizi usulsüz ve hukuka aykırı işlem gerçekleştirdiğini, ayrıca davacının davalı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz hacizler sebebiyle haciz baskısı altıda olduğunu, ara kararın istinaf kanun yolu aracılığıyla incelenerek kaldırılmasına, Beşiktaş ...Noterliği’nin 07 Mayıs 2012 tarih ve ... yevmiye numaralı “Alacak Temlik Sözleşmesi” ile davalıların temliken alacaklısı bulunduğu dosyalarının tümüne ilişkin; (evvelemirde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve diğer dosyalar hakkında) takip ve tahsil işlemlerinin durdurulması da dahil olmak üzere işlem yasağı getirilmesini ve 2004 sayılı Kanun’un 72. Maddesi uyarınca yatırılacak bedelin işbu dava sonuna kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: ihtiyati tedbir talebinde bulunan ve istinaf kanun yoluna başvuran davacının davası İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024 / 395 Esasına kayıtlı iken diğer davacı - borçluların açmış oldukları işbu dosya ile birleştirildiğini, diğer davacı - borçlular tarafından ikame edilen asıl davada da davacılar tarafından ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ve mahkemece talebin reddedilmesi üzerine davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğunu ve istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiğini, birleşen dosya davacısı da asıl dosya davacı ile aynı iddia ve gerekçelere dayanmakta olduğunu ve asıl dosyadan ihtiyati tedbirin reddi kararının üzerine ortaya yeni bir maddi vaka da çıkmadığını, davacının iddialarını yaklaşık ispat oranında dahi ispat edemediğini, davacının tüm iddialarının dayanaksız, soyut vakalar olduğunu, bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbirin reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen menfi tespit davalarında talep: İİK'nın 72/3. Maddesi kapsamında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir isteyen asıl dava davacısı, davalı tarafın güvenilir kişi belirlenmesi nedeniyle yapılan bir takım işlemler ile; gerçekte kredi borcunun davalı tarafça ödenmemesine rağmen onların aracılığıyla ödenmesi nedeniyle alacağın temliğinin davalılar adına yapıldığını ve davalı tarafın icra dosyalarında gerçek bir alacağı bulunmadığı iddiasıyla açılan  menfi tespit davasında, icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davacının tedbir talebi 07/12/2023 tarihli ara kararı ile değerlendirilerek ihtiyati tedbir istemenin reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine dairemizce 2024/164 E. 2024/312 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verilmiştir.  İlk derece mahkemesince 27/11/2024 tarihli duruşmada  2 numaralı ara karar ile asıl dava davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin talebinin gerekçesi ara kararda gösterilmek üzere reddine karar verilmiş, 28/11/2024 tarihinde gerekçeli ara karar oluşturularak asıl dava davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi değerlendirilerek reddine karar verilmiş ve karara karşı asıl dava davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Davacının dayandığı tüm deliller, 07/12/2013 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilen aşamada dosyada mevcut olup, mahkemece bu hususlar değerlendirilerek ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş ve bu karara karşı istinaf başvurusu da reddedilmiş olup, ihtiyati tedbirin reddedilmesine ilişkin karar bu yönlerden kesinleşmiştir. Dolayısıyla kesinleşen ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara karardan önceki durum ve koşullar hakkında yeniden değerlendirme yapılarak ihtiyati tedbirin koşullarının bulunup bulunmadığı istinaf aşamasında incelenemez. Elbetteki yeni bir hukuki sebebe dayanarak veya Kanunun yeni delil sunulmasına icazet verdiği durumlarda yeni delil ibrazı ile tekrar ihtiyati haciz talep edilmesi mümkündür. Ancak dosyaya ihtiyati tedbir koşullarının değiştiğini gösterir yeni bir delil sunulmuş değildir.  Bu nedenle, dosyanın bulunduğu aşama ve geçirdiği safahat nazara alındığında şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine dair mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden asıl davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden asıl davacı ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden asıl davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d9e35751f8b71e4","SID":"fab8df9e99872874"}}