{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1909 <br>KARAR NO: 2024/1980<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/08/2024<br>NUMARASI: 2024/379 D. İş -  2024/385 Karar<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde ve özetle;Borçlu, müvekkilden mal almış karşılığında da 15.08.2024 vade tarihli 317.896,00TL bedelli 1 adet senet düzenlediğini, senedin vadesi hululünde yapılan müteaddit müracaatlara rağmen borçlu borcunu ödemediğini, alacağın bir teminat altında olmadığı gibi, borçlunun mallarını kaçırma tehlikesinin mevcut olduğu, borçlunun borcunu ödemediğinden ve mal kaçırma tehlikesi bulunduğundan ihtiyati haciz talep etme zorunluluğu doğduğunu, tüm bu nedenlerle  toplam alacağının 317.896,00 TL tutarında borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze itiraza ilişkin  dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze konu edilen bono sebebi ile müvekkilin borcu da bulunmadığını, zira iddia edilen borca konu ilaçların müvekkile teslim edilmediğini, bu sebeple taraflarınca henüz ihtiyati haciz kararı verilmeden önce karara konu bono hakkında İİK 72. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi adına başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvuruya yönelik İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 değişik iş sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde 15.08.2024 tarihinde İİK 72/2 ve HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, akabinde de İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/626 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edildiği, Müvekkilin ihtiyati hacze konu bono sebebi ile borcu bulunmamakla beraber; yukarıda izah edilen ve ihtiyati haciz kararı öncesinde verilen ihtiyati tedbir kararı sebebi ile de ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, nitekim; ihtiyati haciz talep eden tarafından Mahkemeye 21.08.2024 tarihinde yapılan başvuru üzerine  22.08.2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği; anılan karar, alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden 23.08.2024 tarihinde icra edildiği, ancak; alacak iddiasına konu bono ile ilgili ihtiyati haciz kararı verilmeden önce 15.08.2024 tarihinde İİK 72 maddesi kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesine ve bu kararın icrasına engel teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmesi halinde olası haciz işlemleri sebebi ile müvekkil açısından telafisi mümkün olmayan zararları önlemek adına ihtiyati haczin itirazlarının neticeleninceye kadar durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki değişik iş dosyasında yapılan inceleme sonunda 15.10.2024 tarihli ek  karar ile \" ...Borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde mahkemece belirlenen teminata ve senet metnindeki imzanın borçluya ait olmadığından bahisle esasa ilişkin itirazda bulunduğu; esasa ilişkin itirazların ihtiyati haciz talebine konu değişik iş dosyası ve ihtiyati hacze itiraz kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan esasa ilişkin itirazların reddi gerekmiştir.Mahkememizce belirlenen teminata itiraz yönünden yapılan incelemede ise;İİK'nun 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri ,mahkememizce belirlenen teminata itiraz yönünden yapılan incelemede ise;İİK'nun 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine (alacağın rehinle temin edildiği, muaccel olmadığı, muaccel alacak için İİK 257 md koşullarının oluşmadığı) ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. İİK 259.maddesinde \"İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.\" hükmü yer almakta, HMK 87.maddesinde (HUMK 96.madde) ise \"Bir davada verilecek teminatın tutarını ve şeklini hakim serbestçe tayin eder.\" hükmünün yer aldığı, ihtiyati hacizde teminatın amacının;  haczin haksız olduğunun anlaşılması durumunda, ihtiyati haciz kararının icrası nedeniyle borçlunun ve üçüncü kişinin bu yüzden uğrayacağı zararları karşılamak olduğu, teminat belirlenirken her iki taraf arasında menfaat dengesinin gözetilmesi gerektiği, teminatın düşük belirlenmesi halinde borçlunun haksız ihtiyati haciz nedeniyle zarara uğraması durumunda, zararını tazmin edememesi durumunu yaratacağı, diğer yandan teminat çok yüksek olarak belirlenmesi durumunda ise alacaklının ihtiyati haciz talep etmesini zorlaştıracağı ve hak arama hürriyetini sekteye uğratacağı açık olduğundan ihtiyati haciz kararına itiraz eden tarafın itirazının reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;ihtiyati haciz kararına konu bonoda düzenleme yeri bulunmamakla birlikte; bono alacaklısının adresi (Pendik/İSTANBUL) ile müvekkilinin adresinin (Çekmeköy/İstanbul) İstanbul ili Anadolu yakasında olduğunu, talep konusu bonoda yetkili yer olarak İstanbul Mahkemeleri gösterilmişse de her iki tarafın tacir olmadığı durumlarda yetki sözleşmelerinin geçerli olmayacağını, senette yetkili olarak özel bir yerin gösterilmesi de İİK.'nun 50. maddesinin yollama yaptığı genel yetki kurallarını bertaraf edemeyeceğini, bononun  TTK.'nun yasal düzenlemeleri uyarınca ödenmek üzere borçlunun işyerinde ya da ikametgahında ibraz edilmesi gerektiğini, bu halde talep konusu bono yönünden İstanbul değil, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu , bu sebeple de yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının öncelikle yetkisizlik sebebiyle kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, taraflarınca henüz ihtiyati haciz kararı verilmeden önce  karara konu bono hakkında İİK 72 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi adına başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvuruya yönelik İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 değişik iş sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde 15.08.2024 tarihinde İİK 72/2 ve HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği akabinde de İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/626 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edildiği, Müvekkilin ihtiyati hacze konu bono sebebi ile borcu bulunmamakla beraber; yukarıda izah edilen ve ihtiyati haciz kararı öncesinde verilen ihtiyati tedbir kararı sebebi ile de ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini beyanla İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 değişik iş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddi yönündeki 15.10.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına ve istanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 değişik iş dosyası üzerinden verilen ihtiyati haciz kararının itirazları  doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, İİK'nın 265 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararın istinafı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 15.10.2024 tarihli ek karar ile  ihtiyati hacze itirazın  reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkili olup olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati hacze itiraz eden, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ihtiyati haciz kararından önce değişik iş dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile icra takibi yolu ile haciz yapılmasının yargılama sonuna kadar engellendiğini belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir. İhtiyati haczin dayanağı bononun incelenmesinde, keşidecinin ...- ... Eczanesi, lehtarın ... Ticaret  A.Ş., ödeme gününün 15.08.2024,  keşide tarihinin 12.06.2024 olduğu, malen ibaresi bulunan ve İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı 317.896 TL bedelli bono üzerinde keşidecinin kaşesi ve imzasının yer aldığı, bononun yasal unsurlarını taşıdığı  anlaşılmıştır. İİK'nın 265. Maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilmesi mümkün değildir. Eldeki uyuşmazlıkta itiraz eden tarafından öncelikle mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olup, ihtiyati hacizde yetkili mahkeme, İİK 258. maddesi yollamasıyla İİK 50. maddesine göre belirlenir. Anılan maddede ise HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, bonoya dayalı olarak, alacaklı, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili, (HMK. 6.md.), borçluların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yerindeki (HMK. 7. md) veya bonoda öngörülen ödeme yerindeki ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun (TTK) 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenlenme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenlenme yerindeki mahkemelerden birinden (HMK.10.md) yahut bonada yetkili mahkeme gösterilmişse ve şartları mevcutsa bonoda yetkili olarak gösterilen mahkemeden (HMK 17.md) talepte bulunabilecektir. Ancak yetki şartının geçerli olması için HMK 17. maddesine göre, bonoyu düzenleyenlerin tacir olması şartı aranmaktadır. Somut  olayda tarafların tacir olmalarına göre bonoda yer alan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin şartın geçerli olduğu gözetildiğinde ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkili olduğu açıktır. Diğer yandan, 13.08.2024 tarihinde ihtiyati hacze itiraz eden tarafından menfi tespit davası öncesinde İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 değişik iş  dosyasında  İİK'nın 72/2.maddesi uyarınca icra takibinin tedbiren durdurulması talep edilmiş olup, mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir. Sonrasında ihtiyati hacze itiraz eden  tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/626 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açılmıştır. İstinafa konu dosyada  alacaklı vekilinin 21.08.2024 tarihinde  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda ihtiyati haciz istemine konu bono  nedeniyle daha önce açılan değişik iş dosyasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi ihtiyati haciz istemine ve infazına  engel olmadığı gibi bu husus İİK 265. maddesinde düzenlenen ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden de değildir. (Yargıtay 11 H.D'nin  30/09/2015 tarih ve  E:2015/10103 -K: 2015/9707) Karşı taraf, Mahkemenin yetkisi ve ihtiyati haciz kararından önce verilen ihtiyati tedbir kararı yönünden  karara itiraz etmiş olup, mahkemece  teminat ve imza inkarı yönünde değerlendirme yapılmış ise de ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkin karar, sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f96080dc6daa903","SID":"cb239b896ac9dbdc"}}